23 Kasım 2018 Cuma

Hayali Türk boyları nasıl üretilir: Iğdır

İspanya kralı adına Timurlenk’e elçi giden Ruy Gonzalez de Clavijo 13 Mayıs 1404 tarihinde Ağrı Dağının yamacında çok yüksek bir yerde bulunan “Egida” hisarına varır. Eskiden haydut yatağı olan bu yeri Timurlenk zaptetmiş, beyini öldürdükten sonra kaleyi dul eşine bağışlamış, fakat bir daha eşkiyaya sığınak olmaması için kapılarını söktürmüştür. Kalenin o yüzden kapıları yoktur. Hanımefendi elçilik heyetini çok iyi ağırlar.
İspanyolca yazıda Egida adını Türkçe “eğida” gibi okuyoruz. Sözkonusu yer bugünkü Iğdır iline adını veren Iğdır Hisarı ya da İğdir Korganı’dır. Büyük Ağrı zirvesinin tam kuzeyinde, 2100 metre rakımda, bugün Korhan Yaylası adı verilen yerde bulunur. Hisar ve yanındaki köy 1664 yılında büyük bir depremde yerle bir olmuş, halkından sağ kurtulanlar aşağı ovaya göçmüş.
Yeni Iğdır kasabasını Ruslar mı kurmuş, daha önce var mıymış, kesin bilgi bulamadım. Her halükârda 1880’li yıllarda Rus yönetimi altında bu yeri İgdir-Novo adıyla yönetim merkezi haline getirmişler. Şimdiki Iğdır’ın Ruslardan kalma merkez mahallesi halen yerel ağızda İdirmava diye adlandırılıyor.
Mesele şu: Bu yerin adının Oğuzların efsanevi 24 boyundan biri olan İğdir’den geldiğinin tek bir delili yok. İğdirlerin oralarda bulunduğuna ya da dolandığına dair bir belirti yok; hiçbir yerde yazmıyor. Eğer göçebe bir Oğuz zümresi ise dağın zirvesinde ne işleri var, neden kaleye kapanmışlar belli değil. Bey takımından birinin kimliği ise, siyasi işlevi kalmamış aşiret adını neden öne çıkarmış meçhul.
O yörede sırayla üç kale olduğunu biliyoruz; Aras vadisinden girip Erzurum tarafını basmak istersen kapının kilidi o üç kale. Diğer ikisinin adı Ermenice. Biri Surpmari, Türkçesi Sürmelü ya da Sürmeli olmuş, hatta 12. yy’da Sürmelü Beyliği diye bir Türk hanedanı da var. [Surpmari Սուրբմարի Azize Meryem değil by the way, “mukaddes koru” demek. Herhalde mülkiyeti kiliseye yahut daha önceki devrin mabedine ait bir koru ya da harim gibi bir şey vardı.] Diğeri Kolp ya da Kulp. Ermenice ve Arapça “kilit” demek, kalenin işlevini tam tarif ediyor. Şimdiki Tuzluca ilçesinin 1930 küsura kadarki adıdır.
Üçüncüsünün adı neden “bir Oğuz boyunun adı” olsun? Korgan’ın Korhan, İgdir-Novo’nun İdirmava, Surpmari’nin Sürmelü olduğu bir dünyada İgdir’in aslı kim bilir neydi.
*
Bir başka Iğdır yahut İgdir Antalya’nın Kumluca ilçesinin eski adı. Şimdiki Kumluca kasabasının değil, Kemer’i da içeren yörenin ya da idari birimin adı. Yakın döneme kadar kullanılırdı, halen de bilinir. Mesela Adrasan’ın dağındaki Yazır ve Belen köylerinin adı İğdir Yazırı ile İğdir Beleni’dir, biri Türkçe “düz yer”, öbürü yine Türkçe “dağ” demek.
O yörede yarım saat dolaşsanız anlarsınız İğdir’in manasını. Türkiye sahilinin en belirgin çıkıntısıdır: Ğelidonya Burnu, Rumcası akrotíri yani “burun, çıkıntı”. Evliya Çelebi İğdir değil fetha ile Eğdir yazmış (YKY basımında 9.141 ve 142). Aslı Eğridir olmalı, vurgusuz orta hece belli ki yutulmuş. Isparta Eğridir başka; Çelebi’de sözü geçen öteki Eğridir de Bulgaristan’da şimdiki adı Nesebar olan yerdir. Bakın Google’dan, olay açık: üçü de kama gibi birer sivri çıkıntı. Kıbrıs’ta İngiliz üssü olan Akrotiri de öyle. Santorin adasının güneyindeki Akrotiri de öyle.
Mitleştirme şöyle oluyor. Birisi İğdir adını görünce “herhalde Oğuz boylarından İğdir olmalı” diye akıl yürütüyor, normal bir şey. Birileri bunu alıp süsleyip püslüyor, atalarımız İğdir boylarından kalkıp küheylan gibi buralara gelmiş, ah ne zorluklar çekmiş diye hayal ediyor. Birileri topu buradan alıp, “hımm demek ki Elmalu boyunun Hacıdede aşireti aslen Iğdır federasyonuna bağlıymış, demek ki Adana ve Tokat’taki Hacıdedeler de öyle olmalı” deyip kendince bir senteze varıyor. Canı sıkılan bir emekli memur bey bütün bu referans kırıntılarını toplayıp Türkiye’deki İğdir yerleşimleri haritası çıkarıyor. Buyurun, oldu mu dört dörtlük bir pseudo-bilgi bankası? Bin kişi birbirine bakıp aynı şeyi tekrarlayınca kimin aklına gelir soru sormak?
Üniversite (Türkiye’de olmayan bir şey) işte bunun için lazım. Milli yahut diğer hamasi ideolojilerle beyni kararmamış birkaç kişi bunun için lazım. 

55 yorum:

  1. Mehmet Nezih Aytaçlar23 Kasım 2018 18:57

    "Isparta Eğridir başka" ifadenizi anlamadım. -Burada başka bir anlam ve etimoloji olduğu anlamına kullanmışsanız- başka değil, tastamam aynı anlam. Günümüzde de kasabanın üstündeki dağ kütlesi "sivri" diye anılır ve antik çağda "akroterion" adıyla bilinirdi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Orası başka yer" anlamında söyledim. Öbür türlü on kişi yazar, "Sevan Bey Sevan beeey, Eğridir Antalya'da değildir Isparta'nın ilçesidir" diye.

      Kasabanın üstündeki dağ kitlesi değil, kasabanın kendisi Nis adasına doğru uzanan sipsivri bir kama.

      Sil
  2. Anadolu yu anaların bol olduğu manasından türediğini zanneden insanlara, Ankara’nın kara ve an kelimelerinin birleşiminin sonucu zanneden, İstanbul’u islamboldan geldiğini zanneden insanlara özellikle son kırk yılda Türklüğünü tehlikede görgüğü Iğdır sehrinin adının aslında sanıldığının aksine türkçe ve Türklükle bağının olmadığını inandırmak walla zor iş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihal Atsız'ın talebelerinden Reha Oğuz Türkkan vardı, o aklıma geldi. 1960larda Amerika'da yaşarken bir kez Havasu gölüne gitmiş. (Arizona'da, güney California halkının bazen hafta sonu tatiline gittiği ufak bir göldür). Doksanlı yaşlarında hala gölün isminin Kızılderili Türkçesi(!)nden geldiğini, Hava ve Su sözcüklerinin birleşmesinden meydana geldiğini zannediyordu rahmetli...

      Sil
    2. Bu gibi halk etimolojilerine ya da yakıştırmalarına inanan insanlar olabilir. Karapınar'ın Kürtçe Qarepungal'dan geldiğini sanan, Dersim'in Kürtçe "der" ve "sim"den gelip "Gümüşkapı" demek olduğuna inananlar da var, ancak sanırım onlara bir sözünüz yok :)

      Sil
    3. Qerepungarın karapınardan gelmediğini inkar eden kürde pek rastlamadım. Ama iddia eden Kürt varsa tek tavsiyem klasik ve devlet aklına sahip Türklerden uzak durması çünkü ırkçılık bulaşıcı bir hastalıktır.

