1 Kasım 2013 Cuma

Emperyalizmi nasıl denize döktük?

“Emperyalist”ten kasıt genellikle Büyük Britanya’dır. O yüzden Fransa’yı, Amerika’yı bir yana bırakıp oraya yoğunlaşalım.

Ordu mevcudu. Britanya ve kolonilerinin 1918 yazında silah altındaki toplam asker sayısı 5 milyon civarında.[1]  Bunun 70 bini Filistin’de, galiba 30 bin kadarı Irak’ta Osmanlı’ya karşı savaşıyor. Gerisi başka yerde. Savaş bittikten sonra, gerekirse bir kısmı Türk cephesine aktarılabilir.

Savaşın son demlerinde Osmanlı’nın Filistin cephesindeki mevcudu 28.000.[2] Irak cephesi bundan bir hayli daha az. Halil Paşa kumandasında Kafkasya fethine çıkan ordu Liman von Sanders’e göre 50 küsur bin,[3] ama gerçekte muhtemelen daha az. Trakya ve Ege cephelerinde muhtemel bir taarruza karşı bekletilen 100.000 asker var deniyor, ama bunun ne kadarı gerçek, ne kadarı hayal belli değil. Toplam 150.000 kabul edelim. Oran 5000:150, yani 33’e 1.

Donanmanın durumu şöyle. Harp sonu itibariyle Büyük Britanya donanmasında 33’ü dretnot sınıfından olmak üzere 50 muhrip, 9 muhrip-kruvazör, 109 kruvazör, 407 destroyer, 137 denizaltı, 13 uçak gemisi mevcut. Toplam tonaj (yardımcı gemiler hariç) 3.247.078 ton.[4] Osmanlı donanması, her ikisi de Almanlardan ödünç alınmış iki muhrip, bir kruvazör, beş destroyer.[5] Bunlara da mütarekeden hemen sonra müttefikler el koyacak. Tonaj hakkında kesin bilgi yok; eşdeğer sınıftaki İngiliz gemileriyle aynı çaptaysa yaklaşık 60.000 olmalı. Orantı: 54’e 1.

Donanmanın önemini Diplomacy® oyunu oynayanlar bilir. Denizlere egemen olan, askeri birliklerini dilediği yere sevkedebilir.

Büyük Britanya’nın savunma bütçesi 1915’te 439 milyon, 1916’da 1.401 milyon, 1917’de 1.974 milyon, 1918’de 2.404 milyon sterlin. Bu rakamlara koloniler dahil mi bilmiyorum. Genel bütçe harcamalarının aşağı yukarı yarısı savunmaya gitmiş.

Osmanlı Devletinin 1914-1915 mali yılı bütçe geliri 34 milyon lira, yani 1914 kurundan yaklaşık 31 milyon sterlin. Bunun içinde harbiye ve bahriye payı 1914-1915 mali yılında 7,29 milyon lira, yani yaklaşık 6,62 milyon sterlin.[6] 1915 itibariyle oranlar, genel bütçede 50’ye 1, savunma bütçesinde 66’ya 1.

Savaşın sonraki yıllarına ait Osmanlı bütçe rakamları inandırıcı değil. Kamu gelirlerinin 1915’ten sonra tamamen çöktüğünü tahmin edebiliyoruz. Savaşı kısmen karşılıksız para basarak, kısmen de Alman mali yardımıyla finanse etmişler. Alman yardımı beş yılda toplam 180 milyon altın lira, yani yaklaşık 162 milyon sterlin.[7]  İngiliz savaş bütçesi yanında mütevazı bir rakam. Alman desteğine rağmen Osmanlı lirasının değeri değeri savaştan önceki istikrar düzeyinden, Şevket Pamuk’un hesaplarına göre dört yılda onikibuçukta bir oranına düşmüş, %1265 yani.[8]

