-->

19 Haziran 2018 Salı

Ama Sevan Bey, onlar törerist


Türkiye’nin en acımasız, en kanlı, en alçak terör örgütü şüphesiz TC adı verilen şer odağıdır. Milyonlarca masum sivilin ocağını söndürmüş, milyonlarcasını soyup soğana çevirip yurdundan kovmuştur. Yakın yıllarda bini aşkın köyü yakıp yok etmiş, halkını sefalet içinde sokağa dökmüştür. Koca kentleri tank ve uçaklarla yerle bir etmiş, çoluk çocuk ayırt etmeden binlerce silahsız insanı katletmiş, bir evin bodrumuna sığınmış aydın insanları lav silahıyla diri diri yakmıştır. Sırf bazı konularda farklı düşündüğü için, aralarında kendi Örgüt üyelerinin de bulunduğu yüz binlerce insanı zindanlarda çürütmüş, işkenceden geçirmiş, sokak köşelerinde öldürmüştür. Memleketin kültür ve vicdan sahibi insanlarını marjinalleştirmiş, en cahil, en zalim, en ahmak olanın her toplumsal düzeydeki iktidarını teşvik etmiştir. Elinde tuttuğu eğitim tekelini vatanmillet, şehit ve Viyana kapılarında çapulcu ecdadımız propagandası için kullanmış, mutlak cehaletle malul bir toplum üretmek için yüz yıl boyu insanüstü bir gayret sarf etmiştir. Bu terör örgütünü lanetliyoruz. Lanetlemeyene iyi gözle bakmıyoruz. Örgüte biat eden, onu öven, liderlerinin heykelini diken, gizlice veya alenen o örgütten emir ve talimat alan siyasi partilerin kapatılması ve yöneticilerinin yargılanması gerektiğine inanıyoruz. Üçü beşi asılsa ben şahsen sevinirim.
Zalime silahla karşı koymak tarihin her döneminde, her toplum ve her medeniyette meşru kabul edilir. Şiddete karşı şiddet meşrudur. Bu uğurda canını ortaya koyanlar, bazen tasvip edilmeseler de, her zaman saygıyla anılırlar. Daha önce yazdım: İnsanlık tarihinde meydanlara heykeli dikilen ilk sivil kişiler, devlet töreninin orta yerinde diktatöre suikast düzenleyen Harmodios ve Aristogeiton idi. Vakit geçip günün polemikleri unutulduğunda, Devleti elinde tutanların kahredici gücüne karşı kırık dökük silahıyla dağa çıkanlar daima kahraman olarak hatırlanacaktır. PKK’nin elbette hataları olmuştur, tartışılır. Ama Mandela’nın ANC’si hiç mi masum öldürmedi? Kuvayi Milliye çeteleri hiç mi köy yakmadı? TC’nin yüz yıldan beri dinmeyen katliamcı şiddetine göz yumup PKK’nin öldürdüğü birkaç sivili diline dolayanların dürüst olduğunu kimse söylemesin bana.
Liderinin heykeli elbette dikilecektir. Uzun vadede her zaman egemenin değil devrimcinin, güçlünün değil güçlüye kafa tutanın, Calut’un değil Davut’un heykeli dikilir. Çürümüş bir devleti yalanla, rüşvetle, zulümle, polis gücüyle, atalet gücüyle yirmi yıl ya da yüz yıl daha sürdürdü diye sonraki kuşakların hayırla andığı kaç kişi sayabilirsiniz tarihte?
HDP’nin “Türkiyelileşmesini” önerenleri asla tasvip etmedim. Üstü örtülü bir teslimiyet çağrısıdır. TC’nin sefil normlarına, söz düzeyinde dahi olsa, ayak uydurma davetidir. Tuzaktır. Varsın HDP “Kürt” kalsın, “yabancı” olsun. Türkiye koşullarında TC devletinin iğrenç söylemine boyun eğmeden de ayakta kalınabileceğini göstermek bu ülkeye yapılabilecek yeterince büyük bir hizmettir. Anlayan anlar; “Türkiyeliliğe” olmasa da Türkiye’ye ve Türkiye halkına sunduğu bu muhteşem ödülden ötürü HDP’ye teşekkür eder. Anlamayan da varsın nefretinde boğulsun.
HDP’nin “Kürtlüğünden” seçmenin bir bölüğü rahatsız diyorsun. Yüzde doksanı alelade ırkçı ahmaklıktır, tedavisi yok. Yüzde onunda diyelim ki bir haklılık payı olsun. Kürt dostlarımızın bazı kültürel eğilimleri – mesela aşiretçi dayanışma, ahlaki ve ailevi tutuculuk, öfkeye yatkınlık – kimilerini haklı olarak kaygılandırıyor olsun. [Başka yerleri bilmem, Ege bölgesinde lafını sakınmadan konuşan kime sorarsanız ilk duyacağınız şeyler bunlardır.] Peki, kabul...
Ama düşün: Türk siyasi tarihinde aşiret amigoluğundan, dar ufuklu kasaba yobazlığından son yılların HDP grubu kadar uzak bir zümre görüldü mü? Sırrı Süreyya gibi, Demirtaş gibi, Meral Danış Beştaş gibi, Pervin Buldan gibi, Osman Baydemir gibi, Garo Paylan gibi, Mithat Sancar ve Ertuğrul Kürkçü gibi, Figen Yüksekdağ gibi, Feleknas Uca, Leyla Zana gibi gibi dört dörtlük kişilik sahibi, cesur, esprili, “birey” olabilmiş, kelimenin gerçek anlamıyla “modern” olabilmiş şahsiyetleri öbür partilerin herhangi birinde – mostralık bir veya iki istisnayla – düşünebiliyor musun? Eskilerde, mesela AP veya ANAP’ta, yahut Atanızın meclisinde düşünebiliyor musun?
Demek ki mesele Kürt olmak veya olmamak değilmiş. TC ideolojisinin ve kurumlarının alçaklaştırıcı cenderesinden kurtulunca insanların ruhu ferahlıyormuş. Oturup beş dakika konuşunca “hah, işte insan gibi bir insan” diyeceğin insanlar kalabalığın içinden sıyrılıp öne çıkabiliyormuş. Siyasi kariyer, kasaba bezirganının en cahil ve en yüzsüzünün tekelinden kurtulabiliyormuş.
Düşün ki Kürtlerle onların dostlarından bu kadar kaliteli bir kadro çıkabiliyorsa, yarın öbür gün Türkler TC’nin ideolojik ve kurumsal kafesinden paçalarını kurtarıp HDP’ye eşdeğer bir parti kursalar neler olmaz.

100 yorum:

  1. Simdi, ayni frekanstan , ayni tur tepkiler yagmaya baslar; "bu yazi da biraz Kurt irkciligi olmuyor mu yani? " deyu. Sosyalizm urkutuculugu, biraz da ' nasil ' anladigimiza bagli sanki. Utopyalarin tartismasi da baska bir seviyeye tasiyor, deneyimlerin acilarindan , bal yapmayi ogrenmek gibi.

    YanıtlaSil
  2. Öcalan yakalanır yakalanmaz "Devlete hizmete hazırım" dedi. Pişmanlık yasasından faydalandı. Örgütün bütün şemasını, işleyişini, mazisini anlattı. Örgütün yüzlerce üyesinin ölümüne yol açtı (1999). Onuruyla ölüme gitmedi, kendi canını kurtarmak için devletle anlaşma yaptı. "Türkiyelileşme" nin mucidi kendisidir. (Youtube Öcalan sorgu görüntüleri) Kürtler içinde fesat ve iç savaş çıkararak (KDP - PKK çatışmaları) Kürtlerin bölgede güçlenmesini yıllarca engelledi. Mahkemedeki savunmasında Ziya Gökalp ve Mustafa Kemal'i övdü. Kürtler bunları kabullenmemek için ilaç verildiğine, kendi isteğiyle bunları söylemediğine inanmak istediler. Liderliği bırakmayarak kendisiyle birlikte Kürt halkını da İmralı'ya hapsetti.
    Bugün elde kalan, çakma bir peygamber ve ona iman eden cahil bir Ortadoğu halkıdır. Heykelinin yanına bunları da not etsinler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altına imzamı atarım, hele son iki cümle tam nokta atışı yapmış. Tabii lider derken tam olarak kim kasdediliyor, ona da açıklık getirmek lazım. Abdullah Öcalan, yapımcısının, senaristinin, rejisörünün başkaları olduğu bir filmde (en azından) başrol oyuncusuydu, bugünkü Murat Karayılan ve Cemil Bayık ancak dandik figüranlar olarak rol alabilirler.

      Sil
    2. Atatürk ve silah arkadaşlarının bir yanlışı varsa Öcalan'ın bin tanedir. Bir de gücü ele geçirdiklerini düşünün bunların vah o zaman Kürtlerin haline.

      Sil
    3. Karşı çıktığınız -HDP'nin "Türkiyelileşmesi"nin- tam da son cümlemizde "neler olmaz" diye ifade ettiginiz "yarın öbür gün Türkler TC’nin ideolojik ve kurumsal kafesinden paçalarını kurtarıp HDP’ye eşdeğer bir parti kursalar" önermesinden farkı ne ?

      Sil
    4. Yıllar boyu Kürtler, Ermeniler ve Rumlar 'a karşı ırkçı şekilde yetiştirildim gerek eğitim sistemi gerekse aile içi eğitimden kaynaklı olarak ancak Müslüman olduktan sonra ırkçılığı bir kenara attım ve ölçütüm iyi insan mı yoksa kötü insan mı oldu bundan dolayı kafatasçı, ırkçı söylemleri bırakmak gerekiyor. TC (Ergenekon) bizlere de çok zulmetti babam tam 2 yıldır sosyal hayattan alıkonuluyor gizli tanıklarla, iftiralarla, muhbirlerle babamı içeri attı TC(Ergenekon) savcıları . Bizim için devlet değil halk önemlidir halkların gönülleri bir olduğu sürece sıkıntı yok ancak siz devlet destekli, MİT destekli PKK'yi masum olarak gösterirseniz çok büyük yanılgılara düşer halkı ayrıştırırsınız. APO denilen TC destekli şarlatanın şu an nerede olduğu bile belli değildir eğer bu adam TC(Ergenekon) ‘ye cidden yanlış bir şey yapmış olsaydı ve devlet destekli olmasaydı bu adamı yakaladıkları an öldürürlerdi ancak devlet destekli olduğundan hem idam olmasına rağmen idam etmediler üstüne üstlük bir de bunun için idamı kaldırdılar hem de 4 yıldızlı otel konforunda bir cezaevi tahsis ettiler ve bu adam yaklaşık olarak 1-2 yıldır kayıp durumda hiç bahsi geçmiyor acaba TC destekli bu şarlatan serbest mi bırakıldı ? Sonuç olarak devlet yok halk var halkların gönülleri bir olduktan sonra her şey hallolur. Bizi ayrıştıran TC(Ergenekon) veya PKK gibi tek elden çıkan birbirinin ruh ikizi olan örgütlere fırsat vermemek gerekir ve PKK dediğiniz kanlı örgütü bile o çok kızdığınız terörist dediğiniz TC(Ergenekon) kurmuştur bir teröriste kızarken diğerini aklayamazsınız , ikisi de sistematik biçimde teröre hizmet eder bizim halk olarak görevimiz bu iki örgüte de prim vermemektir.

