31 Ekim 2009 Cumartesi

Başbuğ gider, Başbuğ gelir

(Taraf, 28 Ekim 2009)

İlker Paşa’nın suyu ısındı gibi görünüyor, geçmiş olsun. Kim bilir, belki giderayak birilerinin aklına gelir, senin İstanbul’da Birinci Ordu Komutanı olduğun dönemde düğmesine basılan, Kara Kuvvetleri Komutanı olduğun dönemde tetiği çekilen bir cinayet vardı, o konuda bildiklerini de bir zahmet anlat diye sorarlar.

Bunca seneden sonra Türkiye’de sanki bir şeylerden ümitli olmak da mümkünmüş duygusuna kapılıyor insan. Allah aklımıza mukayyet olsun.

*

Başbuğ gitti diyelim, peki yerine kimi koyacaklar? “Sivil toplum örgütleri, akademik çevreler ve ülke içi medya ulusal birlik ve güvenliği tehdit ediyor” diyen Kara Kuvvetleri Paşasını mı? Taraf’ın haberinde “cuntanın kilit isimlerinden” diye tarif edilen Birinci Ordu Paşasını mı? Al birini vur ötekine!

Bu noktada artık biraz daha geniş düşünmenin zamanıdır gibi geliyor bana.

Genelkurmay Başkanlığı diye bir şey neden var biliyor musunuz? Anlatayım. Eski adıyla Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği’ni 1880’li yıllarda von der Goltz başkanlığındaki Alman askeri heyetinin önerdiği reformlar çerçevesinde kurmuşlar. Ordunun modernizasyonu, eğitimi, donanımı, terfileri, strateji ve taktikleriyle ilgili program üreten bir daire olsun demişler. Başına da genellikle tuğ ya da tümgeneral düzeyinde bir komutan koymuşlar.

1914’te yeniden düzenlenmiş, bu sefer Enver Paşanın başına buyruk Başkumandanlık “Vekâletine” karşı Alman askeri bürokrasisinin denetim organı işlevini yüklenmiş. 1914’ten 1918’e dek Osmanlı devletinin genelkurmay başkanı Bronsart von Schellendorf Paşa’dır. 1918’de o ölünce yerine General Hans von Seeckt geçer. Sarıkamış, Çanakkale, Kutülamare gazaları sırasında genelkurmayın başında bu şahıslar vardır. Adlarını hiç duymuş muydunuz?

1924’te Gazi Paşa henüz tam ve nesnel analizi yapılamamış bir nedenle ordu kumandasından elini çekince, Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Fevzi Paşa (Çakmak) fiilen silahlı kuvvetlerin tek hakimi olarak kalır. 20 yıl gibi eşine zor rastlanır bir süreyle bu görevi sürdürür. Yerine geçenler de yıldan yıla artan bir özgüvenle padişahçılık oynamaya devam ederler.

Acaba Genelkurmay dairesini asli görevine döndürmenin zamanı gelmiş midir?

Her işte Amerika’yı model alıyoruz madem, Amerikan Genelkurmayına bakın. Oradaki adı Joint Chiefs of Staff’tir. Savunma Bakanının askeri konulardaki baş danışmanıdır. Komuta yetkisi yoktur. Yani askeri birliklere emir vermez. O işi Savunma Bakanına bağlı ordu ve harekât komutanları yapar. JCS’ın başında genellikle tuğ veya tüm rütbeli bir subay vardır. Bu işlere özel merakı olanlar dışında kimsecikler adını sanını bilmez.

“Bize uymaz” diyenler çıkacaktır muhakkak. Sizce Türkiye rasyonel bir askeri düzene ayak uyduramayacak kadar yamuk bir ülke midir?

6 yorum:

  1. şerefsizsizn sen sevan!şerefsizin önde gidenisin!pis ermeni!!çatlasanızda patlasanızda bu ülke Atatürkün yetiştirdiği Türk gencinin ulannn!

    YanıtlaSil
  2. bir de bizde ırkçılık yok falan elin amerikalısına bak zencileri asmışlar falan edebiyatı yapılır. peki bu pis ermeni ne demek ulannnnn

    YanıtlaSil
  3. yahu madem adami sevmiyorsunuz niye okursunuz onu anlamam bir turlu....bu arada bu ulkeyi seven tek kisi senmisin yahu?...Sevan bey lutfen devam ediniz!

    YanıtlaSil
  4. seviyorum seni Sevan abi. kurban olun siz bu ermeniye.

    YanıtlaSil
  5. adamın ermeni olmasıyla bu meselenin en alakası var? ayrıca bu adam (tanımadığımdan söylüyorum) en azından göründüğü kadarıyla ermeni olduğu kadar türk de.

    YanıtlaSil
  6. Asker, burokrasi, yanasma sermaye, kole isci orgutlenmesi TR'deki geleneksel ve muhafazakar yapinin temel ogeleri idi. Simdi, gerici, yobaz denilenler bu saydiklarimda onde gibi gorunuyorlar (ne kadar samimiler zaman gosterecek tabii).

    Neyse 1980'lerde ilk-orta-lise hapislerinde yattigimdan bilirim, rejimin adi asker(iyet) olgudundan ic-dis-orta-yan her yan dusman diye beyin yikarlardi, paranoyak bir teror estirirlerdi halen de oyle, eminim benim anam-babam-dedem-ninem zamandinda da (onlar da okula gitseydi) oyle olacakti.

    Yazarin kokeni ile suclayanlara gulmek geliyor icimde cunku Sevan (bey) kim ne ve nerede oldugunu bilen bir entellektuel. ee Kemal dininin muritleri kendilerin 3 kusak oncesini bilebilir ler mi?

    Ben en iyi suyum (Turku, Kurdum, muslumanim, milliyetciyim) diyen insan eger gercekten oyle ise bunu soylemeye ne gerek duyar?

    YanıtlaSil