22 Mayıs 2013 Çarşamba

Dost meclisinde konuşulacaklar


Önümüzdeki günlerde sanırım söylemler sertleşecek, belki kırıcı sözler söylenecek. O kavgaya girmeden, dostane birkaç fikir paylaşayım dedim. Dinleyen ve anlayanlar için.

*
Yıllar var ki ağzımdan MüslümanLARI aşağılayan bir söz çıkmadı, çıkmamasına gayret ettim. Göbeğini kaşıyan kimseden söz etmedim, kimsenin bıyık veya pabuç veya başlık tercihine laf değdirmedim; değdirenleri her zaman ayıpladım. Dünyada çeşit çeşit insan olduğunu biliyorum. MüslümanLARIN mesela Budistlerden, komünistlerden, feministlerden, paşacılardan, ve hatta Ermenilerden daha kötü – veya daha iyi – insanlar olduğunu düşündürecek hiçbir ipucu yok elimde. En kötü ihtimalle, bana garip gelen bazı huylarına bıyık ucuyla gülümserim. Eğer karşımdaki iyi bir insansa ve gülümsemem onu üzecekse, onu da yapmam. Ne gereği var?

Geldiğim sosyal çevre ve aldığım eğitim itibariyle, elbette birtakım önyargılarla yola çıktım. Beş vakit namaz kılan insanlarla hayatımda ilk kez 29 yaşımda, Isparta’da askerliğimi yaparken tanıştım. Pırlanta gibi çocuklar olduklarını gördüm; itiraf ediyorum, çok şaşırdım. O günden sonra önyargılarımı adım adım aştım zannediyorum, en azından aşmaya gayret ettim.

Arada düşüncesizce sarfettiğim laflar olmuş mudur? Olmuştur tabii. Bir kısmının farkına varıp pişman olmuşumdur, bir kısmı sessiz geçilmiş, içten bir sızı bırakmıştır, fark etmemişimdir. Bilirim. Türklerin “Ermeniler” hakkında konuşurken – bazen iyi niyetle – kırdığı potların vahametini tanırım çünkü. Bu da aynı hesap.

*
Zannettiğiniz kadar militan bir ateist değilim. Daha doğrusu herhangi bir şeyin militanı değilim. Militanlığın her çeşidi bende korku ile karışık bir tiksinti yapıyor. Ateistin militanı gerçi bu ülkede nadirattandır, ama o da öyle.

İnsanları yadırgatacak bir düşünce belki, ama söyleyeyim. İnsanın en kıymetli varlığı yalnızlığıymış gibi geliyor bana. Gerçek yalnızlık zordur, uzun çaba ve emekle elde edilir, insanın mahallesine, eşine dostuna, en önemlisi kendisine mesafe koymayı öğrenmesiyle olur. O mesafenin adına kimi vicdan özgürlüğü der, kimi hakikat aşkı der, kimi felsefe der. Alçakgönüllü olalım, büyük laflar etmeyelim dersen ironi de diyebilirsin; aynı şeyin küçük adıdır. Hayatta her şeye (ama her şeye, birilerinin kutsal dediği şeylere de) çok yönlü bakılabileceğini anlamaktır mesele. Onu anladın mı, hakikatin zahmetli yoluna girdin demektir. Hazır şablonun yok: her gün, her an, vicdanınla yapayalnızsın, karar vermek zorundasın. Hacı ne demiş, kitap ne demiş, mahalle ne der yok. Yalnızlık dediğim bu. Onun lezzetini anlatmaya çalışıyorum yazılarımda, dinleyen varsa.

Tanrı denen şeyin masal olduğundan kuşkum yok. Daha doğrusu şöyle söyleyeyim: tanrı şöyledir böyledir diye söz söyleyen herkesin götünden attığından eminim. Bu anlamda ateistim, kafam net.  Ama dikkat et bak: masal kötü bir şeydir demedim ki? İstersen mit dersin, alegori dersin, masal değil mesel dersin. O zaman pekalâ konuşacak ortak zemin buluruz gibi geliyor bana.

Yeter ki, “sen benim tanrıma nasıl masal dersin” diye babalanan Nemrut takımını başımızdan def edelim.

Yazın Şirince’de bir “Din ve Akıl” semineri yapacağız. Ne demişim davetiyede? “Dindar gelen dinsiz gitsin, dinsiz gelen dindar gitsin, yeter ki akıl ve fikir galip gelsin.” Mevzu bu.