      Sil
    4. Qerepungar'ın Karapınar'dan gelmediğini inkar eden Kürde pek rastlamadığına inanmadım demesem yalan olmaz.

      Sil
  3. "Türk ulusu"nu kim yaratmıştır? "Hayali Oğuzlar"ı yaratanlar mı? Yoksa "Atatürk"ü yaratanlar mı?
    İlk "Türk" Atatürk mü? İsmi "Atatürk" olduğuna göre "Türklerin atası" oluyor demek ki.
    Ondan önce "Türk" yok muydu? Yoksa vardı da onların da mı atasıydı?
    Şöyle mi düzeltmeliyiz mesela:

    "Türk ulusunun atası olan Atatürk, Göktürklerin de atasıydı.
    Birer Atatürkçü olan Bumin Kağan ve İstemi Kağan, Göktürk Devleti'ni kurmakla kalmayıp Atatürk Devrimleri sayesinde Türk kültürünü de Arap ve Batı kültür emperyalizmlerinin boyunduruğundan kurtardılar.
    Örneğin Arap ve Latin alfabeleri yerine Göktürk Alfabesi'ni,
    Sarık, Fes ve Şapka gibi yabancı başlıklar yerine Börk'ü,
    Hicri, Rumi ve Miladi takvimler yerine 12 Hayvanlı Türk Takvimi'ni,
    Mecelle, İsviçre Medeni Kanunu ve İtalyan Ceza Kanunu yerine de Türk Töresi'ni getirdiler.
    'Allahu Ekber, Muhammeden Resulullah' şeklindeki Arapça ezanı da yasakladılar.
    'Tengri uluğdur, Köktürk kağanı Kök-Tengri'nin ilçisidir' olarak değiştirdiler.
    Fazıl Say gibi Batı hayranı piyanistlerin yerini de kopuz çalan kam-ozanlar aldı."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mükemmel tesbit.

      Sil
    2. Sayın adsız bu dediğin çok klas bir değişim olurdu. Şu araplaştırılmış ülkeye ilaç gibi gelirdi. İnşTengri bir gün gerçekleşir.

      Sil
    3. Güzel espriler, ancak kimi yanılgılar var. Öncelikle şunu belirtelim, Bumın Kağan, İstemi Kağan gibi kişilerle bizler aynı soydan gelmiyoruz, yani aramızda dede > torun ilişkisi yok. İkincisi, bu kişiler sanıldığı gibi kendilerine "Türk" demiyorlardı, o dönemdeki dilde ve yazıtlarda geçen biçimiyle "türük" (nizam altına alınmış olan) demektir, günümüz diline uyarlarsak > "düzük" olur, yani (düzenlenmiş, tanzim edilmiş, manzum). Eski dildeki /-r/ sesleri günümüzde > /-z/ olmuştur, eski dildeki tür- eylemi bugünkü dilde > düz- (düzmek, düzene koymak, intizam vermek) anlamına gelir.

      Yazıtlarda sıklıkla geçen "türük bodun" tabirini de günümüzde "Türk Budun" yani > "Türk Milleti" diye çeviriyorlar, bu çeviri de yanlıştır. Eski dilden günümüz diline kimi ses değişimlerinden birini daha açıklayalım kısaca, eski dilde /-d-/ sesleri günümüzde > /-y-/ olur, adak > ayak, kudug > kuyu, kudruk > kuyruk gibi, yani eski dildeki bod > günümüzdeki boy'dur, yani "aşiret, klan". Sona gelen /-n/ eski bir çokluk ekidir, yani "bodun" > "boylar" demektir. Bu bağlamda "türük bodun" (nizam altına alınmış olan boylar) anlamına gelmektedir.

      Oğuz adına da değinelim, oğuz basitçe "kabile" demektir, oguş'un bir büyüğüdür. Eski dilde, en küçük toplum birimine oguş "aile" denirdi, oguşların birleşmesinden oluşan daha büyük yapıya ise "oguz" denirdi, oguzların birleşmesinden oluşan yapıya ise "boy" denirdi, boyların birleşmesinden oluşan yapıya da "türük" yani "düzen, sistem 2. federasyon, devlet" adı verilirdi. Türük > tüzük > düzük > dizik demektir.

      Yazıtlardaki "türük oguz begleri, bodun, éşidiñ" tabirlerini de bugüne "Türk Oğuz beyleri, budunu, işitin" diye çeviriyorlar, oysa asıl çevirisi şöyle olmalıdır, "nizam altındaki kabile beyleri, boyları (aşiretleri), işitin (dinleyin)..."

      Yani "türük"ten bozuluma uğrayarak günümüze ulaşmış olan "Türk" adı aslında etnik bir ad değildir, "sistemli, düzenli" anlamına gelir. Bugün bu ek hâlâ kullanılmaktadır, sökük (sökülmüş olan), batık (batmış olan), çizik (çizilmiş olan) sözlerindeki gibi "türük" < tür- (nizam vermek, intizama koymak) eyleminden gelir, bugünkü biçimi düz- eylemidir, düzmek (düzenlemek, kurmak) örneğin "çeyiz düzmek". Bu bağlamda "türük" (kurulmuş olan yapı, devlet) gibi de düşünülebilir.

      Türklerdeki bu denli yoğun olan devlet kutsayıcılığı işte ta o günlerden kalma bir mirastır belki de, çünkü "Türk" demek "devlet" demek.

      Sil
    4. Kurdukları devlet yapısına dahil olup, o sistemi benimseyen herkese aynı gözle bakardı eski türük boylar, ister Moğol kökenli ol, ister Fars, farketmezdi. Zaten yazıtlarda nizamları altıdaki tüm etnik adlar sayılır, Kırgız, Uygur, Sart (Fars), Soğd (İranî bir kavim), Tatar, Tacik, Türgiş, Mongol vb.

      Bugünden o günlere atfen adlarına Göktürkler dediğimiz kişiler kendilerine "Göktürk" demiyorlardı, buradaki "gök" yani "mavi" sözcüğü de o devletin aslî kurucu klanı olan kabilenin lakâbıdır, yani bizim Osmanlı hanedanı gibi. Daha önceki dönemlerde Soğdca revaçtayken kullandıkları ad da Aşeina idi, Soğdca "mavi" demek. Birinci Göktürk devleti dediğimiz dönemde resmî dil Soğdca idi, Bumın Kağan, İstemi Kağan gibi kişilerin adları Türkçe değildir örneğin, bu dönemden kalma olan Bugut Yazıtları da Soğdcadır. Daha sonra, ikinci Göktürk devleti dediğimiz dönemde her şey Türkçeleşiyor, kurucu kağanın adı Kutlug, devleti kurduktan sonra aldığı ünvan İlteriş (il'i yani devleti derleyen, toplayan anlamında). Eskiden olduğu gibi Soğdca ünvanlar yok, "baga" gibi, "şat" gibi. Buradan şunu anlıyoruz ki bu süreçte Türkçe gelişmiş ve artık resmî devlet dili olarak kullanılmaya uygun hâle gelmiş. Zaten birinci dönemdeki gibi Soğd alfabesi de kullanmıyorlar artık, bu süreçte kendi millî alfabelerini dahi geliştirmişler ve onu kullanıyorlar. "Ok" okunan harf ok şeklinde, "er" okunan harf adam şeklinde, "at" okunan harf at şeklide, "ay" okunan harf ay şeklinde vb. Bir tür devrim yapmışlar belki de :) her şeyleri yerli ve millî olmuş.