      Sil
  3. Türkler böyle bir parti kuramaz, algı çerçevelerine sığmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani halkların algı çerçeveleri var ve belli halklarınki daha geniş, belli halklarınki daha dar. Tebrik ederim, muhteşem bir ırkçılık karşıtısınız.

      Sil
  4. Yazıya güzel desem muhteşemin hatırı kalır. Olağanüstü diyelim biz...

    YanıtlaSil
  5. Ufkumuzu derinleştiren uzun zamandır okuduğum en hakikatli yazı.

    YanıtlaSil
  6. cennet gibi bir yunan adasındasın yay göbeğini, iç ouzonu, yap seksini (greek style), yaz kitabını be adam ne işin var anadolunun bitmez tükenmez kavgalarıyla diyesi geliyor insanın bir an :) götü kurtarmışsın işte bu çukurdan ulan :) sanki bir şeyi değiştirebileceksin bu diyarda. işte biraz bizim diyarın sol kökenden gelme entellektüellerinde olan naif bir umuttur bu.

    bi yandan da düşünüyorum ben de ölmekten bi dünya güzeli köyü kurtarsam, o köyü güzel yapılarla donatsam ve bunun bedeli olarak, kimse kaçak yapıdan içerde değilken,uyduruk bir gerekçeyle hapse atılsam herhalde öfkeyle dolardım.

    kürtlere gelirsek dağ halklarına özgü sertlik, clannish olma, aşırı hemşericilik gibi özellikleri genelde taşıdıkları söylenebilir. bu özellikler arnavutlarda da trabzonlularda da görülür. çok eski zamanlardan beri merkezi otoritenin minimum etkisi altında yaşayan dağ halkı olmalarından dolayı feodal düzenin kalıntılarını ve onun bir takım arkaik törelerini yaşattıkları görülüyor.bunlar tabii ki kürtlerin bir bölümü için geçerli.gayet görgü sahibi olmuş, meslek edinmiş, artık namusa takmış olmayan ciddi bir kürt nüfus ta çoğalıyor. dağdan gelenin, köylünün kente uyum problemi her zaman her devirde sorun olmuştur. bu, kürt olmayan erzurumlu için de geçerlidir. ülke çapında baya kürt kriminal tipler olduğu doğrudur. ama karadenizli mafya babaları da unutulmamalı.
    en güzeli artvin be kardeşim diyesim geldi yine dağlıdır köylüdür ama ne tipik rizeli,trabzonlu gibi agresiftir ne de aydınlanma yaşamamış kürt gibi yok namus yok kan davası gibi fuzuli töreleri vardır :) naif, kendi halinde insanlardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artvinliler iyidir. Sol da bayağı güçlüdür Artvin'de.

      Kürdlerin bazı temel kusurları var. İçinde yaşadıkları, denizi olmayan sert iklimli sarp coğrafyaları da bu kusurları arttırıp Kürdlerin daha parochial bir karaktere bürünmelerine sebebiyet veriyor. Görebildiğim kadarıyla Kürdler de bu realitenin az çok farkındalar. Şimdiye değin bir şekilde tanıdığım Kürdlerin 70%'inden "Türklerin 4 tane denizi var, bizim bir tane bile yok" yakınmasını işitmişimdir.

      1.si Kürdlerin ekseri İslama aşırı bağlı ve lüzumundan fazla dine düşkünler. Orta Anadolu halkı gibi yobaz değillerse bile umumiyetle bağnazlar. Kürdlerin geri kalmasındaki esas unsur kısmen budur.

      2.si Kürdler genel itibarıyle kindarlar. Bazen nesiller boyu süren fasid kan davalarının ardında yatan his irdelenmeli. Hatta ben PKK'nın güçlenmesinin de büyük ölçüde Kürdlerin kindarlığından kaynaklandığını düşünüyorum. Kan davalık olduğun devletse, başka türlü nasıl intikam alabilirsin?

      Sil
    2. namus anlayışı,kan davası,etc... 21. yüzyılda yeri olmaması gereken geleneklerden sıyrılmadan ve dinin (hadi en azından baskıcı/sınırlayıcı yorumundan diyelim) uzaklaşıp aklı özgürleştirmeden ne türkün ne kürdün çetin altan'ın deyişiyle dünya vatandaşı olması ve insanlığın ortak bahçelerine katkı yapması beklenemez.
      kürtlerin daha dağlı bir halk olmalarından dolayı arkaik bazı düşünce ve organizasyon biçimlerini terk etmeleri daha zor ve daha fazla zaman alıyor. türkiye eğer daha fazla doğrudan yabancı yatırım çeken,eğitim sistemi daha dünyayla bütünleşmeye yönelik olan bir ülke olsaydı daha kısa zamanda köylüleri ve lumpenleri kentli ve dünyalı hale getirebilirdi. ama hangi sistem gelirse gelsin bu yoğun genç eğitimsiz lumpen nüfusu adam edemez kısa ve orta vadede :)

      Sil
    3. @ cemil the greek lover 20 Haziran 2018 02:05

      Merhum Çetin Altan, Avrupa'yı ve Ortadoğu'yu hakikaten en iyi idrak etmiş Türk aydınlarından biriydi. Seneler boyunca Türkiye'nin en büyük problemlerini sayarken hep söylediklerinden ilk aklıma gelen şunlardır:

      1) Türkiye'nin oturmuş bir Burjuvazisi henüz yoktur

      2) Türkiye Sanayi Devrimi henüz gerçekleştirememiştir

      3) Türkiye nesiller boyu Cami parfümlü siyasetle, Kışla parfümlü siyaset arasında tıkanıp kalmıştır

      4) Yoksulluk ve Laisite, elele kolkola gitmez

      Sil
  7. Sadık Gündoğan19 Haziran 2018 19:34

    Vatandaş 'Törerist' yazabiliyorsa hala biraz ümit var bence. Geçenlerde internette dikkatimi çekti, Almancı MHPli/Erdoğancı bir arkadaş 'Tereruz' yazmış. Trajikomedyayı aslında Türkler icat etmiş olabilir.

    YanıtlaSil
  8. Yaz babam yaz. Tutan yok ne de olsa. Kürtler velevki kendi devletini kurdu. Devlet olarak halkına nasıl davranacak ? Nasıl bir devlet olacak bu? Mesela farklı dil din ırk dan olan vatandaşına neler yapacak. Diyelim ki a ırkı kürt devletine karşı ayaklandı silah çekti daga çıktı. Kürt devleti ne yapacak hay hay haklı mücadeleniz deyip toprak mı verecek yoksa silahlı mücadeleye mı girecek.
    Işte bunlar hiç hesap edilmemiş düşünülmemiş sorular. Hariçten entel entel gazel okumak kolay.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok zekice sorular. Doğrusu 60 senedir bunları düşünememiş olmam büyük eksiklik. Dantelime lanet!

      Sil
    2. bu soruya abdullah öcalan'in ortadogu'da türkmenler icin söyledikleriyle yanit verilebilir: "türkmenlerin, mutlaka kendilerine ait özerk bölgeleri olmali ve bu bölgelerinde silahli gücleri olmali. aksi halde, diger halklar tarafindan yok edilebilirler"

      Sil
  9. hdp'nin türkiyeleşmesi konusunda size katılıyorum. kürtler asli unsurluklarını bununla reddediyor olacak. bugüne kadar teröristleştirilen kürt milletinin, "bakın, biz terörist değiliz ha" sizdeniz demesinin bir ürünüdür bu kısır politika.
    kültürel anlamda kayıp yaşanmayacak bir sonuç doğursa da bu politika (kürdistan arzusundan uzaklaşmak), normalize edilmeye çalışılan kürtler tarafından yine bir gün büyük bir bıkkınlıkla reddedilecektir. yani pek tutmayacaktır. islamcı veya kemalist bir hükümet her halükarda kürtleri terörize edecektir. kürdistan bu yüzden gerekli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müstakil Kürdistan devletinin tesis edilmesini dünyada en fazla arzu edenlerden biriyim, Türkiye oraları vererek kendine en büyük iyiliği yapar ve artık çok daha rahat nefes almaya başlar. Fakat elindeki insan sermayesi ve talihsiz cografyasiyla orta vadede Afganistan'ın daha batıdaki versiyonuna dönüşmesi kaçınılmaz olan Kürdistan'ın beka şansı nedir? Realist olun.

      Sil
    2. kürdistan'ı simüle etme şansımız yok, ancak ön görebiliriz. kabil ile diyarbekir'i karşılaştırıyorsak bunu insanlar üzerinden yürütebiliriz. kabil'in insanı tutucu ve radikalliğe varıyorsa da belli konularda, diyarbekir'in, dersim'in veya mardin'in insanını bu konuda onlarla aynı kefeye koyamayız. bütün yönetimlerde "baba"lar belirir. (kuzey) kürdistan'da devleti yönetecek baba emin olun, dinî telakkileri göz ardı etmeyecek; ancak onu devletin başına konumlandırmayacak. bana göre kürdistan, afganistan'dan dinî bağlamda sıyrılacak. siz de emin olun ki, kuzey kürdistan'da radikal dinci kesim, yüzde beşi hadi onu geçmez.

      bu tür bir yapılandırma (ne laik ne islamcı bir devlet)bana güzel bir olasılık gibi görünüyor. bir şeyi denemeden ona korkuyla yaklaşmak, daha baştan olumsuz görmek ön yargı. kürtler, hayali cemaat devrini çoktan tamamladı, yeteri kadar soru da sordu devlete ve şimdi er ya da geç, bu tür bir yapıyı kurmak istiyor. bütün mesele bu.