*
Evet MüslümanLIKLA mücadele ediyorum, kendi çapımda. Budizme, Mormonizme ve Polinezya dinlerine laf soktuğum vaki olmadı. Onların masallarını daha makul bulduğum için mi? Hayır efendim. Onlar benim yoluma zorbalıkla ve küstahlıkla çıkmıyor, beriki çıkıyor, onun için. Biri benim özgürlüğüme tehdit, diğeri değil. Bu kadar.

Hele Budist gelsin, küstah ve kibirli bir edayla günde beş kez “Buddha büyüktür” diye bağırsın; hele Budizmin safsatalarını dünyanın tek hakikatiymiş gibi çocuklarıma – ve memleketin çocuklarına – dayatmaya kalksınlar; hele aksini söylemeye kalkanı, ister “ay vallahi çok kalbim kırıldı” diliyle, ister “amsikgöt zebani cehennem” diliyle susturmaya yeltensinler. Bakalım o zaman Budizmle de uğraşır mıyım, uğraşmaz mıyım?

*
Neden uğraşırsın, dünyanın derdi sana mı kaldı diye soranlara ne diyeyim bilmem.

Belki huydur, kişilik meselesi. Ya da belki insanları (hatta Müslüman olanları) seviyorumdur, onları kendi bildiğimce yanlıştan korumayı ve doğruya yöneltmeyi borç sayıyorumdur. Belki onların iç çelişkilerini kendi bildiklerinden daha iyi görüyorum; ulaşmaya çalıştıkları hakikatle seçtikleri yol arasındaki çelişki aklıma ve yüreğime acı veriyordur. “Yazık bu kadar saçmalamasınlar” diye üzülüyorumdur.

Belki bin yıldan beri bu ülkede benim atalarımı – ve sizin atalarınızı – zebun eden zorbalık ve riya rejimine isyan ediyorum. Onun acısını çıkarmaya çalışıyorumdur.

Belki de daha basit. Hakikat arayışı bana acayip zevk veriyor. Oyuncağını gösteren çocuk gibi sizinle paylaşmak hoşuma gidiyordur.

Ne biliim ben yahu?

36 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Sevan Bey
      Sizi genel olarak takdir ediyorum ama bazan da kibirli ve kustah buldugumu soylemeliyim. Islam hakkindaki sozlerinizden oturu demiyorum bunu. Tanrının olmadıgı konusunda kafaniz net, kim ne diyorsa masal, ve tanri konusunda herkes g..unden atıyor. Size acayip zevk veren 'hakikat arayis' bu mudur? Kafanız bir militan(!) gibi netken hangi hakikati arayabilirsiniz ki? Evin hasari cocugu olabilirsiniz ama bu ulkenin insanının cocugu da edepten nasibini almıstır, diye biliriz. Ve tabii ki bu topraklarin insani culture'la irfan arasindaki farki da bilir. Hurmetler...

      Sil
  2. Muslumanlar cok tatli insanlar aslinda ama islam kotu tadinda bir yazi olmus. Cesaretinizin kirilmaya basladigini gormek beni uzdu. Dusundugum ama dile getiremedigim (isimi kaybetme riski, aileden dislanma vs. gibi sebeplerden) konulari yazmaniza hayranlik beslerdim. Cesaretinize gipta ile bakardim. Taraf maceranizi sonlandirmanizdan birisini bizzat siz kendinize uyguluyorsunuz simdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence yaniliyorsunuz, Sevan Nisanyan'in tavri ile Ahmet Altan'in "ben bir ateistim ama belki de bu benim eksikligim" seklindeki sakil tavirlari arasinda cok fark var. Insanlarla degil kavramlarla derdi olmasi cok acik bir konum, bence.

