3 Nisan 2013 Çarşamba

Akil adamlar


Memlekette şimdi âkil adam modası çıktı. Halbuki bunun aslı uzun â ve kısa ı ile âkıl’dır, isterseniz aakıl diye de yazabiliriz, yani عاقِل. Eski yazıda kaf’tan sonra esrenin /i/ okunmasına imkân ve ihtimal yoktur. Kef ile yazılan âkil آكِل “yiyen” demektir. Akilül lühum = etobur, akilül küll = hem et hem ot yiyen, yani omnivore.

Eski Anadolu Türkçesinde âkıl çok sık geçen bir kelimeymiş, Yunus Emre’de, Aşık Paşa’da filan her sayfada karşına çıkar. 20. yüzyıla doğru tedavülden düşmüş. 1930’lardan 1980’lere dek basında sadece âkıl ve bâliğ kalıp deyiminde geçiyor, “aklı eren ve büluğa ermiş” anlamında hukuk tabiri. ı’nın i’ye dönüşmesi acaba o deyimi kafiyelendirme alışkanlığından doğmuş olabilir mi? Âkil ve baliğ yazımına en erken 1944’te rastladım. TDK sözlüğünün 1945 ve 55 baskılarında yok, ilk kez 1966 baskısına akil ve baliğ şeklinde alınmış. Akil adamlar lafı 1995’te icat edilmiş.

Akıl kârı diye bildiğimiz deyimin doğrusunun âkıl kârı olduğunu Şemseddin Sami hatırlatmış. Kâr burada “iş” demek, elbette “akıl işi” değil, “akıllı işi” kastedilen. Bir de akıldane diye bir söz var, aslı uzun a ile âkıl ve dânâ, yani “akıllı ve bilgili”.

Âkıl’ın çoğulu ukalâ’dır عقلا “akıllılar” demek. Cümle içinde kullanılışı şöyle olmalı: “Sevan Efendi ukalâdan adamdır.” Yani “akıllılardan”.  

15 yorum:

  1. Sevan bey, gözünüzden kaçmış olabilir, Murat Bardakçı bunu birkaç gün önce köşesinde yazmıştı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevan Bey bunu çok önceden Kelimebaz da yazmıştı zaten. Hem kimin önce yazdığı değil ne ne dediği önemli olsa gerek. Umulurki Ukalâ ukalalık etmesin :)

      Sil
  2. Hocam, Yunus Emre de i ile "âkil" diyor ama, "ne âkilem ne divane..."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şefim, Latin alfabesiyle mi yazmış Yunus? Hangi baskısında?

      Sil
    2. cevap hoş olmuş :)

      Sil
  3. Alev ALATLI son kitabinin yarisini size ayirmis Sevan Hocam, okudunuz mu?

    Adnan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Menopoz kurbanlarının kötü romanlarına ayıracak vaktim yok. Şükür.

      Sil
    2. Şakirînden olmak ne güzel :)

      Sil
  4. Kabe imamlari -ve bilimum kaariler- ı degil i diye okuyorlar. yasin/68deki ya'kiluna bakabilirsiniz mesela. su sayfada ust sag ornek bir kayit dinleyebilirsiniz:

    http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=36&ayet=68

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arapça'da zaten teknik olarak "ı" diye bir fonem yok diye biliyorum. :)

      Sil
  5. Sevan bey, "Eski yazıda kaf’tan sonra esrenin /i/ okunmasına imkân ve ihtimal yoktur." diyorsunuz. "Hakikat" kelimesindeki iki "k" de "kaf." Sözlüğünüzde de "hakikat" olarak yazmışsınız. Bu kelimede neden "i" olarak okunuyor? Kaf'tan sonra gelen "vokal ye"den dolayı mı? Yoksa yanlış telaffuz "galat" mı olmuş? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. Kaftan sonra yâ harfiyle yazılan Arapça uzun î Türkçede /ıy/ veya uzun /î/ okunur (hakîkat, hakıykat). Kaftan sonra esre ile yazılan Arapça kısa i Türkçede /ı/ okunur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaftan sonraki Arapça uzun i Türkçede ne zaman /ıy/ okunuyor? Benim bildiğim her zaman uzun i (/î/) okunuyor.

      Sil
    2. kıymet, tıynet, gıybet, sıyga

      Sil
    3. Tabii ya... kıymet nasıl aklıma gelmedi?

      Sil