      Bizler, yani bugün Anadolu'da yaşamakta olan ve Türk adıyla bilinen kişiler olarak, işte temelleri ta o dönemlerde Orta Asya'da atılan "devlet" sisteminin, bir biçimde Anadolu'ya uzanmış versiyonunu benimsemiş kişileriz, doğal olarak o sistemin dilini de benimsemişiz. Yani bir nevi Somalililere benziyoruz denebilir. Somalililer saf kan Afrikalıdır, asla Arap falan değildirler, bir zamanlar kendi dilleri de vardı, ancak bugün Arapça konuşuyorlar hatta Arap olduklarını iddia edenler dahi var. Çünkü onlar da Arapların devlet düzenini kabul ettiler, Müslüman oldular, artık o sistemin bir parçası hâline geldiler, Kuzey Afrikalılar, Levantlılar da böyledir, biz de böyleyiz. Bu gerçeği inkâr edip, Orta Asya'dan gelen kişiler olduğumuzu iddia etmeye gerek yok. Orta Asya'dan gelen biz değiliz, "dilimiz" ve "sistemimiz", ikisi aynı şey değil. Venezuelalılar da İspanyol sisteminde yaşıyorlar ve İspanyolca konuşuyorlar ancak ne İspanya'dan geldiler ne de İspanyol kökenliler, onların da "dilleri" ve "sistemleri" İspanya kökenli, kendileri değil.

      İşte biz Türkler de bu halklar gibiyiz, Venezuelalı, Bolivyalı, Somalili, Tunuslu ya da Lübnanlı gibiyiz. Çok tuhaf ve yadsınası bir durum değil aslında, dünyada çok örneği var, bizdeki bu inkâr nedendir anlayamıyorum... Sanırım bir önceki kimliklerimizin ağırlıklı olarak batılı Türkler için Rum, doğulu Türkler için Ermeni olmasından kaynaklanıyor, bu halklar Hristiyan da oldukları için, böyle bir kökenden geldiğimiz kabul edilmek istenmiyor.

      Oysa Kuzey Afrikalıların büyük çoğunluğu oranın yerlisi olduklarını ve aslen Berberî olduklarını inkâr etmez, çünkü hâlen dillerini konuşan Amazigh, Tamazigh gibi halklar da Müslüman, bu nedenle onları soydaşları olarak görüyorlar, hatta dillerini yitirmedikleri için, onları takdir de edip "aslımız işte bu kültür" diyorlar. Bizde ise Rumlar ve Ermeniler Müslüman olmadıkları için, aynı durum gerçekleşemiyor.

      Sil
    5. Köktürkçe bir "Lir" türk dili değildir. Türük, tüzük olamaz,göktürkçe.
      Köktürkçe şaz türkidir.
      https://www.omniglot.com/writing/orkhon.htm
      https://www.britannica.com/topic/Turkic-languages#ref618042
      http://altaica.ru/LIBRARY/turks/Erdal_OTG.pdf

      Sil
    6. Sevgili Kut dedikleriniz hem tarih ile hemde genetik ile uyumludur.
      Örneğin;Anadolunun küçük hali olan Ermenistan ve Ermeni topluluğunun Y dna örnek ve boyutları buna en güzel örnektir. Hatalar var ise affola vede düzeltile.

      Yüzde oranı farklılıkları ile Ermenistan küçük Anadoludur. Anadolu ise büyük Ermenistandır.

      Ermenistan Ydna Haplogurupları ve dile gelip bizlere söyledikleri.

      R1b (30%) Batı Hint-Avrupalı soy
      Ermenistan Dominant Y-dna
      Tüm R1b soyu gibi Avrasya Steplerin den Avrupaya göç eden ve bir Hint-Avrupa dili olan Ermenice ile beraber Anadoluya göç edip gelen Proto (Armens) Ermeni kabile ve soyu, Az bir kısmının ise, kardeş ve dost hatta yol yoldaşı olan Frigler olma ihtimali var. Not:Bu topluluk savaşçı ve zanaatkar bir topluluk)

      J2 (22%): Mezopotamya kökenli neolitik gezginler, Kuzey semitik soy.
      Anadoluya güneyden yayılmış ve yerel kabileler tarafından kurulmuş olan Hayasa-Azzi Federasyonunun, Avrupadan gelen Ermeni kabilelerinin Hititler ile beraber istilası sonucu yıkılıp zamanla Ermenileşmesidir.Ermeni kültüründe ki Hay ve Hayk efsanesininde doğuşudur aynı zamanda.
      Not:4600 yıl evvel Steplerden gelen bir diğer Hint-Avrupa kavmi olan R1b Hititler, ağırlıklı J2 ve T-G olan olan Hayasa-Azzi sakinleri ile çokça savaşmışlardır.

      G (11%), Neolitik Anadolu ve ağırlıklı Kafkasya ya özgü bir soy
      (Bir Armens kabilesi- boyu olan Orontid Hanedanlığı) ve erken yerleşmesi sonrası, yıkılan Urartu Krallığının etrafında vede kuzeyinde yaşayan topluluklar. hatta orta çağda Ermeni kilisesine geçen Kafkasyalılar olabilir mi bir kısmısı ?
      * * *
      /Not: Gürcülerdeki R1b, Gürcü kilisesinin müritleri olmuş olan Ermeni vede Frig soyundan gelen R1b insanlardan kaynaklanmaktadır.Gürcüleşmiş Ermeniler ve Frig-Muşkiler) Antik veya din eksenli Orta çağ dönemi)


      J1 (10%), Mezopotamyalı Güney Semitik bir soy

      Büyük Tigranın Kudüs fethi sonrası 10 bin dolayındaki Yahudi nüfusu esir eyleyip Ararat, Iğdır ve Erzincan ovalarında tarım işçisi olarak çalıştırması. Farklı etkenlerde olabilir bu nüfus, içinde Anadoluya özgü fakat Ararat vilayetlerinde bulunmasından kaynaklı bu ihtimal de vardır.
      Not:Nairi yerel Aşiretlerinden kimselerde mevcut olabilir.
      bir kısımı Kilikya Ermeni Krallığı güney bölgesinin Ermenileşen insanlarıda olabilir.


      R1a (8%), Doğu Hint-Avrupalılar
      Ermenistanı istila eden R1a soylu bir Hint-Avrupa kavmi olan Kimmerler, vede diğer Ermenistan istilacıları olan İrani kavimler İskitler ve Medler vede onlardan geriye kalanlar.


      T (6%), Esasen Bereketli Hilal J1 ile beraber kıtalara yayıldı
      Nairi ülkesinin vede Aşiretlerinin Ermenileşmesi.Hayasa Azzi de dahil, Nairi aşiretlerinin bir kaçı bölgeye yerleşmiş olan orijinal Armens kabileleridir. Batman, Van, hakkari, O bölgeye has bir Haplogrup, örneğin Sason Ermenilerinde yüksek değerde.


      E (5%), Etiyopya kökenli Afro soy.
      Erken dönem Balkanlarda veya sonrası Anadolu da Ermenileşmiş olan Natufian bir topluluk.


      I (4%), Kuzeyli ve kendine has Cro-Magnon yayılması vede erken Hint-Avrupalılaşanlar vede Neandartelleri yok edenler
      Balkan Avrupasına, bozkırdan gelen R1b li Proto-Ermeniler karşısında erken Ermenileşen balkan Avrupalı bir grup olma ihtimali.


      L (4%), Hindistan ve İndus vadisi gibi,azınlık


      N (2%), Orta Asyalı bir grup Türk - Moğol vb. antik mi? Yoksa Moğol isitilası mı?

      ve diğer (1%).

      Sil
    7. Adına Türk halk müziği denilen müzikte dayatmadır ve bu topraklara has bir müzik değildir bir tür Kızılbaş İran müziğidir.