      Sil
    2. merhaba Sevan bey sizin etimolojik sözlüğünüzden bir süredir paylaşımlar yapıyordum arkadaşlarımında hoşuna gidiyordu çok başarılı bir çalışma olmuş. Oldukça sevdik çok teşekkür ederiz. Ancak konu bu değil ben sizin bir videonuzu görünce paylaştım ve işte Bu adamın yazdığı kitap tan paylaşıyorum bunları dedim hiç tanımadığım bir insan bana küfürler yazmaya başladı. Hakkınız var galiba söylemler artık sertleşecek. Ancak sanırım çok açık bir hedef oldunuz. Başınıza geleceklerden endişe duydum bu durum karşısında. Bu adamı mahkemeye vermeli miyim? bilmiyorum ben o mahkeme konularını zaten hiç bilmiyorum. ama bildiğim bir şey Biz alışığız zaten deyiverip te susmaktan geliyor başımıza her şey. Son olarak inançsızım ama diyecek söz bulamıyorum Tanrı sizi korusun diyebiliyorum ortalıkta üretilen politikalardan oluşmuş azı köpürerek gezen bir sürü cahil ucube geziyor. saygılarımla lütfen kendinize dikkat ediniz. Tijen...

      Sil
    3. "Militanlığın her çeşidi bende korku ile karışık bir tiksinti yapıyor. Ateistin militanı gerçi bu ülkede nadirattandır,"S.N.
      Adsız arkadaş Sevan için "cesaretinizin kırılmaya başlaması beni üzdü." diye duygu durumunu paylaşmış. Kendisi "nadirat"tan mıdır?Bilimsel iletişimin en önemli unsurlarından birisi ve bence birincisi bilimsel yazıdır.
      "Karşınızdaki kişiye bütün samimiyetinizle yardım etmeyi KABULLENEBİLİRSENİZ, işte o zaman onu eleştirebilirsiniz. Çünkü yapıcı eleştirinin başka yolu yoktur." Abraham Lincon

      Sil
  3. allah seni basimizdan eksik etmesin :)

    YanıtlaSil
  4. Sevan Bey, size engizisyon mantığıyla verilmiş olan bu cezaya tüm kalbim ve fikrimle karşıyım. Fikirlerinizi çok ama çok değerli buluyor ve özellikle dinle ilgili yazdıklarınıza neredeyse tümüyle katılıyorum.
    Bu davanın da bir süre 'özgürlüklerin sınırları' gibi sofistike bir bağlamda tartışılmaya çalışılacağını sanıyorum, fakat eminim ki, daha önce yayımladığınız savunmanız ve yukarıdaki sözleriniz bu safsataları yıkıp atacaktır.
    Ne Kemal, ne Allah, ne Muhammed, hiçbiri hiçbir baskının ve kötülüğün gerekçesi olamaz! Bunu yapmaya kalkanlara elbette ki sonuna kadar direneceğiz!
    Sizinleyiz Sevan Bey, aklımızla ve kalbimizle!
    Kötülüklerinin birçok örneğine tarih boyunca defalarca tanık olduğumuz engizisyonculardan, evet, korksak da, onlara karşı durmaktan geri kalmayacağız.

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Sevan, sana ne diyim. İki gözümsün, canım ciğerimsin. Ali ile beraber şu çölde vahasınız. Tek yapmamız gereken elimizden geldiğince sizlere destek vermek. Yolunuz açık olsun Türkiye'nin nadir aydınlık yüzleri.

    YanıtlaSil
  6. Merhaba Sevan Bey. Öncelikle ben bir müslümanım bunu belirterek başlayayım. Sizin zekanıza, bilgi ve birikiminize, yaptığınız hizmetlere saygı duyuyorum ve sevgi besliyorum. Mahkemenin suç olarak kabul ettiği ve sizi cezaya mahkum ettiği sözlerinizi okuduğumda müslüman olmama rağmen hiç sikime takmadım, güldüm geçtim; ki bence yapılması gereken de bu. Şeriat ile yönetilmeyen bir ülkede olduğumuz için laik yargı ya da hükümet bence size bu mevzuda ceza kesecek bir merci değil. Benim anlamadığım nokta şu; ülkemizde yaşayan insanların zeka ve kültür seviyelerini, düşünce tarzlarını bilmenize rağmen, insanların sizin söyledikleriniz üzerine düşünüp bir aydınlanma yaşamayacaklarını bilmenize rağmen neden bu sözleri sarf etme ihtiyacı duydunuz? Hakikat arayışının size zevk verdiğini söylediniz, bana da çok zevk veriyor gayet sıkıntılı bir konu olmasına rağmen. Ama siz de gayet vakıfsınız ki halkımız körü körüne bir inanca sahip ve hakikat aramaya ne aklı yeter ne de vakti var. bütün bunlara rağmen, çıkabilecek kötü sonuçları tahmin etmenize rağmen, sırf zevk ve eğlence için nefret uyandıracağını bildiğiniz sözleri sarf etmeniz niye?

