30 Kasım 2009 Pazartesi

Bıyık

Herkesin utangaç gelin edasıyla görmezden geldiği gerçeği Hakkı Devrim pat diye söylemiş (Radikal, 24 Kasım 2009). Demiş ki, “CHP gündemden düşeli bence 59 yıl geçti. 1950 CHP’nin sonuydu.... Zorla ayakta tutacağız diye, tarihî bir kuruluşu hortlağa çevirdiniz.” Şu içinden geçtiğimiz devrim günlerinin, unutulmayacak kadar önemli sözlerinden biridir.


Devamını söylememiş ama o da yakında gelir tahminimce. CHP’nin kurucusu ve ebedi şefi olan zatın miadı da 59 yıl önce dolmuştu. Zorla ayakta tutacağız diye tarihî bir şahsiyeti hortlağa çevirdiler.


Edebiyle tarihe gömülmesine izin vermediler. 12 seneden beri Etnografya Müzesinin bodrumunda bekletilen naaşını oradan alıp, Devlet dininin Kâbesi gibi tasarlanan bir tapınağa nakletmeye 1950’de karar verdiler. Vefatından hemen sonra paralardan resmi çıkarılmıştı, aynı yıl geri getirdiler; ki dünyada hiçbir “milli şefe” o güne dek nasip olmamış bir tuhaf basübadelmevttir. 1930'ların hengâmesinde çıkarılmış birtakım deli saçması kanunların "Devrim Yasaları" adıyla kutsallaştırılması da 1950'nin eseridir.


Bir parti düşünün ki 27 yıl boyunca “Devlet benim” demiş; bana karşı çıkan her kimse TANIM GEREĞİ vatan hainidir, dolayısıyla katli vaciptir diye akıl yürütmüş. Bir gün aniden dönüyor, “eheh, hoşgörü de lazım ayol,” deyip demokrat olmaya karar veriyor. Veriyor ama geçmişine de tek kelime toz kondurmuyor. Dünyada böyle bir şeyin eşi var mıdır? Aklın mantığın alacağı şey midir? Devir demokrasi devri diye demokrasiciliğe soyunacağız, ama milli ideolojimizdir diye okullarda, kışlalarda 1930'ların kokmuş totalitarizmini okutmaya devam edeceğiz.


Türkiye'ni temiz tut, yeşili koru

Hayır, CHP’nin 1950’den sonra inat etmesi birkaç yaşlı politikacının hırsıyla açıklanabilecek şey değildir. Büyük bir siyasi mühendislik projesinin parçasıdır. Demokrasiye geçerken geçmişin sorgulanmaması gerekiyordu, çünkü geçmişte çok fazla kan, cinayet, zulüm ve alçaklık vardı. Eski defterler bir kez açılsa ucunun nereye varacağı belli olmazdı. İşte o geçmişin muhafızı ve müdafii olsun diye CHP’yi meclise oturttular. Kurucusunu da tanrılaştırmaya karar verdiler.


Onur Öymen’e bıyık çizmek marifet değil. Ağababasına çizebiliyor musunuz, siz ona bakın.

10 yorum:

  1. Ben pek aynı fikirde değilim. 1950'den sonra gelen şey bir karşı devrim miydi? Bu sorunun cevabını verirsek yol alırız. Ortodoks Kemalizm 1950'yi bir karşı devrim olarak göstermeyi çok sever ancak 1950 bana göre bir revizyondur. Çok aşırı giden ve bu topraklardaki consuensusa zararı dokunacak olan oluşumu törpülemektir. Sonuçta 1950-60 arası da 1970-80 arası da Kemalizmdir. Özal ile birlikte "acaba Kemalizmi sadece şekilden ibaret gösterebilir miyiz"in arayışı vardır. 1993-2003 arası da bir geçiş dönemi gibi geliyor bana.

    YanıtlaSil
  2. Pek doğru ve cesur bir yazı. Fakat maalesef şimşekleri yazarın üzerine çekmekten başka bir işe yarar mı emin değilim.

    YanıtlaSil
  3. "Şimşekleri yazarın üzerine çekmekten başka bir işe yarar mı?"

    Yarar, hiç merak etmeyin. BUGÜNKÜ tepki değil mühim olan. İnsanların çoğunda jeton bir süre sonra düşüyor. Bir okuyup küfrediyorlar, iki okuyorlar, üç okuyorlar, sonra yavaş yavaş "acaba?" demeye başlıyorlar.

    İlk hamleyi yapan varsın tepki çeksin, dert değil. Aynı minvalde yazı yazmaları için üç-beş kişiye ilham ve cesaret verse gene büyük iş başardı sayılır.