      Bu müzik, ulu önder Muhammed Kemalin bir dönem radyolar da yasaklamasına rağmen günümüzde zorla millete dayatılmaktadır. Bu toprakların asıl müziği (Roma- Rum taverna, Armenian taverna Rabiz, Arabik oryantal ve Arabesk vede bunların bir karışımı olan Levant bölgesi Kıbrıs ve Mersine özgü halk müziği havalarıdır.Tulum-Gayda) ise Anadolu Hint-Avrupa kültürüdür.

      Tam olarak bozamadıkları Anadoluya ve Levant'a has müzik notalarını ve seslerini Saz-Bağlama denilen İrana özgü sesler çıkaran enstrümanın sokulması ile algı yaratma ve kulak kandırmacalar yaratılmıştır sadece.

      Örneğin; Bizans müziklerinin havası ve notası orta doğuya tam olarak benzemez biraz daha Kuzeylidir ve orta Avrupa dan esintiler taşır. fakat kullanılan enstrüman aynılığı bunu tam benzermiş gibi bir algıya ve yanılgıya düşürebilir.Kanun,ud vb.gibisinden.

      O Kıvırcık Afro saçları ile Müslüm Baba, Türkçe lisan ile Semitik ezgileri icra ediyor ve ortalık inliyor.
      https://www.youtube.com/watch?v=aXqfuQy01ec

      90 ların Yarı Trans ses modasının Natufian şarkıcısı, şarkıda Antik kabenin ezeli vede ebedi tanrısına yakarmalarda mevcut, buda bölgeye has, hoş bir lezzet vede kimlik nişanesidir.
      https://www.youtube.com/watch?v=azGgx4WtF0o

      Kıbrıs Mersin Muğla havaları,adalar ve Levant müziği

      https://www.youtube.com/watch?v=4IfPzbpsgMc


      Bunlar, bu toprakların ve insanlarının gerçeğidir.

      Sil
    8. Onların torunları nolmuş ölmüş mü. Dedikleriniz bilimsel açıdan safsata. Dil birliği varsa ulus birliği vardır.

      Sil
    9. "Bizler, yani bugün Anadolu'da yaşamakta olan ve Türk adıyla bilinen kişiler olarak, işte temelleri ta o dönemlerde Orta Asya'da atılan "devlet" sisteminin, bir biçimde Anadolu'ya uzanmış versiyonunu benimsemiş kişileriz"

      Hayır.

      Bizler, yani bugün Anatolia'da, yani Anadolu'da, yani Haçlı seferleri döneminde Avrupalıların "Turchia" adını verdiği ülkede yaşamakta olan ve "Türk" adıyla bilinen kişiler olarak, temelleri Roma'da atılan "imparatorluk" sisteminin, bir biçimde Anadolu'ya uzanmış versiyonunu benimsemiş kişileriz.

      Yani tıpkı Mevlana Celaleddin gibi "Rumi"yiz, yani "Romalı"yız.

      "Bizanslı" da değiliz. Çünkü bu ad, kendi imparatorluklarına "Kutsal Roma Germen" adını vererek Roma'nın asıl varisleri olduklarını iddia eden Avrupalıların Doğu Roma'yı küçümsemek amacıyla ona sonradan verdiği bir isimdir.

      Konstantinus'un varisiyiz. Çünkü Konstantinopolisli, yani Konstantiniyeli, yani İstanbulluyuz.

      Hadrianus'un varisiyiz. Çünkü Hadrianopolisli, yani Edrinebolulu, yani Edirneliyiz.

      Theodosius'un varisiyiz. Çünkü Theodosiopolisli, yani Erzurumluyuz.

      Augustus'un varisiyiz. Çünkü Sebasteialı, yani Sivaslıyız.

      Tiberius'un varisiyiz. Çünkü Kaesarealı ve Neokaeserealıyız, yani Kayserili ve Niksarlıyız.

      Sil
    10. "Biz Romalılar"la ilgili yazdığım önceki yorumumda en önemli şeyi eklemeyi unutmuştum:

      "Ey Romalı! Titre ve özüne dön!"

      Sil
    11. Kimi yanlışlarınız var Sayın Adsız. Eurocentric bilgileri tekrarlamışsınız ancak bunlar tümüyle doğru değil. Öncelikle "R" haplogroup Arian değildir, bu iddia göçmen kökenli olan "sonradan" Avrupalıların "Asiatic" köklerini gizlemek için söyledikleri bir çarpıtma. Gerçek Arian haplogroup "I" haplogroup'tur, "I1" > I1a, I1b, "I2" > I2a, I2b gibi. Bu haplogroup en çok Germanic ve bugün güney Slavic diller konuşan halklarda görülür. İsveçliler, Norveçliler vb. bunların güney akrabaları Boşnaklar, Sırplar, Hırvatlar vb. bu halklar hakiki Arianlardır, gerçek Avrupa yerlileridir. "R1a" ile "R1b" Asiatic genlerdir, Asya'dan gelmiştir, hakiki Avrupa genleri değildir.

      Arian anadilinin doğduğu topraklar da güney İskandinavya dolaylarıdır, ne Anadolu, ne Pontic Stepler ne de Orta Asya değil. Bugünkü Hollanda'dan tutun , güneyde Fransa'nın kuzeyi, Almanya, Polonya, Çekya, Slovakya, Avusturya, Macaristan, Ukrayna'nın batısı, Belarus, Romanya vb. işte bu alanlardır gerçek Arianların anayurdu ve proto dillerinin doğduğu alan. Bu nedenle hakiki Avrupa genleridir "I" ile türevleri.

      İkinci bölümle sürdüreceğim...

      Sil
    12. Aşağıya Y-Dna genetik köken şemasını ekliyorum

      http://www.genomturkiye.com/images/Blog/European%20%20Haplogroup%20Y-Tree.jpg

      Şemayı incelediğinizde göreceksiniz ki "R1a" ile "R1b"nin atası olan "R" genleri "P"den, "P" genleri de Asiatic genlerin atası olan "NOP"tan geliyorlar. "NOP"tan gelen tüm genler Asiatic'tir, "N" de, "O" da, "Q" da. Bu durumda "R" de açık ki Asiatic'tir.

      Bu şemada gösterilmemiş, ancak siz araştırabilirsiniz "O" genleri doğu Asya genleridir, Çinliler, Koreliler ve Japonlarda çok görülür.

      Q genleri de batı ve güney Sibirya'da hayli yaygın genlerdir.

      N genleri ise daha çok Uralic halklarda baskındır ve kuzey Sibirya'da egemendir.

      R genleri de Altay bölgesinde ve Orta Asya'da doğmuş olan genlerdir. Bu nedenle özellikle Turkic halkların hemen hemen tümünde birinci sırada görülür. Hele ki Kırgızlar, Tatarlar gibi halklarda %50'nin çok üzerindedir. Sonradan olma sözde Avrupalılar, bu gerçeği ters yüz edip, "Onlar Arianlarla karışmış Türklerdir" diyerek açıkça çarpıtma yapıyorlar.

      Verdiğim şemadan bakarsanız göreceksiniz ki "R", "N" ve özellikle de "Q" ile yakından akrabadır, "R" ile "Q" ortak ataları olan "P"den gelirler, yani "R"nin Arian olması söz konusu bile değildir, apaçık Asiatic bir haplogrouptur.

      Sonradan olma Avrupalılar olan "R"lerin, baba tarafından kökleri Asiatic'tir, yani Y-Dna'ları, ancak anne tarafları arasında yani Mt-Dna'ları arasında orijinal Avrupa genleri çoktur, bu nedenle çoğu, zaman içinde Asiatic görünümlerini yitirmiştir, ancak her şeye rağmen, hala Asiatic görünümünü korumuş olan "R"ler Avrupa'da mevcuttur.

