1 Temmuz 2014 Salı

Sakız

Sakağı, halk arasında karakabarcık denilen ölümcül hayvan hastalığı. Fransızcası charbon (şarbon), İngilizcesi carbuncle. Ciltte kabarcıklarla çıkıyormuş. Türkçe *sakmak gibi bir fiilden türemiş olması lazım, ama böyle bir fiil bilmiyoruz. Daha doğrusu TDK Derleme Sözlüğü, Divanı Lugati Türk, Çağatayca Sözlük vb. elimizin altında olmadığı için bakamıyoruz.

Moğolca sağsay-k fiili varmış, "kabarmak" anlamında (aynı zamanda "tüylenmek"). Sağari "yara kabuğu" ve "nasır". Moğolca ile Türkçe arasındaki ilişki kafa karıştırıcıdır. Ortak köken ilişkisi var mı yok mu açık değil, yok diyen dilbilimciler bana daha inandırıcı geliyor. Ama eski bir tarihte, her halükarda MS 1. binyılın ilk yarısında veya daha önce, Moğolca Türkçe ile, daha doğrusu Türkçe'nin Oğuzca'ya benzeyen bir lehçesiyle çok yakın temasa girmiş; kelime hazinesinin yarıya yakını oradan almış. Türkçe'de kaybolmuş bazı kelimeleri o yüzden Moğolca'da bulabiliyoruz.

Ses eşdeğerliği kuralları var. Moğolca sağsay-k biçimi Türkçe *saksla-mak, sağari ise *sakız telaffuzunu verir. Sesliden önce kalın k Moğolca'da ğ olmuş, hatta modern telaffuzda tamamen kaybolmuş. (Bkz. alakan "kırmızı" > ulağan > ulan, Ulan Bator'daki gibi). Kelime sonundaki -ri daima Türkçe -z eşdeğeri.

Peki acaba sakal, "tüylenme, kabarma" anlamına gelir der miyiz?

7 yorum:

  1. Bu anlatım bunu demeyi doğal kılıyor..

    YanıtlaSil
  2. daha evvel nişanyan'ın arkadaş listesinde vardım.. çıkarmış beni.. 51 arkadaşımız ortak, meseleye ilgili ilgisiz.. ne alakası var demeyin.. bir yazısına yorum yazayım dedim öyle fark ettim. yapılamıyormuş arkadaş olmayınca.. her neyse ben de burada yazayım. (etimoloji sözlüğüne de giremedim üye olduğum halde, umarım oradan da engellenmemişimdir.)

    kısa bir yazı ama yine meseleler bulmuş çıkarmış sevan.

    "sakal"la ilgili yukarıda verdiği etimoloji doğru olabilir. öyle diyorsa...
    ama "sakal"ın neden illa "sak(mak)" diye bir fiile bağlanması gerekiyor anlayamadım. "sak" diye bir isim var malum, sakla(mak) fiilinin kökü olan. (sak'tan sakla- yani.) "sakal" bu gizlemek/saklamakla ilgili olabilir. ayrıca isimden isim yapan -al/el eki için yasal,güzel, oral, genel gibi örneklar aklıma geliyor ama fiilden isim yapan al/el ekine örnek aklıma gelmiyor.. vardır belki de.

    ayrıca "sak" kökünün ortak kök olduğunu sanıyorum, yani sak(mak) biçimi de var bunun, ikisi de aynı manaya dayanan. "sakınmak" diye bir fiil var çünkü. o da sak(mak)'tan sakın(mak) olmuş olmak icap ediyor.

    Sevan kendisi elinin altında DLT elinde olmadığını söylemiş ben bakıverdim. Kaşgarlı saq(mak) diye bir fiil vermiyor ama saqın(mak) fiilini veriyor ki bu yeterli bize.

    daha ilginç bir şeye rastladım. "saqaq" sözcüğünü veriyor Kaşgarlı. Çene manasındaymış."saqaq" türemişe benziyor. belki de bu "sakal" "çene"den geliyordur, malum Türklerin seyrek sakalları olurdu sadece çenelerinde.
    başka ilginç bir şey Kaşgarlı "saqalduruq" sözcüğünü veriyor."İpekten dokunmuş bir ip; düşmemesini sağlamak için başlığn kenarlarına dikilir, çenenin altından geçirilerek sıkıca bağlanır" diyor.

    "saqal" sözcüğünü vermemiş Kaşgarlı ama "sagalduruq" sözcüğünü veriyor. Nasıl? size de birleşik sözcük gibi gelemedi mi? "sakaldadurduran" gibi bir şey... olabilir.

    (yazdıklarımı okurken fark ettim ve vazgeçtim bu fikirden, bu "saqalduruq" "boyunduruk"la aynı olmalı. kesin. boyunduruk, öküzlerin boynuna takılan demir alet edavat. "saqalduruk" sakal/çene ye takılan ve başlığın kafadan çıkmasını engelleyen alet edavat.)

    eyüboğlu'na da baktım "sakal" için. "saqaq" (çene) tan gelmedir diyor..

    son olarak Sevan, sakız sözcüğünün etimolojisinde yanılıyor muhtemelen. Farsçada "segiz" diye bir sözcük var, bize ordan geçiyor. Ağaçtan alınan reçine demektir.

    sevan beni arkadaşlıktan çıkarmasaydı bunları söyleyecektim kendisine... kendisi cezaevinde olduğu sürece elimdeki imkanlarla her türlü araştırmada yardımcı olacağımı da ekleyecektim...

    YanıtlaSil
  3. gönderdiğim yorum direkt sevan nişanyan'a yönelk değildir. "her neyse ben de burada yazarım" derken yazıyı yayımladığım yer olan facebook türkçenin etimolojisi adlı sayfayı kast ediyorum... ama yazmışken bir de buraya ekleyeyim dedim... belki kendisine ulaşır diye..

    YanıtlaSil
  4. kafana saksı mı düştü. Sakıs, sakız.
    Saksı, sakal, sakar, sakat, sakarya, saklambaç, sakınmak.
    sa-ç, sa-kal.
    k-ıl, k-aş.
    a-kıl.
    sağmak, sakmak, sarkmak. Memeyi sarkmak > sağmak.
    Dal sarkmak.
    Sa, se, sı, si, so, sö, su, sü.
    Saks, seks.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "etimoloji ne değildir?" üzerine uygulamalı, örnekli bir açıklama.

      Sil
  5. Salih Düzgün18 Temmuz 2014 13:28

    " Sakırga " böceği var mesela, Çekirge gibi olabilir mi mesela. Sonra " Sağrı ". Bunlar aklıma takılanlar.

    YanıtlaSil