Monday, May 4, 2020

Aday, Şahnazar, Malkoç

Aday, Cem Dilçin’in ve TDK’nın kişi adları sözlüklerine göre “bir görev için önerilen kimse” anlamındaymış, yani namzet. Çek ediyoruz. 24 canlı örnek arasında bu manada isim alabilecek şehirli vatandaş iki veya üç kişi. Diğerlerinin hepsi Midyat ve Nusaybinli Süryani. Tabiatiyle kastedilen Hz. Addai ܐܕܝ : İsa’nın on iki havarisinden biri, Suriye diyarına Hıristiyanlığı tebliğ eden muhterem. Yunanca İncilde adı Thaddeos diye geçer, Ermenicede Tateos Թադէոս veya Tatos kullanılır. Hatta Hemşin’de adını oradaki eski manastır veya adak yerinden alan Tatos Dağı da var.
Demek ki neymiş? Dilçin ve TDK ve onların temsil ettiği zihniyet Türkiye nüfusunun %12 buçuğunu veya daha azını tanıyormuş.
*
Nazar adını taşıyan TC vatandaşlarının yarıya yakını Ermeni. Ermenilerde Nazaret adının kısaltımıdır. Yani Nasıra, Filistin’de İsa’nın memleketi olan şehir. İslamlarda ise ezici çoğunluk Kürt. Tahminimce nazar (“bakış, göz”) değil nezir (“adak”) kastedilmiş.
Keza Şahnazar. Tüm örnekler Alevilerin yoğun olduğu yerlerden geliyor. Sanırım Şahnezir, yani “Şah’a adanmış”. Şah burada Allah veya Hz. Ali anlamında.
*
Ayhan Başoğlu'nun Malkoçoğlu çizgi romanları sayesinde milli muhayyilede yer alan Malkoç adıyla ilk kez 1400 yılı civarında Sivas’ta vali olan Malkoç oğlu Mustafa Bey’de karşılaşıyoruz. Bu zatın soyundan gelenler Bulgaristan’daki Niğbolu ve Silistre’de 1500’lerin ortalarına dek dört beş nesil ali kıran baş kesen olmuşlar; akıncılıkla, yani şimdiki deyimiyle teroristlikle geçinmişler.
Malkoç nedir ve ne demektir bilen yok. Sanırım Franz Babinger ortaya attı, acaba Bosnalı Malkoviç’lerden midir diye. Malkoviç Sırpça “küçükoğlu”, yaygın bir soy adı, hatta Amerikalı aktör de var John Malkovich. Gerçek olsa hoş olurdu kesin. Fakat maalesef değil, daha doğrusu dayanağı pek zayıf. Malgaç diye bir unvan bazı Türk devletlerinde karşımıza çıkıyor; birkaç yerde de yer ve sülale adı. Onunla ilgili olsa gerek. Fakat anlamı ve kökeni muğlak bir kelime.
Bilginin nasıl virüs gibi “ürediğine” dair ufak bir örnek. Türkçenin ilk modern sözlüğü diyebileceğimiz Ahmet Vefik Paşa sözlüğü 1876 tarihinde malkoç için “akıncılar ocağı sergerdesi ve Niğbolu mutasarrıfı meşhur hanedan” demiş. 25 sene sonra Şemseddin Sami sözlüğünde malkoç “1. sabıkta akıncılar ocağının sergerdesi 2. meşhur bir eski hanedan”. Dikkat ediniz, iki tane rakam ekleyince anlamın nasıl kaydığını gördünüz mü? Vefik Paşa’da hanedan adı, yani özel isim; Sami Bey’de özel ada ek olarak bir unvan. TDK Türkçe Sözlük’e gelince (1955 basımı) soy adı gitmiş, geriye kalmış “malkoç: akıncılar ocağının başı”. Oysa ki yok öyle bir unvan. “Hilmi Bey seni malkoç tayin ettik, Zühtü Bey de malkoç yardımcısı” diye bir şey olmuyor.

16 comments:

  1. hocam moğolkoç soyadı vardır.Malkoç'un moğollarla bir alakası olabilir mi?

    ReplyDelete
  2. Sevan bey, maklkoçu Redhouse daha detaylı tanımlamış.

    ReplyDelete
  3. Suat Yalaz'ın Karaoğlan; Ayhan Başoğlu'nun ise Malkoçoğlu'nun çizeri olduğunu hatırlatmak isterim.

    ReplyDelete
  4. Sevan Bey merhaba,

    Türk Tarih Kurumu 3 tane akıncı defteri yayınladı. Defterlerden ikisi tek kitap altında "1472 ve 1560 Tarihli Akıncı Defterleri" olarak yayınlandı. Diğer defter ise "Mihaloğulları`na Ait 1586 Tarihli Akıncı Defteri" adıyla yayınlandı.

    İlk kitap maalesef ofisimde kaldığı için bakamadım ancak 1586 defterine bakabildim. İndeksine göre Malkoç ismi epey bir sayfada geçiyor. Belki bu defterler gerek bu isim gerekse başka isimler için çalışmalarınıza faydalı olur.

    ReplyDelete
  5. Malkoç→Malgaç

    Acaba bunun Balkaş ile alakası olabilir mi? Hatta Kazakistan'ın doğusunda büyük bir Balkaş gölü var. Türkçede malum B/M değişimi tipiktir.

    ReplyDelete
  6. Ayrıca diğer Türki dillerde pek çok Ç, Kazak dilinde Ş'ye dönüşür. O yüzden Balkaş ihtimali üzerinde durmak lazım.