      Sil
    3. @ ümit 21 Haziran 2018 15:35

      Bence de derhal kurulsun Kürdistan, sonuna değin taraftarım. Türkiye muazzam bir tümörden halas olur. TC'nin gram aklı olsa, Kürt illerini derhal bünyesinden çıkarır, hatta ilkin Kürdistan'ın kurulmasına yardım eder, sonra da yeni kurulmuş Kürdistan ile arasındaki bütün sınır hattı boyuna mayınlı araziyle güçlendirilmiş yüksek duvar çeker ve her kilometre başına kulelerin olduğu askeri gözlem noktaları kurar. Çünkü Kürdler birbirlerini öldürmeye başlayınca gene göç edecekleri yer TC.

      Sil
    4. Kürtler bağımsızlığa kavuşursa muhtemelen çok kan akar. Ancak zamanla demokratik bir yapıya kavuşmaları ihtimali Türkiye'den çok daha yüksektir.

      Fırat'ın batısı iki bin senedir Devlet'in kölesi olmaya alışmış. Doğusundakilerin özgürlükten hala biraz olsun haberi var.

      Sil
    5. Şu Laedri'nin iğrenç ötesi cevabıyla da neden Türk zihninin hiçbir sorununa hiçbir zaman çözüm bulamayacağı açıklanmış oldu. Aynı şahıs daha alttaki yorumlarda askerler için üzülmemenin ne kadar vicdansızca olduğu üzerine ahkam kesmekle meşguldü.

      Anlamadığım şey, bu memleketi kurulduğundan beri kendine Türk diyen insanlar yönetiyor, bu ülkeyi bok yoluna sürükleyenlerin hiçbiri ideolojik ya da kültürel olarak 'Kürt' değil gayet 'Türk', fakat hala bunu görmeden, utanmadan, sıkılmadan bunları düşünebilmeyi, düşünüp de inanabilmeyi başarabiliyorlar. Bu arkadaşlar Kürtleri hala Kemal Sunal'ın filmlerindeki saçma sapan "doğu" stereotiplerinde başlarında Barzani gibi ağalar ile yaşıyor zannediyor.

      Coğrafya işi falan da hikaye, bu devlet şu ana kadar yıkılmadıysa tek mantıklı sebebi milletin devlet algısı. Devletçilik psikolojisinin sonuçları; BÖYLE bir devletin varlığına ve mecburiyetine inanmaya alışmış, ekmek kapısı belediye kapısı olmuş, devlet torpili olmadan yoksulluk içinde boğulacak bir ton insan, tabi ki de çıt çıkarmadan oturacak yerinde. CHP'lisi AKP'lisi fark etmiyor, hepsinin içi hükümet koltuğunu gözlemekle meşgul beleşçilerle dolu.

      Sil
  10. Hocam,

    İsimlerini anıp cesur, birey ve modern atfettiğiniz kişiler maalesef ki bu iğrenç devletin resmi ideolojisinden milim şaşmayan şahsiyetsizlerdir. En popülerleri, dikkatle cilalanmış olanı Demirtaş bile Yalçık Küçük'ün iyi çocuk, Kemalist çocuk olarak nitelediği ve medet umduğu bir kişidir(!). Özünde hepsi birer Öcalan ve Kemaldirler. Modernlikleri, ekolojistlikleri, feministlikleri kandırmacadır, köpüktür. Tümü biat etmiş, iradesiz bedenlerdirler. Yüzbinlerce insanın uğrunda canını feda ettiği özgür, demoktrat ve birleşik Kürdistan fikrini çöpe atıp, MİT kuruluşlu bir parti içinde utanmadan [ ve yalancıktan! ] Trakya'nın, Ege'nin, Çerkezlerin, Lazların derdine düşmüş zavallılardır. En son ve somut örneği İmralı Görüşmeleridir. Açıp okuyabilirseniz Tanrılarının önündeki zavallılıklarını, ezikliklerini.

    Kritik yapacaksak şayet ve doğruluktan şaşmayacaksak kanalizasyonla birlikte sineklerini de dikkate almamız gerekiyor. Süzgeç kimseyi pas geçmemelidir. O zaman belki insanca yaratımlara kavuşabiliriz. Tekrar düşünmeniz dileğiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sözünü ettiğiniz kişilerin çoğunu şahsen tanıyorum. İmralı görüşmelerine bizzat katılanlardan da ayrıntılı bilgi aldım. Kusura bakmayın, önyargıyla bulandırılmış engin bir cehaletten mustaripsiniz.

      Sil
    2. Pekala hocam, tekrar düşüneceğim. Teşekkürler.

      Sil
  11. Benim (şahsi) görüşüm, PKK kötü niyetli bir terörist organizasyondur, nokta.

    Ha dersen ki PKK'yı korkak, vurdumduymaz, cahil, gerici ve dar kafalı TC devleti kurdurtmuştur, beslemiştir, kabartmıştır, azdırtmıştır, kanırtmıştır; katledilen masumların, işlenen cinayetlerin, göz göre göre zayi edilen milli servetin mesuliyetinin aslan payı Türkiye'de umumi cehaletten beslenerek idari gücü eline alan rezil soyguncu, vurguncu, hırsız, arsız, edepsiz, bencil, oportünist ve mütekebbir vicdansız zalimlerindir, ona da eyvallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Kötü niyetli" derken? İşgal gücünün asker ve memurlarını vurmanın "kötü niyet" olduğunu mu söylemeye çalışıyorsunuz?

      Sil
    2. Hayır. Sivilleri katletmenin ve Suriye'de Amerika'nın maşası haline gelmenin "kötü niyet" göstergesi olduğunu beyan ediyorum.

      Sil
    3. Kaldı ki, ikinci yazdığım paragrafı korkarım okumamışsın Sevan hocam.

      Sil
    4. TC terörüne karşı vicdanen net olmayan kişilerin ne kadar "sivil" olduğunu tartışırız.

      Yetmiş seneden beri ABD'nin maşası olmak dışında bir dış politikası görülmemiş bir devletin mensuplarının başkasını "ABD maşası" oldu diye karalamaları gülünçtür.

      Sil
  12. Sn. Nişanyan bu etnik ırk siyaseti dışında basma kalıp öğelerden keşke siz kendinizi çıkarabikseniz. HDP bugün kimlik siyaseti üzerinden devam ettiği takdirde kendini dar bir alana sokacaktır. Hdpye dostça bir yazı olmamış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimlik siyaseti içinde yaşadığımız dünyanın belirleyici bir faktörü olmaya devam ettiği sürece elbette kimlik siyasetini önemseyeceğim. Eleştiriyi anlamadım.

      Sil
    2. İnsanlara ulus devlet kimliğinin zorla dayatılmasıyla hiçbir probleminiz yok, bütün resmi ideolojisi bu kimliğin dayatılması üzerine kurulu olan, 95 yıldır bütün iç ve dış politikası da bu kimlik üzerinden şekillenmiş kırmızı çizgilerle yürüyen bir devleti hiçbir zaman sorguladığınız yok, utanmadan kimlik siyaseti yapmaktan bahsediyorsunuz, etnik milliyetçilikten bahsediyorsunuz. Türk milliyetçiliği etnik milliyetçilik değil, ama insanlar ben Kürdüm dediği zaman etnik milliyetçilik yapmış oluyor, he mi? Yıl 2018, hala bu mavala inanabiliyor ve hala inandırmaya çalışıyorsunuz aklınız sıra.

      Bütün çocuklara kimin tarihini anlatıyorsun ilkokuldan beri arkadaşım? Kürt çocuklarına Hunları, Göktürkleri, Uygurları tarihimiz diye anlat, on yıllardır devlet ağzıyla Azerbaycan'dan Xinjiang'daki Uygurlara kadar "soydaşlarımız" diye bahset, Irak'taki Suriye'deki Türkmenlerden "soydaşlarımız" diye bahset, Reis çıkıp "Türkmenlere yardım yolluyorduk o tırlarla, bırakmadılar" diye ağlarken bir yandan da "Kobani düştü düşecek" desin, ISIS'i Kürtlerin başına bela olması için destekle, Afrin'i işgal et, ondan sonra "Türk milliyetçiliği etnik milliyetçilik değil, vatandaşlık bağını tanımlıyor" diye saçmalamaya devam et. Hadi oradan. Yalancısınız, hem de aşağılık bir yalancısınız, 95 yıldır aynı yalanı utanmadan yutturmaya çalışıyorsunuz.

      "Kapsayıcı üst kimlik" diye dibine kadar etnik referanslı, baştan sona etnik bir milliyetçiliği dayatınca "kimlik siyaseti" olmuyor, "etnik milliyetçilik" olmuyor, insanlar bu dayatmaya karşı durunca kimlik siyaseti yapmış oluyor. Devlet nezdinde kimlik siyaseti yapıldığı sürece, bazı kimlikler devlet nezdinde makbul kimlik olduğu ve dayatıldığı sürece, insanlar kimlikleri için mücadele edecektir ve etmelidirler. Kimliklerle ilgili bir sorununuz olsaydı, hiç kimseyi değil, devleti dert edinirdiniz her şeyden önce.

      Sil
  13. yaziyi elestiriyorum sevan hocam. HDP'nin turkiyelilesmesi bana gore kurt sorunnun cozumunun ciddi bir parcasi. Kurtler disindaki turkiyeylilere sorunun ne oldugunu anlatabilmenin anahtari. Kurtlerin kamu alaninda esit muamele gorme, (orn. her seviyede ana dilde egitim, idari birimde anadili kurtce olan belli bir oranda insan yasayiorsa, kamu dairlerei, banka gibi yrelerde kurtce bilen eleman istihdami, sehir tabelalarin iki dilli yazilmasi), ozerklik ayrilik taleplerini dillendirebilme, ve isterlerse uygulamaya gecirebilme haklarinin normal, insanca yasamanin geregi seyler olmasina yardim edecek onemli bir adimdir. Turkiyenin aydinlanmasinin, aklin mantigin ve insnlaigin zorbaliga ve baskiya galip gelmesinin anahtaridir. Savas ve baski iklimde, iki toplum da geri kalmistir, kalacaktir. Hurafelere, paranoylara, zorbalara boyun egecektir, efsunlanacaktr. Kurt meselesi kurdun meselesi degildir ki, turkiyedeki herkesin meselesidir. Insanlara, fikirlerine sayginin geregini yerine getirmenin, iyi ve alahlakli toplum icin diger seylerden, -bu diger seyler en buyuk kutsallar dahi olsa- daha onemli oldugunun anlasilmasidir. HDP'nin turkiyelilesmesi demek bunlarin insanlar arasinda daha cok kabul gorebilmesi demek, ulkenin huzurlu-dirliginin anca gonullu vatandaslaik uzerinden saglanabilceginin anlasilabilmesi demek. Bu utopik turkiyede turk-kurt birbirinin gotuyle basiyle huzur icinde dalga gecebilir artik.

