11 Kasım 2013 Pazartesi

Milli Mücadele neyin mücadelesi - 3

Son iki yazıda ne dediydik, hatırlayalım.

Bir: 1913 ile 1918 arasında Türkiye tarihinin en büyük soygunu gerçekleşti; milli servetin neredeyse üçte biri el değiştirdi. Bundan istifade edenler, Yunan ve Ermenilerin geri gelmesinden ve galip devletler eliyle tazmin edilmelerinden korkuyordu. Direndiler.

İki: Savaşın galipleri İttihat ve Terakki kadrolarını tasfiye etmeye niyetliydi. Teşkilat bunu ta 1915’lerde öngördü, direniş örgütü kurdu. Örgütün başına Mustafa Kemal’i getirdiler; yalnız adamdır, kolay manipüle ederiz diye hesap yaptılar. Evdeki hesap çarşıya uymadı.

Son olarak İslam faktörünü görelim, eksik kalmasın.

Bakın şimdi iyi dinleyin. Milli Mücadelenin başındaki adamların İslam aşkıyla yanıp tutuşan adamlar olduğunu iddia etmeyeceğim, saçma olur. Velakin:

1) Daha düne kadar nüfusunun %25 ila 30’u gayrimüslim olan bir toplumda, tesadüfe bak, hepsi de töre ve aidiyet bakımından Müslüman kişilerdi. Mesela, Yahudi bir entelektüel olduğu halde Kızıl Ordu’nun başına geçen Troçki gibi biri aralarında yoktu.

2) Daha dün din ayrımı bazında icra edilmiş bir soygunda, Müslüman tarafın (yani Türklerin, Kürtlerin, Çerkezlerin, Lazların, Giritlilerin, Selaniklilerin, Pomakların vs.) çıkarlarının temsilcisi olarak ortaya çıktılar. Aralarında Ahmet Rüstem Bey gibi nispeten kozmopolit yapıda biri varsa derhal tasfiye edildi; Ağaoğlu Ahmet gibi kozmopolitimtrak eğilimleri olan biri derhal hizaya geldi.

3) Milli Mücadele açıkça Müslüman “milleti” namına verildi. Misakı Milli “Osmanlı İslam ekseriyetiyle meskûn olan” ülkenin bölünmezliğini savundu. CHP’nin atası olan Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti nizamnamesi “bilcümle anasır-ı İslamiyeyi” temsil etme iddiasıyla yola çıktı. Amasya Beyannamesi, BMM seçimine ilişkin tebliğname “İslam milletinin” haklarını hedef aldı. Aralık 1919 ve Nisan 1920 meclis seçimlerine, teorik olarak halâ Osmanlı vatandaşı bulunan gayimüslimler sokturulmadı. Bu anlamda Milli Mücadele, Tanzimattan beri Osmanlı’nın RESMİ ideolojisi olan ittihad-ı anasırdan (yani halkların birliği fikrinden) net bir kopuşu temsil eder. [Milli Mücadele belgelerinde “Türk milleti” deyimine Eylül 1922’den önce rastlanmaz.]

4) Ahaliyi İslamla gaza getirdiler. 300 küsur üyeli Ankara meclisine 118 adet sarıklı aldılar. Bektaşi babası ile Mevlevi şeyhini, Meclis başkanvekili yapıp Paşanın sağına ve soluna oturttular. 83 müftü ve 64 din alimine Milli Mücadelenin şer’an caiz olduğuna dair fetva verdirdiler. [Kadir Mısıroğlu’nun Sarıklı Mücahitler kitabında bu konuda geniş bilgi vardır.]

Elbette gariban halkı vergi vermeye yahut askere gidip ölmeye ikna etmek için bir ideolojik heyecan lazımdı. Kimse Haramzade Hasan Bey’in iktidarı yahut Koçerolardan Hüseyin Ağa’nın Ermeniden kaptığı mallar uğruna gidip Sakarya’da kendini öldürtmez. Lakin ideolojik gaz olarak, mesela Bolşevikler gibi sınıfsal nefreti, yahut Fransız İhtilalindeki gibi sınıfsal nefret artı özgürlük sarhoşluğunu, yahut Amerikan ihtilalindeki gibi vergi ve memur alerjisini, yahut İtalya ve Meksika bağımsızlık savaşlarındaki gibi papaz düşmanlığını kullanabilirlerdi. Kullanmadılar. İslamı kullandılar.

