5 Eylül 2011 Pazartesi

Kalktı göç eyledi Avşar illeri

Avşar Köyü hali vakti yerinde, büyükçe bir Rum yerleşimi imiş. 1823 yapımı Ayios Yiorgios kilisesi varmış. Yanılmıyorsam Bakırdağı’ndaki madeni işletmekle iştigal ederlermiş. Elinofon imişler, yani Yunanca konuşurlarmış diyor 1905 tarihli Rum Hayırsever Cemiyeti yıllığı, ama bu tip iddiaları ihtiyatla karşılamak lazım. Turkofon olmak pek ayıp ve cahilce bir şey sayıldığından, nezaketen de öyle yazmış olabilirler. Belki de pazar günleri kilisede temiz giysilerini giydiklerinde Rumca konuşurlardı, kim bilir.

1870 gibi bir tarihte köy dağılmış. Sebebini bilmiyorum. Ama 40 hane Kiske köyüne (şimdi Yaylaköy), 23 hane Satı köyüne, 50 hane Çukuryurt köyüne yerleşmiş. Geriye sadece 20 hane kalmış. Onların da 1905’e doğru dağıldığı anlaşılıyor. Ayrıca o yakındaki Postukaraköy ve Karacaviran nüfusu da Rummuş. Kaleköy’de de birkaç Rum aile varmış. 1919 ile 1923 arası bir tarihte hepsi birden tepelenmiş. Ya da mübadele edilmişler, bilgi bulamadım.

Neresi biliyor musunuz? Kayseri’nin Develi ilçesinin en güneyinde, Zamantı Irmağının sol tarafında kalan kısmı. O tarihte Kayseri’ye değil Adana’ya bağlı. En derin Anadolu. Köy isimleri o zamanın isimleridir, yani Cumhuriyet döneminde düzeltilenlerden değil. Kadim tarihten beri Avşar, Çukuryurt, Postukara, Karacaviran gibi haso Türkçe adlar taşımışlar.

Avşar’ın yerini bulamadım. Şıhlı kasabasına bağlı bir Avşar mezrası var görünüyor; belki orasıdır.

Şimdi oraların yerel internet sitelerine bakıyorsunuz. Maşallah hepsi daha dün olmuş gibi Horasan’ı, Alpaslan’ı, Ahmet Yesevi’yi, Avşar Türklerini, Oğuzların 24 boyunu hatırlıyorlar. Hititlerle Frigleri de bir şekilde Ortaokulda öğrenmişler, onları da görev gereği anmazlık etmiyorlar. Rumlar? İstiklal harbinde saldırmışlar, ama püskürtülmüşler Allahtan. Nereden çıktıkları belirsiz.

*
Ne zamandır Anadolu yer adlarına çalışıyorum. Her gün buna benzer en az beş tane hikaye öğreniyorum. Cehaletime her geçen gün biraz daha şaşakalıyorum. Bakar mısınız? Avşar köyü: özbeöz Rum yerleşimi!

11 yorum:

  1. PKK gerilalarının dünyadaki diğer gerilalardan farkları:
    1) Che gibi 5 çatışmaya katılıp da bi milyon poz verip fotoğraf çektiren artistler değillerdir ( Che den bin kat yakışıklı olanları vardı şehit oldular ve hala varlar)ama fotoğraf çektirmezler

    2)Bakımlı olmak zorundalar,her gün ama her gün sakal traşı olmak zorunlulukları var.Haftalarca kıstırılmış timleri ayrı. tek bir tane sakallı şehit olmuş ya da yaşayan pkklıya rastlayamazsınız.OYsa Che ve hempaları bakımsız pis ve sakallıydı..
    pkk gerilası traş kremi köpüğü vs kullanmaz sade bir traş bıçağı(permatik) vardır onunla en 2 ay traş olur.Buldukları ilk fırsatta
    yıkanmak zorundadurlar(dere çay ev vs..)

    3) sigara içmezler mümkün mertebe(içki zaten hiç içmezler).Oysa Che, Fidel nasıl da o püroları tüttürüyor.Pkklılar derviş gerilalardır.Hiç bir pkklı gerilanın sigara içen fotoğrafı yoktur.
    4) Çoğu timlerin yarısı kadın genç kız olduğu halde asla cinsellik yaşanmaz.içlerinden gelmez pek çoğunun, zaten kurallar sert.oysa latinler kerhaneye çevirirler her ortamı..
    5) Yavaşka değillerdir. toplu eğlenceler de düzenlerler fırsat buldukça. ama asla içki ve taşkınlık olmazç bunlar latin çapulcu ruhuna sahip değil. vs vs vs..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. oğlum sen onlarla mı yaşadın nerden biliyorsun

