6 Ağustos 2013 Salı

Anadolu tarihinde gezintiler: Arinç, -aric

Türkiye coğrafyasında Arinç adında dört yer bulabiliyorum. Muş merkeze bağlı Arinç köyü, en erken Hovhannes Mamikonyan’ın 905 tarihli vekâyinamesinde anılmış, vaktiyle önemli bir yermiş. Şimdiki adı Çöğürlü. Diğerleri Van Bahçesaray’a bağlı Arinç (Altındere), Siirt Baykan’a bağlı Arinç (Çamtaşı), bir de Hakkari Yüksekova’ya bağlı Arinç (Çatalkaya). Ayrıca Ermenistan’ın Kotayk ilinde bir Arinç köyü var, orası da 11. yy’dan beri kaydedilmiş.

Dört tane de Arinçik veya Arincik buluyoruz. Muş merkeze bağlı Kıyıbaşı köyü, Suren Eremyan’ın yayınladığı 967 tarihli bir belgede Arnçig առնչիկ olarak geçiyor, ki “arinç-çik, küçük arinç” demek. 1960 yılında adı değiştirilinceye kadar da Arinçik kalmış. Muş Bulanık’a bağlı Bostancılar, Van Bahçesaray’a bağlı Çatbayır, Bitlis Hizan’a bağlı Oğlaklı köyleri Arinçik. Siirt merkeze bağlı Alenzok yahut Arinzuk köyü de tahminimce Arincik’tir.

Gerek sözcük yapısı gerek coğrafi dağılım açısından, Ermenice olduğu şüphesiz. Ama anlamından emin olamıyorum. Eski Ermenice ar’inç’ առինչ “ilişki, taalluk, bağlılık” anlamında soyut bir isim. Acaba buradaki kullanımı “bağlı yer, dependency, uyduköy” gibi bir şey olabilir mi? Olabilir ama emin değilim. Onuncu yüzyılda Mamikonyan Muş’taki Arinç’in adını açıklamak için mitolojiye başvurduğuna göre, o zaman bile sözcüğün anlamı belirsizmiş sonucunu çıkarabiliriz.

*
 Daha da sorunlu olan, aric’li yeradları. Türkiye’de bunlardan en az onyedi tane var. Aram Kosyan Հայկական Լեռնաշխարհի Տեղանուններ kitabında Ermenistan’dan da yedi sekiz tane saymış.

Türkiye’dekileri sayalım. Amariç (Bingöl Yedisu Ayanoğlu köyü), Çinanariç (Kemah Kemerkaya), Tavtariç (Çemişgezek Yemişdere), Havdariç (Bingöl Yayladere Güneşlik), Kaylariç (Erzincan Üzümlü Karakaya), Kinadariç (Elazığ merkez Gözebaşı), Kdariç (Mazgirt Güneyharman), Kmbariç (Elazığ merkez Tohumlu), Lusadariç (Pertek Yeğencik), Pakayariç (iki tane, biri Tercan Çadırkaya, diğeri Kemah Hakbilir), Ptariç (Erzincan Üzümlü Bayırbağ), Pazgariç (Erzurum Aziziye Düztoprak), Sivariç (Kiğı Eşme), Sngariç (Erzurum Aziziye Adaçay), Vanariç (Tunceli Merkez Suvat), Xağdoyariç (Aşkale Büyükgeçit ve Küçükgeçit), Zartariç (Elazığ Merkez Değirmenönü).

En meşhuru Tercan’daki Pakayariç, MÖ 1. yüzyıldan beri kaydedilmiş, Hıristiyanlık öncesi döneme ait önemli bir tapınak merkezi. Lusadariç ile Kdariç de antik çağdan beri bilinen yerler.

Aric առիճ ne demek bilmiyorum. İşin kötüsü, bilen kimse de yok. Ne Acaryan’da, ne Mkhitaryanların büyük sözlüğünde bu kelime yok. Hübschmann Ermenice yeradlarına dair klasik eserinde açıklamaya teşebbüs bile etmemiş. Kosyan da es geçmiş.

Çoğu örnekte adın birinci unsurunu Ermeniceyle yorumlayabiliyoruz: Sngariç = mantarlı aric, Ptaric = kör aric, Pazgaric = pancar aric, Kaylaric = kurt aric'i, Kinadaric belki üzüm-bağı aric. Tavtaric belki Davut’un aric. Diğerleri opak, ipucu vermiyorlar.

Binbeşyüz sene önce de kadim isimlermiş. Altıncı yüzyılda yazan tarihçi Agathangelos, Pakayaric adının her iki unsurunun Part (Eşkani) dilinde olduğunu belirtme gereği duymuş, başkaca açıklama vermemiş. Lakin ne Boyce’ta, ne Durkin-Meisterernst’in bir şaheser olan Orta Farsça ve Partça sözlüğünde buna tekabül edecek bir kelime bulamıyorum.

