30 Ağustos 2015 Pazar

Hocam, Ne olacak memleketin hali?

Erken Seçimde ne olur?

Eğer aynı dört parti katılır (varsayım 1) ve eğer üçkâğıt olmazsa (varsayım 2) AKP’nin durumu zor görünüyor.

7 Haziran’da barış umudu henüz az çok canlı iken AKP Fırat’ın doğusunda %20-30’lara gerilemişti. Şimdiki durumda MHP ile CHP’nin liglerine düşmesi kaçınılmaz görünüyor. “kamuoyu yoklamalarına” fazla itibar etmeyin. Batı’da ve büyük şehirlerde az çok doğru sonuç veriyorlar, ama Doğu’yu sistematik olarak göz ardı ediyorlar.

Fırat’ın batısında, iki ay önce RTE’ye karşı oy verip de simdi fikrini değiştirecek kimse düşünemiyorum. Katılım 7 Haziran’da maksimumdaydı, daha artmaz. Aksine azalabilir, bundan da en çok AKP zarar görür.

Dolayısıyla, AKP açısından yukarıdaki varsayımları sorgulamaktan başka çıkar yol görünmüyor. O yollar da kolay değil mamafih. Mesela Doğu’da AKP-HDP elli elli olsaydı, HDP’yi bir sekilde elimine edip AKP’yi hükmen galip saymak bir yere kadar meşrulaştırılabilirdi belki. Ama artık değil. Yüzde yirmilere, hatta onlara düşmüş bir partinin Diyarbakır’da tüm sandalyeleri almasını kimse yemez.

Bir-iki puanı aşan sandık hilesinin bu devirde konforlu bir iktidar sağlayacağını düşünmek de hata olur.
Bence bunlar çözüm değil. Daha büyük oynayacaklardır.

HDP Seçimde ne yapar?

“Emanet oy” meselesinin abartıldığını düşünüyorum.  %13’ün 11,5 ila 12’si Kürt oylarıdır. Geriye 500-600 bin oy kalıyor. Onlar da radikal sol gençlik ile, toplam kapasitesi taş çatlasa yüz bin oy civarında olan medenî sınıflardan gelmiştir.

Kürt tepki oylarının bu sefer rekora gideceğinden şüphem yok. Solcularla viskicilerin eksilmesi için de bir sebep görünmüyor. Aksine, a) 7 Haziran’dan bu yana CHP’nin izlediği politikaya tepki duyan, b) 7 Haziran’da HDP’nin barajı aşacağına inanmadığı için oyunu esirgeyen bir miktar seçmen de bu sefer HDP’ye oy verebilir.

Tabii 1) Seçim olursa ve 2) HDP katılabilirse.

CHP, Koalisyon görüşmelerindeki yapıcı tavrıyla puan toplar mı?

“Yapıcı” dedikleri şey şu:
1)     Seçimden önce RTE’ye atıp tutan CHP, meğer onun partisiyle gerdeğe girmek için can atıyormuş.
2)     Üstelik bunu becerememiş, kırk saat toplanıp maval okumuş ötekiler gülmüşler.
Bunun pozitif bir şey olduğunu düşünmek için CHP’li olmak lazım herhalde.

AKP veya HDP’den sıkılan seçmen CHP’ye oy verir mi?

Neden versin? CHP bir umut, bir vizyon, bir çıkış yolu mu sunuyor? Günlük laf dalaşları dışında bir çözüm önerisi mi var? Memleketin en temel iki konusunda – RTE ve Kürt savaşı – insanları iyimserliğe sevkedecek bir mesaji mı var? Mayıs – Haziran 2013’te sabrı taşan insanlara söyleyecek bir sözü mü var?

Toplumun en verimsiz kesimine dinî bayramlarda birer maaş rüşvet vermek dışında bir öneride  mi bulunmuş?

Kılıçdaroğlu’na  “bu adam benim umutlarımı ve geleceğimi temsil ediyor” diyecek bir aklı başında kişi var mıdır ülkede?