      Sil
  2. kürtler asla vazgeçmezler Sevan aslaaa! terbiyesiz bir sürü soyu sopu belirsiz balkan kafkas kırması gelecek anadoluya kürdistana(türk üst düzey komutanların isimlerine bak ne kadar komik ve yapay, bunlar bir balkan kliği hizipi taa atatürkten beri ..yok koşaner yok çevik bir yok bilmem ne tuğ.o kadar saçma ve anadolu kültüründen uzak ki isimleri baş komutanlarının. mesela bir tane " remzi ramazanoğlu" adlı generale rastlayamazsın.) kürtler vazgeçmez. anadadolu topraklarının geriye kalmış en asli unsuru çünkü.mermer gibi..TC de balkan kafkas göçmeni soytarılardan bir türklük yaratılmaya çalışılıp deli gömleği gibi kürtlere giydirilmeye çalışıldı. yemezler! Allah var yok bilemeyiz. ama kainatın bir adaleti var. sen onca masum ermeniyi öldüreceksin, onca sana gön,l vermiş senin için savaşmış kürtü kandıracaksın.! yemezleer! kainatın bir adaleti var..

    YanıtlaSil
  3. koskoca sovyetler birliği dağıldı. osmanlı paramparça oldu(bi gariban ermeniler ve kürtler paçasını kurtaramadı, elli kuruşluk arap kabileleri bile kurtulup devlet kurdu gram savaşmadan) lan şimdiki türkiyenin kutsallığı ne? elbette bi daha dağılacak. kesinlikle bu kafayla giderlerse o kafa sindirim organlarının çıkışına girecek....aptal bunlar, sığır zekalılar..dedim ya vatansız ruhsuz(godoş kenan evren de mesela balkan artığıbir neyi düğü belirsiz göçebeydi) çapulcu balkanlılar yönetiyor türkiyeyi.. ee anadolunun geriye kalmış tek sahibi kürtler bunu niye kabul etsin ki?bu pislik (ki gariban göçebe türklerle alakaları yok)balkan soytarılarının zulmünü niye kabul etsinler

    YanıtlaSil
  4. Sadun Erboğa8 Ekim 2011 21:55

    Benim esas merak ettiğim, ne oldu da 1870 'te bu köy dağıldı?! Aslında Türkiye'de derinlemesine tahkik edilmemiş bir 19 yy 'Anadolu tarihi' var, etnik nüfus değişimleri demografik hareketler, bir kırsal mıntıkadan diğerine yapılan hicretler var.... Bunlar çok mühim, çünki T.C. kurulduğunda halkın halen 10da 9u kırsalda yaşıyordu, ancak bugün Türkiye'de şehirleşme 4te 3ü buldu. Mesela İngilizler, Britanya dahilindeki 19 yy. iç göçleri üzerine muazzam akademik çalışmalar yapmışlar ve de elan yapıyorlar, bu sayede orada pekçok insanın kökleri ortaya çıkarıldı, çok uzak hiç tanımadıkları akrabaları ulaşıldı.

    YanıtlaSil
  5. türk üst düzey komutanların isimlerine bak ne kadar komik ve yapay, bunlar bir balkan kliği hizipi taa atatürkten beri ..yok koşaner yok çevik bir yok bilmem ne tuğ.o kadar saçma ve anadolu kültüründen uzak ki isimleri baş komutanlarının. mesela bir tane " remzi ramazanoğlu" adlı generale rastlayamazsın.

    Türkiye'deki soyadlarının ne kadarı Anadolu, Balkan ya da Kafkas kültürlerini (Müslümanıyla, Hristiyanıyla, Yahudisiyle) yansıtıyor ki? Çoğu 1930'ların Türkçü, Yeni Türkçeci (öz Türkçe diyemiyorum) egemen devlet anlayışını yansıtan ve devlet tarafından sıradan halka dayatılmış isimler. Ahmet Türk'ün soyadı bunun bariz bir örneği.

    kürtler vazgeçmez. anadadolu topraklarının geriye kalmış en asli unsuru çünkü.mermer gibi..

    Türkiye'nin güneydoğu kısmı için bu dediğin doğru, ama mesela Fırat'ın batısının büyük çoğunluğu için Anadolu Türkleri Kürtler'den daha asli ve soyca bölgenin yerlisidir. Türklerin genetik olarak Yunanlara ve Ermenilere Kürtlerin olduğundan daha yakın olması bunun isbatıdır.

    godoş kenan evren de mesela balkan artığıbir neyi düğü belirsiz göçebeydi

    :-) Göçmen (=muhacir) demek istedin her halde.

    ee anadolunun geriye kalmış tek sahibi kürtler bunu niye kabul etsin ki?

    Anadolu'nun gayrimüslimlerin gidişinden beri geriye kalan tek sahibi Kürtler değildir, yukarıda söylediğim gibi Anadolu Türkleri de Kürtler gibi Anadolu'nun sahibidir.

    ki gariban göçebe türklerle alakaları yok

    Anadolu Türklerinin ve geçmişte yaşamış atalarının büyük çoğunluğu göçebe değildir.