    YanıtlaSil
  7. Sistem kelimesiyle ifade edilen icerik-bicim ontolojisinin gayrisini arayanlarin yuzunu gulumsettigin,kalplerine umut,buzuklerine cesaret fiskirttigin icin,seni mitlestirici romantik homovari idolcanlastirma surecine kaptirmadan canli ve insani reflekslerinle izleme sansina eristigim icin, soktumunun 95 emirini, ne emri amk adam ol yeter formatinda buralara uygun hale getirdigin icin mutesekkirim

    YanıtlaSil
  8. Sevan bey,
    Canınızı bizim için bu denli zor duruma soktunuz, bizlerin sesi oldunuz ve çok sevgili müminlere neyin doğru neyin yanlış olduğunu göstermek uğruna kısacık hayatınızın önemli bir kısmına feda ettiniz. Mümin kardeşlerimiz mantıklı bir açıkma ile dinlerinden vaz geçecek değiller. Ama gerçeği merak ediyorlar. Birşeylerin yolunda gitmediğinin farkındalar ama bunu kendilerine bile itiraf edemiyorlar çünkü işin ucunda yanmak var. :) Ama yinede bir çok kişinin bu meraklarının altını aramalarına vesile oldunuz. Benim gibi kişiler bunda başarılıda oldular. Çalışmalarınız için teşekkür ederim. Umarım en kısa sürede herşey güzellikle sonuçlanır ve bizde sizi okumaya devam ederiz.

    YanıtlaSil
  9. Senin gibi adamlar okuyunca eriyor, bazı müslümanlar okuyunca katılaşıyor

    YanıtlaSil
  10. "Hakaret" denen seyin ceza kanunu meselesi olmasi pek dinle ilgili bir sorun degil bence. Laiklikle bile bir alakasi yok aslinda. 1951'in "Ataturk'u Koruma Kanunu", 301, veya bu. Hepsi ayni zihniyet ürünleri ve demokrasi ilkelerinin temeline aykiri hepsi. Sevgili Sevan, sen hapisi bile mükemmel calismalar yapma firsati olarak gorürsün ama artik yeter, kendine iyi bak. Insallah bu mesele AIHM'e gider.
    Neylan

    YanıtlaSil
  11. Allahina gurban Sevan Abi.
    Iki gozumun cicegisin.

    YanıtlaSil
  12. ey tanrim ölü müsün diri mi?
    yoksa sevan gibi ücün biri mi?

    neyse, ben neyzen tevfikten bozdum, böyle oldu.
    ama bu durumlar seni bozmasin sevan abi.yanindayiz.

    YanıtlaSil
  13. ulan kafir, lanet olsun çok zekisin! yalnız birşey diyeceğim hacı: geçen eylül ayında yazdığın yazıda "cinsel menfaat" demeseydin hiç kıyamet kopmazdı (ha diyebilirsin hakkındır o ayrı). hani, müslümanları da kırmayayım diye düşünüyorduysan, diyorum. insanlar onu duyunca köpürüyor(ben de köpürdüm tabii), diğerlerine kimse bişey demezdi, "amaaan, ne saçmalamış bu salak yine" der geçerdi. ama böyle olunca olay çok farklı yerlere gitti, millet bunu gündem yaptı falan filan. senin bu devlete, düzene baş kaldıran tavrını içten içe seviyorum, ama keşke böyle olmasaydın be! ne yapalım her istediğimiz de olmuyor.

    YanıtlaSil
  14. Sevan Bey, size açılan (ve aslında düşünce özgürlüğüne açılmış olan) davayı kınıyorum. Malesef ülkemizde yargının durumu çok kötü. Reform gerekiyor. Hükümet bu konuya el atmalıdır. Gerekirse bir anayasa değişikliği, bir referandum yapılmalıdır.

