13 Ocak 2013 Pazar

Türkiye haritalarından bir demet



Harita 1: 1960 itibariyle Türkiye'de Ermenice yer adları. (Tam boy için haritanın üstüne tıklayın.)

Harita Index Anatolicus sitesinden mekanik olarak üretildi. Her nokta bir yerleşim (kasaba, köy veya mezra) gösteriyor. Sadece İçişleri Bakanlığının resmi listelerinde geçen adlar göz önüne alındı. Sadece Ermenice olduğundan az çok emin olduğum adlar gösterildi. (Ermenice olduğunu tahmin ettiğim ama emin olamadığım yer adları bir bu kadar daha tutuyor; ama onları ekleyince coğrafi dağılım pek değişmiyor.)

Not 1: Bu harita "Ermeni köyleri" haritası değildir; Ermenice yer adları haritasıdır. İkisi farklı şeydir. Gösterilen yerlerin yaklaşık yarısı, 20. yy. başında Türk veya Kürt yerleşimi idi. Buna karşılık, Orta ve İçdoğu Anadolu'daki yüzlerce Ermeni yerleşiminin pek çoğunun sadece Türkçe adı vardı. Mesela Yozgat'taki 30'a yakın Ermeni köyünün hepsinin adı (baştan beri) Türkçedir.

Not 2: Sivas-Kayseri-Malatya-Ergani-Adıyaman-Maraş-Osmaniye-Adana kuşağı 11. yy'dan itibaren yoğun Ermeni yerleşimine tanık olduğu halde, bu bölgedeki Ermenice yer adları seyrektir. Bir başka deyimle, gösterilen adların çoğunluğu bin yıldan daha eski olsa gerek.

Not 3: İki yoğunluk alanının ortasından geçen Ağrı-Güney Erzurum-Bingöl kuşağı 17. yy'dan itibaren Kürd yerleşimine sahne olmuştur. Bu kuşakta bulunan Ermenice yer adlarının birçoğu, en geç 1828 göçünden sonra silinmiş olmalıdır.



Harita 2: Urartu Krallığı, MÖ 9.-7. yüzyıllar.

Wikipedia'dan kopyalayıp benim haritaya ekledim. 2500 yıl önce yıkılmış bir devletin sınırlarını belirlemek riskli şüphesiz. Bunun yerine, a) Urartu arkeolojik sitlerini ve, b) Urartu yazıtlarında zikredilen yerleri gösteren noktasal bir harita daha iyi olurdu. Ama öyle de yapsam dağılım pek değişmiyor.

Urartu yazıtları, "Urartuca" adı verilen ve pek iyi çözümlenememiş bir dildedir. Ancak bu olgudan, Urartu devletine tabi halk(lar)ın nece konuştuğuna dair bir sonuç çıkaramayız. [Mesela Macaristan'da 19. yy ortalarına dek tüm yazıtlar ve resmi belgeler Latince yazılırdı; ama bundan, Macarların Latin olduğu sonucu çıkmaz.]

Erzincan-Bayburt-İspir hattının Urartu egemenliği dışında kalmış olması ilgi çekici.


Harita 3: M 387 yılında Ermeni Krallığının Paylaşımı.

Bunu da Robert Hewsen'ın atlasından kopyaladım. Pembe olan alan Miladın ilk dört yüzyılında Arşakuni/Arsacid soyundan krallarca yönetilen Armenia krallığının sahasıdır. Palahovit (Balabitene) ve Dzopk (Sophene) gibi dönem dönem bağımsız olan beylikleri dahil ettim. Buna karşılık krallığa hiçbir tarihte tam bağlanmayan Andzit, Angeğdun, Nprgerd, Sanasunk ve Ardzn gibi dış beylikleri dahil etmedim. Hewsen'da idari birim, kale ve piskoposlukların da listeleri var. Onları kullanıp noktasal bir harita çıkarabilirdim belki.

Kırmızı hat 387 yılında Bizans ile Sasani İran'ı arasında yapılan anlaşmayla tesis edilen sınır hattıdır. Bunun batısında kalan kısım bu tarihte Bizans'ın doğrudan egemenliği altına gidi. Doğuda İran'a bağımlı kukla bir kırallık 421'e dek sürdükten sonra lağvedildi.