*

Pragmatisttiler, öyle gerekmiş, öyle yapmışlar demekle iş bitmiyor. Bunlar geçmişin hikayeleri değil, bugünün Türkiye’sini şekillendiren olaylardır. Bugünkü Tayyip Erdoğan faciasının kökenleri ta bu anlattığım olaylara dayanır.

1839’dan 1913’e dek kör topal da olsa modernleşmeye, vatandaşlık hukukunu oluşturmaya çalışan bir toplum, 1913-1923 yıllarının olayları sonucunda “yüzde doksandokuz virgül dokuzu  Müslüman olmakla övünen” bir toplum haline geldi. Bir toplumun %99,9’u Müslüman olunca, eninde ya da sonunda biri çıkar, “e bari Müslümanlığın gereğini yapalım o zaman” diye akıl yürütür. Verecek cevap bulamazsın.

İtiraz da edecekseniz önce Yanlış Cumhuriyet'i okuyun, ondan sonra konuşalım.

24 yorum:

  1. EYUP KAVUNCUBAŞI11 Kasım 2013 12:54

    ''İki: Savaşın galipleri İttihat ve Terakki kadrolarını tasfiye etmeye niyetliydi. Teşkilat bunu ta 1915’lerde öngördü, direniş örgütü kurdu. Örgütün başına Mustafa Kemal’i getirdiler; yalnız adamdır, kolay manipüle ederiz diye hesap yaptılar. Evdeki hesap çarşıya uymadı.'' Bu tespit Sayın Nişanyan tarafından yeni bir yazı konusu olarak seçilmelidir. 1915 tarihi biraz erken gibi görünüyor.Yazıyı sabırsızlıkla bekliyorum.Saygılarımla..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1915'te kuruldu denen şey, direniş için anadoluda silah saklamak sadece. Mustafa Kemal'in direnişin başına geçmesi, 1918 eylülünde yıldırım ordularıyla adana'ya kadar çekilirken gösterdiği dirayet ve metanetinin, orduda gördüğü saygı ve itibarla alakalı.

      Sil
  2. Size itiraz edilemez, çünkü bir insanın bakış açısına itiraz edilemez. Olayların öncesini ve sonrasını, haklılık zeminini objektif biçimde değerlendirmiyor, taraf tutuyorsunuz ve bu yazıları bir amaç uğruna yazıyorsunuz. Yok edilmek istenen bir anadolu halkının varlığını ve iradesini hesaba katmıyorsunuz. Ermeniler ya da Rumlar emperyalist mücadelede taraf olmasaydı, elbette onlar da bu ülkenin bir parçası olacaklardı ki kişisel olarak ben bundan ancak memnun olabilirdim. O zaman söylediğiniz gibi, daha kozmopolit bir toplumumuz olurdu ki bunun da bu çağda yararlı olacağını düşünürüm. Ermeni ve Rumlardan öğrenecek çok şeyi vardı Anadolu Türk köylüsünün... Ama onlar başka heveslere kapıldılar ve milliyetçi mücadeleye başladılar. Eh, doğal olarak Türkler de milliyetçileştiler sonuçta, aslında bunu da Avrupalılardan ve Balkan devletlerinden öğrendi Türkler. Her neyse, Türkleri birden bire milliyetçi yapamazdınız. Bu nedenle İslam ön plana çıkmıştır. Müslüman birliği olmuş, doğru. Sonra bu tabi üniter devlet yapısı getirilmeye çalışmış, bugünkü sorunların temeli atılmış. Bu yazınıza büyük oranda katıldım. Keşke Ermeniler ve Rumlarla birlikte yolumuza devam etseymişiz, ama olmamış. Bu işten en çok Ermeniler zarar görmüş. Çarlık Rusya'sının maşası olmuşlar. Sonradan Sovyetler kurulunca iyice yüz üstü bırakılmışlar. Keşke olmasaymış. Sizin gibi Ermenilerden öğreneceği çok şey olabilirdi bu halkın, ama işte üniter olmayan yapı da bir devletin zayıf karnı haline geliyor, bugün Kürtlerin milliyetçileşip isyan etmesi gibi... Bütün bunları kesinlikle onaylamıyorum, ama başka türlüsü de olamazdı, tarih böyle bir kanlı yol çizmiş anadolu halkına... Yazık olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ermeni ve Rum Toplumları Osmanlı sınırı içerisinde "millet sistemine" dayalı bir yaşam sürdürüyorlardı. Bu durumda iki "millet"in ayrıcalıkları aynı Din Devleti tarafından kabul olunuyordu. dediğiniz gibi bir "heves" değil, fakat aynı devlet sistemini bir uzantısıdı. Aslında bu halklara karşı eritme politikası 1800i yıllarda Berlin andlaşmalarının bir neticesi olarak görürseniz "emperyalizmin uygulamaları" ünitesi karşımıza çıkar. Avrupa Afrikayı paylaşırken Osmanlıya birşeyler bırakmalıydı, andaşmalrdan zaralı çıkan Almanya weltpolitik uygulamasını Osmanlıya İttıhat Terraki vasıtasıyla telaki etmiştir. Yani "yazık" diye bir olgu yoktur, belirli bir uygulama söz konusudur...

      Sil
  3. Sevan Hocanın yazılarını okudum ve anladıklarım da şundan ibarettir… Her insan gibi Sevan hocada anasını,babasını,ailesini,akrabalarını,ırkını,soydaşlarını,kültürünü sevme savunma işlerini yazarlığı üstünden kelimeleriyle yapıyor.Eleştiriyor,küfrediyor,savaşıyor,kafa tutuyor.İslam dinine,hakim asıl güç olan Türklere ve onların kültürüne bir tür hasımlık duyuyor.Ermeni olduğundan değil insan olduğundan bunları yapıyor.Hakkıdır.Bunları yapması doğal.Kendini ezilmiş ve yenik sayan azınlık da kalmış bir topluluğun mensubunun doğal halleridir demek kolaycılık olsa da sonuç budur.Bir hesabı var Sevan hocanın.Yazılarını okuyan her akıl, Sevan Hocanın kelimeleriyle götürdüğü yerde eşeleniyor.Bir adalet mi arıyor Sevan Hoca? Haksızlığa uğradığını düşündüğü atalarının hesabını mı soruyor çaktırmadan hakim kültürel sistemden? Binlerce yıldır birbiriyle halvet olmuş anadolu halklarının oluşturduğu kültürlerin içinde bir ermeni,bir kürt,bir zaza,bir başka şeye dönüşmüş veya dönüştürülmüş Hemşinlileri aramak çok yorucu bir iş olsa gerek.Bu kültür ve ırk çorbasının içinden tabağının kenarına ayıklanan daneler ermenilik,hemşinlilik veya müslümanlaştırılmışlık mesaisi ne kadar zaman daha sürecek? Bu ağır yenilmişlik psikolojisi yüklü Ermeni hasımlıkları alttan altan sonsuza kadar sürmeli mi ?
    Sevan hoca birazda hayallerini yazsa ne güzel olur? Nasıl bir dünya istediğini mesela anlatsın okurlarına :) Nasıl bir ülke hayal ediyor Sevan Hoca? Türkiye Cumhuriyeti yerine ismi değiştirilmiş Anadolu Cumhuriyeti mi olmalıdır ? Tüm Ermeniler Anadolu topraklarına gerimi dönmelidir ? Ermenistanla yeni Anadolu Cumhuriyeti birleşmeli yada sınırlar anlamsızlaşmalımıdır? Yada tazminat olarak Anadolunun yarısı Ermenistana verilmesi mi daha adaletli olur? Hani soykırım tazminatı olarak bu bedel yeterli olurmu? Türklerin ve vatandaşların tümünün yada çoğunluğunun kendisi gibi ateist olduğu.Dinin sadece folklorik bir olgu olarak saygı duyulduğu bir ülke hayali yok mudur Sevan Hocanın ?
    Yani birazda gelecek ve çözüm yolları konuşulma zamanı gelmedi mi? Eleştir,kavga et,hasımlık et ,hep muhalefet hep muhalefet bir yere kadardır.Sonra aşırı tekrardan mesajlar duyulmamaya ve önemsenmemeye başlar.Sıkılır ve sıkar altan alttan verilen mesajlar.Birazda kafasında ki doğruyu ve güzeli anlatsa da bizde bilsek.Çözüm nedir Sevan Hoca?
    Yoksa sadece farklı şeyler duymak isteyen rutinin tekrarından yorulmuş kalabalıkların yemesem de sofrada bulunsun cinsinden bir farklı meze olarak kalmak mıdır tercihi Sevan Hocanın? :)
    Esnaf ağzıyla ‘’pazar ola’’ sana desek olur mu? :)
    Saygılar ve aykırı bir beyin olduğun için teşekkürler :)
    (Sevan Hoca gibi en az 10 kişinin daha bu ülkeye lazım olduğunu düşünenlerdenim.Yazıları ve tutumunu çok sevdiğimizden değil.O yazdıkça daha özgür ve iyiye giden bir ülkede yaşadığımızı düşünüp mutlu oluyoruz. ) :)
    Saygılar...