    Insanlrin toplumsal reflekslerinden kurtulmalari cok da zor degildir belki. Dillendirebimek iyi bir ilk adim.

    YanıtlaSil
  14. Filiz Kerestecioğlu ablamiz da iyidir.

    YanıtlaSil
  15. Sorumsuzca bir yazı. Günün ihtiyacına uygun değil. Provakatif bir dil. Bu dil hiç bir tarafa kazandırmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugünün at gözlüğü takmışlarına değil yarının tarihçilerine yazmak daha değerlidir.

      Sil
  16. İzmir’in ılık bir dağ köyünü Hakkari’nin, Şırnak’ın Van’ın dağ köyleri ile karıştırınca sonuç bu oluyor. Şirince’yi adam etmek kolay. Şirince’de kaya mezar yapmak kolay. Bunları doğuda yaptığınız zaman zaten bu söylemlerin hepsi boşa çıkacak. Ilık ege köylerinde matematik köyü olur. Siz önce ihtiyacın had safhada olduğu Hakkari’ye matematik köyü yapın. Oraya eğitim vermeye gidecek öğretmen bulun sonra bunları tartışalım. “Hariçten” gazel okumak kolay. Yıllardır takip ederim. Eğriye eğri doğruya doğru. İyi güzel konuşursunuz da peki niye Ege’de bütün bunlar? Doğu’da yapılsa TC mi engel olacaktı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşamımın bir dönemini Van Gevaş'ta bir kültür köyü kurma projesi peşinde geçirdim. Engelleri sizden daha iyi bildiğimden şüpheniz olmasın.

      Sil
  17. Biz Türklerin tarih kadar eski medeniyetini tahrip etmeye çalışarak, aşağılayarak kendi kültürünüzü var edemezsiniz. Bu şekilde hiç bir zaman hayallerinize ulaşamayacağınızı biliyor olmalısınız. Yazınızdaki derin öfkenin kaynağı da zannımca budur. Kendi tarihinizde kayda değer birkaç düşünür, şair, yazar, bilim insanı veya asker hatta devlet dahi bulunmadığından tutunacak bir dal bulamayıp biz Türklerin değerlerini yok sayarak bir noktaya varmaya çalışmak acınası bir durum. Elinizden geleni yapmaya devam edin. Ancak unutmayın ki Mustafa Kemal'in aydınlık yolunda ilerlemeye devam eden biz Türk Gençleri var oldukça ne 'arap tayfası' ne de günümüzde amerikan emperyalizminin doğal maşası olarak var olma mücadelesi veren etnik farklılıklardan beslenen orta çağ kafasındaki silahlı/silahsız örgütlenmeleriniz başarıya ulaşamayacağınızı. Turkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olacaktır. Kendi kültürünü bilmeyen entelektüel olamaz, câhil kalmaya mahkumsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkler? Medeniyet? Güldürme beni :)

      Sil
    2. Bir Türk olarak, yüceltmeyle bahsedilen "Türklerin değerleri" nelerdir bilmiyorum. Ben Türkiye'de yaşarken göremiyorum. Acaba yurtdışında yaşayan Türklere bu değerlerinden(!) dolayı, o ülkelerin insanları imreniyorlar mıdır? Dürüstlük? Çalışkanlık? Diğergamlık? Temizlik?
      Onlarca memleket gezdim, millet olarak hakkımızda müspet kanaati olan pek azdır.

      Sil
  18. ağır provokatif bir yazı. hiçbir yapıcılığı yok. akp döneminde aldığınız bu cesaret duygusunu en kısa zamanda terketmenizi öneririm. hdp'ye oy verecek bir türk olarak düşüncem şu ki hdp'ye oy verecek batılı seçmeni vazgeçirmek için ters psikoloji amacıyla yazdığınızı düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  19. "kelimenin gerçek anlamıyla “modern” olabilmiş şahsiyetleri" burda bastım kahkahayı. Bu yaşta bu nefret adamı kalpten götürür. Kaç yıldan beri Cumhuriyet ve Atatürk'ü eleştirdin üslubun dincilerden farklıydı bundan dolayı en dogmacı Kemalistlerin bile radarına girdin. Ama kendini kontrol etmekte sıkıntıların vardı.3-5 tane Kürt milliyetçisi müritten başka yoldaşın olmadı. En azından böyle demagojiyi bırakıp nefretini açık bir şekilde kusmanı taktir ettim doğrusu. Yazılarını birdaha hep böyle yaz ki ezilenlerin sesine kulak verip intikam ateşiyle yanan kişiliğini görebilelim.
    Artık tutuklanma ihtimalinde olmadığına göre kaleminin daha özgür olması gerek hadi gerçek niyetini ortaya çıkarma vakti. Canlı yayında bunları söylersem başıma dert alırım dediğin her şeyi söyleme vakti.

    YanıtlaSil
  20. İnsan doğasının güç ve iktidarla olan haşır neşirliğinin tarihini bilmezden gelen, mazlumun zalime dönüşümüne tarih sayfalarında ya da günlük hayatta defalarca rastlamamış gibi davranan, bir hayli kişisel şart, duygu içeren, eksik bir yazı. Zaten yapılmış yorumları tekrar etmeden devam etmem gerekirse, az gelişmiş Ortadoğu halkları ve onların putlarıyla bir arada yaşamaktan genel bir rahatsızlık duyuyor ve salt kötülüğün bu cahil, ideolojik ezberlerin hipnozunun etkisindeki azgınlığını tüm gerçekliğiyle yaşıyorum. Bütün kesimleriyle... TC kocaman bir zalim, kötülük odağı. Bu yönünü dünyadaki diğer devletlerle paylaşıyor. Ama daha az güçlü teoride daha az zalim olmuyor. Aşiret, ortak ahlak, bir takım 'ezilen ulus' hikayeleri ve nihai olarak İslam da irili ufaklı benzer zulümleri ve kötülükleri anında üretiyor. Öyle ki bu artık kötülük, kalabalığın hıncı bu topraklarda organize olmanın, bir araya gelmenin doğasını oluşturuyor. Devlet herkesin beynine tüm zehriyle sızıyor. Kimini budala bir tapıcı yapıyor. Ama nispeten kafası biraz daha çalışanı da kendisine karşı üretmek zorunda bıraktığı öfkesiyle ele geçirmemeli. Türkiyelileşme meselesinin Kürtlüğe verdiği zarara dair eleştirinizi kısmen haklı bulsam da, kürtlüğün, türklüğün ne ifade ettiği üzerine biraz düşününce politikanın nihai hedefi 'güce' eriştiğimizde senaryonun tıpa tıp aynı olmasının önünde hangi engeli gördüğünüzü merak ediyorum. Türkiyelileşme en azından evrensel ve nispeten 'yeni' bazı talepleri ve ötekileri de içine alıyordu. TC devletine -güya- karşı durmanın bile bu diğer taleplere üstün geldiğine hangi kıstaslarla karar verdiğiniz merak konusu. Çünkü klişe olacak belki ama; Güç el değiştirdiğinde senaryonun bire bir aynı olacağını bilecek entelektüel birikime ve tarih bilgisine benden fazla sahipsiniz muhtemelen.

    Son olarak alakasız olacak ama söylemeden geçemeyeceğim. Tarihe adını yazdırmış olmayı olumlu bir şey olarak farz etme hatasına düşmeyecek kadar aykırı bir insansınız. Benim okuduğum tarih düzenbazlarla, katillerle, yalanlarla, güç savaşlarıyla ve buna bağlı rezilliklerle dolu. Tıpkı sizin gibi günün nesnel ve duygusal koşulları öyle gerektirdiği için ikonlaşmış bazı kişileri tarihe adını yazma becerisi göstermiş olarak algılamanız bir hayli şaşırtıcı. Yazılarınızı keyifle ve ilgiyle okumaya devam ediyorum. Ama bazen af buyrun sırf ''Şu hususta külliyen yanılmışım.'' dememek için ya da çok fazla kişiselleştirdiğiniz için Türkiye'nin son 15 yılını yanlış okuduğunuzu düşünüyorum. Asıl yanıldığınız teferruatlar ve günlük siyaset unutulur, bıraktığınız eserler kalıcıdır. Onların samimiyetine zeval getirecek bir aşırılığa düştüğünüzü görmek istemem. Haddim olmadan, sıradan bir okurunuz olarak... Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı bence önyargılarınızın perdesini aralayıp bir daha okumayı deneyin. PKK'ye veya liderine ilişkin (TC Terör Örgütüne nispetle daha zararsız ve muhtemelen uzun vadede daha olumlu anılacak olması dışında) normatif bir yargı bulabilecek misiniz?

      Sil
    2. İtirazım yargınıza değil, nispetinize zaten. Tüm kötülükleri aynı nispetsiz, şartsız, günün hakim politik kabullerinden sıyrılarak şöyle geniş bir torbaya koyup çöpe atma kabiliyetini şu ülkede gösterecek %1'lik dilimde görüyorum sizi ve sizin gibileri. Sizden de nispete, öfkeye ve cehaletin tek taraflılığına dair eksik değerlendirmeler gördüğümde hayal kırıklığına uğruyorum. Belki siz haklısınızdır, belki dediğim gibi duygularınız kısmi bir körleşme yaratıyordur. Belki de sadece ben çok genç ve toyumdur. Hepsi olabilir.

      Sil
  21. öfke ile yazılmış bir yazı. pkk güzellemesi zaten tüm yazıyı bitiriyor. evet çok problemlerimiz olabilir ama bu yaklaşımlar ile başka bir canavar yaratmaktan başka bir yere varamayız.

    YanıtlaSil
  22. Hadi TC konusunda söyledikleri kabul diyelim, ki bir başkası da aynı mantıkla "yeni bir ülke kurulurken ne olmasını bekliyordunuz; elbette dersim olacaktı, koçgiri olacaktı" diyebilir, ama asıl sorun kandil borazanlarının piyasadaki tek "adam" oldukları görüşü. Bu biraz da ırkçı nefret kokuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sözünü etiğiniz "bir başkası" Sevan Nişanyan olabilir mi?