Pembenin batı sınırı Fırat nehridir. Fırat'ın Batı yakasındaki yoğun yerleşim hattı (Kangal-Eğin-Arapkir-Harput-Ergani) esasen bu haritadan yaklaşık 600 yıl sonra, Bizans'ın ikinci büyük yayılma dalgası sırasında oluşmuş gibi görünüyor.

40 yorum:

  1. keske hangi köyler oldugunu da yazsaydiniz. urfanin antep tarafinda kalan kismindaki köyü sanirim biliyorum :) eskiden beri söylerler bunlarin atalari ermeni diye.

    Not: ermeni köyleri haritasi olmadigi, ermeni yer adlari haritasi oldugunun farkindayim. Noktaya göre yorum yapiyorum ki bahsettigim köy tam olarak oralarda bi yerde.

    taskiran metin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. www.nisanyanmap.com 'a gir. Ermenice adı olan bir köy bul. (Mesela Bayburt'ta birkaç tık yapsan mutlaka biri çıkar.) Erm sözcüğünün üstünü tıkla. Hepsini bulursun.

      Sil
    2. Var halâ birkaç kod hatası, ama yeterince uğraşınca her şeye ulaşılabiliyor.

      Sil
    3. hocam urartuların çeçenlerin ataları olduğunu artık ilkokul çocukları bile biliyor.hatta bugunki yazıtlar çeçen dili aracılığıyla çozulmektedir.ermenilerin urartu devleti yıkıldıktan sonra geldiklerini strabon tarih kitabında belirtir. urartuları ermenilerin ataları olarak gostermek tarihe tecavuzden başka şey değil

      Sil
    4. yine de yazsaydiniz burada keske...

      Sil
    5. 1) İlkokul çocuklarının bildiği şeylerden ben korkarım. Atatürk'ün "babamız" olduğunu da bilirler onlar.

      2) Strabon "Ermenilerin Urartu devleti yıkıldıktan sonra geldiğini" nerede söylemiş? Bendeki baskısında yok. Strabon'dan 400 yıl önce Ksenofon "Urartu ülkesinin halkı Kardukhoi, Armenoi ve Khaldoi olmak üzere üç çeşittir" diyor.

      Sil
    6. hoca bu işleri geçte altın varmı sen ondan bahset artvin erzurum kars dolaylarında

      Sil
  2. Ismail Turgay13 Ocak 2013 03:20

    Sevan bey, mesela şimdilerde Urartuların dilinin "aglutinatif" yapılı olduğundan hareketle "Ural-Altay" grubundan olduğu söyleniyor. Türkler o tarihlerde bir şekilde Anadolu'ya gelip yerleşmiş olabilirler. Ankara Güdül'deki mağaralarda 5 yy'a ait Göktürk yazıtları bulundu. Öte yandan Ermeniler de Urartular bizim atalarımız diyorlar ama bildiğim kadarıyla Ermenice "Ural-Altay" dil ailesinden değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dört cümlede beş falso. 1) Urartu dilinin aglütinatif yapıda olduğu sadece bir tahmin, üstelik zayıf bir tahmin. 2) Olsa bile Ural-Altay kökenli olduğunu göstermez. 3) Kaldı ki, Ural-Altay diye bir dil ailesi olduğu tezi 50 senedir tedavülden kalktı, 4) Güdül'de Göktürk yazıları bulunmadı, ne idüğü belirsiz birkaç simge bulundu, birileri "ahanda Göktürk" diye heyecan yaptı. 5) "Ermeniler" Urartular bizim atalarımız demiyorlşar. Urartu dilinin Ermeniceyle alakası olmadığı apaçık belli.

      Sil
    2. Ismail Turgay15 Ocak 2013 01:18

      Sevan bey, Güdül'deki Göktürk yazıtlarını inkar etmişsiniz ama, o tarihlerde tam 40000 Göktürkün Anadolu'ya gelmiş olmalarına ne diyeceksiniz. Üstelik bunu da bizzat Ermeni olan ' Movses Kaghankavatsi ' yazıyor. Wikipedia'da ' Tong Yabghu Qaghan ' maddesine bakın ve görün.

      Sil
    3. Bahsettiğin 40000 kişilik olduğu söylenen (verilen rakam şüphesiz abartılı) Batı Göktürk askeri birliğinden bahseden kaynak Movses değil, Theophanes'tir. O birlik Anadolu'ya da Ermeni Yaylasına da hiçbir zaman girmedi. Birlik, Gürcistan'da Bizanslıların ve Batı Göktürklerinin Bizans liderliğinde ortaklaşa olarak Gürcülere karşı yaptıkları ve başarısız olacak olan Tiflis kuşatması için gönderildi ve daha kuşatma bitmeden Batı Göktürk topraklarına döndü.