      %100 safkan Irish olan oyuncu Barry Keoghan

      https://pbs.twimg.com/media/DZyxBmSVQAAeCk4.jpg

      R1a özelliklerini büyük ölçüde korumuş

      Alman futbolcu Nico Schulz

      https://media.gettyimages.com/photos/nico-schulz-arrives-at-the-venue-prior-to-a-training-session-of-the-picture-id1026483434?s=612x612

      R1b özelliklerini iyi kötü korumuş

      İsveçli kayakçı Jens Byggmark

      https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/f1/Jens_Byggmark.jpg

      Hafif "I1" karışımlı, ancak tipik bir R1a

      Hırvat şarkıcı Milan Stanković, tipik bir R1b

      https://lyricstranslate.com/files/styles/large/public/MilanStankovic.jpg?itok=ehsS744l

      %100 safkan Gallerli rugby oyuncusu Gavin Henson, tipik bir R1b

      https://img.rasset.ie/00006eb3-500.jpg

      Gördüğünüz gibi bu verdiğim örnekler neredeyse tam olarak Tatar, Kırgız, Özbek ve Kazak görünümlerine sahipler. Bunlar gibi çok daha fazla örnek verebilirim, ancak bu ileti için bu kadarı yeterli.

      Sil
    13. Sayın Adsız'a birkaç şey daha yazmak isterim son olarak. N ile Q haplogroupları Asiatictir ancak çok da Turkic sayılmazlar, N daha çok Uralic, Q ise Yenisei halklarına aittir. Kazaklarda bolca bulunan C ise Mongolic bir haplogrouptur.

      Biliyorum, siz de "sonradan Avrupalılar" gibi düşünüp kabul etmeyeceksiniz ancak "R" haplogroubu Proto-Turkic bir haplogruptur, aynı batılılar Anadolu'daki Rumların ve Ermenilerin Türk dilini benimseyerek Türkleştiklerini kabul edebiliyor ancak nedense kendilerinin asıl Türkicler olup, sonradan "I" haplogrouplu gerçek Arianların dillerini kabul ettiklerini yadsıyorlar. Hem "I" hem de "R" aynı anda Arian olamaz, çünkü akraba genler değiller.

      Bir ekleme daha yapayım, hakiki Semitic genler de "J" değil "E"dir. Bugünkü Araplar ve Yahudiler ağırlıklı olarak "J1", Anadolulular da ağırlıklı olarak "J2"dir, J genlerinin atası "IJ"dır, yani Arian genleri olan "I" ile Semitic olduğu iddia edilen "J"ler aynı atadan gelirler, bu bağlamda "J" Semitic "olamaz", zira tüm Hamitic diller konuşan kuzey Afrikalılar, Berberiler ve Etiyopyalıların tümü "E"dir, bu da biz gösteriyor ki, bugünkü "J1" olan Araplar ve Yahudiler Semitic dilleri sonradan benimsemişler, aslında Arianlarla akrabadırlar. Buna başka bir kanıt da var, dünyada en fazla "J2" taşıyan kavim Çeçenler ve İnguşlardır, "J1"in en çok olduğu kavim de Darginler ve Avarlardır. Yani tüm bu halklar baba tarafından akrabadır ve Arianlarla da amcaoğludur. Arap ve Yahudilerin anne tarafı Mt-Dna'ları yerlidir, yani Natufian vb. Kafkasyalıların Mt-Dnaları da yerli Kafkasyalıdır. Kafkas J2 ve J1'leri de "G"lerin, yani hakiki Kafkasyalıların dillerini benimsemişlerdir, oysa gerek "I"ler, gerekse "J"ler, ortak ataları "IJ" dilinde ortaktı bir zamanlar ve o dil muhtemelen Arian diliydi.

      Sil
    14. Müzikle ilgili şeyler yazan da sanırım bir önceki genetikle ilgili şeyleri yazan adsız. O konuda da birkaç şey yazmak isterim.

      Öncelikle bağlama, İranic bir çalgı değildir, İran'da da benzerleri vardır evet, dutar (ikitel) denen ya da tambur (bizdeki bağlamaya benzer), ancak çok da aynı değildir. Özellikle İranic tınılar ile Türkic tınılar hiç benzemez, ilk duyuluşta dahi farklı oldukları anlaşılabilir.

      Pers, Kürt, Zaza yani "İranic" ezgiler genelde şöyledir, ve Türkic tınıları andırmaz

      https://www.youtube.com/watch?v=-qyIJCuKm_w

      Bu tınılar, dinlediğiniz gibi Anadolu'daki Türkic tınılarla (Türkîler, Türkülerle) benzerlik göstermiyor.

      Oysa şu Horasan ezgisini dinleyiniz, bire bir denecek kadar Anadolu Kızılbaş müziğini andırır

      https://www.youtube.com/watch?v=6QAf0wwKII0

      Tınılar, vurgular, çalma tavrı neredeyse Anadolu Kızılbaş Türküleriyle birebir aynı.

      Sil
    15. Bir ilave daha:

      Biz "Romalı" değilsek kimiz? Asterix'in köyündekiler gibi hala Romalılara direnen yiğit savaşçılar mı?

      Gerçi onlarla kıyaslanamayacağımız da söylenebilir. Çünkü onlar bir "sihirli iksir" sayesinde küçük bir köyde direnebiliyorlar en fazla.

      Biz ise Adriyatik'ten Çin seddine kadar hüküm sürerek bir "cihan hakimiyeti" kurabilmiş büyük bir milletin ahfadıyız.

      Üstelik bunun için de bir iksire ihtiyacımız yok. Bizim "sihirli iksir"imiz "cihan hakimiyeti mefkuresi"dir. Bkz;

      Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi - Prof. Dr. Osman Turan

      Sil
    16. Sayın ________

      Demek ki neymiş Proto- Türkler R ile var oldu iseler R olmayanlar Türk değil, sonradan Türk diline geçmiş gruplar. bir cahil kazdığı çukura böyle mi düşer.
      I dna Avrupalı ama Hint Avrupa dili stepten Avrupa ya R1b ve R1a lar ile geldi.daha bundan salt gerçekten haberiniz yok Yazık. I-ların dili farklı diller idi.

      Muhtemelen yorumcu Anadolunun Siyah ırklarından türkleşmiş biri fakat Proto Ermenilerin Beyaz oluşlarını çekememezlikten ötürü ve beyaz olmak arzusu ile bilimsel çarpıtmalar.

      Sil
    17. Sayın Oğuz veya Onur bey Hint Avrupa dilleri ve Pakistan Hindistan R1a sı ve ilişkisi çocuğa anlatır gibi hallere düştük ama neyse.

      http://www.wikizeroo.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvWS1ETkFfaGFwbG9ncm91cHNfaW5fcG9wdWxhdGlvbnNfb2ZfU291dGhfQXNpYQ

      Sil
    18. Proto Tükçe nin geçmişi Moğolistanlı dır ve yaşı gençtir vede 2000 yılına kadar tek bir dildir, Hint Avrupa dilleri çok eskidir.Ayrıca Orta Doğu ve Güney Asya'daki R1b Altay dan daha eskidir.Sözde rus özde mongol olan Anatole Klyosov sallamış, ama bunları göz ardı etmiş tıpkı yorumcu uzun tire Oğuz gibi.
      bir müjdeli haberim var Allah cc de Türk'müş

      Sil
    19. Aslında Sayın _______Oğuz un yaptığı gibi aptalca bir şekilde y dna ların atalarına gidersek Haplogroup A (Y-DNA) ulaşırız ki R ve P nin başlangıcının atası Y kromozom Âdem'i buluruz o zaman hepimiz Maymunuz zaten.Herkes Türk ise, Türkler de Maymuna gider,


      Sil
    20. Yine Sevan Bey’in haplogruplar hakkındaki olumsuz fikirlerini haklı çıkarırcasına saçma sapan yorumlar yapıldığını görüyorum. Konuya giriş babında şu yorumlarıma göz atabilirsiniz:

      https://nisanyan1.blogspot.com/2018/10/ckan-dort-bolumun-ozeti.html?showComment=1542395068764#c5137754923346562330

      https://nisanyan1.blogspot.com/2018/10/ckan-dort-bolumun-ozeti.html?showComment=1542395108377#c5643318658870680519

      Günümüzde hala Aryan ırkından bahsedenler ya da Hint-Avrupa dillerinin ilk kuzey Avrupa’da konuşulduğunu iddia edenler feci şekilde çağın gerisinde kalmış 19. yüzyıl kafasında kişilerdir. Bu gibi kişiler artık geçerliliği kalmamış bu gibi fikirleri dinmiş gibi savunurlar. Peki ne için? İdeolojik sebeplerden. Çünkü kendi ideolojilerinin bekası için böylesi işlerine geliyordur.

