27 Mart 2012 Salı

Bana Kemalistler cinayet işledi dedirtemezsin, Nalan


“Memleketteki her kötülüğün sebebi Kemalistler mi yani” diye itiraz ediyorlar bazen. Kötü arıyorsan daha faşistler var, dinciler var, Cemaat var, MİT var, CIA var, o var, bu var. “Bir bebekten katil yaratan karanlığı” sadece Kemalistlere yüklemek reva mı? Kaç senedir iktidarda bile değil garibanlar!

Bu arkadaşlar belli ki başka ülkede yaşıyorlar. Hayatlarında TC'nin bir devlet dairesine gitmemişler. Ortaokul müdürünün bayrak töreninde ağzından tükürük saça saça yaptığı konuşmayı dinlememişler. Herhangi bir valiliğin cehalet ve arsızlıkla dolup taşan web sitesinde gezinmemişler. Askerde “gece eğitimi” adı altında verilen alçaklık derslerine denk gelmemişler. Adli yıl açılış töreni görmemişler. Ondokuz Mayıslarda çocukların yaptığı Nazi özentisi figürleri spor zannetmişler. “Türkiye Türklerindir” gazetesinin başlığına dikkatle bakmamışlar. Ardahan’ın Kurtuluşu töreninde en önde taşıdıkları şeyi fark etmemişler. 12 Eylül anayasasını okumamışlar. Ogün Samast’ın o meşhur bayraklı pozunda, jandarma temsilcisinin kafasının arkasından sırıtan imzayı görmemişler. Geçen gün paylaştığım o Nevruz fotoğrafındaki zevatın – ve onların kardeşlerinin – yakasındaki rozet ilgilerini çekmemiş.

Yoksa memleketin ruhuna sinmiş olan karanlığı tanımamazlık etmezlerdi.

*  
Saydıklarımın hepsinde ortak bir unsur var, farkındasınız değil mi? Bir tür ikonadır, kutsal işarettir. Sergiledikleri ritüel vahşete, ritüel cehalete, ritüel yalancılığa kutsallık kazandıran simgedir. O ikonanın gölgesine sığındığın zaman hiç tanımadığın birtakım insanları vatan haini soysuz düşman diye damgalayabilirsin, “terk et benim ülkemi” diye babalanabilirsin. Oysa ikonanın huzurunda değilken muhtemelen mülayim bir adamsındır, bir yerde kürtle yahut ermeniyle yahut Cemaatçiyle tanışsan az buçuk utanarak arkadaş olmaya çalışırsın. İkonanın işaret ettiği yolda, tarihe ve dünyaya dair kör cehaletin bir gurur vesilesine dönüşür. Dünyaya bedel olan Türkler ve Horasandan gelme atalar hakkında atıp tutarsın, aksini söyleyeni kahretme gücünü kendinde görürsün. İkonanın mevzubahis olduğu yerde hakikat teferruattır, vicdan teferruattır, hakkaniyet ve dürüstlük teferruattır, espri yoktur, alçakgönüllülük yoktur, kuşku ve merak yoktur. İnsanlığını paranteze alırsın.

Şimdi elinizi kalbinize koyup beş dakika düşünün. Devlet dairesindeki Atatürk portresinin ANLAMI nedir? Sadist ortaokul müdürü sabah içtimasında neden Atatürk diye haykırır? Hürriyet gazetesinin başlığında neden Atatürk silueti vardır? Ardahan’da temsilî Ermenileri süngülerken neden Atatürk büstü taşırlar? Vatan sevgisi filan diye saçmalamayın allahaşkına. Sebebini gayet iyi biliyorsunuz. “Ben şimdi kötülük yapacağım, şimdi yalan konuşacağım, şimdi saçmalayacağım, ama arkamda YÜCE GÜÇ var” der o resim, “beni sakın ayıplamayın!” Aslında kalbinin yarısıyla kendi de bilir ahlaksızlığını, yalancılığını. Ama riya dünyasında yaşamaya alışmıştır. Kalbindeki yarayı Atatürkle örter.

Bu memlekette gerçekten alçakça olan, insanı burada yaşamaktan tiksindiren şeyleri listeleyin kafanızda. Milliyetçi isteri. Yalnız ve farklı olanı ezme hırsı. Hürriyet gazetesi. Yargıtay. 6-7 Eylül. Göt gibi konuşan genelkurmay başkanları. Bürokratik hayasızlık. Kürt düşmanlığı. Soykırım inkârcılığı. Ogün Samast. Devlet Bahçeli. Türk Tarih Kurumu. Uzat uzatabildiğin kadar. Hepsinin, ama HEPSİNİN referansı aynı kutsal figürdür. Cinayet ruhsatnamesi gibi bir şey mübarek.