      Sil
    4. Hepinize saygılar Arkadaşlar SİVAS İL merkezine 25 - 30 Km mesafede bir ermeni köyü ararım . MIĞIRLI isminde (belki şu anda iskan edimeyen , Terkedilmiş bir köy de olabilir )yardımınız olabilirmi acaba .

      Sil
  3. Ismail Turgay13 Ocak 2013 04:04

    Peki buna ne dersiniz, bugün Hürriyet te gördüm, şöyle diyor: Dağlık Karabağ ve etrafındaki 7 rayonda 277 Türkçe yer isimlerinin değiştirilerek Ermeni diplomasisi tarafından uluslararası alanda kullanılmaya başlanılması Azerbaycan yönetimini harekete geçirdi. Örneğin, eski Türk yerleşim birimlerinden Ağdam'ın ismi "Akna", Hocalı'nın "Ivanyan", Kubadlı'nın "Sanasar", Laçin'in "Berdzor", Cebrayil'in "Jrakan" yapıldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1) Belirttiğiniz Türkçe adların birçoğu 1960'larda Azeriler tarafından uydurulmuştu. Ermeniler eski (asıl) adlara geri döndüler.

      2) Ermeni rejimi faraza osursa, bu TC'nin sıçması için yeterli sebep midir?

      3) Ayrıca yazımda yer adlarının değiştirilmesi ile ilgili nasıl bir iddia gördünüz de bu saçma cevabı yazma ihtiyacı hissettiniz?

      Sil
    2. sayin hocam , ermeni - azeri gerginligi ve bize ogretilen sekliyle 'daglik karabag sorunu ' ( wikipedia dan baktigima gore ermenice Lernayin Gharabagh) hakkinda da bi zaman bir yazi kaleme alsaniz hic fena olmaz zira yazilariniz ufkumu gelistiriyor :-)

      Sil
  4. rize ve artvin'deki hemşin yerleşimlerinde de ermenice adlar az sayıda hocam.bu oralarda daha önceden yerleşim olduğunu ve ermenilerin sonradan geldiğini mi gösterir?bir de sizden daha kapsamlı bir anadolu tarihi bekliyoruz hocam mümkünse.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ermeniler Hemşin'e 8. yüzyıl sonlarında yerleşmişler. Ve evet, Anadolu'daki kadim yer adlarının çoğu bu tarihten çok daha eskidir.

      Sil
  5. Ben paluluyum benim, bir rivayete göre köyüm önceden Ermeni koyuymus ve zorla göçe tabi tutulmuslar koyumun adı veșin Ermenice bir manası varmıdır zira Zazaca veș güzel demektir bir bağlantı var mı yok mu merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  6. Bu bölücülük değil, bu bilim.

    YanıtlaSil
  7. Kahta'nin pembe alanin disinda kalmasini nasil aciklayabiliriz? Saydiginiz dis beyliklerin el emegi olabilir mi o sahana rölyefler?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kahta-Gerger 11. yy'ın ilk çeyreğinde Ermenileşmiş görünüyor. Belli ki Kommagene krallığı zamanından beri bir Ermeni unsuru varmış, ama egemen unsur muhtemelen Süryani imiş.

      Sil
  8. Cehaletimi mazur gorun. Ben Urartu uygarligi ile Ermenileri bir bilirdim. Degilse kafam karisti. Kim nedir? Acil İngilizce veya Turkce bir oneri kaynak. Su yasta kalkip tarih okuyacagiz tovbe estagfurullah. Rahatimizi niye bozarsin be guzel kardesim. Milli milli yasiyorduk. Sahi bir de Metin Milli vardi ama ona ne oldugunu sen bilmezsin herhal.