Emeklilere ikişer maaş ikramiye vermek iyi bir şey mi?

Öyle bir şey her halükarda verilmeyecek, onun için boşuna konuşmayalım, diyebilirsiniz. Gene de düşünelim isterseniz.

Toplam maliyeti 25 milyar TL diyorlar. Ben 45 gibi hesaplıyorum, ama 25 diyelim.
25 milyar cülus bahşişi verilecekse, neden üretime ve yatırıma hiçbir katkısı olmayan bir kesime verilsin? Neden mesela yüksek teknoloji alanına yatırım yapacak – yahut, ne bileyim, film çekecek, Afrika’ya hastane kuracak, yıldız haritası çıkaracak – 25.000 genç girişimciye birer milyon TL karşılıksız kredi verilmesin? Neden evde boş boş oturup çekirdek çitleyen Ayşe Teyze ile Muhittin Dayı kayırılsın, onların üniversite mezunu, aç ve hırslı yeğeni es geçilsin?

Düşünürsen CHP’nin bütün problemi buradadır. Gelecek vizyonu yok. Cesaret yok. Ufuk yok.

Erken seçim olur mu?

Ne gerek var?

Topla meclisi, HDP milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldır. (MHP destekler, belki CHP de kıvırtır). Üç beşini tutukla. Öbürlerinin meclisten çekilmesini bekle. Meclis tam sayısı düşünce AKP çoğunluğa geçer. Hükümeti kurar. 2019’a kadar rahat rahat götürür. Basit.

Bu kadar kolay yolu varken neden zahmet etsinler, neden risk alsınlar?

Abdullah Gül?

Sıfır şans. Hayat boyu hiçbir risk almadan “koşulların olgunlaşmasını” bekleyen birinden liderlik beklemek makul değil.

Kürt süreci nerede döndü?

Tahminimce 6-8 Ekim ayaklanma provasından ziyade, Suriye sınırında entegre bir Kürt koridorunun oluşması ihtimaliydi dönüm noktası. Koridor, Türkiye’nin Arap dünyası ile direkt bağının kesilmesi anlamına geliyordu. Türkiye’nin böyle bir şeyi kabul etmesi mümkün değildi. Koridoru kesmek, PKK’ye savaş açmak demekti. Savaşa karar verildi.

[Hayır, esas mesele “Kürtlerin Akdeniz’e çıkması” değildi. Haritaya bak bir. Hatay’ı nasıl aşacaklar? İskenderun’u mu fethedecekler? Alttan tünel mi kazacaklar?]

Süreci noktalama kararı Eylül 2014 dolayında verilmiş olmalı. Belki birkaç ay daha göstermelik bir çaba sürdürülerek seçimin kazasız belasız atlatılması istendi. Seçimden hemen önce sürecin sonu ilan edildi. Seçimin ardından savaş açıldı.

Savaşı RTE mi çıkardı?

Sanmam. Muhtemelen kucağına düştü.
Hatta belki savaşı o çıkardı görüntüsü birilerinin işine geliyordur.

Türkiye bu savaşı kazanır mı?

İlk bakışta kazanır görünüyor. En azından PKK’yi teslim olmaya zorlayabilir.

Soru 1: PKK’nin sahadaki gerçek gücü ne kadardır? PKK yenilirse savaş biter mi? Yoksa Suriye’deki gibi, ortaya birbirine benzemez –ve çoğu islami kisveli- kırk tane gerilla gücü mü çıkar?

Soru 2: Asker aklı düzensiz savaşın dinamiklerini kavrayabilir mi? Emir-komuta ve tümen hesabının ötesine erer mi? Amerikalılar, hayranlık duyulası rasyonelliklerine rağmen Vietnam’ı, Afganistan’ı, hatta galiba Irak’ı yanlış hesapladılar. Bizimkilerin daha iyi hesap yaptığından emin misiniz?

