29 Nisan 2013 Pazartesi

Ebussuud Efendi fetvaları: Hz. Ömer ahdi


Hz. Ömer Ahitnamesi yahut Uhdat’ul-Ömeriyye العمرية العهدة adı verilen metnin sonradan uydurulmuş olduğu konusunda uzmanların çoğu hemfikir görünüyor. Bunun şu anki konumuz açımızdan herhangi bir sonucu olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta M 9. yy başında İmam Şafii aynı metnin daha ayrıntılı bir versiyonunu Şafii hukukunun temel dayanakları arasında saymış. [1]  İbn Hanbel zimmîlere ilişkin fetvalarını buna benzer bir metne dayandırmış.[2] Az sonra göreceğiz, Ebussuud Efendi’nin fetvaları da aynı ilkeleri sadakatle takip etmiş. Yani, sözgelimi Cihan Eker’in yaptığı gibi “uydurmadır” deyip geçmek, akademik dürüstlüğe pek uygun görünmüyor.[3]

Elimizdeki metni ilk kez Dımışk Tarihi’nde İbn Asakir aktarmış. Sözde İslam fethi sırasında Şam Hıristiyanlarının Ömer’e gönderdiği ahitname imiş. [4]

“Şam kenti ve taşrasında bundan böyle [yeni] kilise, manastır, şapel ve keşiş hücresi inşa etmeyeceğiz; Müslüman mahallelerinde olanlar harap olduklarında onarmayacağız;
kiliselerimizde nākūs’u[5] ancak alçak sesle çalacağız, [kiliselerimizin üzerinde] haç göstermeyeceğiz, ayin ve dualarımızı alçak sesle yapacağız; dini resmigeçitlerde haç taşımayacağız, cenazelerimizde yüksek sesle ağıt söylemeyeceğiz ve cenazelerimizi Müslümanların gezdiği yerlerden ve onların pazar yerinden geçirmeyeceğiz;

Müslümanların bulunduğu yerde şarap satmayacağız;

bir Müslümanı dinimize döndürmeyecek ve dönmesini teşvik etmeyeceğiz;

içimizden biri Müslüman olmak isterse ona engel olmayacağız;

köle edinmeyeceğiz;

kalansuwa,[6] sarık ve sahtiyan gibi kıyafetler giyerek ve saçlarımıza onlar gibi şekil vererek Müslümanlara benzemeyeceğiz; eğerli ata binmeyeceğiz; belimize zunnar saracağız;

Müslümanların diliyle konuşmayacak ve onların adlarını kullanmayacağız; Arapça mühür kazıtmayacağız;

Kılıç taşımayacağız, üzerimizde ve evlerimizde silah bulundurmayacağız;

topluluk içinde Müslümanlara saygı gösterecek ve talep edildiğinde yerimizden kalkarak onlara yer vereceğiz;

onlardan yüksek evler yaptırmayacağız;

ticaret dışında onlarla ortaklık etmeyeceğiz;

her Müslüman yolcuyu, görenek uyarınca, üç güne kadar evimizde konuk edeceğiz;

bir Müslümana söven veya bir Müslümana el kaldıran himaye görmesin.”[7]

Bakalım Ebussuud Efendi ne demiş.

Mes’ele: “Zimmîler kul ve cariye kullanmasınlar” deyu emr-i şerif var iken, kullananlara şer’an ne lazım olur?
Elcevap: Ta’zîr-i şedîd ve habs-i medîd lazımdır.

Tazir-i şedid normal olarak falakadır; habs-i medid “uzun süreli hapis” demektir. Süre limitlerine ilişkin bir makale okuduğumu hatırlıyorum ama şimdi aramaya üşendim. Bir kişinin hizmetçi ve cariye kullanıp kullanmadığı nasıl tespit edilir? İftiranın önü nasıl alınır? Evlatlık ve besleme sahibi gayrımüslimler hayat boyu hangi riskle yaşarlar?

Bizdeki gayrımüslimlerin çekirdek aile yapısına daha yatkın olmalarında bu hukuki düzenlemelerin ne etkisi olmuştur?