    YanıtlaSil
  4. katılıyorum..geçmişle hesaplaşılamadığı,objektif bakılamadığı hatta daha da önemlisi dediğiniz gibi kokuşmuş totalitarizm okullarda okutulmaya devam edildiği için normalleşemedik...21.yüzyıldayız;bazıları ''atatürk yaptı'' lafını bir katliam için bile kalkan olarak kullanmakta daha doğrusu onun kalkan olduğunu düşünmekte hiçbir beis görmüyor.bazı insanlar da yüce manitudan farklı birşey söylediği,onun lafının üstüne laf söylediği için hain ilan edilebiliyor bu devirde bile...
    gerçekleri söyleyelim,yanlışı eleştirelim ama bıyık çizmeyelim bence :) biz beğenmesek de,bize garip gelse de bazı insanlar için adeta bir tanrı ''ağa babası''...ağa babalarına değil onların ''inancına'' saygımızdan çizmeyelim

    YanıtlaSil
  5. Benim merak ettigim, CHP'nin isminde "halk" kelimesinde neden israr etmisler... Mesruiyet kazanmak icin mi? Hani yaptiklarini "halk"a ragmen yapiyorlar, bunun ideolojisini de siyasi literature sokmuslar (young turks) ama isimde israr ediyorlar... Bu arada Sevan babaya bir soru; Turkcede hep "mesrutiyet" denir, acaba bu "mesruiyet" (legitimacy) ile ayni midir?

    YanıtlaSil
  6. Türkiye tarihinde milat yok, Sevan'ın dediği gibi mühendislik var, askerler ve onların toplumsal izdüşümleri (kim oldukları biliniyor) toplum istedikleri yönde şekilleninceye kadar darbelerine devam edecek. Darbenin dominantları öğretmen ve hakimleri asla anlayamayacağım. Hakimler kafalarındaki "hukukun üstünlüğü"nü gerçekleştirmek için yasama ve yürütme erklerini çalışamaz duruma getirmişlerdir. Ya öğretmenler, daha 7 yaşındaki oğluma dört işlem yerine vatan için dökülen kanın kutsallığını, iç ve dış düşmanlarımızı öğretiyor. Çocuğum okuldan dönünce güya biz "çağdaşmışız" diye CHP amblemini facebooka koyuyor, daha yaşama hakkı, demokrasi, eşitlik kelimelerinin cümle içinde nasıl kullanılacağını bilmeden; vatan haini, düşman, hürriyet naraları atıyor, kazanımlarımızdan vazgeçemeyiz diyor, Ağızlar yanlış desem yine Sevan'ın dediği gibi "sen dersine hiç çalışmıyorsun" oluyor.
    Ben anlamam teoremden, karşı darbeden, sadece fiili duruma bakarım, bu zihniyetteki hukukçularla, öğretmenlerle Türkiye'de savaş bitmez. Azınlıklar da, Diyarbakır'ı kürtlerden korumak için askere giden çocuklarımız da ölmeye devam eder.
    Kimse alınmasın "Bir parti düşünün ki 27 yıl boyunca “Devlet benim” demiş" cümlesi bir partinin düşüncesi değil, bu ülkede fiili durumun tespitidir, devlet onların okullar, üniversiteler, mahkemeler, tugaylar.
    Bu ülke kendi vatandaşlarının verdiği her türlü vergiyi kabul eden bu ülke, her türlü vatandaşına eşit hizmet vermiyor, oy vermenin bu kadar pahalı olduğu bir başka ülke daha yoktur, faşizme kaymıyoruz faşizmle yönetiliyoruz. CHP projesi gerçekten başarısız mı? yoksa misyonunu başarıyla tamamladı mı?
    saygılar.

    YanıtlaSil
  7. Siz eleştirmiyorsunuz, aşağılayarak hakaret ediyorsunuz.

    Peki size edilince neden yaygara ediyorsunuz?

    YanıtlaSil
  8. abi yazsana..neden susuyorsun? Susturuluyorsan elma de..Sana o kadar çok insanın ihtiyacı varki..Yaz abi..Yaz Baba..Sen yazmak bizde anlamak..Belki de anlatmak zorundayız..3-5 anlayan olarak..

    Gül ey saf çelişki nice gözkapağının ardında hiç kimsenin uykusu olamanın sevinci...

    yazmış bir şair..

    SENDE BU KADAR OLMASA DA YAZMAK ZORUNDA DEĞİLMİSİN...

    İşi gücü bırakıp bize ....gerisi ağır yazamıyorum üstadım..AMA SANA İHTİYACIMIZI LTF..GÖR!!!!!

    YanıtlaSil
  9. Sizin o ağababası dediğiniz olmasaydı sizin tarafta o din makalenizden dolayı işten atmazlardı daha beter yaparlardı hatta hiç yazamazdınız bile. Özgür özgür yazıp çizebiliyorsanız o Ağababasının ideallerine sarılan insanların Türkiye'de hala herseye rağmen güçlü ve kalabalık olmalarından

    YanıtlaSil
  10. "Onur Öymen’e bıyık çizmek marifet değil. Ağababasına çizebiliyor musunuz, siz ona bakın."

    Bravo. Turkiye'de bunu acikta hele hele basin yoluyla soyleyebilecek insan sayisi bir elin parmagini gecer mi? Gecmez ise o sistemin adi nedir? 2010 da fasizm olur mu? Onu adi da hep (sizofren TR'nin sapkin isimlendirmeleri ile) "cagdas" diye baslayan orgutlenmeler midir?
    Kemal dini ile Muhammed, Isa dini demissiniz. Cok da iyi etmissiniz.

    Bir yorumcu ne guzel yazmis, 7 yasindaki cocuga esitlik adaletten once neler ogretiyorlar diye.

    YanıtlaSil