    YanıtlaSil
  6. Adsız, biliyorum, Kürtlerin bu ülkede 80 küsur yıldır yaşadığı büyük zulüm ve adaletsizlikten dolayı haklı olarak öfkelisin. Ama bu öfke Balkan ve Kafkas muhacirlerinin geneline olan bakışını etkilememeli. Benim baba tarafım Anadolu Türkü, anne tarafım Balkan Türkü. Annemin anne tarafı Yunanistan'dan Türkiye'ye Türkiye'yle Yunanistan devletleri arasında imzalanan o lanet olası nüfus mübadelesi anlaşması neticesinde zorla, baskıyla gelmişler, daha doğrusu getirilmişler. Zaten mübadeleyle gelenlerin hemen hiçbiri Türkiye'ye isteyerek gelmemiştir. Tüm duygusal, kültürel ve maddi/ekonomik bağlarının olduğu ata diyarlarını terk etmek mecburiyetinde bırakılmak gideceğin yerde ne kadar iyi maddi/manevi imkanlar sağlanırsa sağlansın her insana koyar, ne kadar uğraşsan da gittiğin yer senin için memleketim diyebileceğin bir yer olmaz hiçbir zaman; vatanından koparılma duygusundan kaçış yoktur. Annemin baba tarafına gelince, onlar 30'lu yıllarda annemin ilkokul öğretmeni olan dedesinin Bulgaristan'daki resmi otoritelerden gördüğü baskı ve işgenceler neticesinde kendi can güvenlikleri için ailece kaçmak zorunda kalmışlar, tüm mal varlıklarını da geride bırakarak. Yani anlayacağın, hiçbir şey uzaktan göründüğü gibi değil. Balkanlar ve Kafkaslar'dan bu topraklara gelen muhacirlerin ezici çoğunluğu baskılar sonucu istemeye istemeye geldiler ve her zaman onlar ve onların soyundan gelenler kendilerini bu topraklarda ev sahibi gibi değil misafir gibi hissettiler ve hissetmeye devam edecekler.

    YanıtlaSil
  7. Maşallah hepsi daha dün olmuş gibi Horasan’ı, Alpaslan’ı, Ahmet Yesevi’yi, Avşar Türklerini, Oğuzların 24 boyunu hatırlıyorlar.

    Onları da okulda öğrenmişlerdir de çaktırmıyorlar.

    YanıtlaSil
  8. Anadolu'daki kendini Türk bilenlerin çok büyük bir çoğunluğu Onur'un da değindiği gibi aslında yerlidirler. Batıdaki Türkler aslen Rum, doğudaki Türkler de aslen Ermenidir. Tabii Ermenilerin çok ciddi bir kısmı aynı zamanda Zazalaşmış ve Kürtleşmiştir (özellikle Alevi olanlar Ermeni kökenlidir). Genetik veriler ortada, Anadolu'nun büyük çoğunluğu yerli, oradan buradan gelenler var evet, ama çok azlar, yerel genetik havuzu etkileyememişler.

    Onur, bu arada sana bir soru sorayım. Öylesine bir soru sadece düşünceni merak ediyorum :) Sence, tüm bu gerçekler insanları bilgilendirerek, onlara masallar değil gerçekler anlatılarak açıklansa, yavaş yavaş, öğrene öğrene ileride Anadolu'da da bir reconquista olabilir mi sence? Tabii bizdeki kılıçla, silahla değil, bir tür bilinç uyanışıyla, atalarımızın diline ve kültürüne yeniden dönme yoluyla olabilir mi? Bakarsın 100 yıl içinde yeniden Elenofon oluruz? Böylece Ortaasya masalı biter. Dost ve kardeş ülke Yunanistan olur, bir devlet iki millet anlayışımız Yunanlarla sürer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsız, ben işin politik veya sosyal kısmında değilim. Beni sadece işin bilimsel kısmı alakadar eder. Politik kısmıyla politikacılar, sosyal kısmıyla sosyologlar meşgul olsun. Ayrıca ben dünyaya bakışımı hangi köklerden ne kadar geldiğime göre şekillendirmiyorum. Dile de sadece bir vasıta olarak bakıyorum; bir dili işime yaradığı müddetçe kullanırım, işime yaramıyorsa bırakmaktan çekinmem. Şu an Türkçe işime yarıyor ve kullanıyorum ve görünür gelecekte de bırakmak için bir sebep göremiyorum. Tabii ileride ne olur bilinmez (örn., belki bütün dünya ileride İngilizceye geçer).

      Sil
  9. Ben, yukarıdaki mesajı yazan kişiyim. Hocam aynı soruyu size de yöneltiyorum tabii, önceki mesaja eklemeyi unutmuşum. Siz bu konu hakkında ne düşünürsünüz?

    YanıtlaSil