Mes’ele: Ehl-i İslam içinde olan zimmîleri, yüksek müzeyyen evler yapmakdan ve şehir içinde ata binmekden ve fahir kıymetli libas giymekden ve yakalı kaftanlar giymekden ve ince tülbendler ve kürkler ve sarıklar sarınmakdan, velhasıl ehl-i İslama ihaneten kendilerini ta’zimi müş’ir ef’alden men’ eden hakim indallah müsâb ve me’cûr olur mu?
Elcevap: [Olur] (sf. 114)

Bkz. ABD güney eyaletlerinde zencilerin ön kapıdan otobüse binme yasağı.  

Mes’ele: Bir kâfir karyesinde iki müslüman olup, kefere kiliselerinde tahta çaldıklarında mezbûrân kimseler şer’an men’e kadir olurlar mı?
Elcevap: Re’y-i hakimle olurlar, salih kimseler ise. (sf. 115)

Gayrımüslim köyünde iki Müslüman olsa, çan çalmalarını engelleyebilir mi? Temiz adamlarsa evet, hakim kararıyla. Akla gelen soru: Bir gayrımüslim köyüne musallat olan iki Müslümanın yapabileceği şantajın sınırı nedir? [Not: Osmanlı diyarında metal çan çalmak yasak olduğundan, 19. yy ortalarına dek sadece tahta çan kullanıldığı söylenir. Araştırmadım.]

Mes’ele: Bir kasabada nasara taifesi yılda üç gün bir mahalde cem’ olup, adet-i kadimleri üzere lehv ü lu’b edip, amma kimseye zararları olmayıp ve müslümanlara asla müte’arrız değiller iken, yahudi taifesi mezburlar ile adavetlerine binaen men’e kadir olur mu?
Elcevap: Ehl-i islam men etmek lazımdır. “Kimseye zararı yoktur” demek kizb-i sarihadır, dinsizdir. Cum’a kılınır kasabada kefere bu vechile alâm-i küfrü izhar etmek dine zarardır. Ne ol mel’unlar ne yahudi mel’unlar asla ol asıl vaz’ etmek caiz değildir. Döğe döğe cemiyetlerin dağıtmak lazımdır. Hakim müsalehe ederse azli vaciptir. (sf. 117)

Soru: Bir kasabada hıristiyanlar eski gelenek uyarınca yılda üç gün bir yerde toplanıp eğlence ve oyun düzenlese, fakat kimseye zararları olmasa ve müslümanlara asla dokunmasalar, yahudiler bunlara düşmanlıklarından yasaklatabilir mi? Cevap: Yahudiler yasaklatamaz, müslümanların yasaklatması gerekir. “Kimseye zararı yok” demek yalandır ve dinsizliktir. Cuma kılınan bir kasabada kâfirlik alametlerini bu şekilde açıkça teşhir etmek dine zarardır. Ne o melunlara, ne Yahudi melunlarına izin verilmemelidir. Döğe döğe topluluklarını dağıtmak gerekir. Hakim müsamaha gösterirse azli vaciptir.

Mes’ele: Bir dağ başında kadimî bir kilise olup, kâfirler üzerinde perhize çıkıp, çan çalıp ve etrafına kâfirler cem’ olup, ruhbanları ayin-i bâtılları üzre va’z eyleyip, kâfirler ağlaşıp giriv eyleseler, müslümanlar kiliseyi hedm eylemeye kadir olurlar mı?
Elcevap: Eğer etrafında asla şenlik yok ise taarruz olunmaz. Eğer var ise, şiar-ı küfrü bu mıkdar izhar etmekten men’ ve zecr olunmak lazımdır. (sf. 117)

Dağ başındaki bir kilisede hıristiyanlar şımarsa o kilise yıktırılır mı? Cevap: Etrafında yerleşim yoksa yıktırılmaz. Varsa [gene yıktırmayıp] kâfirliğin bu denli serbestçe icrası önlenmeli ve edenlerin gözü korkutulmalıdır.    