Soru 3: Osmanlı’nın hesabı, Yunanistan’da, Sırbistan’da, Bulgaristan’da, Arnavutluk’ta, Arabistan’da tutmadı. Sovyetler Birliği yürümedi, Yugoslavya yürümedi, Çekoslovakya bile yürümedi. On küsur milyon Kürt’ün, bu devirde, rızaları hilafına Türk yönetiminde tutulabileceğine aklınız yatıyor mu?

Belki de bu aşamada kim kazanır hesabını bırakıp, kim ne kadar kazanır ne kadar kaybeder diye düşünmeye başlamanın zamanı geldi. Şırnak ile Hakkari ne olur? Nusaybin ne olur? İşin ucu Van’a kadar dayanır mı? Van karışırsa İran ne der?


Yeni konularımız bunlar olacakmış gibi geliyor bana.

16 yorum:

  1. Pkk doğu ve g.doğuda araç yakiyor,işyeri yakiyor,insanları katlediyor.herkes korku ve panik içinde ve hatta bölgeyi terkedenler var!bütün bunlara rağmen kürtler yine hdp ye oy verecekse,versin zaten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nazmi Bey, argümanınız aşağıdaki iki seçenekten birisi gibi olsaydı (gerçekleri yansıtsa veya yansıtmasa, sadece mantık açısından) haklı bulabilirdik.
      1: Pkk doğu ve g.doğuda araç yakiyor,işyeri yakiyor,insanları katlediyor.herkes korku ve panik içinde ve hatta bölgeyi terkedenler var!bütün bunlara rağmen kürtler yine Pkk'ye oy verecekse,versin zaten.
      2.1: HDP doğu ve g.doğuda araç yakiyor,işyeri yakiyor,insanları katlediyor.herkes korku ve panik içinde ve hatta bölgeyi terkedenler var!bütün bunlara rağmen kürtler yine HDP'ye oy verecekse,versin zaten.

      Anlatabildim mi?

      Sil
  2. Hocam CHP konusunda yanılıyorsunuz. Emeklilere ikramiye vermek kötü bir fikir değil, çünkü emekli uzun vadeli yatırımlara girmez (ev borcu, araba kredisi vs), aldığı parayı harcar. Ben üniversite mezunu genç ve "yüksek teknolojili tarım" işine girmiş birisi olarak, emeklilerin meyve-sebzeye daha fazla para harcamasını desteklerim. Oradan gelen parayı yine ar-ge'ye yatıracağım örneğin. Yani biraz daha geniş düşünmek lazım.

    Aynı şekilde "al parayı 25 bin genç girişimciye dağıt" da yanlış bir yaklaşım. Türkiyedeki o genç girişimcilerin sıkıntısı para değil. (Ben de onlardan birisiyim). Orada kanunda bir takım düzenlemelere ihtiyaç var sermayeden ziyade. Onları da CHP'nin seçim vaatlerinde görebilirsiniz, "teknoloji kenti/bölgesi" gibi projeler efsaneydi. Yani vizyon konusunda, bu teknoloji, startup ve girişimcilik dünyasının göbeğinde olan birisi olarak söyleyebilirim ki CHP'nin vizyonu gayet iyi. Şu an müsait değilim ancak geniş bir vakitte güzelce açıklayayım bunları.

    Üstelik hepsini geçtim, bize gereken "o kadar da dindar olmayan" bir hükümet. Yaşanılabilecek bir Türkiye istiyoruz. E HDP'nin iktidar olma şansı olmadığına göre, en güzel alternatif CHP. CHP vizyonunda bir parti iktidar olmadığı sürece bana Amerika yolu gözüküyor. Belki 20 sene sonra geri dönerim.

