1 Eylül 2012 Cumartesi

Dil kaygandır


Kendi yaşam süremizde anlamı değişen sözcükleri bile hatırlamakta bazen zorlanıyoruz.

Mesela dokunmatik. Hatırlar mısınız, 1976’da Grundig Dokunmatik televizyon çıkmıştı piyasaya. Parmağı hafifçe bastırmakla işleyen minicik tuşları vardı. Sonra piyasayı dokunmatik telefonlar sardı, bildiğimiz tuşlu telefon anlamında. Dokunmatik ekran tabiri ilk kez 1992’de, Onuncu İstanbul Festivali münasebetiyle IBM’in piyasaya çıkardığı touch-screen monitörler için kullanılmış. Derhal diğer kullanımları silmiş. Şimdi “dokunmatik” deyince touch-screen’den başka bir şey düşünen kalmadı galiba.

Duyum, TDK tarafından resmen piyasaya sürüldüğü 1935 tarihinde “his” diye tanımlanmış. Türkçe Sözlük’ün 1945 tarihli ilk basımında duyumduyum yitimi (anestezi), duyumculuk (sensualisme), duyumsal,duyumsamazlık (apathie) vs. geçiyor. 1970’leri sonuna kadar gazetelerde “duygu” (sentiment) veya “duyu” (sense) anlamlarında sık sık kullanılmış. Misal: “cinsî duyumlar daha meme emerken ve bütün çocukluk çağında mevcuttur.” Derken 1980 darbesini izleyen günlerde askerlerin çıkardığı tehditnamelerde pat diye yeni bir anlam belirmiş. Misal: “kamuoyunu yanıltıcı bazı yanlış değerlendirmelerin yapıldığına dairduyumlar alınmaktadır.” Buradaki manâ “haber”, daha doğrusu “istihbarat”. Eski anlamına 1982’den sonra bir daha hiçbir yerde rastlanmıyor. Ben bile hatırlamakta zorlandım, ki 82’de 26 yaşındaydım, iyi kötü kalem tutmuşluğum da vardı, unutmam şaşırtıcı. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder