23 Nisan 2014 Çarşamba

Kodeste Cumhurbaşkanı-toto

Geçen gün bir CHP milletvekili ziyaretime geldi. Sağolsunlar, ilgilenmişler. Cezaevi koşullarını konuştuk. Kalkarken, “Cumhurbaşkanı adayınız kim?” diye sordum. Henüz konuşmamışlar. “Haşim bey?” diye yokladım. Hiç düşünmeden “Yok canım, olmaz” dedi. Metin Feyzioğlu adı geçiyormuş, ama ona da sıcak bakılmıyormuş. 
“Mhp ile ortak adaydan söz ediliyor” dedim. Olabilirmiş, mantıklıymış. “Ayrı aday çıkarmak, Cumhurbaşkanlığını Erdoğan’a hibe etmektir” dedim. Onayladı. “Ortak aday olacaksa iki partiden de bağımsız biri olmalı” diye akıl yürüttüm. “Chp’liye Orta Anadolu oy vermez, Mhp’li biri de Chp seçmenini üzer. Kürtlerin de gönül koymayacağı biri olmasında fayda var” diye akıl yürüttüm. Hak verdi. “Kim olursa olsun, hukukun üstünlüğü, özgürlük, itidal mesajı verecek biri olmasında fayda var. Erdoğan’ı seven ve ona oy veren insanların birçoğunun da böyle bir mesaja sıcak bakacağına inanıyorum. Herkes yoruldu. O kesimin duyarlıklarını incitmeyen biri, mesela eşi başörtülü bir aday olsa, ilk turda alır gibi geliyor bana” dedim.
Ayağa kalkmışken oturdu. Not defterine dikkatle notlar aldı. Tokalaştık, öpüştük, gitti.
Üç ihtimal geliyor aklıma.
Birinci ihtimal, Chp’nin kafası karışık, telkine açıklar.
İkinci ihtimal, plan hazır, adaylar yıpranmasın diye susuyorlar.
Üçüncü ihtimal, en kuvvetlisi, ben saçmalıyorum.
 İkinciye ilişkin, 1973 ve 2000 seçimlerini hatırlayın derim. Faruk Gürler ve ikinci kez Süleyman Demirel, son güne dek banko görülüyordu. Ne oldu?


*

Benim düşünebildiğimi elbette Erdoğan ve kurmayları da düşünebiliyordur. O yüzden Köşk’e aday olmama ihtimali, genelde zannedildiğinden daha ciddi bir şekilde masaya konmuştur. Lakin, başka bir çıkış yolu da görünmüyor. Gül’ün bir beş yıl daha orada vakit kaybetmek isteyeceğini sanmam. İkinci sınıf bir adamın ise, %43’ü bile bulması hayal. Erdoğan o riski almak zorunda. Ve büyük olasılıkla, o riski alıp, adaylığını deklare etmeden, karşısına kimin çıkacağını bilmeyecek.
Aday olup yenilmiş bir Erdoğan başbakanlığı sürdürebilir mi? Gül’ün başbakanlık hamlesini, partiyi bölmeden savuşturabilir mi? Bana sorarsanız zor. Üç dönem kuralını gerekçe gösterip çekilmesi, belki de 2019 seçimine yönelik bir hazırlığa girmesi daha akla yatkındır.
 Giderayak kapsamlı bir af yasasıyla hem Kürt meselesini yola koymayı başarır, hem kendi yakın çevresini kaza beladan korursa oh ne ala, bize de bir kıyağı dokunmuş olur belki. 

2 yorum:

  1. İlk turda neyse de ikinci turda rte'yi geçebilecek adam yok şu anda piyasada. o yüzden mesele cumhurbaşkanı olabilmesi değil de, olmanın işine gelip gelmeyeceği, olmak isteyip istememesi.
    mevcut cb pozisyonunun yetkilerinin çok olduğu söyleniyor ama yine de meclis çoğunluğunu elinde tutan bir başbakan kadar güçlü olması mümkün değil. aslında mevcut durumda başbakan normal bir başkandan da daha güçlü.
    dolayısıyla, mevcut pozisyonundan daha avantajlısını yaratmanın yollarını arıyor olsa gerek ki bu da anayasa değişikliğinden geçer...
    Sonuçta nereye vardık? Başladığımız yerdeyiz; belirsizlik...

    YanıtlaSil
  2. Mehmet Bekaroğlu'nu düşünme ihtimalleri yok değil mi bu insanların, anlattığınız tanıma uyan bir o geldi aklıma. CHP adayı olarak kendisi de gelmek istemez tabii ama çatı adaylığı olursa?

    YanıtlaSil