    YanıtlaSil
  15. Ilk basta ben de sizin gibi düsündüm sevan bey. sizin ne müslümanlarla ne de müslüman inanc sistemiyle bir probleminiz yok siz sadece türkiyenin, türkiyelinin cok sevdigi su "ortaya bir karisik" mantigina bir virgül koyup sapla samani ayirmaya calistiniz... evet be de böyle düsnüyordum... sizin bir hintlinin gözünden müslümanlik hakkindaki cevirlerinizi okurken de... peygamberi bir insan olarak düskünlükleriyle ele alirken de... taa ki su ünlü video ortaya cikincaya kadar... hani bir adam elinde satir bir batilinin kafasini kesiyor... o gece uzun saatler uyuyamadim... önceden bari uyarsaydiniz... onu da yapmadiniz... ve sonra da o ünlü yorum: günde bes kere söyleniyor bu söz nüslümanlikta...

    size bir dinin disaridan elestirlmeyecegini hatirlatacak en son kisi benim bu dünyada... ahmet arslanin ege ünüversitesindeki islam felsefesi derslerinden ögrendigim kadariyla... daha fazlasina bile ihtiyac yok.... hic bir din ya da inanc "akil kuarallari" geregince, ya da baska bir dis etken nedeniyle elestirilmez... ic yapisi, mitolojisi, kozmogonisi gibi tüm etkenler ile ele alinir ve anca yok olup gittiginde, nedeleri üzerine düsünürken toplumu icin yetersizlikleri üzerinde durulur... bunu sizin benden cok ama cok daha iyi biliyor olmaniz gerekiyor... bu nedenle ama özellikle o videodan sonra sizin iyi niyetinizden kusku duyuyorum... bana bilincli bir manüpülasyon var gibi geliyor... tabii ki bu konuda degerlendirme hakki savcilarimizin ve son söz hakimin.... fakat dedigim gibi müslümanlari kirma konusunda biraz cizmeyi astiniz... bu bir kamu sucu mu buna savcilar karar versin....

    YanıtlaSil
  16. Sevan bey umarim yargitay cezanizi onar da Aihm'e gider, hakkinizi uluslararasi platformda arayarak daha genis capta bir farkindalik saglarsiniz. Bireyin yalnizliginin oneminden bahsetmissiniz. kanimca ancak evrenin ve ya baska bir gucun bizi umursamadigini farketmis bir insan soz ettiginiz yalnizlik duygusunu tadabilir ve bunun degerini kavrayabilir.

    YanıtlaSil
  17. Enver Aysever'in programinda "Ateist oluşunuzu" "Aklı başında olan herkes gibi..." diyerek ifade ettiniz.

    Aklı başında olanların sizin aklınıza ihtiyaci mi var ?
    Aklı başında olmayanlara akıl verince ne olacak ?

    Not: Bende ateistim ama cok yakın arkadaslarim ve ailem disinda kimseye akıl vermiyorum. Su ana kadar benim aklımla tercihlerini degistirende olmadi.

    Özünde yardımci olmaya calistiginiz gürüh ile çatışma içinde bulundugunuz gürüh aynı tür . Homo Sapiens Sapiens...

    Deger mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazının "Neden uğraşırsın, dünyanın derdi sana mı kaldı diye soranlara ne diyeyim bilmem." cümlesiyle başlayan son bölümünü tekrar okuyun.

      Sil
  18. Saygıdeğer Sevan Bey,

    Tanrıya inanmadığınıza göre.
    Bilimin güncel kanaatlerinin pek çoğunu siz de taşıyorsunuzdur muhtemelen.
    Nedir bu kanaatlerden biri:
    İnsan bir hayvandır. Gelişmişlikte açık ara farkla lider bir tür, fakat kesinlikle özel bir tür değildir. Onda "sihirli" bir şeyler yoktur.
    Bu kanaate göre hümanizmin erdemlilik yönünden, ırkçılıktan hiçbir üstünlüğü yoktur, sizce de öyle değil mi?
    Eğer hümanizmin, ırkçılıktan daha erdemli olduğunu düşünüyorsanız canlıcılığın daha erdemli olduğuna hayır diyemezsiniz.
    Bu durumda erdemli bir ateist vegan olmalı, emsallerini yememeli ve öncelikli mücadelesi hayvan hakları olmalı değil mi?
    Öyle gözüküyor. Düşüncelerinin "kararlı" durumu bu olmalı bir ateistin. Veya ateistimiz bir nihilist olmalı. Kemalizmle filan uğraşması o kadar boş ki, Bursa'nın trafik sorunuyla uğraşmak gibi bir şey.