    Ha bu söylediklerime rağmen, CHP'nin projelerine içim gitmesine rağmen, baraj altı kalmasın diye HDP'ye oy verdim. Erken seçimde de, yine HDP için uğraşacağım. Fakat yine de, özellikle teknoloji ve ekonomi alanında, HDP CHP'nin eline su bile dökemez. Sosyal konular da, rahatlıkla diyebilirim ki, bizim genç jenerasyon için bir problem değil. Ben gayet "Türk" birisi olarak söylüyorum bunu, gün içerisinde en çok konuştuğum iki insan İrlandalı, kız arkadaşım Japon vs. Yani bu "Kürt" meselesi bana (bizim jenerasyona) bir şey ifade etmiyor.

    YanıtlaSil
  3. CHP'ye taraflı yaklaşmışsınız, o tarafta alınan yol göz ardı edilmemeli. Ortada istemiye istemiye de olsa bir HDP-CHP sevişmesi söz konusu.

    YanıtlaSil
  4. Yüreğine, beynine sağlık olsun.
    Güzel düşün güzel olsun.

    YanıtlaSil
  5. Güzel bir yazı olmuş, zevkle okudum. Ancak yazınızda katılmadığım bazı görüşlere yer vermişsiniz.
    1. HDP'ye CHP'den sizin tahmininizden biraz daha fazla oy kaydığı kanaatindeyim.
    2. RTE'nin savaşı kucağında bulduğu şeklindeki varsayımınıza katılmıyorum. Bu adamı bu kadar güçlü hale getiren bunu küçümseyenlerle demokrasi savaşçısı masum bir adam gibi görenler oldu. Bu adam masum değil.
    3. Kürtler ile tarih boyunca önemli devletler kurmuş, yönetmiş; entellektüel ve kültürel olarak Türklerle falan da karşılaştırılamayacak Yunan, Yugoslav gibi halkları karşılaştırıp benzer tepkiler beklemeniz çok mantıklı değil. Hadi bu saydığım şeyleri göz ardı etseniz bile bugün kürt dediğiniz halkı oluşturan farklı kabilelere, mezheplere, lehçelere hatta daha da ileri gidiyorum dillere ve dinlere sahip toplulukların varlığını göz ardı etmemek lazım. Bunların gençleri kürt siyasi hareketinin rüzgarı ile şimdilik bir arada tek yumruk görüntüsü verse de iş ciddiye binince bu halkların her birinin feodal geleneksel yapısı ileride bu durumu nasıl şekillendirir, Yunanistan örneğinde olduğu gibi mi şekillendirir bunlara bakmak lazım. Kürtlerin içinde yetişmiş bir insan olarak deneyimlerim bende bu değerlendirmeyi yapmak gerektiği izlenimini yarattı.
    4. AKP'nin HDP'yi kapatma vs gibi işlere kalkışamayacağını düşünüyorum. Türkiye'de artık o günler bitti Sevan Bey.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  6. PKK'nın daha radikal islami Kürt örgütleri yeşermesin diye yok edilmediği tezini bir kere daha duymuştum.Adamlar Kandil'de otururken niye dokunulmuyor bunlara diye düşünenlere cevap olabilir :)

    YanıtlaSil
  7. Katesin rumuzlu arkadaşın 30.08.2015 tarihli yorumuna katılıyorum. (değil gülmekten, gerçekten. ..gercekten.)
    Şöyle ki: Yaşam Biçimi ve iş yaşantısı olarak o'na benzer 26 yaşında bir oğlum var. Sanki onunla söyleşiyor gibi oldum. Yalnızca oğlum HDP'ye değil, Ak Parti ye oy kullandı.

    YanıtlaSil
  8. Bu günkü manzarayı 1912 dönemine benzetiyorum. İTC- Taşnaksutyun, Akp-Hdp ilişkileri, çalışmaları çok benzer. İnşaalah tarih tekerrür etmez...

    YanıtlaSil
  9. Sn. Nişanyan merhaba. ODTÜ'de yapılan 1.Teoloji Sempozyum'unda bahsettiğiniz Kur'an'daki kelimelerin kökenleriyle alakalı kitabınız ne zaman çıkacak?