    YanıtlaSil
  9. Bu harita belki yardımcı olur Ermenilerin kat-i ammesi öncesi Anadolu'da Ermeni köyleri:
    http://www.armenianweekly.com/wp-content/uploads/2011/08/image001.jpg

    YanıtlaSil
  10. Nikitin Kürtler adli kitabinda Saagartalilar/Siirt ili. Hakkinda anlatiyor sh/46 orasi benim köyüm Kürtçe adi SAARTA sumdiki türkçe degistirilen adi ÇAYIRLiKÖY. Orda tümülüs var. Kral mezarlari da var ancak simdiye kadar burada hic bir arkeolijik calisma yapilmamis. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Yardimci olursaniz sevinirim. Selam ve sevgiler Mehmet Ünver

    YanıtlaSil
  11. Sevan hocam harita güzel,bir sorum olacak 1. soru,su çoruh vadisinde anlatilan Kipçak Türkleri denen (bence hayal ürünü) olan kavim gerçekten yasamismi yoksa bunlar müslüman olmus gürcülermi.2.sorum ahiska türklerinin kipçaklarla bir alakasi varmi,bu konuda çokça hayali olan vede kirzioglu destekli ögretiler mevcutta bir türlü orta dogru yok gibi bu konuda sevan hocam sizin arastirmaniz nedir.tesekkürler.

    YanıtlaSil
  12. Hocam merhaba.Yazınız çok güzel.Ben de Diyarbakır'ın Bağpınar(Zoğzunc) köyündenim.Sizin haritanızdan baktım bizim köyün adı Ermeniceymiş.Biz Hani'den göçmüşüz Zoğzunca ama dedemin anlattıklarına göre o sıralar devlet "Ermeni öldürmek sevaptır,öldüren cennete gidecek" milleti provoke etmişler.Bu çok acımasızca.Din denilen ayağı yere basmayan bir şey yüzünden masum insanlar katledilmiş.Yazık.

    YanıtlaSil
  13. harita (1) açık ve gayet anlamlı. harita (2) ve (3) ün bu haritalama işleminin ana kaygısı bağlamında ne demek istediği ise gözüme muğlak göründü. (2) ermeniler "urartular atamızdır demediğine" göre bu üstüste kopyalama ne anlatır ? (3) iran ve anadoluya hakim siyasi güçler arasıondaki sınır akamenidler den beri sağa sola oynayıp durmuş, osmanlı/ safevi güç dengesinde bugünkü halini almıştır. bu sinirin 387 deki konumunu bu haritanın üzerine yapıştırmaktan murad tam olarak nedir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En basitinden, adlandırmanın tarihine (eskiliğine) işaret etmesi açısından anlamlı. Çoğu insanın tarih ufku 20. yy başından geriye gitmediği için, yer adlarıyla 20. yy başındaki etnik durum arasında bir korelasyon bekliyorlar. Oysa 20 yy. başı Ermeni yerleşimleri haritası bundan çok farklıdır. İçdoğu Anadolu'da büyük yoğunluk vardır.

      Harita, en azından, Ermenice yer adları dağılımının önemli oranda 4. yy öncesine gittiğini kanıtlıyor. İlginç değil mi?

      Buna karşılık (eğer bilgilerimiz doğruysa) yer adları dağılımının MÖ 9 yy'daki siyasi durumla örtüşmediği görülüyor.

      Sil
    2. Üçüncü maddede haklısınız maamafih. 387 sınırını göstermenin burada pek bir anlamı yok. Prototip olarak kullandığım haritada vardı, gözüme ilginç geldiği için yapıştırdım.

      Sil
    3. A ;Ardahan'a bağlı Hoçuvan,(Hasköy) Bangis,Panik vb köyler mevcuttHocam ;öncelikle geçmiş olsun,dileğimiz bir an önce özgürlüğünüze kavuşmanız...sitenizi tesadüfen buldum,umarım ukalalık yapmamışımdır . http://www.yeniulkehaber.com/arya/3480-ardahan-in-eski-ve-yeni- koy-isimleri-.html..

      Sil
  14. Ben Anne tarafından Sivas, Akıncılar'danım. Köyümüzün adı "Abdurrahman" olarak geçiyor ama bu adı kullanan tek kişi bile bulamazsınız. Herkes eski adı olan "Telbiz"i kullanır. Haritada bir not olarak düşülmemiş, ben buradan yazayım istedim. Köyün geçmişi ile ilgili bir şey öğrenmek mümkün olmadı orası başka tabii.

    YanıtlaSil
  15. çemişgezek ve çevresinde yanyana dört köyün ismi dört farklı dilde olabiliyor(du). keşke o eski haliyle kalsaydı... benim mensubu olduğum şavak köylerinin de bir kısmı ermenice isimlere sahip, sınsor, noranik, baskuvan, komer, tıtenik... gibi. ayrıca şuna dikkat ettim, ermenice isimli yerleşim yerleri ekseriye alevi-kürt bölgelerinde... tarihte alevi-ermeni bağlarının nasıl olduğunu incelemeli,(incelenmiştir ki okunmalı...)