Kutsal ikonanın boy göstermediği sahalara bakarsanız, halbuki, başka bir tablo görürsünüz. Evlere bak. Köylere, manava, meyhaneye, plaja, aerobik kulübüne, oto sanayi sitesine, modern sektörün büyük şirketlerine bak. Bir arada yaşamakla ciddi bir sorunu olmayan, biraz ürkek, biraz cahil, mütevazı, başka memleketlere kıyasla hayli terbiyeli, “ayıp” duygusu kuvvetli, Devlet söylemini kişisel yaşamına bulaştırmamaya çalışan 75 milyon normal insan!

Cumhuriyetin kurucusu böyle bir kaderi hak etmiş midir, bakın o ayrı mevzu.  Karikatürleştirilmiş ikonasından çok farklı bir insandı şüphesiz; bu anlamda, başına gelen şey trajiktir. Ama bence gene de o sonucu hak etmiştir. Sebeplerini başka zaman konuşalım.

“Kemalizm” denilen şeyle alıp veremediğim işte budur. O ikona devrilmeden bu memlekete medeniyet gelmez derken kastettiğim de budur.

Yoksa Cumhuriyet Gazetesinde yazan üç beş bunağı yahut İzmir’in Gündoğdu meydanında dekolte göstermeye çıkan cici kızları memleketin en ciddi meselesi zannetmeyecek kadar aklım başımda çok şükür. 

12 yorum:

  1. çok güzel bir yazı. gözlerim kemalizm'in yarattığı nefretle beslenmiş rövanşist muhalif odakları aradı yazıda. bugünkü uzlaşmasızlık ve husumet kamplarını hukukun veya birlikte yaşama iradesinin teferruatlaştırılmasına bağlamak güç değil. ötekileştirilenler elbette iktidar alanındaki ağırlıklarını arttırdıkça kemalist söylemin pratiklerine başvuracaklardır. ve biz kemalizmin karşısında kemalist yöntemlere başvuran reformistlerle baş başa kalacağız. umarım senin iyimserliğinde okuduğum gibi akıl bir gün galip gelir. kendi gibi olmayana hayat hakkı tanımak sadece küçük zümrelerin entelektüel söylemlerine hapis olmaz.

    YanıtlaSil
  2. Nişanyan, beynine ve yüreğine sağlık.Meftun Sayılı.

    YanıtlaSil
  3. Kişi kültleri asla bir devlet için sağlam temeller değildir. Çünkü daha sonra gelen devlet yöneticileriyle kültü oluşturulan eski yöneticinin görüşleri uyuşmayabilir ya da kültü oluşturulan eski yönetici daha sonraki yöneticilerin iktidarı için tehdit teşkil edebilir. Bir de bunlara günümüz dünyasının demokratik trendini eklediğimizde kişi kültlerinin artık orta ve uzun vadede hiçbir şansı kalmamıştır. Türkiye'de devlet sağlam temeller üzerine oturtulmak isteniyorsa kişi kültünden (ki bu Türkiye için Atatürk kültü) derhal vazgeçilmeli ve Batı devletlerindeki gibi demokratik, özgürlükçü ve çoğulcu temeller üzerinde devlet yeni baştan inşa edilmelidir.

    Dünyaya bedel olan Türkler ve Horasandan gelme atalar hakkında atıp tutarsın

    Horasan'dan gelme mitine ilgili bölgelerin tarihinden anlayan kimse itibar etmiyor. Anadolu'ya Türkmenler Horasan'dan (ki bugün Türkmenistan olan toprakları da kapsar) değil, bugün Kazakistan olan topraklardan gelmiştir. Horasan Anadolu'ya gelirken üzerinden geçtikleri topraklardan herhangi biriydi sadece. Zaten o yüzyıllarda Horasan'dan gelse gelse ancak İrani diller konuşan halklara mensup insanlar gelebilirdi, zira o sıralar Horasan'da hemen hemen sadece İrani dil konuşanlar yaşıyordu. Bu arada, Anadolu ve civarına gelen Türkmenler o dönemlerdeki eserlerinde Horasan'dan değil Turan'dan geldiklerini söylerler. Bugün Türkmenistan olan topraklar Turan'a dahil değildir. Turan bugün Kazakistan olan topraklarla Orta Asya'nın doğu kısmından oluşur.

    YanıtlaSil
  4. Tebrikler. Yazdığınız her cümlenin altını imzalayabilirim. Hatta bir adım daha ileri gitmek isterim. İnsanlığa karşı işlenen her suç bireysel bir suçtur.

    YanıtlaSil
  5. Sevan Bey, memleketin bütün meyhanelerinde de Atatürk resmi asılı ama bir ferah bir letafet var içinde.

    Ben de hastası değilim ve saydığınız törenlerden, büroktatik eziyetlerden hakkıma düşeni çekiyorum. Ama sizin kemalizm altına topladığınız fenalıklara baktığımda kemalistten çok daha başka sıfatlar görüyorum. Bunu derken kemalizmin çok güzel bir şey olduğunu savunmuyorum. Ama saydığınız fenalıkların çoğu kemalizmden çook önce de vardı, Atatürk'ün bütün büstleri yıkılsa da olacak. Belki de daha kötü olur.