      Aryan kelimesi günümüzde Hint-Avrupa dil ailesinin sadece Hint-İran kolunun bir diğer adı olarak ve bir de bu kolu konuşanların kadim adı olan Arya kelimesinin Batı dillerine aktarılmış hali olarak kullanılıyor. Gerçekten de Aryan ya da daha doğrusu Arya ismini tarihte Hint-Avrupa dillerinin sadece Hint-İran kolunu konuşanlar kendileri için kullanmıştır, diğer Hint-Avrupa dilli halkların tarihte o ya da aynı kökten benzer adlar taşıdıklarının geçerli bir delili yok.

      Dilsel, genetik ve arkeolojik veriler tüm Hint-Avrupa dillerinin ortak atası olan dilin yani Proto-Hint-Avrupa dilinin 6000-5000 yıl kadar önce Pontik-Hazar stepinde konuşulduğuna işaret ediyor. Proto-Hint-Avrupa ve erken Hint-Avrupa dillerini konuştuğu düşünülen kültürlerden alınan antik DNA örnekleri bu halkların büyük ekseriyetle R1a ve R1b Y-DNA haplogruplarını taşıdıklarına ve günümüzdeki çoğu R1a ve R1b alt dalının bu kültürlere dayandığına delalet ediyor (ki buna günümüzde Türki dil konuşan halklardaki alt dallar da dahil). Ayrıca, Proto-Hint-Avrupa ve erken Hint-Avrupa dillerini konuştuğu düşünülen halkların otozom ve mtDNA haplogrubu sonuçları da tümüyle Batı Avrasya genetiğinde olduklarını gösteriyor. Aşağıda otozom sonuçları görülebilir:

      https://drive.google.com/file/d/1zDdWirQXe7tJboLGLJzjc0H8p17SfYyt/view?usp=sharing

      Yamnaya Samara, Baltic CWC, Baltic LN, Scandinavia LNBA ve Baltic BA bu bahsettiğim halklardan (Yamnaya kronolojik olarak diğerlerinden daha önce ve Pontik-Hazar stepinden, diğerleri genetik, arkeolojik ve muhtemelen dilsel olarak Yamnaya ve ona yakın genetikteki Pontik-Hazar step halklarına dayanıyor). Gördüğünüz gibi açık ve orta mor renkli Doğu Avrasya ve sarı Amerika yerlisi komponentlerini taşımıyorlar, tümüyle Batı Avrasya genetiğindeler.

      Sil
    21. Yeni ve yepyeni! Güneş Gen Teorisi Hayırlı olsun İnsanlığa, Muhammed Kemaller bitmez.
      Güneş Dil Teorisinden,Güneş Gen Teorisine Türk tarihi, kitabı çıktı! almadınız mı? tüm sahaflar da!

      Sil
    22. Hiç biriniz yazdığım bilimsel dayanaklara yanıt verememişsiniz, bilindik Eurocentric lakırtıları tekrarlamışısnız.

      Sayın Onur, 5000-6000 yıl önce Proto-Hint-Avrupa dilinin konuşulduğunu ve bu dili konuşanların tümünün R1a ve R1b olduklarını söylüyor, iyi de bu arkadaşlar 8000-9000 yıl kadar önce Pre-Proto-Hint-Avrupa dili zamanında zaten bu dili benimsediler, I'lerden aldılar bu dili. R1a ve R1b halkları Orta Asya'dan Pontik Steplere göçtüklerinde, hemen batılarında bulunan I'lerin dilini benimsediler. Sayın Onur'un dediği şey şuna benziyor, "Bugün Anadolu Türklerinin çoğunluğu J2, demek ki J2 Türk geni" :)

      Önceki iletilerimde yazdım, R'nin geldiği ata gen P'dir ve Q da P'den gelir, yani R apaçık Asiatic bir gruptur, Hint-Avrupa değil, Hint-Avrupa grubu I'dir, yani hakiki Avrupalılar (Hint-Avrupalılar) da I'dir.

      Sil
    23. Sayın Adsız, aslen Anadolulu ya da Türk değilim, İllyrian kökenli bir I'yim, yani Arnavut'um, atalarım Kosova'dan Anadolu'ya göçmüşler, ulusal kimlik olarak Türklüğü kabul ediyorum ancak etnik açıdan Türk değilim, öz be öz Arnavut'um.

      Sil
    24. @________

      Eldeki bilimsel verilerden Hint-Avrupa dillerinin R1a ve R1b Y-DNA haplogrubu ağırlıklı EHG yani ANE-WHG miksi bir coğrafya olan Mezolitik devir Pontik-Hazar stepine dayandığı anlaşılıyor. Antik DNA testlerinde R1a ve R1b'nin kuzenleri Q ile ortak atası olan P1 Sibirya'nın Batı Avrasya baskın genetikte olan 31,6 bin yaşındaki ANS örneklerinde bulundu, ayrıca onların kendilerinden birkaç bin yıl sonra yaşamış yine Batı Avrasya baskın genetikte olan ANE torunlarında hem R hem de Q'ya rastlandı (ki Q'lu ANE'lerle miks Amerika yerlilerinin %30'lar civarında olan Batı Avrasya genlerini de açıklar). Bu saydığım kadim Sibiryalıların mtDNA haplogrupları da hep Batı Avrasyalı çıktı. Sibirya'nın Batı Avrasya baskın genetikten Doğu Avrasya baskın genetiğe geçişi de yine antik DNA testlerinin gösterdiği gibi son 20-18 bin yıl içinde oldu, bu süreçte Batı Avrasya baskın genetikte olan R'ler Sibirya'nın geniş bir kesiminden silinirken onların yine Batı Avrasya baskın genetikte olan Q kuzenleri Mançurya ve kuzey Çin taraflarından gelen Doğu Avrasya baskın genetikteki kadınlarla karıştılar ve Amerika yerlileri ve AP gibi popülasyonları oluşturdular.

      Burada bir Avrosantrizm varsa o da sizin dogmatik bir şekilde ve hiçbir bilimsel veriye dayanmadan ve hatta mevcut bilimsel verilerle çelişerek Hint-Avrupa dillerini I Y-DNA haplogrubu bol olan bir popülasyona dayandırmanız ve 19. yy’dan kalan Aryan ırkı gibi çoktan geçerliliğini yitirmiş dibine kadar Avrosantrik retorik ve fikirleri kullanmanızdır. Sanki Hint-Avrupa dilleri Avrupa'nın batı ve orta bölümlerinden daha doğuya dayanamazmış gibi! Size tavsiyem at gözlüğünüzü çıkarıp başta antik DNA çalışmaları olmak üzere güncel bilimsel çalışmaları okumanız ve yorumlarınızı olabildiğince ideolojik kalıpların tesirinin dışında yapmaya gayret etmeniz olacaktır. Sibirya antik DNA'ları konusunda özellikle şu çalışmaya göz atmanızda yarar var:

      https://www.biorxiv.org/content/early/2018/10/22/448829

      Sil
    25. Sayın______ Tire

      Anlıyorum ki duygularınız ile hareket etmeniz size bir fayda sağlamaz elden bir şey gelmez, Siz I haplogruplu olarak atalarınızın asimile olup farklı bir dile geçmesi sizin zorunuza gidiyor ve bu durum karşısın da ise zorlama ve absürt yorumlar yaparak tıpkı benzerleriniz gibi isyankar tavırlar sergiliyorsunuz.