Büyük harpte sonuç bildiğiniz gibi. Türk ordusu (ciddi Alman desteğine rağmen) perişan olmuş. Irak’ta İngilizler savaşın başında Basra’dan girmişler, 1918’de Şemdinli ve Uludere’den çıkmışlar. Öbür tarafta Süveyş’ten girip 1917’de Kudüs’e dayanmışlar. 1918’de iki adet Türk ordusunu (7. ve 8.) tüm mevcuduyla esir alıp Ürdün, Suriye ve Lübnan’ı tank gibi ezmişler. Kilis’e vardıklarında geriye kalan Türk birliğinin mevcudu bir tabur mu, üç bölük mü, öyle bir şey. Birkaç yüz kişi.

Bu yetmiyormuş gibi savaştan sonra mütareke imzalatmışlar, Türk tarafının başkentine, donanmasına, istihkâmlarına, mühimmat depolarına, sanayiinin %80’ine, limanlarına, tren hatlarına el koymuşlar. Ordusundan geri kalanı terhis edip eve göndermişler.

Şimdi bu adamları nasıl denize dökeceksin?

Sakın “iman dolu göğsüm” filan demeyin bana. Yunan ve Ermeni harplerinde Türk ordusunun verdiği şehit sayısı resmi rakama göre 9177.[9] Aynı dönemde asker kaçağı ya da “vatan haini” olduğu gerekçesiyle İstiklal Mahkemelerince idam edilenlerin sayısı da 9000 civarında tahmin ediliyor.[10] Yani Milli Mücadelede Türk ordusu Yunan ve Ermeni’ye karşı savaştığı kadar Türk halkına karşı da savaşmış. Hangi iman, hangi serhat?

Altı yıl süren savaşta perişan olmuş, ekonomisi bitmiş, ocağı batmış bir milleti limon gibi sıkıp dört yılda sıfırdan 195.000 kişilik yeni ordu kurmak bir tür başarıdır, kabul. Çökmüş bir devlete tekâlif-i milliye kanunuyla finansman sağlamak, sıfır sanayi altyapısıyla saban demirinden tüfek üretmek, o yetmeyince düne kadar düşman olduğun Fransızla anlaşıp onlardan silah temin etmek de büyük başarıdır. İrade ve vizyon gerektirir. Kabul.

Lakin daha dün dünyanın en güçlü sanayiine ve beş milyonluk orduya sahip Almanya’yı dize getiren “Emperyalizm”i denize dökmek için bu kadarı yeterli midir?

Diyorlar ki, İngilizler Türklerle çatışmaktan çekindikleri için sahaya zavallı Yunanlıları sürdüler. Onlar yenilince, napalım, çaresiz evlerine döndüler.

Buna inanan, bana sorarsanız, Süpermen’e de inanır, Zaloğlu Rüstem’in bir vuruşta 72 bin devi tepelediğine de inanır. Ama gerçek dünyada yok öyle şeyler maalesef.





[1] Statesman’s Yearbook’un 1919 nüshasında tam sayılar var. Yanlış Cumhuriyet’i yazarken onlardan yararlanmıştım; şimdi abone parası ödemek istemediğinden bakamıyorum. Ararsanız şurada: http://syb2-aux1.syb2.pm.semcs.net/. Şu sitedeki rakamlardan http://www.1914-1918.net/faq.htm (toplam askere alınan eksi ölenler ve yaralanıp cephe hizmetine dönmeyenler) 6.982.674 sonucu çıkıyor, ki savaş esirlerini ve terhisleri de çıkarınca gene 5 milyon civarı kalır.

[2] İsmet Görgülü, On Yıllık Harbin Kadrosu, TTK 1993, sf. 136.

[3] Yusuf Hikmet Bayur, Türk İnkılabı Tarihi, Cilt III, TTK 1983, sf. 214.

[6] DİE: Osmanlı Malî İstatistikleri, Bütçeler 1841-1918 (haz. Tevfik Güran), sf. 164 vd.

