17 Nisan 2014 Perşembe

Okuma Notları 2

“[Başbakan] 21. Yüzyıln dünyasında bizi milattan önce fi tarihinde Yunan site devletlerinde ortaya çıkan ilk demokrasi kırıntılarıyla yetinmeye davet ediyor.”

Fi tarihi, herhalde MÖ 508’de Kleisthenes’in rejimi olmalı. Tüm vatandaşların aktif ve eşit söz hakkına sahip olduğu, şaşılacak kadar özgür bir rejimdir. Gücün istismarına karşı hangi güvenceleri vardı, şimdi hatırlamıyorum.

*
“Alim, kalbini keşfedebilmiş, kalbine bilgi kadar aşkı yerleştirebilmiş, kalbini Rabbiyle tanıştıracak nefsini tanıyabilmiş, gönlü ile dili, tavrı, edası arasında samimiyet ihdas edebilmiş kişidir.” (R.T.Erdoğan)

Önemli bir söz. İlmin bir bilgi yığını değil, hakikat aşkı olduğunu, bunun da samimiyet, kendini bilme, alçak gönüllülük, riyadan arınma, özgürlük, eleştirellik, sorgulayıcılık, özeleştiri yetenğini vs. gerektirdiğini söylüyor. Batı eğitimi almış olanlarda oldukça yaygın hasletlerdir.

Çağdaş İslam aleminde, bu niteliklere sahip tek kişi olmaması neden acaba?

*

Rabb, Arapça’ya Arami – Suryani kültüründen alınmış kelimelerden biri.  Nihai kaynağı Yahudilikten. Bu hapis işi çıkmasa, bunun üzerine ufak bir yazı yazacaktım, olmadı. Burda, elimde yeterli başvuru kaynağı yok, bekleyecek.

*
Hakan Günday, Ziyan. Berbat bir roman. Askerlik ortamını anlattığı ilk bölüm güzel, etkileyici pasajlar var. Ama Ziya Hurşit hikayesi tam bir zavallılık. Övmüşlerdi Günday’ı. Dur bakalım.

3 yorum:

  1. Gel de Sevan Nişanyan'ı arama şimdi. İlmin bilgi yığını değil hakikat aşkı olduğunu, samimiyetle, eleştirellikle bağını, damardan girerek ve kalbe işleyerek ne kadar da sade açıklamış. Olan sana oluyor tabi ama,senin hapishanedeki varlığın, bir çok insan için de bu devletten, onu yöneten iktidar sahibi insanlardan bir bok olmayacağına delil.

    YanıtlaSil
  2. Keşke orda olmasaydın da biz de okuabilseydik. Çok sevmesem de seni her zaman yanındayım. Bu ülkede milyonlarca insanın kıskanacağı kadar delikanlısın.

    YanıtlaSil
  3. “There are three points of view from which a writer can be considered: he may be considered as a storyteller, as a teacher, and as an enchanter. A major writer combines these three — storyteller, teacher, enchanter — but it is the enchanter in him that predominates and makes him a major writer...The three facets of the great writer — magic, story, lesson — are prone to blend in one impression of unified and unique radiance, since the magic of art may be present in the very bones of the story, in the very marrow of thought...Then with a pleasure which is both sensual and intellectual we shall watch the artist build his castle of cards and watch the castle of cards become a castle of beautiful steel and glass.”
    Vladimir Nabokov

    Bizde bırak sihiri, alışveriş listemi yazdırmayacağım insanlar romancılık iddiasında. Ortaokul edebiyat dersinde kompozisyon ödevi yazan çocuk düşük cümle kursa notu kırılır. Bizim romancılarımız "çok" satıyor. Örn.Hakan Günday, Piç epub formatında sf.86
    "Eğer âşık olduğu kadın kendisinden, dostlarını terk etmesini istese ya da böyle bir teklif sunduğunda reddetse derhal kabul edeceğini düşünen Afgan, Cenk'in arkadaşlarına sadakatine hayran kaldı. "
    Ne diyelim, Bravo!

    YanıtlaSil