    YanıtlaSil
  4. Daha düne kadar nüfusunun %25 ila 30’u gayrimüslim olan bir toplumda

    Bunlar uçuk rakamlar. Elimizdeki malumata göre, 20. asır başında gayri-Müslimler bugünkü Türkiye topraklarının toplam nüfusunun her halükarda %20'den altını teşkil ediyordu. 19. asırdaki gayri-Müslim nüfus patlamasından (19. asırda Osmanlı'da gayri-Müslimlerin hayat şartlarının Müslümanlara nisbetle gözle görülür derecede iyileşmesinin bir neticesi) evvel gayri-Müslimlerin bugünün Türkiye topraklarının toplam nüfusu içindeki nisbeti daha da azdı (%10 civarı). Tabii, bugünün Türkiye toprakları için geçerli bunlar. Mesela, Balkanlar'ın genelinde gayri-Müslim nüfus çok daha fazla nisbetteydi, ama Balkanlar'ın kahir ekseriyeti elimizden çıktığı için mevzu dışı.

    YanıtlaSil
  5. Bu milleti oluşturan müslümanların karşısında onların aleyhine olarak yer alan hemen hemen herkes gayri müslüm olunca sarılacak islamdan başka bir dal kalmaz tabii. Milli mücadele adı verilen oluşum öncesi veya sonrası hangi çıkarlar için hesaplanmış olursa olsun kazanılmasaydı bugün aynı zulümlere uğrayacak olanlar müslüman halklar olacaktı. Ermeni yahudi rum halkı değil. Kabullenemediğiniz türk milletinin ve müslümanların kazanması mı?

    YanıtlaSil
  6. Nisanyan, cumhuriyetin esas olarak türkiyede 19.yy sonunda başlayan burjuva devrimin kazanımlarının üzerine bir diktatörlüğün oturması olduğunu söylemiş oluyor... doğru da söylüyor... kemalizmin bir çeşit bonapartizm olduğunu söyleyen troçkistler de buna yakın birşey kastediyorlardı...

    YanıtlaSil
  7. milli mücadele'den rte'ye uzanan süreci de böyle birkaç temel izlekten ele alarak, kaynak atıflarıyla harmanlayarak irdeleyeceğinize yönelik sizden söz almak isterim. tarih şuurunu canlandıracak böyle konsantre, 'atsineği' metinlere fazlasıyla ihtiyacımız var.

    YanıtlaSil
  8. Peki abi yazınızın son paragrafıyla ilgili olarak cumhuriyet mitingleri , 2-3 yıl önce düzenlenen alternatif cumhuriyet kutlamaları, en son gezi olayları bunların hepsi muhafazakar kesimden ayrışıp alternatif cumhuriyet kurma eğilimi gibi gelmiyor mu size de? Ben isterim şahsen. Bunu isteyenlerin sayısı hiçte az değil bence.

    YanıtlaSil
  9. Çok güzel tespitler.. Ama Tayyip Erdoğan islamı kendi açısından rezil müşrik şekliyle yorumladı, sömürdü.