[7] TC Maliye Bakanlığı SGB, Osmanlı Devleti Dış Borçları (haz. Biltekin Özdemir). Osmanlı’nın Almanya’ya borçlarının silineceği daha savaş sona ermeden İngiliz ve Amerikan hükümetlerince ilan edilmiş, bu husus gerek Sevr, gerek Lozan antlaşmalarında teyit edilmiştir.

[8] Osmanlı Malî İstatistikleri, sf 179.

[9] Genelkurmay belgelerinden aktaran Sabahattin Selek, Anadolu İhtilali, s. 92 vd.

[10] Prof. Dr. Ergün Aybars, Mustafa Kemaller Görev Başına, s. 65. Fanatik bir Kemalci olan Aybars’ın sayılarını minimum kabul edebiliriz.

16 yorum:

  1. Sevgili nisanyan,

    Cok degerli bir yazi olmus,ama keske ingilizler neden cekip gitti,daha dogrusu yapilan devrimler,hilafetin kaldirilmasi gibi mevzular cekip gitmeleri icin sunduklari sartlar miydi konusunu da irdeleseydiniz.

    YanıtlaSil
  2. İngilizleri denize döktük diyen kimse yok ki. Yine kolayca dövebileceğiniz hayali bir argüman yaratmışsınız, onu yumrukluyorsunuz. Kolay gelsin.

    İngilizlerin İstanbul'u işgal altında tutma bedelini ve riskini, uluslararası ve ulusal boyuttaki potansiyel karından daha fazla hale getirdik. Sun Tzu'nun ünlü "Savaş Sanatı" adlı eserinde de güzelce belirttiği gibi, asıl büyük komutan, düşmandan istediğini savaşmadan elde edebilendir.

    YanıtlaSil
  3. Bu yazınız beni ikna etmedi Sevan bey.
    Yunanlıların 'megali idea' ile Türkiye ile karşı karşıya koyan İngiltere, Büyük Dünya Savaşından sonra daha fazla para ve asker kaybetmek istemedi. Sonrasında siyasi ve ekonomik mücadeleyi tercih etti.
    "İngilizler korktu" demek ile "Almanlar yenildiği için Türkler de yenik sayıldı" demek kadar komik. İngilizler o dönem iç politikasındaki durumların da etkisiyle silahlı bir savaşı tercih etmedi, o kadar.

    YanıtlaSil
  4. Sevan Bey,

    entellektüel birikiminize güvendiğim için argümanların güvenilir olduğunu varsayıyorum. Rasyonel bir bakışla yazdıklarınız ezberlermizi alt üst eder nitelikte. Ama merakımın zirve yaptığı nokta da yazınız bitti. Peki ya ne oldu?

    YanıtlaSil
  5. Bence sondan 2. paragraf doğru. İngilizler bal gibi Anadolu'ya girmeye, çatışmaya çekinmiş işte. Bunun sebebi bizim askeri gücümüz olmayabilir, başka sebepler olabilir, ama çekinmiş sonuçta.

    Misal, savaş için kamuoyu desteklerinin olmaması olabilir. Sovyetlerden çekinmeleri olabilir. Yeni ülkeyi müttefik olarak almak istiyor olmaları olabilir.

    YanıtlaSil
  6. Yine çok güzel bir yazı Sevan Bey. Elinize sağlık. Bence gerçekleri anlamak için ekonomik parametlere bakmak lazım gerisi laf-ı güzaf. Burada da bunun güzel örneklerini görüyoruz. Keza kaynak kısmında da merakla okuyacağım kitaplar var. Peki başka hangi kitapları önerirsiniz?

    YanıtlaSil
  7. Elbette ne Osmanli'nin ne Mustafa Kemal'in kuvvetlerinin uzerinde gunes batmayan imparatorlukla basedecek gucu yoktu, ama Ingilizler Turklerle catismaktan Turkun gucunden korktuklari icin degil, ic siyasetlerine (savastan bunalan toplum) ve dis siyasetlerine (Fransa'yi kizdirmamak) uymadigi icin cekindiler. Nitekim savasmaya devam edelim diyen basbakan Lloyd George'un ipini kendi partisi cekti ve adam bir daha siyasete bile donemedi.