      Sil
    2. Elbette bunları siz de demiştiniz. Ama sorun bu şekilde şiddeti meşrulaştırmak ve masum insanların ölmesini normal göstermek değil mi?
      Gene de benim sorum farklıydı: Piyasadaki tek adamların kürt kökenli olduğu, "bir iki istisna dışında" diğerlerinde böyle bir grup olmadığı ve olamayacağı iddiası, ne bileyim, yahudiler hırsızdır, rumlar hafif meşreptir vs... demekten ne kadar farklı. Hem fazlasıyla toptancı, hem de ırkçı olmuyor mu?
      Gökhan Karahan

      Sil
  23. Nişanyan'ın politik içerikli nerede ise tüm yazıları gibi doğrularla eğrilerin harmanlandığı bir yazı olmuş. Ama adam son paragrafda gerçekten doğru bir saptama yapmış.

    YanıtlaSil
  24. Türk, Kürt, Islam,Kemal zincirleriyle bagli, sikistirilmis politika, partiler bir sonuca götürmez. AKP, CHP , iyi parti gecmisleri veya kadrolari ile bir sey vaadedebilir durumda degiller, HDP ve ortaya cikacak beznerleri, biri kapanir biri acilir sekline varliklarini sürdürmek yerine sayi olarak cogalmadikca alternatiflerin bu ülkede asla bir sansi olamayacaktir, meclise girmek yetmez, merkezi demokrasi bir sey cözmez ve kendini yönetme isini büyük ölcüde güclü yerel yönetimlerle halkina teslim etmeyecek hicbir iktidar, iktidarindan vazgecmeyecek bir iktidar asla huzur getirmez, tek derdi fanatikler üretmek olur ayakta kalmak icin baska caresi yoktur. Evrim mi ,devrim mi? Devrim tümden halk destegi olmadan ve bu liderlerle sonuca ulasmaz, tek yol evrim, ama bilincli sabirli, canli bir organizma olan partilerle yürür, üyeleri partinin hizmetkaridir, sözkonusu insana gerisi teferruattir diyendir..

    YanıtlaSil
  25. bir gunde 28 yorum. yazi provakatif ama amacina uygun. soylediklerinin dogru yada yanlis olmasindan cok soylenebiliyor olmasi onemli. Aslinda soylenemiyor ya... Nisanyan su an tr sinirlari icinde olsa muhtemelen tutuklanmisti. Yahut soylenin 3te 1ini tr'de herhangi biyderde linc edilmenize neden olacak. Bosverin nisanyan ne demis onemli degil, yasadigniz ulkenin bu soylenenlere refleklerini gorun ve titreyin. yasadiginiz ulke maalesef bu...

    YanıtlaSil
  26. devlete el kol haraketi olmaz...

    YanıtlaSil
  27. "PKK’nin elbette hataları olmuştur, tartışılır. Ama Mandela’nın ANC’si hiç mi masum öldürmedi? Kuvayi Milliye çeteleri hiç mi köy yakmadı? TC’nin yüz yıldan beri dinmeyen katliamcı şiddetine göz yumup PKK’nin öldürdüğü birkaç sivili diline dolayanların dürüst olduğunu kimse söylemesin bana."

    Ben, yalnızca PKK'nın öldürdüğü bir kaç sivili değil, öldürdüğü zorunlu askerlik yapan gençleri de diline dolayan biri olarak gayet dürüstüm Sevan'cım.

    İnsan beyni ve hayatı, evrenin 13,8 milyar yılın sonunda ortaya çıkardığı en harika, en değerli şey. Hiç bir dava/öfke/savunma insan hayatından değerli değildir.

    O "bir kaç (!) sivil"in her biri, kendi başına bir evrendi.

    Zulümün ilacı zulüm değildir. Zulümü ortaya çıkaran mekanizmayı sabırla ince ince sökmektir. İdamla, silahla olmaz o iş. Senin blogun, Demirtaş'ın tek TV programı 10 silahlı eylemden daha etkili. (Serbest piyasayı da unutmayalım, serbest piyasa hiç bir ordunun yapamayacağı değişimi gerçekleştirir.) Ergenekon'un korktuğu PKK değil, serbestlik, tartışma ve söz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Zorunlu askerlik yapan gençler" dediklerinizin büyük bir bölümü oraya adam öldürme şehvetiyle giden psikopatlardır. İnsanlığa potansiyel faydaları sıfırın bir hayli altındadır. Ava giden avlanır. Bence onlara acıyacağınıza, gerçek kahramanlar olan vicdani retçileri düşünün.

      Sil
    2. @ Sevan Nişanyan 20 Haziran 2018 15:17

      90ların en kanlı zamanlarında Dersim'de askerliğini yapmış olan Hayko Bağdat bile bunu söylemedi. Şurada 72. dakikadan itibaren dinleyebilirsin, hatta bence tamamını seyredin. Ne diyelim... gerçekten böyle düşünüyorsan sana da yazıklar olsun. Korkunç bir hayalkırıklığına uğradım sadece, üzgünüm.

      Sil
    3. @ Sevan Nişanyan 20 Haziran 2018 15:17

      Ve şunu da ilave edeyim ki HDP seçmeniyim, Haziran ve Kasım 2015'te de sandıkta HDP'ye verdim. Ama zorunlu askerlik yapan 19-20 yaşındaki çocukların da, sivillerin de cinayet işlenerek katledilmesini hoş görmeye gönlüm el vermez. Sevan hocam, kusura bakma fakat sen de TC kadar vicdansızsın!

      Sil
    4. Bu dediğin doğru değil. Ben askerliğimi piyade komando yaptım. Psikopat oranı her toplumda görülen kadar.

      Sil
    5. Vicdani retçileri de destekliyorum. Eee?

      Sil
    6. Bu yoruma gerçekten yuh Sevan bey. Kürdistan'a gönderilen birkaç kişi tanıdım, hiçbiri gönüllü olarak gitmedi. Hatta muhtemelen aykırı tipleri "Kanonenfutter" olarak çatışma bölgesine gönderiyorlardır (Sırplar öyle yapıyordu).

      Sil
  28. Sevan hocam Reel gerçekleri ve toplumsal ruh halini yazmış buda zorlarına gidiyor birilerinin, kafayı kuma gömmeler başlamış, Türkçü ve Kemalist tayfada ki Kürt düşmanlığı ve sevgisizliği, Kürtlerin modern bir toplum olup olmaması mevzusunu çoktan aşmıştır. En iyi Kürt ölü Kürttür Psikolojisinde hepsi.

    Asıl büyük olay ise Akp tabanı dediğimiz kara halk (Çomar) yığınlarının Kürt düşmanlığı beslemeye Uber seviyede başlaması olmuştur, aslın da bu da yeni değildir.
    Kürdistan hariç, İstanbul ve Anadolu da Kürtlerin ve Türkler'in günlük kullandıkları Kahvehaneleri ve Mahalleri,cafeleri bile her zaman ayrıdır. Bunları hiç görmezler vede gündeme getirmezler. Kürtler kalabalık bir topluluk olmasından mütevellit İller de ve kentlerde İlçe,semt ve garaj bölgeleri diye Türklerden ayrı yaşarlar ve sınırlar çoktan çizilmiştir.Bazen kentsel dönüşümün etkisi ile karışık oturumlar oluşur ve yine Kürtler apartmanı işgal etti diye yakınır Türki kesim !,Biri geldi mi hepsi gelir! diye söylenirler. İşte Türki medyada pohpohlanan bir arada ve kardeş gibi yaşıyoruz dedikleri de budur.

    YanıtlaSil
  29. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. De/da ayırmayı öğrenememiş bir insanın sağlıklı düşünmesinin imkansız olduğunu bıkmadan, yorulmadan hatırlatacağız insanlara.

      Sil
    2. Sadece de da'yı değil noktalama işaretlerinide bilmem.

      Bu mudur sorun?

      Yani söyleyebileceğiniz tek şey bu mudur? :)

      Sizi ciddiye alarak hata etmişim............

      Sil
    3. Sorunun kendisi değildir, ciddi bir semptomdur. Hiç şaşmaz. Yazıda özensiz olan düşüncede de şapşaldır, nüansları kavrayamaz, çıkarımları isabetsizdir. Oysa düşünce sanatının özü, kavramları ayırt edebilmektir.

      Sil
  30. Sevan Bey siz "çok affedersin Ermeni" idiniz değil mi? Yani "gayri-müslim" ? Yani AKP tabanı mentalitesiyle sorarsak "sünnetsiz gavur"? Ben biraz Celal Şengör gibi düşünüyorum. Türkiye'nin sorunu, Osmanlılık'tan kurtulamamak, cumhuriyet değil. Cumhuriyet'in, Osmanlı toplum mirası üzerine kurulması ve zihniyet dönüşümünün yapılamaması... 7 8 yıl öncesine kadar, Murat Bardakçı, gayri-müslimlere Osmanlı'da hoşgörü olmadığını, haraç ve cizye verecek nüfusun Müslümanlaşması'nın engellendiğini ve böylece vergi kaynağının korunduğunu, aslolanın İslam hoşgörüsü değil, PARA olduğunu yazardı. Şu ara çekinir, yazamaz... Eh, benim Alevi-Türkmen geniş ailem bunları bilirdi. AKP iktidara yürüdüğünde de, eyvaaaaah psikolojisine nasıl gelindiğini de ben biliyorum. Ülkücüler Maraş'ta Aleviler'e saldırdı ya mesela, mental yine Necip Fazıl denen ruh hastasının hezeyanları... Modernite arayışı, Fransa'daki gibi burjuva demokratik devrim arayışı ve bittabi post-modernizme teslim olarak her türlü özgürlük alanını terk etmek -Hİzbullah'a niye özgürlük diyelim, gelsin de Alevi-Türkler'i kessin diye mi- 80 sonrası eski solcu, yeni liberal aydının şaftını kayfırdı. Siz, T.C'yi boşverin, FEODAL VE YOBAZ TOPLUMDAN BAHSEDİN... IŞİD'e varan bir kafa olmasaydı, sosyal demokrasi arayışlarını konuşmak daha kolay olurdu... Ki tüm dünya'nın şaftı kaydı. Palme'nin memleketi İsveç'te sağ popülist ve sağ faşist parti yüzde 25'leri geçti. Hiç bir zaman yüzde 39'un altına inmeyen Sosyal Demokratlar yüzde 25'lerde.... Atatürk de erken TC dönemi de geçti gitti. O günün entellektüel trendi Fransız 3. Cumhuriyeti. Tutmaması ayrı mevzu ve yobaz toplum yüzünden. Bugüne gelelim.... 2017'ye....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Feodal ve yobaz dediğiniz toplumun kültürel maluliyetleri üzerinde kendimi bildiğimden beri düşünüyorum. 25 yıl Anadolu'nun bir dağ köyünde yaşamış, ülkenin neredeyse her köyünü karış karış gezmiş ve toplumun en alt tabakalarından insanlarla toplam dört buçuk yıl kader birliği etmiş biri olarak, bilgisizliğime hükmetmenizi tebessümle karşılarım.