      Köle gibi hissetmemek adına yalanlar!! hayır siz değilsiniz köle ! atalarınız da belki köle minvalinde olarak tan kabul etmedi bu dilleri .belkide tamamen I ve R kardeşliği oldu.
      Tıpkı Orta asya daki kafkas r1a ların mongol kadınlar ile evlenip Türkçeyi vede mongol fenotipini almaları gibi vede Turanid fenotipini yaratmaları gibisinden.

      Hint Avrupa (Ari dilli Hintli dravid siyahilerde sizin konuştuğunuz bir dil olan Arnavutçanın kök kardeşi vede aynısı olan hint ve İran dillerinin kendilerinden dünyaya yayıldığını söylüyorlar.bakınız aynı travmayı onlarda yaşıyor.

      Bakınız benimde bir tarafım Ermeni ve yukarıdaki Ermenistan y dna'larını ben yazdım ve ben kendi y dna mıda bilmiyorum,
      Başlar da benimde zoruma gidiyordu bu dna ve dil ayrımları ve tarihi acı gerçekler hepimizi dumura uğrattı, fakat yalan ile nereye kadar! gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu var ne yazık ki,

      Adolf hitler bile örneğin bir E Y-dna soyundan bir natufian idi ve ben Hitleri Beyaz ırka hiç yakıştırmamışımdır neden mi! çünkü Beyaz ırk, ırkçı değildir. fakat Bay Hitler,zalim bir Afrikalı vede orta doğulu sultan edası ile genetiğine uygun tavırlar sergilemiştir bunun Avrupalılar bile farkında. Adolf un Lezbiyen nenelerinden geçen fiziki beyaz fenotip, Hitleri de Adolf uda ruhen beyaz ve usta yarıştan yapamamıştır.

      Turki R1 a ve b hakkında yazdıklarınız ise tamamen atmasyondan ileri gitmiyor. Tüm Y dna lar akrabadır zaten insan maymunla bilene kuzen ve akrabadır.

      Bakınız öyle ki batıda ve Rusyada öylesine manyaklar var ki
      Y dna ları bile inkar edip sadece Beyaz ırkın gökten geldiğini söyleyenleri bile var. Siz en azından o kadar değilsiniz.Ve yahut Beyaz ırk farklı bir üstün A-canlı türünden evrimleşti diyenleri !!

      1.Peki size son bir soru Hiç Avrupaya gitmemiş vede I lar ile karşılamamış R1a ve b liler nasıl Hint-Avrupa dili konuşuyor ? .Madem bu Hint Avrupa dilleri (I) ların

      2. Bir diğer soruda Peki R ler Türk dilli ise neden bu kadar hızlı yitip gitti Türkçe ve enkaz kalıntıları, Avrupaya göçen ki R topluluklarda ? .

      Batılı araştımacıları suçlasanızda inanın gidin Bir japona sorun bu konular da uzman olan size batılı bilim adamlarının vede bizlerin dediğini söylerler.

      Batılı bilim adamlarını inkarla suçlayıp bir dili toptan inkar etmenizde cabası.

      Lütfen düşünün bunları düşünmek gerçeğe ulaştırır. size tavsiyem 3 ay boyunca tüm söylenenleri iyice bir araştırın ve sonrasında her şeyin nasıl değiştiğine inanacaksınız.

      Sizlere cevap yazmamım sebebi troll olsanız da olmasanız da bir şeyler öğretmek vede bu blogu okuyan Nişanyan severleride bilgilendirmektir.

      Onur Dinçer üstadın da günahını aldım,hakkını helal eylesin..

      Sil
    26. Yukarıda "Bizler Rumi'yiz yani Romalıyız" diyen Adsız'a katılıyorum, zaten gerek genetik gerekse kültürel veriler de bunu gösteriyor.

      Genetik veriler

      https://www.nature.com/articles/srep29890/figures/1#search-menu

      Anadolu/Anatolia zaten Ege Denizi'nden başlar, Fırat nehrinde biter, yani Kürtlerin ve Ermenilerin başladığı yerde, genetik açıdan da tam olarak örtüşüyor.

      Bugün 780.000 km2'lik Türkiye'ye "Anadolu" deme hatasına düşülüyor, oysa Anadolu dediğinizde içinde Trakya ve Fırat'tan doğusu yoktur, Anatolia şurasıdır

      https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/aa/AnatolieLimits.jpg

      Bizler buranın yerlileriyiz, bir yerden gelmedik. Bugünkü adımız Türk, yani Türk dendiğinde "Anadolulu" anlaşılmalı.

      Bizleri anayurdumuzda işgalci gibi göstermeye çalışanlar var, yukarıdaki Adsız'ın yazdığı gibi bizler Roma'nın tek gerçek varisleriyiz, Avrupalılar bunu hazmedemedikleri için bizi Türk olduğumuza inandırdılar. Neden hazmedemediler? Çünkü çoğunluk Müslüman, Romalıların Müslüman olmasını hazmedemediler, "O halde siz Türk olun artık" dediler, bize bir rol biçtiler ve biz de inandık.

      Avrupalılar bu topraklara 12. yy'dan beri "Turchia" dediler, oysa bizim atalarımız o yıllarda buraya Diyâr-ı Rum yani "Roma Diyârı", kendilerine de Rumi, yani "Romalı" diyorlardı zaten. Buralı olan hiç kimse 1800'lere dek kendine Türk demedi, daima Rumi yani Romalı dedi. Fatih Sultan Mehmet bile kendisine Kayzer-i Rum yani "Roma Sezarı" (imparatoru) dedi, hatta Konstantinopol Bayrağını resmî bayrak yaptı, avatarımda gördüğünüz bayrak, bugünkü bayrağımız onun zaman içinde şekil değiştirmişidir.

      1800'lerden sonra kimi öğrenciler Avrupa'ya eğitim almaya gittiler, Avrupalılar onları Türk olduklarına iknâ ettiler, böylece bize Türkçülüğü aşıladılar, Jön Türkler ve ardından İttihat ve Terakkî, ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti vb. Bu Türklük silsilesi bir Avrupa projesidir, 12. yy'dan başlayıp uğraşa uğraşa bizi Orta Asya'dan gelen işgalci Türkler olduğumuza inandırdılar, bizlere biçtikleri Türk rolünü sazan gibi yuttuk.

      Aslında Türklük denen şey de özünde Müslüman olmaktır. Müslüman Anadolulular bu yazdıklarımı iyi okusunlar, Müslüman olacaksanız yine olun, siz bilirsiniz, ancak şu Orta Asya masalını bırakın. Boşnaklar da Müslüman ancak hiç biri çıkıp da "Biz Arabistan'dan geldik" ya da "Biz Anadolu'dan geldik" falan demiyor, oraların yerlisi olduklarını biliyorlar, siz de bu yolu tutun, hayalî fetih ve gasp hikâyeleriyle anayurdunuzda kendinizi işgalci konumuna sokmayın. Bizler gibi Müslüman olmayan Anadolululara/Türklere de çatmayın, siz de buralısınız biz de, herkesin inancı kendine, dini kimlik olarak kullanmayınız.

      Özetle, aslında genetiğimiz, kültürümüz, yemeklerimiz, gelenek ve göreneklerimiz, müziğimiz vb. her şeyimiz yerlidir, sadece adına Türk diyoruz ki Türk demek "Anadolulu" demektir anlayışına gelince sorun da kalmıyor.