    Turk resmi tarihine gore savas 9/9/1922'de bitti ama Ingilizler Turkiye'ye tarafsiz bolge ihlalinden dolayi saldirmak uzereyken Ingilizlerin Canak krizi dedikleri ic kriz cikti ve Mudanya Mutarekesi imzalandi. Merak edenler icin:

    http://en.wikipedia.org/wiki/Chanak_Crisis

    YanıtlaSil
  8. atladığınız nokta ingilizlerin amerikalılara olan devasa savaş borcudur. amerika'nın savaşı girmesinin temel nedeni bu yatırımını kurtarmaktır. savaşı almanlar kazansa tüm para yandı gülüm keten helva. çünkü savaşın son evrelerine doğru ingiliz ekonomisi iflasın eşiğindedir. o beş milyon asker günde bir tas üzüm suyu, arpa ekmeği ile beslenmiyordu(osmanlı ordusunun bu şekilde beslenmesinin temel nedeni ermeni techiridir, o ayrı mevzu). birde buna anadolu'da türklerle yapılacak savaşı ekleyin derim size. savaştan bıkmış ingiliz halkı, paralarının geri dönüşünü bekleyen yatırımcılar..

    ingilizler, yunanistan'ı sahaya sürerken beleşe desteklemedi. yatırım yaptı ve kaybetti.. şunu da unutmayın, beyaz orduda da ingiliz askeri yoktu. 5 milyon asker, sokarlardı dağılmış imparatorluğa, ver elini moskova, 83 petersburg, 84 taşkent..

    YanıtlaSil
  9. Merhaba Sevan bey
    Merak ettiğim kemalizm gibi bu propogandada 1950 ler sonrası türkiyesınde mı yaşandı? Yanı bu yalan tarih ne zaman ve nasıl bu kadar hızlı yayıldı ? Bu veriler sonucunda sokağa insem tartışmaya emperyalizmı verıler sonucunda yenmenın ımkansızlıgından bahsedebılıyorum ancak Türk ordusunun ıman gucunu yanlışlayamıyorum.

    YanıtlaSil
  10. Evet emperyalizmi denize döktüler evet tabi canım! biliyoruz, Trabzon (Trapezous) da 600 Ermeni yetim kapkaradenize denize canlı canlı çuval içinde dökülerek katledildi./ Hamameşen Prensliği lordu

    YanıtlaSil
  11. emparyalizm denize dökmesekte, venizelosla yakın arkadaş olan, osmanlının hristiyan tebaasına yaptıklarını vahşi, barbarca olarak nitelendiren ve osmanlıyı parçalamayı kişisel bir sorun haline getiren ingiltere başkanı david lloyd george u koltuğundan ederek diplomatik bir başarı elde etmişizdir ve bize kansız bir şekilde doğu trakyayı kazandırmıştır.

    YanıtlaSil
  12. Sizinle karşılıklı Hearts of Iron oynamak ne mükemmel olurdu! Bir oyun değil, savaş simülasyonudur.

    Darkest Hour expansion'ında, birisi Almanya'yı, öbürü İngiltere'yi, belki bir üçüncü bulabilirsek de ona da Rusya'yı. Oyun 1914'te başlayıp 1964'te bitiyor, isterseniz 2000 yılına kadar uzatabiliyorsunuz.

    Lakin bir oyunu başlayıp bitirmek günde 4-5 saatimizi ayırsak bir yıl sürer.