    YanıtlaSil
  10. Kardeşim öyle oldu ya da böyle oldu. Tamam oldu! Ne olacak? Ağlayıp duruyorsunuz? Erkek olaydınız da yaptırmayaydınız! Bak Bulgar'a, Sırp'a Yunan'a... erkek gibi savaştılar. Evet çok zulüm de yaptılar. Bebeleri de kestiler. Kadınların da ırzına geçtiler ama bir şekilde savaştılar. Siz ne yaptınız? Tarih boyunca yaptığınız gibi biri gelsin bizim yerimize savaşsın bizi kurtarsın diye beklediniz. Aman sizin ayağınıza kıymık batmasın! Eloğlu gelsin sizin için savaşsın!
    Yunan-Pers harplerinden beri siz böylesiniz. Yunanlar geldi Persler bizi kurtarsın, Persler geldi Romalılar bizi kurtarsın, Bizanslılardan Türkler bizi kurtarsın. Türklerden Haçlılar bizi kurtarsın...yeter ki bizim canımız acımasın, keyfimiz bozulmasın.
    Korkak zavallılar yok olmaya mahkumdurlar. Siz de öylesiniz.
    Türkler şöyle yapmış da böyle yapmış
    Evet yaptık ne olacak?
    Adam olaydın da yaptırmayaydın!
    Şimdi karı gibi ağlayın.
    Size o yakışır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çaremi var yardım istemekten başka.Anatolia her zaman doğu ve batının her türden çatışma alanı olmuştur fakat dinsel ve kültürel olarak Avrupanın bir parçası olmuştur taki lanet tarih olan 1071 e kadar. binlerce yıldır doğuluların ve arapların hayalini kurduğu şeyi .Doğudan gelen türk fars ve diğer Müslüman toplumların saldırısına ele geçirmesine ve bu toprakların karanlığa gömülmesine yol açtı 1071. İşgalin büyük bölümüde 1915 de tam olarak tamamlandı.Bakalım bu topraklar ileride nelere şahit olacak büyük bir Kürt ve Türk savaşıda bu toprakları bekliyor ve yeniden bir değişim geçirecek bu topraklar.Kimseye yar etmez bu topraklar kendini bunu tarihten ve görünen köy kılavuzundan iyi biliyoruz.Tama ermeniler Rumlar yani kısacası Hristiyanlar bu toprakların binlerce yıllık sahipleri yok oldular bir çok şekilde bakalım sizler ne halt eşeceksiniz tarih sahnesi sizleri nasıl becerecek.

      Sil
    2. tamam da bunlar niye gelip gelip insanları öldürüyor?katiller suçsuz da kurbanlar mı suçlu?

      Sil
  11. Bir tek gayrimuslimler baskaldirmis da, bizimkiler de islama sarilmislar. Bak su ise anasini satayim. Kürtler zaten 74te akillandilar dur biz arıza cikartalim dediler yoktan yere ilk defa degil mi? Suc size yazi hazirlayanda anasini satayim, elestireceksen once bir yanlis cumhuriyeti oku da oyle gel diyor adam. Butun bir kurulus surecini tek makalede inceleyemezsin cunku, adam bunun kitabini yazmis uzun uzadiya orneklerle sayilarla kaynaklarla aciklamis bu isin neden boyle oldugunu. Ama birak acip kitabi vs. okumayi, adam 3 parcalik yazi serisini okumaya useniyor. Hatta bazi yorumlardan anliyoruz ki adam yazinin basligindan, girisinden, gelismesinden, sonucundan bunun 3 parcalik bir seri oldugunu algilayamayacak kadar sig zekali. Facebookta yazdiginiz gibi hocam, begenenler icin de gecerli bu anlamadan(okumadan) begenme/begenmeme/ovme/elestirme durumu.

    YanıtlaSil
  12. sevgili sevan abi,

    gani müjde yapmıştı aynısını da gerçi mustafa kemal'in hiç tablonun içinde olmadığı mustafa kemalin hiç var olmadığı bir türkiye nasıl olurdu acaba? engin birikiminle böyle bir yazı yazsan çok memnun olurdum açıkçası.