    YanıtlaSil
  10. Seçim sonrası ne yorum yaptığınızı merak edip blogunuza tekrar girdim ve bu yazınızı tekrar okudum İlk paragraftaki temel iki varsayım dışında tutan bir varsayımınız olmamış...Seçim sonuçları sonrasında AKP ve HDP konusunuda çok yanıldığınızı düşündünüz mü?

    YanıtlaSil
  11. Nişanyan hocam bütün Kürtleri ayrılıkçı ilan etmişsin. Seçimlere katılan Seçmen sayısı en fazla 45-50 milyonken bunun yalnızca yüzde 10 küsürü HDP'nin iken bütün HDP oyları Pkk destekçisi Kürtlerin oyu sayılsa bile en çok 5 milyon Kürt ayrılıkçı olmaktadır. Kalanların ayrılık düşüncesi yoktur, onlara kalsa oy bile vermeye gitmezler -ben de öyle- çünkü siyasal güç dengeleri her zaman çetrefilli ve karmaşık yapısıyla insanları kandırılmaya uygun konuma getirmektedir. İşlevsiz demokratik çoğulculuk düşünceleri yerine güçlü ve hızlı karar alma organları geliştirmiş istikrar üreten bir düzene gerek duyuyoruz. Yeteri kadar güçlü olursa farklılık yönetimini de başarıyla yerine getirebilir. Bizim de asıl gerek duyduğumuz o, TBMMdeki gibi herkesin kendi çıkarları uğruna kanun yapmayı ve hukuku araçlaştırdığı bir yapı değil.

    YanıtlaSil
  12. http://www.nasname.com/a/tek-secenek-bagimsiz-kurdistan
    Bu yazıya yapılmış şu yorum güzel özetlemiş;
    Bağımsızlık ilan edilse bile güçsüz bir devlet uzun süre ayakta kalamaz. Güney Kürdistan Türkiye'ye bağlı kalacaktır. Dünyaya açılan kapısı Türkiye'dir. Temelde petrole dayalı bir devlet uzun süre bağımsız kalamaz, güçlü bir devlet olamaz. Irak ve diğer Körfez ülkelerinin durumu belli, hiçbiri gerçek devlet değildir. Bu yüzden Kürtler devlet olmadan önce ve sonra yapısal değişikliğe gitmelidir. Bilgi üreten bir topluma dönüşmelidir. Bir sanayi devleti olmalıdır. Elindeki petrol gelirini de buna yönlendirmelidir. Yoksa diğer Arap devletleri gibi olur. Kürtler bağımsız, güçlü bir devlet olmak istiyorlarsa bunu hak etmeliler. Çalışkan olmalılar, eğitim seviyelerini artırmalılar, gençlerin çoğu üniversite mezunu olmalı. Dubai değil, Almanya örnek alınmalı. Toplumsal bilinç artırılmalı. Dünyadaki Kürtlerin bu konuda birbirine yardımcı olmaları gerekiyor. Kürtler ortak hareket etmesini bilmelidir. PKK Kürt gençlerini leninist bir ideolojiye kurban etmektedir. Rusya bile bıraktı bu ideolojiyi. Kürt örgütleri böyle aşırı ve radikal ideolojilerden uzak durmalıdır. Barzani'nin duruşu güzel bir duruştur. Hem dini radikalizm hem de komünizm gibi uç noktalara uzak ama Kürtlerin inanç ve toplum yapısına uygundur. Bu yüzden dünyada kabul görüyor. Ama halkın eğitilmesi, toplumun sanayileşmesi ve toplumsal bir gayretin tetiklenmesi gerek. Yöneticilere bu konuda çok görev düşüyor.

    YanıtlaSil
  13. Dokunulmazlıkların kalkması

    YanıtlaSil
  14. Dokunulmazlıkların kalkması ve diğer HDP lilerin terki gerçekleşecek sanırım

    YanıtlaSil