      Türkiye'de "aydın" diye geçen kalıp düşünce bezirganlarından farklı olarak o kültürün sebepleri ve kurumsal altyapısı üzerinde de düşündüm. Asıl problemin yönetilenlerde değil yönetenlerde olduğu kanısına vardım. Bana papağan repertuvarından çıkma kalıp cevaplar döşeneceğinize "ne diyor bu adam" diye beş dakika düşünmeyi deneseniz bence sizin için daha faydalı olur, klavyeniz de boşuna eskimez.

      Sil
    2. Bütün okulları zorla imam hatip yapıyorlar Sevan Bey... Diri diri insan yakıyorlar. Yak lan yak diye huşuuu içinde kendinden geçiyorlar Madımak önünde. Kabe'de şeytan taşlayacağım diye 500 kişi birbirini öldürüyor. Ve, Kerbela'dan beri bunlar hep böyle. Diri diri insan ciğeri yiyorlar. Diri diri otelden çıkıp insan yakıyorlar. Aydın bezirgan dediğiniz insanlar da uzaydan gelnedi. Benim babam da 36 yıllık öğretmen. Öğrencilerine hissettirmedi ama, bu çocuklar bu velilerin elinde eyvah ki eyvah hallerinde oldu. Yani, benim ailem de locadan, Nişantaşı'ndan oturduğu yerden, laf olsun torba dolsun konuşanlardan olmadı. Yönetenler? Eh evet, bürokratik ve tepedenci bir tarz olmuş yer yer 2. Mahmut'tan beri... Ama, kalıp düşünce bezirganı dedikleriniz içinde gündelik hayattan kopuk, tesadüfen doğduğu ailenin imkanları yüzünden kendini elit sanan, ama fikren boş tipler varsa -ki var- bende o profili pek sevmem... Ki bu profil Dünya'nın her yerinde var....

      Sil
    3. Peki o "yönetenler" uzaydan mı geliyor?

      Mesela çözüm süreci neden bitti?

      AKP anketlerde düştüğünü gördüde bitti.

      Yani halk çözüm sürecine karşı olduğu için bitti.

      Kültürün sebeplerini ve kurumsal altyapısını yönetenlerde aramayın derim.

      O kültürü tekrar tekrar üreten halktan başka birşey değil.

      Gerçeklik "karmaşık komplo teorileriyle" açıklanamaz.

      Gerçeklik "basittir" / "yalındır"....

      Ben devlete bakınca "halkı" "halka" bakınca devleti görüyorum....

      Hatta dahada ileri gidersek şunu iddia etmek gayet mümkün :
      Türkiye'de yönetenler çoğu zaman yönetilenlerden daha niteliklidir.

      Erdoğan "bile" kendisine oy verenlerde daha niteliklidir.

      Ama topluma haksızlıkta etmemek lazım.

      Daha cinsiyet ve din sorununu bile aşamamış bir toplumdan çokta birşey beklememek lazım.

      Türkiye'de halkın %60'ı hala erkek gerekirse karısını dövebilir diyor................................

      Böyle bir halkın devletide adamı döver elbette....

      Başka türlüsü "eşyanın tabiatına aykırı olur".

      Suçladığınız Kemalizm yıkıldı gitti peki ne değişti?

      Herşey eskisinden çok daha kötü.

      Ama siz "sabit fikirli" yani "yobaz" olduğunuz için sizin düşüncelerinizle çelişen gerçekleri kabul etmemek için kırk tane takla atıyorsunuz.

      Ama yerçekimi diye bir "gerçek" var.

      Kaç takla atarsanız atın eninde sonunda düşecek ve gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaksınız.

      Dilerim düşüşünüz çok sancılı olmaz.

      Kalın sağlıcakla.........






      Sil
  31. Abi otu icip icip yaziyorsun sonra gotunu toplamaya ugrasiyor millet.

    Devletlerden buyuk teror orgutu yoktur, kesinlikle dogru. Ama devlet sivil oldururken tu kaka deyip bir baskasi ozgurluk ugruna ayni seyi yaptiginda sirf zayif olan taraf diye gormezden gelmek / hos gormek en hafif tabirle iki yuzluluktur. devlet dedigimiz organize teror orgutunun ucagiyla, iha'siyla bilmem ne tur binbir belasiyla savasin dengesiz bir gucu olmasina karsilik stad onunde 3-5 polis odurmek icin kendini patlatmak nefret ettigine donusmektir. o stadin onunden gecen sari dolmustaki ismail'in dogdugunu bile gormedigi cocuguna anlatilacak bir ozgurluk hikayesi yoktur.

    nefret ettigine donusmemek lazim sevan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. YA MANYAK MISINIZ SİZ ÇOCUĞUM? Yazıda PKK'yı öven ya da yöntemlerini tasvip eden ya da heykeli dikilsin diyen bir cümle mi var? Nerenizle okuyorsunuz? GÖZLEM ile TEMENNİ arasındaki farkı algılama yetisini kaybetmenin cinnet olduğunu göremiyor musunuz?

      PKK'nin yöntem ve amaçlarından hazzetmediğimi söyleyen kırk tane yazı yazdım on yılda. Bağımsızlığın (Kürtler ve hatta Türkler için) anlamsız ve çoğu zaman zararlı bir ideal olduğunu da defalarca yazdım. Bu ne saçma bir şartlı reflekstir Yarabbi, okuduğunu değil sadece önden bildiğini algılamak ne acı bir sakatlık!

      Ne demişiz?

      Bir. Şiddet kötüdür, ama şiddete karşı şiddet her türlü hukukta ve tüm kültürlerde meşru görülür.

      İki. "Devrim" romantizmi her zaman halk muhayyilesinde statüko koruyuculuğundan daha değerlidir. Deniz Gezmiş'i yüceltenler yarın Abdullah Öcalan'ın da heykelini dikecektir.

      Üç. PKK'nin şiddetini karala. Neye hizmet ettiğini de sorgula istersen. Ama PKK'nin NİSPETEN meşru ve NİSPETEN küçük çaplı terörünü yererken TC'nin çok daha kapsamlı terörünü göremiyorsan ahlaksızsın. O kadar.

      Sil
  32. Yeni bir devlet mi lazim Türklere yoksa

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkler devlet işini kıvıramıyor. Ehliyeti geri almak lazım.

      Sil
    2. Sayın Sevan Nişanyan Üstadım, hakikaten de devlet işi Türklerin işi değil, ortaya çıktıkları erken orta çağ Tarihlerinden buyana ve boyunca kurup kurup, yıkılmasını engelleyemedikleri küçük beyliklerinden belli.Birde bu Devletçiklerine Devlet demeleri de ayrı bir tantana. Karahanlılar,Gazneliler vb. diğer zart-zurtlar

      Sil
  33. HDP bana hitap eden hiçbirşey söylemiyor.

    Post-modern "kimlik siyaseti" dışında birşey yapmıyor.

    Külliyen boş / anlamsiz bir siyasi hareket.

    Ne kürtlere nede türklere vaat ettiği herhangi birşey yok.

    Özerklik mesela nedir?

    Dünyada sınırlar az geldi uzaydan görünmüyor birde ülke içinde ırklara göre yeni yeni sınırlar çizelim belki bu sefer uzaydan bu sınırları görmeyi başarırız...................

    Resmen "ahmaklık".

    Anadilde eğitim olsun.

    Yani türkler ve kürtler ayrı okullara gitsin.

    Kimse birbirini anlamasın.

    Resmen "ahmaklık".

    Kürtler devlet kursun.

    Dünyada 200 devlet var yetmez 201 tane olsun........

    Resmen "ahmaklık".

    Dünya Mars'a koloni kurmayı / yapay zekayı / yeni sanayi devrimini tartşıyor biz HDP denen uyduruk siyasi haraketin "ahmakça" taleplerini tartışmak zorunda kalıyoruz.

    Dil altı üstü bir araçtır yahu.

    Ne farkeder.

    Ben anadilimde değil İngilizce eğitim aldım.

    Bende mi ezildim?

    Avrupa'da milyonlarca kürt var.

    Anadilde eğitim hakları var mı?

    Bu "ahmakça" konular ( Özerlik / Anadilde eğitim / kürt devleti vs.vs.) ve bu post-modern ahmakça konulardan beslenen "ahmaklar" yüzünden dünyanın gerisinde kalmaya devam edeceğiz maalesef.....

    Mars'ta kurulacak kolonidede mi özerklik & anadilde eğitim talep edecek HDP?

    Hayır kötü haber :

    Muhtemelen Mars'a kurulacak kolonide "tek dil" ingilizce olacak.

    Memleket işte tamda HDP'nin temsil ettiği "ahmaklık" ve "budalalılık" yüzünden bu halde.........................

    Siyasl islam 4 * 4 bir diktatörlük kuruyor biz hala bu "ahmakça" konularla zaman kaybetmek zorunda kalıyoruz.

    Topyekün "ahmaklıktan" başka birşey değil............................................................................................

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Komiksiniz,

      "Avrupa'da milyonlarca kürt var

      Anadilde eğitim hakları var mı?"

      Evet var. Çeşitli Avrupa ülkeleri göçmenlerin anadilde eğitim için kendi okullarını kurmalarına ve kendi dillerine eğitim yapmalarına izin veriyor. Buna Kürtçe de dahil.

      Fakat sizi gıcıklandıran şeyi gösteren asıl şu cümle;

      "Mars'ta kurulacak kolonidede mi özerklik & anadilde eğitim talep edecek HDP?"

      En basitinden düşünün, insanlığı Mars'a taşıyacak zihin yapısının ürünü olmaya HDP mi daha layık bir adaydır yoksa AKP mi, yoksa 6 oklu veya milli görüşçü herhangi bir parti mi?

      İnanmak istemeseniz de HDP Türkiye standartlarından kat be kat üst bir yapılanma, fakat asıl mesele şu; biz Mars'ta değiliz, biz TÜRKİYE'deyiz. Doğal olarak gündeminde Türkiye'de yaşayan azınlıkların idari siyasi ve kültürel temsili de olacak, anadilde eğitim de olacak.