    ReplyDelete
  7. Sayin Nisanyan,

    ta size katilmiyorum: "Keza Şahnazar. Tüm örnekler Alevilerin yoğun olduğu yerlerden geliyor. Sanırım Şahnezir, yani “Şah’a adanmış”. Şah burada Allah veya Hz. Ali anlamında".

    Bence burda kastedilen Sah Ismail'dir. Yuru Saha gidelim derken gercek Sahi kastediyorlardi. Cunki gercekten bir cok Turkmen (ve bazi Kurtler) yuruyup gidip Sah Ismail'e katildilar ki o gidenkisilerin gozunde Sah Ismail olaganustu bir kisilik/ varlikti.

    Ben islami litaraturde Allah'a Sah denildigini hic gormedim. Belki Hiristiyanliktaki tanrinin Kral olmasi meselesi ile karistirdiniz.

    Dengbej

    ReplyDelete
    Replies
    1. Baybora oglu KaraoglanMay 10, 2020 at 8:21 AM

      Dengbej kardesim,
      Sah Ismail'le belirtilen isimlerin baglantisi konusunda sana katiliyorum.
      Ama hristiyanlikta tanri kral degildir; Isa, tanrinin buyrugunu yeryüzünde gerceklestirmek icin buralara iner. Yani tanri bir tür Augustus, Isa ise bir tür Cesare olmakta. Gerci ben ne hristiyan, ne de müslümanim, ama anladigim kadariyla, bu olmadiklarim bu isten bunu anliyorlar.
      Selamlar

      Delete
    2. Dengbej

      Su paragraf bir Hiristian Kitaplar sitesinden alindtidir:
      "İncil kelimesi “iyi haber” anlamına gelmektedir. İncil tüm Kutsal Kitap’ın içinde yer almaktadır. Eski Antlaşma’da, İncil, Tanrı’nın kendi halkına vermiş olduğu ve tümüyle açıklanmamış olan vaadi idi. Yeni Antlaşma’da, İncil’in İsa Mesih aracılığıyla tümüyle açıklanmış olduğunu görmekteyiz. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’ya göre yazılmış olan müjdelerde, Mesih İsa’nın yaşamı ve öğretileriyle ilgili pek çok detay bulunmaktadır. Mesih İsa’nın hakkında konuşmuş olduğu şeylerin ana teması, İncil kitapçıklarında da verilmiş olduğu gibi, “Tanrı’nın krallığı”dır. Mesih’in kendisini ifade ederken özellikle kullandığı ifade “İnsanoğlu” ünvanıdır. Eski Antlaşma’da, bu kelimelerin birbirleriyle bağlantılı olarak kullanılmış olduklarını görmekteyiz."

      Delete
  8. Baybora oglu KaraoglanMay 7, 2020 at 8:59 PM

    Sevan Bey,
    Malkocoglu'nu benimle karistirmissiniz; Suat Yalaz benim yaraticim olup, Malkocoglu'nunki Ayhan Basoglu'dur.
    Selamlar

    ReplyDelete
    Replies
    1. Baybora oglu KaraoglanMay 20, 2020 at 10:08 PM

      Sevan Bey,
      Rica ederim.
      Ancak demissiniz, ama düzeltmemissiniz (20 Mayis, 20:53, CET, itibariyla).
      Tabii ister düzeltirim, ister düzeltmem de diyebilirsiniz, blog sizin, karar da asagi yukari size ait. Üstelik hata da yazdiginiz metnin konusuyla ilgisi olmayan bir anekdotta - böyle de diyebilirsiniz.
      60'li yillarin sonu ve / veya 70'li yillarin baslarinda TRT'de "Hangisi Dogru" adli bir yarisma programi vardi, hatirlarsiniz; oradaki "yalancilar" konuyla ilgisi olmayan bir anekdotta bir hata yaparlardi, o yüzden söylediklerinin gerisinin de dogru olmadigi anlasilirdi. Simdi diyeceksiniz ki, kardesim, bu bir blog, yarisma programi degil. Olabilir, ama yine de insanin icine bir kurt düsmüyor degil.
      Söyliyeyim, dedim.
      Selamlar (Terry Jones'un da selami varmis)

      Delete
  9. "Dilçin ve TDK ve onların temsil ettiği zihniyet Türkiye nüfusunun %12 buçuğunu veya daha azını tanıyormuş" demekle neyi kastettiniz? O isim sözlüklerindeki isimlere sahip insanlar Turkiye nüfusunun %12'sini mi oluşturuyor yani? Spektrumları o kadar mı dar?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Spektrumları aslında bir hayli daha dar, %3 civarı. 1934 yılından itibaren üretilen "Öz Türkçe" adların yaygınlık oranı bu kadar.

      Cehalet kavramına bizi götüren şu. 'Aday' diye bir ad görünce aklına sadece Cumhuriyetin yapay kültürü geliyor. Memlekette farklı kültürlerin olduğunu ve sayıca çok daha baskın olduklarını aklına getirmiyor.

      Delete
    2. Not ediniz, 'yapay' sözcüğünü kullandım. Yani biz de onlardanız. Lakin araştırmaya ve öğrenmeye çalışıyoruz.

      Delete
  10. Kemalist elit ve bürokrasi bana oryantalistlerin kötü bir kopyasını anımsatıyor. Aleviler hariç çoğu zaten balkan orijinli. Ülkeye yabancılar. Ve ülkeyi tanımaya çalışırken batılı bir oryantalist titizliğinde değiller. Sadece kibir benzer, mazruf farklı.

    ReplyDelete