Aşkale’deki Xağdoyaric  muhtemelen Hald’lar (Xald’lar) aric’i anlamına geliyor. Hald/Xağd Ermenilerin Urartulara (ve dahi yakın çağda Gümüşhane civarının yerli halkına) verdikleri isim. Acaba oradan bir ipucu çıkar mı? Bilemedim.

*
Manisa’da Doğu kökenlilerin oranı nedir? Misal: 28.04.1706 tarihli bir Osmanlı belgesinde, “Simav kazası karyelerine göçen on bin kadar Kürd ve Türkmen taifelerinin [Kula civarında] ahali hudutlarına, bahçelerine ziyanları dokunduğundan menedilmesi...” mevzubahis ediliyor. “Türkmen” sözcüğü Osmanlı kullanımında genellikle Kürt ile eş anlamlıdır. Hadi bakalım, bu Kürtlere ne oldu?

Az daha güneyde, Alaşehir ile Sarıgöl ilçelerinde sekiz on köye sahip olan bir Caber aşireti yahut cemaati vardır. Kendilerine sorarsan öz be öz Türkmen olduklarını söylerler. Ama Suriye ve Urfa’daki Kürt olan Caberlerle alakasız olmaları muhtemel mi?

Komşu Kütahya’ya bakıyoruz. Mesela 26 Ocak 1919 tarihli Resmi Gazete’de çıkan yazıya göre Altıntaş nahiyesinin merkezi Kürtköyü adlı köye taşınmış, ki bugünkü Altıntaş kasabasıdır. Buyur buradan yak.

Aydın’da şimdiki adı Turanlar olan köyün eski adının Yenikürtler veya Asikürtler olduğunu da bir tarihte yazmıştım. Anadolu tekinsiz yerdir, deştikçe altından neler çıkar bilemezsin.

11 yorum:

  1. Takdir etmek haddime değil, ama teşekkür ederim.
    Kadir Aksu

    YanıtlaSil
  2. Ergenekon davası açıklandı reyiz makale gibin bişey yaz değin şu işe

    YanıtlaSil
  3. Sevan Bey, Bingöl Kiğı ilcesi Avirtinik köyünün aslı (Şimdiki adı Nacaklı) Ermenice midir?

    YanıtlaSil
  4. Şöyle yazmışsınız

    "...ki “arinç-çik, küçük arinç” demek."

    +çik küçültme eki Türkçe değil midir hocam? Arinç'in özü "ı" ile Türkçe arınç olabilir. Belki Eski Türkçe ar- "gezmek, dolaşmak" (argın "yol yorgunu" sözcüğünde yaşar), kökünden > arınç "gezinti yeri 2. alan"?? falan olabilir. Arınççık "alancık"??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. +ik Farsça, Kürtçe ve Ermenice de küçültme ekidir. Oradan bir şey çıkmaz.

      Türkçe armak "yorulmak, zayıflamak" demektir. Bu kökten +ınç ekiyle bir şey türemez. Teorik olarak arınmak fiilinden *arınç (temizlenme, temizlik?) gibi bir sözcük türetilebilir, ama bildiğim kadarıyla bugüne dek duyulmuş veya kaydedilmiş değil.

      Sil
  5. Bu yazı zihnimde Bülent Arınç'ın Kürt olduğu çağrışımı yarattı.

    YanıtlaSil
  6. Sözüklerin ilk kez geçtiği eserleri (sözlüklerde verilen örneklerin haricinde) nasıl buluyorsunuz? Bu işin pratik bir fihristi, katalogu vs. mi var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. On senedir sabah akşam çalışarak ben oluşturmaya çalışıyorum o fihrist/katalogu. Eski sözlükleri, eski metinleri, eski vergi defterlerini, eski katalogları tarayacaksınız. Bulduğunuzu veritabanına kaydedeceksiniz. Daha eskisini bulunca öncekini silip yeniden kaydedeceksiniz. Gene silip gene kaydedeceksiniz. Günde elli parça hesabından yılda binbeşyüz, on yılda onbeşbin parça eder.

      Sil
  7. Türk, türkmen, rumi/rumlu, rum, kürt, ermeni, oğuz, hemşinli, gürcü, avşar, manav, gacal, patriot, rafizi, pomak, toti, çerkes, müslüman/islam, kızılbaş, çveneburi, alevi, gavur, amuca, bulgar, çıtak, yörük, yezit, torbeş, arap, arap uşağı, laz, göçebe/göçerevli/konargöçer/göçer, bedevi, çıfıt, koçer, tacik, daçik, konariot, evlad-ı fatihan, konyar gibi kelimelerin (çekim, türev ve diğer dillerdeki halleri dahil) tarih içindeki serüvenlerini ve kim tarafından kimin için kullanıldıklarını anlatan yazılar yazmanızı şahsen çok isterim.

    YanıtlaSil
  8. Ha bir de tabii ki yunanlı/yunani.

    YanıtlaSil