Amcada hoşgörü kuvvetli!


[1] Kitab’ul-Umm IV.112, İngilizcesi A.S.Tritton, Muslims and Their Non-Muslim Subjects, sf. 12 vd. http://ia600304.us.archive.org/22/items/caliphsandtheirn029590mbp/caliphsandtheirn029590mbp.pdf

[4] İbn Asakir (ö. 1176) Şam Darülhadis’inin kurucusudur, medrese ilminin temel direklerinden biri.

[5] Günümüzde “çan” anlamında; ancak özgün anlamı mutemelen tahtadan yapma bir tür çıngırak.

[6] Bir tür yüksek kavuk.

[7] Tritton sf. 5 ve 7, bir-iki kelime farkı olan iki ayrı versiyon aktarır.

4 yorum:

  1. kimseyi küçümseme derdi dedem, ufacık bir adamdı, suyun bile anlatacakları vardır dedi, ot anlatır, at anlatır..

    dur, kolay karar verme!
    ve asla kimseyi küçümseme!

    suskunluk anlatır,
    karanlık bile anlatır
    kimseyi küçümseme

    ihtiyacın olacak en külüstür sandığın insana
    ırmaklar tersine akacak,götünü toparlayabilecek iki rekat namaz kılabilecek zamanın bile olmayacak...

    kimseyi küçümseme..

    allah dediğin sonsuz bir varsayım ve olanaktır

    kimse oraya bakmaz

    ama oraya bakmayan herkes çarpılmıştır!

    hayat varsayımlarla ve iyiniyetle yürür oğlum.

    kimseyi küçümseme..

    YanıtlaSil
  2. Akıllara zarar ya. Yok ecdadımız, yok dinimiz, yok milli değerlerimiz falan dedikleri, benimse ne idüğü belirsiz deyip geçiştirdiğim şeyler meğer ki bu akıl, izan, insanlık dışı söz ve işler imiş.

    Mes’ele: Bir Allah var ve Ebussuud Efendi ve onun gibiler Allah yolu üzeredir dense ne olur?

    Cevap: Allah var diyen kimseye acınır, Ebussuud Efendi ve onun gibiler Allah yolu üzeredir diyen kimseye daha çok acınır ve ol kimsenin hiçbir iş ve sözüne güven olmaz.

    YanıtlaSil
  3. Der Deutsche dankt


    Heiliger Ebusuud, hast's getroffen!
    Solche Heil'ge wünschet sich der Dichter;
    Denn gerade jene Kleinigkeiten
    Außerhalb der Grenze des Gesetzes
    Sind das Erbteil, wo er übermütig,
    Selbst im Kummer lustig, sich beweget.
    Schlangengift und Theriak muß
    Ihm das eine wie das andre scheinen.
    Töten wird nicht jenes, dies nicht heilen:
    Denn das wahre Leben ist des Handelns
    Ew'ge Unschuld, die sich so erweiset,
    Daß sie niemand schadet als sich selber.
    Und so kann der alte Dichter hoffen,
    Daß die Huris ihn im Paradiese
    Als verklärten Jüngling wohl empfangen.
    Heil'ger Ebusuud, hast's getroffen!

    Göthe

    Hakikaten merak ediyoruz, nedir bu Göthe meselesi?
    Müslüman mı, oryantalist mi, kafası mı güzel?
    Umarım Sevan Bey biraz aydınlatır bizi.
    Şimdiden alamanca bilmez bir Danke Schön!

    YanıtlaSil
  4. İslam'ı, her zaman yapılan din ve inanç eksenli eleştirilerden farklı olarak, Arap yayılmacılığı açısından eleştirdiği için ilginç bulduğum bazı yazıları izin verirseniz paylaşmak isterim;

    http://cebaxcor.blogspot.com/2011/04/kurtler-musluman-olmasayd-bugun-devlet.html

    http://cebaxcor.blogspot.com/2012/10/somurgecilik-isgal-asimilasyon-ve-din.html

    http://cebaxcor.blogspot.com/2012/07/sohbet-notlar_07.html

    YanıtlaSil