27 Nisan 2013 Cumartesi

Zapata konusuna devam: Bizden hayalet kaçmaz


Allah internetten razı olsun. Geçen günkü zapato/çabata mevzuu üzerine on düzine mektup geldi, çoğu hiç tanımadığım insanlardan. Beş-altı tanesi ciddi bilgilendirici idi. Öğrendim, aydınlandım; meseleyi çözdüm sanırım.

1. Çabata “hasır örgü ayakkabı” Kıpçak Türkçesine mahsus bir sözcük. Halen Kazan Tatarcasında kullanılıyor, yerel kültürün tanınmış bir unsuru. Buyur makale, “Çabataya medhiye ve mersiye”, uğraşırsan az çok anlaşılıyor. http://luiza-m.narod.ru/smi/tarih/12-chabata.htm [Kıpçakça: bugünkü Kazan ve Kırım Tatarcasının, Karaçay ve Balkarcanın atası olan Türk dili.]

2. Muhtemelen Eski Türkçe çapmak fiilinden türev. Bu fiil, çeşitli diğer anlamlarının yanısıra “kabaca dikmek, yamamak” anlamını taşıyor.

3. Türkiye Türkçesinde çapıt veya çaput, esasen “kabaca dikilmiş herhangi şey, yamalı bohça”. Halk ağızlarında “bezden veya hasırdan yapma ayakkabı” anlamı halen mevcut.

4. Tatarca sözcük Rusçaya чёбот veya чобот (çobot) şeklinde geçmiş. En eski yazılı kayıt 1486'ya ait.

5. Arapça sabata veya sabbata, doğru yazımı muhtemelen صباطة, “bezden yapma çarık, arkası açık pabuç”. Klasik devir sözlüklerinde (Kamus, Lane, Ahteri) yok. Ama Dozy’nin Supplement’ında var. Demek ki sonradan çıkma bir kelime. Arapçada /ç/ sesi yoktur; yabancı dilden alıntılarda daima sad (kalın s, ص ) yazılır. Arapçada /p/ sesi de yoktur; alıntılarda genellikle b veya şeddeli bb yazılır. Direkt Kıpçakçadan alıntı olmalı. Kıpçak Türkleri Memluk Saltanatı zamanında, yani 13. yy’dan itibaren Mısır ve Suriye’ye hakim olmuşlardı. Memluklar zamanında Mısır'da Araplara Kıpçakça öğretmek için yazılmış dört beş tane kitap var elimizde. O devirde Arapçaya geçmiş olmalı.

6. İspanyolca zapato ve İtalyanca ciabatta “önü kapalı arkası açık pabuç,” her iki dilde 1200’lerde zuhur etmiş. Arapçadan alıntı oldukları kesin. 1300’ler geçtir, ama 1200’lerin başı Avrupa kültüründe Arap modalarının en etkili olduğu dönem. [Eski İspanyolcada z harfi Arapça sad karşılığıdır, fıslamalı bir /s/ gibi söylenir. Modern İspanya İspanyolcasında /th/ halini alır, ama Latin Amerika lehçelerinde /s/ okunur.]

7. Fransızca savate “arkasız pabuç, çarık” keza 1220’lerde belirmiş. Arapçadan direkt veya İspanyolca vasıtasıyla alınmış olmalı.

8. Fransızca sabot “arkası açık tahta pabuç”, güneybatı Fransa lehçelerine özgü bir sözcük. İspanyolcadan alınmış olması kuvvetle muhtemel. Şehirli Fransızcasında “hırbo, köylü, taşralı” konseptinin bir tür simgesi sayılmış. “Je suis venu à Paris en sabots, et je ne l'ai pas oublié.”

9. Fransızca sabotage “sanayide kasıtlı olarak işi aksatma” tabiri ilk kez 1910’da Fransız demiryolu işçilerinin işi aksatma eylemi sırasında duyulmuş. Birçok kaynakta “demiryolu makaslarına sabo atıp bozdukları için” diyor, ama bu muhtemelen sonradan uydurulmuş bir açıklama. Daha güçlü olasılıkla “salağa yatma, köylülük yapma” gibi bir argo anlamdan türemişe benziyor. Bizde sabotaj en erken Mehmed Bahaeddin Bey’in 1924 tarihli Yeni Türkçe Lugat’inde geçiyor. 

3 yorum:

  1. Başka bir kelime sorsam: Olé ?

    Arapça 'allah'a bağlayanlar da var, germenic kökenli olduğunu söyleyen de (fransızca voilà gibi).

    Sizin fikriniz?

    YanıtlaSil
  2. Brezilya Portekizcesi'nde "sapato", Peru'da konuşulan Asháninka dilinde "sapato", Bolivya ve Şili'de konuşulan Aymara dilinde "sapatu", Paraguay'ın resmi dili Guarani dilinde "sapatú", İndonezyaca'da "sepatu", Venezuela'nın kuzeyindeki Aruba ve Curaçao adalarında konuşulan Papiamento dilinde "sapatu", Afrika'da konuşulan Bantu dillerinde "sapato"... Liste böyle uzar gider.

    Özellikle Portekizler kelimeyi çok geniş bir coğrafyaya taşımış, İndonezya ve civarında konuşulan dillerde kelimenin seyrine ayrıca bakmak lazım.

    YanıtlaSil
  3. Karadeniz ağızlarındaki 'çapula' da bu kökten sanırım..'Ayağımda çapula- Yola giderim yola'...

    YanıtlaSil