20 Haziran 2014 Cuma

Bir mapustan bir mapusa

15 Haziran tarihli Radikal2'de www.radikal.com.tr/radikal2/1000_gunluk_saflik-1197022 Balyoz tutuklusu askerlerden Yasin Türker'in iç burkucu bir mektubu çıktı. Etkilendim, kendisine bir mapusane mektubu gönderdim:

Değerli Yasin Bey,

Bugünkü Radikal2'de çıkan mektubunuzu içim burkularak okudum. Size adalet, ve onun gerçekleşeceği güne dek sabır diliyorum. Umarım bir an önce sevdiklerinize kavuşursunuz.

İtiraf edeyim ki, sizi tanımasam da, sizinkiler tutuklandığında üzülmeyenlerden idim. Darbe söylentilerine pek inanmasam da, TSK'nın patolojik hale gelmiş bir iktidar sarhoşluğu ve kibir şahlanması içinde bulunduğu aşikardı. Bunun, gerek toplumun bütünü, gerek şahsi güvenliğim için bir tehdit oluşturduğu kanısındaydım - tıpkı bugün, benzer bir iktidar sarhoşluğu ve kibir şahlanması içinde olan başkaları gibi. İktidar sarhoşluğunun, TCK'da yeri olan bir suç olmadığını biliyorum. Ama sizce, TCK'da yeri olan pek çok suçtan daha vahim toplumsal sonuçları olabilecek bir sosyal arıza değil midir?

Bunun tedbiri, ibreti alem için birtakım suçsuz veya yarı-suçlu insanların sorgusuz sualsiz tutuklanması mıydı? Sanmıyorum. O zamanlar, vicdanım dürtse de makul bulabilmiştim. Şimdi yanıldığımı düşünüyorum. Başkomutanlarınız haricindekilerin serbest kalmasını sevinçle karşılıyorum.

Org. İlker Başbuğ tahliye edildiğinde diledim ki, kendisine ve arkadaşlarına yapılan haksızlıklardan şikayet ederken, arada bir cümle ile de olsa, kendilerinin de bazı hataları olduğunu, "vatanı kurtarma" misyonunu abarttıklarını, bu uğurda bazen hakikatı ve hakkaniyeti gözden kaçırdıklarını itiraf etsin. İnanın, böyle bir söz onu büyütürdü. İki üç yıllık bu deneyimden, daha olgunlaşmış olarak çıktığına beni inandırırdı. Türkiye'nin bu kısır şiddet ve intikam döngüsünden bir gün çıkabileceğine dair, ufak da olsa bir umut ışığı yakardı.

O yapamadı, siz yapın. Merak etmeyin, günler tükenmedi. Önünüzde daha verimli yıllarınız var. Yanlış bir onur uğruna geçmişin hatalarına saplanmayın. Size yapılan zulümden söz ederken, acaba siz - şahsen olmasa da kurumsal olarak - zulme bulaştınız mı diye kendinize sorabilecek cesareti kendinizden esirgemeyin. Görecekseniz, çok daha etkili olacaksınız. Bugünkü mektubunuzu bin kişi okuyup hak veriyorsa, o zaman on katı okuyup alkışlayacak. Daha önemlisi, alkışlarken çaresizlik ve kırgınlıkla değil, umutla ve sevinçle alkışlayacaklar.

İnanın, öylesi sizin için de, bizim için de daha iyi.

Kolay gelsin, varsa koğuş arkadaşlarınıza selamlarımı iletin lütfen.

Sevan Nişanyan
Şakran 1 No'lu T Tipi Cezaevi
A-24


1 yorum:

  1. sizin de kompozisyon ödeviniz bu sanırım sevan bey. yakış tıramadım

    YanıtlaSil