      Korktuğunuz şey zannedersem alıştığınız Türkiye ve dünya algısına karşı gelmeleri. "Ben hakkım olduğu halde ecnebi dilinde okudum, onların konuşması ne hadlerine!". İşte ne yazık ki insan hakları öyle işlemiyor. Kimse bir avuç badem bıyıklı ortaokul mezununun desturuna göre kendi kimliğinin parçasından mahrum kalamaz. Bu hak onu modern dünyayla etkileşime girmekten de alıkoymaz. En azından bende öyle bir sorun yaratmadı.

      Son olarak, ben hiçbir zaman HDP'den AKP'nin oluşturduğu tehlikelere karşı kayıtsız kaldığını görmedim. Hatırlatırım, önümüzdeki seçimlerde HDP'nin en büyük kozu Erdoğan'ın yolunu kesecek düzeyde etkili oy almalıyız sorunsalı, bugün birçok HDY yetkilisi de 3 seme evvelki seçimlerde AKP'ye vurdukları darbenin kurbanları.

      Sil
    2. @murat karat
      Irk değil, Millet veya Milletler,Grup veya Toplum diyelim "Irk" kelimesinin anlam ve vurguladığı reel durumun içini boşaltmaya bir son verelim olur mu, lütfen!


      Irk;
      1.Bir canlı türünde aynı karakteristiği taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm.

      2.Kalıtımsal öz yapıları bir olan insanların oluşturduğu doğal topluluk.

      3.Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu.

      Sil
    3. Düşünceleriniz saygı duyuyorum.

      Ama size katılmıyorum.

      Zira altı oklu CHP'nin adayı İnce olmasa Türkiye'de yapay zeka ve yeni sanayi devrimi tartışılmaya başlanmazdı.

      HDP ise "maalesef" ilgimi çeken şeyler söylemiyor.

      Eğer bütün halklar ben kendi dilimde eğitim yapacağım diye diretseydi ABD diye bir ülke olamazdı ve bırakın Mars'a gitmeyi aya bile gidemezdik. :)

      Ama dediğim gibi düşüncelerinize saygım var.

      Ben "anadilde eğitimi" demokratik bir talep olarak görüyorum ama o kadar.

      Bana "anlamlı" gelen bir talep değil bu.

      Ben ABD'de yada Avrupa'da yaşayan bir türk olsaydım mesela anadilimde eğitim talep etmezdim........

      Hatta bana kalsa Türkiye'de eğitim dilini anaokulundan başlayarak "ingilizce" yapardım............

      Ama dediğim gibi düşüncelerinize saygım var.

      İyi günler

      Sil
    4. LordOfTheDailamites'a ekleme yapayim. Turkiye'deki kurtlerle avrupa'ya son 50 yil icinde gocmus kurtler/turkler bu baglamda parallelik gostermiyor. Diger turlusu, yani avrupada bir ullkede tarihsel olarak varligi bulunan ve farkli dile/kulture sahip topluluklarin haklari turkiye'deki kurtlerin elindekilerden kiyaslanamayacak kadar fazladir.

      Sil
    5. Murat bey,

      Ne demek istediğinizi anlıyorum, size şu konuda hak veriyorum ki memlekette kaliteli muhabbetlerden bahsedecek siyasi sayısı gerçekten az. Fakat CHP'nin bu noktaya evrilmesi kendi isteğiyle olan bir şey değil.

      CHP bu kadar sıkıştığı için bu halde, elinde oynayacak ideolojik bir koz kalmadı. Muharrem İnce'yi de buna göre başkan adayı seçmesi, seçim vaatleri, propaganda kanallarını ve seçeneklerini değiştirmeleri hayret uyandırıcı ve bence gayet doğru bir yoldalar, fakat bu durum CHP çok cici bir parti olduğundan değil. Sanırım uzun süre gerçek bir muhalefet olmaya zorlanmadan iflah olabilecek bir yapılanma da değil.

      Siyasi taleplerimiz konusunda demeye çalıştığım şey şu; içinde yaşadığımız ülke Türkiye. Türkiye'nin sorunlarından önemli bir tanesi de azınlıkların ve göçmenlerin siyasi ve kültürel hakları. Biz Türkiye çerçevesinde elimizde bu sorunlar var. Bu yüzden anadil ve özerklik size sıcak gelmese de birçok insana hitap eden ve aslında kısa sürede çözülmesi gereken konular.

      Bir de şu açıdan bakalım isterseniz; Türkiye sizin "ahmakça" diye nitelendirdiğiniz sorunları çözmekte ayak dirediği için biz de burada apışıp kalıyoruz. Bir şekilde içindeki nüfusun taleplerine ve isteklerine uygun yeni yollar geliştirebilmesi için tek yol bu insanları temsil edecek siyasi bir parti ile görüşmek. Bu yüzden HDP'nin vizyonu bana sorarsanız azınlık sorunuyla uğraştığından özellikle diğerlerinden daha ileride.

      Görüşünüzde bir sıkıntılı nokta daha var. Dil ne yazık ki altı üstü bir araç değil. Sizin için herhangi bir önemi olmasa da dünyadaki neredeyse tüm sosyal kimlikleri şekillendiren temel dayanak dil. Yaşadığımız yer ayırt edilmeksizin uzun bir zaman da öyle olacak gibi duruyor. Bu durum etnik ayrımcılığı hukuk üstünde aşmış görünen toplumlarda da mevcut. Belçika'da Flemenkler ile Waloon Fransızları neden aynı sınırlar içinde yaşamaktan huzursuz? İspanya, Baskların ve Katalanların taleplerinden ne öğrenmiş olabilir? Ya da daha büyük bir soru; bu ülkeleri, ya da genel olarak Avrupa ve batı kültürünü benzer sorunlar yaşamalarına rağmen Türkiye'den daha cazip kılan şey nedir? Tabi ki de meseleyi güçlerini paylaşarak ve hukuk temelinde konuşarak çözeceklerine inanan bir kültürü temsil ediyor olmaları. Mars'da yaşam meselesini emin olun çözeriz, insanın anadilini bilmesi İngilizce öğrenmesine engel olmuyor.

      Anadil ve özerklik meselelerinin üzerine uzun uzadıya konuşmak isterdim, fakat başlı başına konular olduklarından uzatmak istemiyorum.

      Ekleme yapan adsız için; elbette Avrupa'nın kendi azınlıklarının haklarını görmezden gelerek göçmenler üzerinden hareket etmek doğru değil. Fakat asıl mesele sorunun kendisiydi, ve aslında cevabı sorudan beklenenin aksine gayet açık ve başlı başına güzel bir cevap olduğu için yazmak istedim.

      Bu arada son zamanların trendi, Sevan hocanın da teşvikiyle kendi isimlerini açıklıyor iken ben de buraya ismimi eklemem gerektiğini hissettim. Bundan önce başka bir anonim olarak yorumlarımla bazı tatsızlıklara sebep olduğum için de özür dilemek istiyorum.

      Hepinize iyi günler dilerim.

      Cemre Ömer Ayna

      Sil
    6. Merhaba

      Elbette dünyada "kimlikler" için dilleri çok önemli.

      Türkiye'dede durum bu.

      Sadece kürtler için değil türkler içinde durum bu.

      Türklerde kendi dillerini korumaya çalışıyor.

      Kültürel emperyalizmin "saldırısından" bahsediyorlar.

      Ama heryerin adı ingilizce oldu diyorlar.

      Ben türklerin bu çabasınıda "anlamsız" buluyorum.

      Bırakın heryerin adı ingilizce olsun.

      Ne farkeder?

      Üstelik ben "kimliklere" iyi gözle bakan biri sayılmam.

      Kimlikler "bireyselliği" öldürür.

      İnsanları "sürü" haline getirir.

      Ben kimliklerden değil "kimlikleri parçalayıp" bireyi ortaya çıkartan "modern" ulus-devletlerden yanayım.

      Kürt sorununa gelirsek kürt sorunu bir "azınlık meselesi" değildir.

      Zira kürtler azınlık olma eşiğinin çok üstündeler.

      Azınlık haklarının kürtlere "yeteceğini" zannetmiyorum.

      Bu sorun böyle çözülemez........

      O yüzden "baştan başarısız olmaya" mahkum şeylerle uğraşacağımıza ayrılmayı konuşmalıyız.

      Not : Evet Belçika gibi başarılı modeller var ama başarısız modeller (Yugoslavya / SSCB / İspanya / Çekoslovakya vs.vs.) başarılı olanlardan çok daha fazla........

      Zira bir ipte iki cambazı oynatmak çok ama çok zor...............

      İyi günler

      Sil
    7. asil ahmaklik, "özerklik"'in ne oldugunu anlamamamis olusunuzdur. abd, 50 tane eyaletten olusuyor demek; abd'de 50 tane özerk yapi var demektir. bircok ülkede, mesela almanya, fransa, isvicre, ispanya, rusya, kanada vs gibi özerklik cesitli derecelerde vardir. özerklik sadece ana dilde egitim almak demek degildir. ayni zamanda, o bölgenin kendisi hakkinda kendi kararlarini özgürce alabilmesidir; nereye ne yatirim yapilacagina tek bir merkezin degil, yerel halkin karar vermesi demektir.

      aslinda, sizin ve sizin gibi düsünenlerin bilinc altinizda yatan sey, kürtlerin sizlerden daha asagi bir halk olduguna inanmanizdir. öyle oldugu icin - burdaki bircok yorumda görüldügü gibi - tutturmussunuz, "dagda yasayan kürtler". kac tane kürt dagda yasiyor artik? devlet, herkesi köylerinden sürdü 1990'larda herkes sehirlerde yasiyor. daha bunun bile farkinda degilken, gelmis sacmasapan yorumlarda bulunuyorsunuz.

      Sil
  34. Abi
    Bu topraklarda insanların beyniyle götü yer değiştirdi bee.
    zihnimizi sarsıcı yazdıkların..
    Fekat yolun sonu göründü bu muslim halklar için anadoluda,yapacak birşey söylenecek söz zaten kalmamış..
    Bir kıvılcıma bakıyor geleceğin yangını..

    YanıtlaSil
  35. HDP modern bir partidir ve sadece Kürtlerin değil benim gibi bazı Türklerin de umududur.

    YanıtlaSil
  36. Harmodios ve Aristogeiton konusunda dikkatimi çeken şeyler şunlar:

    1- Suikaste uğrayan "diktatör" Hipparkhos devlette "kültür bakanı" görevini yürütmektedir.