    YanıtlaSil
  16. hadi tarihi gercekleri aydinlatmak adina bilim adina, isa'dan onceki doneme gidelim hatta tufandan onceki doneme gidelim :) bakalim bu topraklarda kim yasamis hakimiyet kurmus ne dersiniz??

    YanıtlaSil
  17. Sayın Nişanyan ben Bayburt'un lusunk köyündenim. nişanyanmap' te lusunk'ta 1,5 km kadar batıda bir tepe üzerinde Aziz Grigor Lusavoriç manastırı bulunmaktaydı diyor. Bu manastır hangi tarihlerde var olmuştur, şuan kalıntıları var mıdır bilginiz varsa aydınlatırsanız sevinirim.

    YanıtlaSil
  18. Garip Orduda epey bir ermeni vatandaş vardır ama hiç isim geçmiyor.

    YanıtlaSil
  19. Bayburt da bizim köy iki dağın arasında. eski ismi yani ermenicesi çıpkınıs(ben araştırdım,çıpkınıs;iki dağ arası demekmiş.). yeni ismi kırkpınar.ermenice isimli bir çok köy var . danzut , zakzık, pigeyim, agpunus v.b.. 180 köyünde eski ismi var.

    YanıtlaSil
  20. merhaba sayın nişanyan acaba "aram, erah, argıl" adları ermenice bir kelime mi bunların anlamlarını söyler misiniz? teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  21. merhaba sayın nişanyan acaba "aram, erah,argıl" yer adları ermenice kökenli mi bunların kelime anlamları nedir? lütfen yazar mısınız teşekkürler

    YanıtlaSil
  22. 20 Aralık 1924: Kırkkilise mi, Kırklareli mi?
    Binlerce yıllık bir kültürün yok edilişi...
    Pazar, 19 Aralık 2010
    Marksist.org


    İttihatçılar, "Anadolu'yu Türkleştirme" projesine Ermenileri soykırıma tabi tutarak başlamışlardı. Hemen ardından 1920-24 arasında Anadolu Hıristiyanları neredeyse tümüyle yok edildi. Fakat İttihatçı/Kemalist ırkçılar/milliyetçiler için bu kadar da yeterli değildi; Anadolu'da Hıristiyanlığın tüm izlerini bir daha geri gelmemek üzere hafızalardan ve kayıtlardan silmeye çalıştılar.

    İttihatçı/Kemalist ırkçılar/milliyetçiler özenli bir çalışma ile Anadolu'da Hıristiyanlığı hatırlatan ne kadar isim varsa, hepsini birer birer "Türkçeleştirdiler" veya tümüyle ortadan kaldırıp, söz konusu yerleşim yerine yapay bir isim verdiler. Kırkkilise/Kırklareli olayı, bu uygulamaya başlangıç teşkil etmesi bakımından önemli bir örnek oluşturuyor.

    Bugünkü adıyla Kırklareli, gerçek adıyla Kırkkilise, 1367 yılında I. Murad döneminde Osmanlıların eline geçti. Bizanslılar zamanında Saranta Ecclesies /Saranta Eklasia olarak kullanılan şehrin adı, Hammer'in Osmanlı Tarihi'nde ve Edirne Salnameleri'nde "Heraklia Kırkkilise" şeklinde yazılıdır. Osmanlıların Rumeli'ye geçiş dönemine dair bilgi veren Feridun Bey, şehrin ele geçirilmesinden önce de Osmanlılar tarafından Kırkkilise olarak adlandırıldığını yazıyordu. Daha sonra da bu adın iki değişik şekilde Osmanlı kaynaklarında, kullanıldığı biliniyor. Kanuni Süleyman devri (1520-1566) kanunnamelerinde "Liva-i Kırkkilise" olarak geçiyor. Yine aynı döneme ait bir hükümde Mevlânâ Kırkkenise Kadısı ibaresi bulunuyor. Kenise veya kenisa, kilise demek olup, her iki yazılışa göre de Osmanlıların şehri Kırkkilise olarak adlandırdıkları açıkça görülmektedir..

    Bir kez daha yineleyelim, bu sadece bir başlangıçtı.