    YanıtlaSil
  13. Ingilizler niye gitti?
    Cünkü geride herşeyiyle kendilerinin kurduğu ve bugün
    bile sahibi oldukları bir devlet bıraktılar. Ispatı mı?
    Emperyalistlerin kurmuş oldukları devletlerin haricinde, gerçekten de mücadele ederek kendi devletlerini kurmuş hiçbir halk, kendi devleti üzerinden 90 yıldır kendi kendine eziyet eder mi? Bu devlet daha kuruluşundan itibaren emperyalist bir projedir. Ve tüm mekanizma, halkları tahakküm altında tutabilme adına çalışmaktadır.

    YanıtlaSil
  14. Sayın Nişanyan'ın başka bir çok konuda isabetli bulduğum değerlendirmeleri var ama bence bu yazıda kimi mantık hataları yapılmış. Şöyle ki:
    1. "Denizlere egemen olan, askeri birliklerini dilediği yere sevkedebilir." Çok doğru, lakin o askeri birlikler acaba çıktıkları her yerde ilerleyebilirler mi? Örneğin Trablusgarp savaşında Osmanlı zabitlerinin sevk ve idaresindeki Sünusi direnişçileri, kendilerine her açıdan üstün İtalyan birliklerini sahil şeridine kıstırıp, iç kısımlara ilerlemelerine müsaade etmemişlerdi.
    2. Britanya'nın savaş boyunca Osmanlı devletiyle gerek askeri gerekse mali açıdan kıyaslanmayacak bir üstünlüğe sahip olduğu doğrudur. Lakin bu üstünlüğün işe yaramadığı vakalar da olmadı değil. Örneğin bakınız Kut Ül Amare ve Çanakkale muharebeleri.
    3. Emperyalizmin askeri ve mali üstünlüğü, Britanya ile Osmanlı rakamlarla
    mukayese edilerek izah edilmiş. Benzer bir mukayese Vietnam ile ABD arasında da pekala yapılabilir ve benzer rakamlar elde edilebilir, gelgelelim Vietnam savaşının neticesi meydandadır.

    YanıtlaSil
  15. 27 Ağustos 2011 tarihli De ki Bandırma vapuru yolda battı yazınızda şöyle bir şey var. Anladığım kadarıyla ki yanlış anlamış olabilirim, burada yazdıklarınızla, orada yazdıklarınız çakışıyor sanki...

    "Türkiye'de durum farklıdır: 1918 mütarekesi Misak-ı Milli sınırlarında imzalanmıştır. Ateşkesten sonra Türkiye'yi kalıcı bir şekilde ele geçirmek için İngiltere ve müttefiklerinin yeniden ciddi bir savaşı göze almaları gerekir. Oysa dört yıl boyunca tarihin en anlamsız katliamlarından birine tanık olan Avrupa kamuoyunun (ve o savaşta tükenen Avrupa ekonomilerinin) böyle bir maceraya izin vereceği çok şüphelidir. 1919 yazında İngiliz orduları hemen bütünüyle terhis edilmiştir. Savunma bütçesi 1918'de 800 milyon sterlin düzeyinden 1922'de 111 milyon sterline indirilmiştir. Savaş sırasında son sınırına kadar zorlanan İngiliz maliyesi, 1920'de ülke tarihinin en büyük krizlerinden birine girmiştir. Bu koşullarda İngiltere'nin Türkiye için yeni bir savaşı göze alacağını düşünmek, hayalperestlik olur."

    YanıtlaSil
  16. dikkat !!!

    Ben Terry Bravo, Kredi sirketlerin CEO, ben Terry Bravo duyuyorum ....
    Sen Kredi Eger asil ihtiyaciniz var mi? Insaat kredisi? Ögrenci kredileri? YATIRIM Kredi?, Borç

    konsolidasyonu kredi? E-posta yoluyla çok daha eglenceli @ Bilgi? (bravoterry99@yahoo.com)

    (Bravo_terry_loanfirm@webadicta.org) için bize ulasin .. Biz% 3 faiz kredi vermek unutmayin
    Uygulamak için tesekkür ederiz. .

    Bravo Terry Kredi firmasi.

    YanıtlaSil