    Size küstahça tavsiyede bulunayım: papaza kızıp oruç bozmayın, dinler yüzünden Tanrıyı reddetmeyin.
    Haktan yana olmak uğruna herkesi karşınıza alabiliyorsunuz, bence tam bir İsrailoğlusunuz Kabala okuyun bence, Tanrı'yı bulacaksınız.

    YanıtlaSil
  19. Sevan, buyuksun. Keyifle takip ediyoruz. "Belki onların iç çelişkilerini kendi bildiklerinden daha iyi görüyorum; ulaşmaya çalıştıkları hakikatle seçtikleri yol arasındaki çelişki aklıma ve yüreğime acı veriyordur." demissin ya, cok hos. Icindekileri hic saklamadigin, surekli acik ve durustce konustugun icin sana hayranlikla bakiyorum. Herkesin yolu kendine, devletin hukuk sistemi inanc ozgurlugunu temin edebilmeli. Iseyen istedigini soylesin ne var ki bunda.

    YanıtlaSil
  20. 'Yalnızlık dediğim bu. Onun lezzetini anlatmaya çalışıyorum yazılarımda, dinleyen varsa.' Sevan bey o nedemek ya! Biz bostan korkuluğumuyuz? Tabiki ninleyen, okuyan var!
    Yeterki siz eğilip bükülmeyin.Ne demişler eşek ölür semeri kalır, yiğit ölür namı kalır. Sizden bi semer kalmıyacağına ben kefilim. Devam Sevan bey,devam...

    YanıtlaSil
  21. ..همیشه پایدار باش

    قومی متفکرند اندر ره دین

    قومی به گمان فتاده در راه یقین

    می ترسم از آن که بانگ آید روزی

    کای بی خبران راه نه آن است و نه این

    "خیام"

    YanıtlaSil
  22. ifade özgürlüğü öldi mü
    ıssız ajun kaldı mu
    ödlek öçin aldı mu
    emdi yürek yırtılur...

    YanıtlaSil
  23. tanrı masalsa eğer bize de o tatmnliğinizi de açıklayın ki bende ateist olayım..neye göre nasıl tanrı yok..yoksa müslümanların argümanları karşısındaki zaafiyetiniz ve çürüklüğünüz müdür sizi hakarete yönelten...diğer dinlerle islam hiç aynı olur mu..islam mutlak gerçeğin diğer adıdır, diğer dinler ise insan kafasının ve tecrübesinin geldiği nokta...bugüne kadar sizin gibi nice ateistler tarihe mal oldu ama islam her gün dimdik ayakta durdu..dinle ilgili argümanlarınızı söyleynde bende bir nebze aydınlanayım!..olmaz mı bekliyorum..

    YanıtlaSil
  24. Allah göstermesin, size niye bir şey olsun yav! İnan ki size bir şey olursa bu dünyayı kapatır giderim, ve kinim uludur, hiç kimse sağ çıkamaz bu kainatta lanetimden!..Ayrıca hiç bir kötü laf etmediniz, kibar bir insansınız Sevan,ben olamıyorum sizin kadar kibar ve sabırlı...Hiç bir şey yapamazsam sonsuza kadar beddua ederim bu da en az on kişiyi felç eder!

    YanıtlaSil
  25. İyi ki varsın..Okumaya kıyamıyorum seni:)

    YanıtlaSil
  26. tanrının var olmadığından % 100 emin olan birinin başkalarını (ve hatta müslümanları) sevip sevmediğindn emin olamaması garip bir ikilem gibi geldi bana. kim bilir belki de var olmadığına inandığın tanrının var olmadığından da o kadar emin değilsindir.

    YanıtlaSil
  27. Sevan kardeşim, işte YOL,işte SEN. Yürü ve bir kez bile olsa arkaya dönüp bakma.Bu çorak topraklarda başına binbir belanın geleceği ihtimalini de hesaba katarak yürümeye devam et...

    YanıtlaSil
  28. daiel pipesin liberalize edilmişi.frenk züppeside denilebilinir..........

    YanıtlaSil
  29. Militan bir müslümanın yapacağı şeyler kötüdür.. Gider konsolosluk yakar.
    Militan bir ateist iyidir, en fazla daha fazla bilim yapar.

    YanıtlaSil
  30. Kendine karşı dürüst olmak insani güzellestirir... ;)

    YanıtlaSil