    YanıtlaSil
  23. 20 Aralık 1924: Kırkkilise mi, Kırklareli mi?
    (devamı)
    Hal böyle iken, İttihatçıların başlattığı Anadolu'yu Türkleştirme projesi çerçevesinde Anadolu'nun binlerce yıllık Hıristiyan halkına karşı eşi görülmedik bir soykırım hareketi başlatıldı. Önce Ermeniler devletin tüm imkânlarının seferber edilmesiyle, sistematik bir şekilde soykırıma tabi tutuldu. 1,5 milyon kadar insan katledildi, geri kalanı Suriye çöllerine sürüldü, Anadolu'da Ermenileri hatırlatacak tüm izler yok edilmeye çalışıldı.

    Birinci Dünya Savaşı yenilgisinin ardından ülke dışına kaçan İttihatçı önderlik, yerini aynı geleneğin takipçisi olan Kemalist önderliğe bıraktı. Kemalistler, Anadolu'yu Türkleştirme projesine ağababalarının bıraktığı yerden devam ettiler. Topal Osman ve benzeri çete lideri katilleri kullanarak Pontus Hıristiyanlarını ortadan kaldırdılar. Ardından da zaten geri çekilmekte olan Yunan ordusunu takip ediyoruz bahanesiyle, Anadolu'nun binlerce yıllık Rum halkını köklerinden söküp attılar. Bununla da yetinmeyerek Rumlara ve Ermenilere ait meskûn yerleri ateşe vererek, Hıristiyanlığın izlerini bir daha geri gelmemek üzere silmeye çalıştılar.

    Ama Kemalist ırkçılar/milliyetçiler için bu kadar da yeterli değildi. Cumhuriyeti kurdukları andan itibaren Hıristiyanlık kültürünün izlerini silmek için çalışmaya başladılar. Ermenice ve Rumca yer isimlerini "milli kültürümüze" aykırı oldukları gerekçesiyle değiştirmek için verdikleri ilk kanun teklifi, Kırkkilise isminin Kırklareli'ne çevrilmesiydi. "Milli kültürümüze" aykırı olduğu iddia edilen bu yerde 20. Yüzyıla kadar Bulgarlar, Rumlar, Yahudiler ve Türkler birlikte yaşıyordu.

    Balkan Savaşı sonrası Bulgarlar, "Kurtuluş Savaşı" sonrası Rumlar bir daha geri gelmemek üzere şehirden gönderildiler. 1934 Trakya Olayları'yla birlikte Yahudiler de bölgeden kovulunca, şehre aynı dönemlerde Balkanlardan gelen Müslüman muhacirler yerleştirildi ve İttihatçı/Kemalistlerin projesi tamamlanarak Kırk Kilise "Türkleştirildi".

    1924 yılında Kırkkilise Vilayeti'ne bağlı Mustafapaşa Kazası'nın lağvı ile ilgili bir kanun teklifinin tartışılması sırasında Zonguldak milletvekili Tunalı Hilmi Bey, kanun maddesinde geçen Kırkkilise ismindeki kilise tabirini eleştirdi. Bunun üzerine 13. dönemin Kırkkilise milletvekili Dr. Fuad Bey, şehrin adının halk dilinde ve resmi
    olmayan kullanımda "Kırklareli" veya "Kırklarili" şeklinde geçtiğini anlatarak, Kırkkilise isminin bu yönde değiştirilmesi için kanun teklifi verdi.

    Bu teklifle ilgili yapılan tartışmalar esnasında Ergani Milletvekili Kâzım Bey, Hristiyanlık izi taşıyan kilise tabiri bulunan bütün yer adlarının değiştirilmesinin lüzumuna inandığını ve bu gibi adların memleketin muhtelif yerlerinde bulunduğunu söyledi. Dolayısıyla ülkenin dört bir yanındaki "kilise" isimli yerleşim yerlerinin isimlerinin değiştirilmesi de karara bağlandıktan sonra, 20 Aralık 1924 tarihli kanun ile Kırkkilise, Kırklareli oldu.

    Bir kez daha yineleyelim, bu sadece bir başlangıçtı.

    Foto: 1912 yılında Kırkkilise'de bir araya gelen Osmanlı ve Bulgar heyetleri.

    Kaynak:
    Veysi Akın, Pamukkale Üniversitesi, PAÜ. Eğitim Fak. Derg. 1997,
    Sayı:2

    YanıtlaSil