    2- Hipparkhos Harmodimos'tan hoşlanır. Ancak Harmodimos kendisine aşık olan Aristogeiton'u tercih eder. Aristogeiton ise Hipparkhos'un gücünü kullanarak sevgilisini etkilemesinden korkar ve tiranlığı sonlandırmaya karar verir. Yani konu özünde bir aşk hikayesidir.

    3- Suikast sonucunda Hipparkhos öldürülür ancak iktidarın başındaki Hippias'a bir şey olmaz. Kardeşinin ölümüyle öfkelenen Hippias halk üzerindeki baskıyı daha da arttırır ve (ironik olarak) gerçek tiranlık da bu noktadan sonra başlar.

    4- Harmodios ve Aristogeiton'un bir nevi "demokrasi şehidi" ilan edilmesi, Hippias'ın birkaç yıl sonra Spartalıların yardımıyla devrilmesi sonrasında kurulan demokratik hükumetin bir icraatidir. Dolayısıyla konu dönemin "resmi tarih" malzemesine dönüştürülmüş görünmektedir.

    YanıtlaSil
  37. HDP, her tür kimliği tanıyan, eşitlikçi ve özgürlükçü bir partidir. Evrensel İnsan Hak ve Özgürlükleri, Mars için de en ideal değerlerdir. Hayalleri Mars Kolonileri ama gerçekleri tc bataklığı olan genç arkadaşlara önemle duyurulur.

    YanıtlaSil
  38. Abi selamlar,

    öncelikle, sizin gibi sert insanların toplumsal dönüşüm ve felsefi özgürleşme için çok önemli bir tarihsel misyonu üstlendiğini düşündüğümü söylemek isterim. ancak -bunu kişisel bir eleştiri olarak alın lütfen- sizin en temel sorununuz devlet teoriniz olduğunu düşünüyorum. Bu sorun öylesine kökleşmiş bir sorun ki, devleti kutsal ve bilge bir Tanrı gibi görüyorsunuz ya da böyle olmasını umut ediyorsunuz. böyle olmadığını anladığınız her an ise basıyorsunuz kalayı. Bu da sizi başka türden bir Tanrı'ya kul yapıyor; olmayan bir müslüman Tanrı'sından olmayan diğer bir Tanrıya romantik bir biçimde bağlıyor. Oysa devlet dediğimiz şey tarih boyu böyleydi. 15. yüz yıl Fransız düşünürleri dahi devletin ayrıcalıklı olanların üzerinde anlaştığı bir evrak olduğunu saptamışlardı. Sonraları birçok filozof da bu görüşler üzerine tartışmıştır. gelgelelim, bunların içinde en iyi açıklama sanırım Marks'tan gelmiştir: Üretim araçlarını elinde bulunduranların üretim güçlerinin yeniden üretilmesini sağlamak için kullandığı maliyeti düşük bir mekanizmadır. Hal böyle olunca da, TC değil, devlet dediğimiz mekanizmanın kendisinin bir çete ve hatta terör organizasyonu olduğunu düşünmek en geniş tanım aralığı oluyor. Ve eğer Devletin ismi Türkiye Cumhuriyeti değil de Avrasya Cumhuriyeti olsaydı yine insanlar işkence görecek, haksızlığa uğrayacak, bin bir türlü farklı ve hatta daha modern olduğu için daha karmaşık baskı araçları oluşacaktı. Ya da daha vahşi bir şekilde, ABD ve muadili Batılı devletler gibi tüm vahşetini yurt dışına ihraç edecek emperyalist bir oluşum haline gelecekti, ki şu an TC ona heves etmekte.

    Son olarak yapmayın ağabey, eleştirdiğiniz grupların dilini kullanmayın; bir kemalist için kürtler ne değere karşılık geliyorsa sizin için de kemalistler o değere karşılık geliyor bu da sizin değerli eleştirilerinizin değerini yitirmesine neden olabiliyor.

    Not: İyi ki kaçtınız.

    YanıtlaSil
  39. Sevan Bey,

    Bizim ülkemizde siyasetten başka bir konu konuşulmuyor ve tartışılmıyor. Oysa bizim sıkıntımız, eksiğimiz sadece adil yönetim değil. Sizin karşınızda bu konuları tartışmaya açınca aydınlacak, birşeyleri değiştirecek kapasitede bir insan yok. Türkiye böyle bireyler yetiştirmiyor. Bunun Türkü Kürdü yok. Yoldan geçenleri seyrederek bomboş hayat geçirenlerin ülkesi Türkiye.

    Herşeyi devletten bekliyoruz ama devletten önce insanımızın, bizzat kendimizin düzelmesi lazım. Devletin adil, dürüst, demokratik, barışcıl, ileri görüşlü politikalar izleyebilmesi için toplumda bu meziyetlerin asgari müşterek olarak kabul görmesi gerekir. Gelecek nesillere örnek teşkil edecek şahsiyetler lazım. nerede bu insanlar? okulda, sınıfta, mahallede, ailelerimizin içinde bize örnek olacak kim kaldı? her anımız kavga gürültü. insanlarımıza bir amaç, bir meşgale, bir heves, bir ümit, yaşama sevinci lazım. insanlar bu özgürlükleri bu heyecanları kendi yaşayacak ki sizin ne demek istediğinizi anlayabilsin. Şu an bir paragrafı bile okuyup anlamaktan aciziz. Hatırlarsanız Hrant Dink'in art niyetle cımbızlanan cümlesi kalleşçe arkasından vurulmasına sebeb oldu. kimse de çkıp "be gerizekalılar! adam başka birşeyden bahsediyor" diyemedi. halk onaylarcasına sessiz kaldı. elimizdeki bu malzeme değişmedikçe hiç bir şey değişmeyecek.

    YanıtlaSil
  40. Insanlık tarihi dediğimiz şey hep bir güç savaşı değilmidir.
    Pastadan dilim kapma savaşı.
    Hal böyleyken T.C devletinin ve öncesinin yaptıkları tonla yanlışa karşı; "eh pkk'nın yaptıkları da kabul edilebilir." demek bence abesle iştigal. Pkk gücü ele geçirince farklı birşey yapmayacağını Suriye'de ki kantonlarda biraz farklı düşünen kürtleri bile ortadan kaldırarak zaten gösterdi. Mustafa kemali günahım kadar sevmem ama eğri oturup doğru konuşacalım; Apo hiç bir açıdan Mustafa kemalin çeğreği etmez. Tayyip erdoğan belki yarısı eder bilmiyorum. Ez cümle; T.C. yönetim mantığı nasıl Türkleri rahat bırakmıyorsa Pkk'da Kürtlerin başına beladır. Ilerde bir devlete dönüşürse Allah Kürtlerin yardımcısı olsun T.C yi ararlar. O dediğiniz şahsiyetlere gelirsek eli silah olanın ağzına bakan pasif kişiliklerdir. Bana 90'larda generallerin önünde el pençe divan duran türk siyasetçileri hatırlatıyorlar. Pkk ya sormadan herhangi bir insiyatif alamazlar.
    Asıl yazıda ilgimi çeken; "Düşün ki Kürtlerle onların dostlarından bu kadar kaliteli bir kadro çıkabiliyorsa, yarın öbür gün Türkler TC’nin ideolojik ve kurumsal kafesinden paçalarını kurtarıp HDP’ye eşdeğer bir parti kursalar neler olmaz."
    Bende bu paragrafta ki HDP ve üyeleriyle ilgili görüşünüze katılmadan Türklerin T.C.'nin kurumsal kafesinden kurtularak vicdanlı, düzgün bir siyasi oluşumu arzuladığımı belirtmek isterim. Bunun da gerçekleşmesi çok zor zira atladığınız bir nokta var. Biz T.C halkı olarak yoğurtsak T.C yi yönetenler bizim kaymağımız, sonuçta uzaydan gelmiyor bu adamlar. Bir de bu paragrafta dikkatimi çeken; Türkleri biraz daha üste, kürtleri biraz daha altta ifade eden gibi bir yorum var. Ama hiç bir kürt bunu farketmemis sanırım.
    Sevam hocam;
    Sizin düşünme mantığınızı, bir noktanın derinlerine nüfuz etmeye takıntılı merakınızı seviyorum. Yaklaşık 10 yildır sizi takip ediyorum. Bana bi çok açıdan pek çok şey kattınız. Bundan sonrada sizden daha çok faydalanmak adına; daha az provokatif, daha çok bilgilendirici, dimağımızı açıcı yazılarınızın artması dileğiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce sıkı bir tokat at sonra bir müddet okşa demiş atalarımız.

      Sil
    2. @ Sevan Nişanyan 22 Haziran 2018 11:09

      Atalarının mukallidi olanların, modern dünyada zillete gark olmaları pek muhtemeldir.

      Sil
    3. Imojileri sevmesemde yanıtınızı okuyunca gerçekten tebessüm eden bir imoji eklemek istedim. Bu arada isminizi yanlış yazmışım. Özür dilerim.

      Sil
  41. şiddetin meşruluğunu şiddete karşı olmakla kurmuşsunuz pkk nin de gösterdiği ve öcalanın da bağımsızlık fikrinden tutsaklığını bahane edip vazgeçmediği zamanlarda biranda verdiği ünlü röportajda dediği gibi kürtlerin silahtan başka çaresi yoktu silah en yüksek en yoğunlaşılmış politik ideolojik mücadeledir mahir çayandan esinle sömürü düzenine rağmen insanların neden buna karşı gelmediği kitlelerin ancak silahlı propagandayla devletin ideolojik baskısından dar ideolojik çerçevesinden kurtulabilecek olması yazının sonunda ah keşke dediğiniz hdp kadar olabilecek bir türkiyeden parti olmamasının sebebidir kürtlerin hdp pratiğinde gösterdikleri gibi zulme karşı gelme ve bunun için bedel ödeme içinden geldikleri silahlı mücadele geleneği ile ilgilidir türkler ise devrimci geleneklerini reddettikleri için zulme karşı koyma ve gerekirse bedel ödeme zorluğuna
    nereseyse hiç gelememişlerdir çoğu tabi hdp ile dayanışma içinde olmaktan öte bu sebeplerden bir siyasi özne dahi olamadıklarından ancak ona eklemlenerek varlıklarını sürdürmeye çalışanlarıyla kemalist devletlu yoldaşlarına eklemlenmeye çalışanlarıyla o dar ideolojik cendereyi aşmaya çok uzaktır
    biraz aceleye geldi anlam düşüklüğü yoktur umarım

    YanıtlaSil