    Samastın arkasındaki duvardaki imzaya gelene kadar, yanındakilerin kafasına bir bakmak lazım. Orada kemal mi daha ağır çeker beton mu? Ya da bunları terfi ettirenler de mi kemalist?

    Bizdeki fenalıkların esas ve tek sebebi kemalizm değildir. Ayrıca, bizdeki hoşluklara hiçbir katkısı olmayan, en cenabet akım da değildir. Çok abartıyorsunuz bence.

    YanıtlaSil
  6. Baba büyüksün o mübarek ellerinden öpüyorum.. Viyanadan selamlar

    YanıtlaSil
  7. sevan bey,
    bahsettiğiniz olumsuzlukların sebebi kemalizm mi yoksa, bizatihi siyaset etme biçimi mi?
    bu gün bahsettiğiniz usullerin aynısını bu kez kemalizm nefretiyle bilenmiş yeniler yapmıyor mu?
    saydığınız o isimlerin, kurumların ya da derneklerin (misal Hürriyet yerine Zaman'ı, Bugünü ve hatta Taraf'ı?.. ya da deniz baykal'dan bin beter bir figür olan idris naim şahin'i?) yazamaz mıyız? isterseniz bir deneyin ne değişiyor?
    ayrıca ortaokulların müdür yardımcıları aynı üslupla ama bu kez başka bir ikon adına açıkça konuşmasa da (yeterli özgüven geldiğinde o da olacak inşallah) eyliyor, merak etmeyin...

    YanıtlaSil
  8. Üstadım müthiş bir yazı. Teşekkür ederiz.

    Peki niye bu konuda yorum yapanlar eğitim sistemine vurgu yapmıyor acaba? Kemalizm başlı başına bir akıl tutulması ama onu yaratan şey de eğitim. 15-20 yaşında gencecik lise ve üniversite öğrencilerinin görmediği bir insanı özlemekten bahsetmesi, "Atam bugün kalksan da görsen memleketin halini" vs demesi bu akıl tutulmasının yani eğitimin bir sonucu. Bugünkü iktidar da niyetli değil o eğitim sistemini değiştirmeye. Kitaplardan Atatürk resimlerini bile kaldıramıyorlar.

    Tarih kitaplarındaki ideolojik çarpıtmalar sonucu (bu çarpıtmaların neler olduğunu iyi biliyoruz) bir liderlik kültü yaratıldı. Kitaplar yetmedi; büstler, resimler, şiirler ve şarkılarla zenginleştirildi bu kült.

    Ben son derece karamsarım ve bu ülkede hiçbir şeyin hiçbir zaman düzelmeyeceğine inanıyorum. Kemalizm'in milliyetçi/otoriter öğelerini AKP iktidarı da kullanıyor, hangi iktidar gelse kullanacak. AKP Kemalist ideolojiyi temizle(ye)miyorsa (artık kendisini durdurabilecek ordu da yok, darbe tehdidi de yok) hiçbir iktidar temizleyemez.

    İttihat ve Terakki ile başlayan ve Kemalizm'le nihayete eren jakoben, totaliter, tahammülsüz yaklaşım bu ülkenin en büyük sorunudur. Bundan sonra da hiçbir zaman bu sorun düzelmeyecektir.

    YanıtlaSil
  9. Keyifle okudum, titreyerek onayladım, üzülerek yaşadım...

    YanıtlaSil
  10. Son paragrafa çok güldüm...:)
    (Not: Adım var benim; Nihat)

    YanıtlaSil
  11. Muhammed denen kaçık hiç olmazsa kendini peygamber ilan etmiş. Bu adam kendini tanrı ilan etmiş.

    YanıtlaSil
  12. kemalistim demekten gurur duyuyorum, bu konuda bir yigin makale okudum kemalizm'i elestiren, kimi hakli kimi haksiz, ama tum kimligimi birakip sana bu soruyu soruyorum, egerki kurtulus mucadelesi olmasaydi ve m.kemal komutasindaki ordumuz ulkemizin su anki sinirlarini olusturmasaydi, bu sayede de manda altinda olmamizdan kurtarmasaydi, sen su anda oturdugun yerde bu yaziyi yazip kahveni yudumluyor olabilecek miydin onu bir dusun, sadece turkiye'de anlatilmayanlara bakip onlarin daha dogru olduguna inaniyorsun, biraz sorgula, ben M.Kemal'in kotu yanlarini da cok iyi biliyorum, ama o zaman ile simdiyi ayni dusunemezsiniz, dersim olaylari, tam katliam, bunun farkindayim, zaten kabul etmeyenler "lalaaallaalalal duymuyorum" yapanlardir, bu soykirimin tum ataturk imajini kirlettigine inanmiyorum, genele de bakin, 1920'ten beri yaptigi seylerden sadece 1-2 tanesi bu katagoriye girebilir, ataturk'un en sevmedigim olaylarindan biri dersim, 40.000 kisiye biraz gec olsada allahtan rahmet diliyorum (kayitlarda olmayanlar daha fazla)

    YanıtlaSil