    YanıtlaSil
  13. Sevan Ahparigi bilmem ama bence super olurdu.l Adsiz adasim :)

    YanıtlaSil
  14. Tùy Cortrando13 Kasım 2013 02:00

    Sevan hocam, siz (hilafetçi dinozor) Kadir Mısıroğlu'nu zikretmişken, ben geçenlerdeki konuşmasını seyrettim (bütün konuşmaları ve kitaplarını tavsiye ediyorum zaten) Mustafa Kemal'in hangi istihbaratla (ve planla) Mustafa Suphi ve yoldaşlarını imha ettiğini anlatıyor. Hatta onların ayaklarına taş bağlayıp Karadeniz'e inkaa eden Yahya Kahya'nın bizzat korumalığını yapan Celep Mustafa'dan, gençliğinde Trabzon'da hikayeyi dinlemiş:

    http://m.youtube.com/watch?v=CM4gKE5ei_s&guid=&hl=en-GB&gl=GB&client=mv-google

    YanıtlaSil
  15. Túy Cortrando13 Kasım 2013 02:30

    Recep Maraşlı, Ayntab, Urfa, Maraş ve Kilikya(Çukurova) da Fransızlara karşı yerli halkın gerçekten kanlı bir direniş ortaya koyduğunu, ama bu direnişin sebebinin vatanperverlikten değil, Ermenilerin dönüp gasbedilen malını emlakini geri alma ihtimalinin halka verdiği korkudan dolayı olduğunu yazıyor. Hatta Fransızların orada asayişi temin için yarım milyon askere ihtiyacı olduğu hesaplanmış ama neticede 1. Harpte genç erkek nüfusunun %27'sini kaybeden Fransa için imkan dahilinde olamamış. Zaten ekseri Ermeni gönüllüleri kullanmışlar, ki o da direnişi kuvvetlendirmekten başka işe yaramamış.

    YanıtlaSil
  16. Dinciler aklinin onune dinlerini koyduklarinda gercekle aralarina perde cekiyorlarlasa Sevan nisan yanin yaptigi da ayni seydir. Akli ile duygulari arasindaki perde gercekleri gormesini engellemektedir. Yunanistan, Bulgaristan, Sirbistan nasil teror yaratarak bir parca toprakta bagimsizlik elde ettilerse Anadoludaki Ermeniler ve Rumlar da ayni seyi yapmak istediler.Onlari suclamiyorum . Onlarin yerine olsam ben de buytuk ihtimal ayni sekilde dusunurdum. Dusunsenize, Ingiliz imparatorlugu boyloe istiyor.Rus imparatolrugu boyle istiyor. Osmanli imparatorlugu herkesin gorecegi sekilde adim adim olume gidiyor. Rumlar Ermeniler baska nasil dusunsunler? O zaman dusunulemeyen tek sey Turklerin arasindan bir pasanin herkesi kendi semsiyesi altinda toplamayi basarip Rumlari ve Ermenileri tepelemeyi basarmasidir. Herhalde o zamanki Turkler icin bile bu bir hayaldi. Tabii Rusyanin savastan cekilmesi de bu basarida kritik rol oynamistir. Geriye kalan Sen beni kestin yok bu aslinda buyuk bir soygundu hikayeleridir.Ermenielrin daha cok kesilip katledildikleri dogrudur. Ama bir sor bakalim neden? Kavga eden taraflardan kimin nufusu daha az ve gucsuz ise o taraf daha cok zarar gorur. Bu buytuk soygundu hikayeleri Ermeni diyasporasinin en son yumurtlamalaridir. Buyuk soygunmus. Sanki Vandaki Elazigdaki terk edilmis Ermeni mallari milyon dolare ediyordu da bizim haberimiz yok.

    YanıtlaSil
  17. Sevan hocam birde şu 1922 İzmir yangını hakkında bildiklerinizi burada paylaşsanız çok güzel olur. kitaplarda bize hep Rumlar yaktılar dediler. kimisi de türkler yaktı diyor. çok merak ediyorum o olayın aslı astarı nedir.

    YanıtlaSil
  18. Hayır İslam etrafında değil de Ortodoks Hristiyanlık çerçevesinde mi örgütleyeceklerdi insanları. Zaten vatandaşın arzusu bu idi bir de tespit diye buraya yazmışsınız bunu. Ne kadar komik yahu. Allah müstahakkınızı versin.

    YanıtlaSil
  19. Sevan hocam, aslinda "yüzde doksandokuz nokta dokuzu..." seklinde ovunulur. Biliyorsunuzdur da, amerikanyadan aliskanlikla virgul yazmissinizdir. Virgullusu kulagi tirmaliyor.

    YanıtlaSil
  20. http://www.komunistzemin.org/yazilar/1/211/uluslasma-surecinde-devletin-din-politikasi/

    YanıtlaSil