      Buyrun size "tennenni tenenen" müziğimiz... İzleyicilere de iyi bakınız, siyah fes, uzun sakal, kara çarşaflı kadınlar vb. olduğu gibi aynı...

      https://www.youtube.com/watch?v=cKiZiZzI2ns

      Sil
    27. Sayın @Anatolian bir çok şeyinize katılmak ile beraber, Size kocaman bir Hayır diyorum ! Ana konuda, neden mi! çünkü bu topraklar da yaşayan herkes buranın yerlisi değil, Y dna larda aynı benzerlik var ama tarihsel süreç farklı

      Kürtler ve Aleviler yerli Anadolulular değillerdir, İran dan gelmedirler. Pek tabidir ki yerli bir kesimde mevcut artık bu toplulukların içinde Alevileşmiş vede Kürtleşmiş Ermeniler gibi.Balkanlardan ve Kafkasyalar'dan gelenler de yerli değildir.

      Mevzu şudur gelen topluluklar ile Anadolu insanları aynı Y dna Haplogroupları'na sahiptir. Örneğin J - Haplogrup Anadolu'nun her daim Dominantı olmuştur fakat 1071 sonrası İran-Horasan göçü ve ardından 1895 Kafkasyadan gelen gruplarda bu kuzey ve güney semitik J Haplogrup'a sahiptiler ve yahut E Haplogrup, zaten yerel de var olan bu Dna, Müslüman Arnavutların ve Adalıların gelişi ile beraber oran artışı göstermiştir.bütün bu göç hikayesi diğer Haplogrouplarla'da benzerlik gösterir.

      Ee.. pek tabidir ki Türkileşmiş yerel nüfusun Y dna kabarıklığı'da ortadadır vede fazlası ile görünür halde mevcuttur.

      Not:Yinede özellikle Kürtlerin coğrafi olarak eski Anadolu ve çevresi ile ilişkileri'de göz ardı edilmemelidir.Kürt halkının maalesef yazılı bir tarihleri yok ve bu büyük bir sıkıntı.

      Fakat Aleviler kesinlikle İranlı göçmenlerdir.Her ne kadar da Antik Anadolu yerlisi olan Hint-Avrupalı Luviyalıların Alevilere benzer inanç öngörülerinin var olduğu iddia edilip Alevilik yerli bir Anatolya inancı gibi lanse ettirilmeye çalışılsa'da, beyhude ve boş vede tutarsız bir çabadır.

      Maalesef Türklük masalını abartanlar,gün gelip Kürtlük vede Alevilik masallarının da abartılacağını, Na mümkün tahmin edemediler.

      Zaten sorunda bu yaşam tarzı benzerliği,Benzerlikler toplumları aynı yapmaz ama malesef bu algıya bilmeyen insanlar hep düşmüştür.

      Bir örnekte Yörükler yani Yürüyenler,

      Anadolu Yörükleri dediğimiz toplulukların bir kısmısı bugün;

      Balkan dağlarında yaşayan ve Arkaik Yunancaya sahip göçebeler olup, Antik bir Proto-Yunan kabilesi olan Hint-Avrupalı Dorların soyundan gelen Sarakatsani lerdir. Ottomanlarda bu insanlara Karakaçanlar demiştir ve Anadolu da yaşayan kesimide mevcuttur bu topluluğun, Renkli gözlü sarışın Yörükler olarak. Kısaca, The Yörüks of Greek

      Pek tabidir ki Anadolu Yörüklerinin en az yarısı Orta-Asyalı konar göçerlerdir buda inkar edilemez.Fakat diğer yarısı Türk veya Türki bir soydan gelmez.

      Teşekkürler

      Sil
    28. @12 Aralık 2018 21:47'de yazan adsız

      J haplogrubu Sami dil ailesi var olmadan on binlerce yıl önce ortaya çıkmış bir Y-DNA haplogrubu ve Sami dillerinin hiçbir zaman ulaşmadığı birçok yer dahil çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır, dolayısıyla J'den Sami haplogrubu diye bahsetmek en iyi ihtimalle konuyu çok basite indirgemek, en kötü ihtimalle ise feci şekilde yanılmak olur. Bilmeyenler için J Y-DNA haplogrubunun mevcut görülme sıklığı haritası:

      https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/ae/Haplogroup_J_%28Y-DNA%29.PNG

      Tabii bu haritaya bakıp bütün J'lere aynı muamelesi yapılamaz, zira J haplogrubu aşağı yukarı 43 bin yaşında olup aradan geçen zaman içinde çok değişik alt dallara ayrılmış ve bu alt dallar değişik coğrafyalara dağılıp değişik yerlerde yoğunlaşmıştır. Bazı alt dallar Sami dilli halklarda hakikaten yoğunluk gösteriyorken bazı alt dalların onlarda esamisi okunmaz.

      1071 civarı ve hemen sonrasındaki dönemde bu topraklara olan göçte esas itibariyle Oğuz/Türkmenler gelmiştir ve Oğuz/Türkmenlerin o göçteki çıkış yeri bugünkü Kazakistan topraklarındaki Aral stepindeki Oğuz Yabguluğu topraklarıdır, oradan Selçuklu hanedanı ile beraber kopup gelmişler. Ama o göçe katılan Oğuz/Türkmenlerin ancak bir kısmı Anadolu taraflarına geldi, bir kısmı ise o zamanlar İrani dilli halkların yaşadığı bugünkü Türkmenistan tarafları başta olmak üzere Orta Asya’nın güneybatısı ve bugünkü İran Horasan’ına gelip orada kaldı, diğer bir kısmı ise bugünkü Azerbaycan ve Ermenistan taraflarından bugünkü kuzeybatı İran ve kuzey Irak taraflarına inen ve oradan da Suriye’nin kuzeybatısına uzanan L şeklindeki bir hat içinde dağıldı, tabii daha az oranda olmak üzere Orta Doğu’nun başka yerlerine dağılanları da oldu. O devirlerde yaşayan Oğuz/Türkmenlerin hangi haplogrupları ne oranlarda taşıdığını bilmiyoruz, bu konuda en sağlıklı bilgileri şüphesiz o devirlerdeki Oğuz/Türkmenlere ait iskeletlere yapılacak antik DNA testleri sonucunda öğrenebileceğiz.

      Yörük “göçebe” demektir, etnisite ifade etmez. Osmanlı devlet jargonunda ortaya çıkıp sonradan halk arasında yayılmış bir tabir bile olabilir, kelimenin en eski örneklerini Osmanlı devlet belgelerinde görüyoruz, en azından alışık olduğumuz ve “göçebe” anlamına gelen formunu.

      Sil
    29. Önemli bilgiler: Her erkekte bir Y-DNA VE mtDNA mevcuttur. Kadınlar da, yani dişilerde Y-DNA yoktur sadece mtDNA vardır.

      Y-dna her daim kesintisiz bir şekilde (Baba-Erkek soyunu gösterir.

      Nişanyan üstada saygılar sevgiler.

      Sil
  4. Türk ve Oğuz boyları hayali değildir Sevan hocam, hepsi birer gerçektir, Bakınız!


    *Natufian Türkleri
    *Anadolu- Kuzey Semitik Türkleri
    *İndus Vadisi-Azar Türkleri
    *Kıbrıs-Levant Güney Türkleri
    *Trans Kafkasyalılar ile beraber üst Semitik Türkleri
    *Anadolu-Hint-Avrupa Türkleri
    *Orta Asya Hint-İran Türkleri

    Anadolu Hindistandır !

    Anadolu Hindistandır !

    Anadolu Hindistandır !

    Anadolu Hindistandır !

    YanıtlaSil
  5. Sevan Bey merhaba

    Sizden birkaç kelimenin etimolojisi hakkında yardım isteyeceğim.

    Size Proto hallerini yazacağım sizde lütfen aklınıza gelebilecek bir köken yazın.

    Bakır
    kümüL=Gümüş(Dybo çince olduğunu savunuyor ama verdiği örnek zorlamaydı.)
    temir(Yine Dybo,aynı durum)
    SeR=bronz(eski Türkçe yez(aynı),Moğolca Jer(silah),toharca alıntı yes'ten farklı bir kelime ama köken bulamadım.)
    saaç=kalay,saç

    Anlamlı köken bulduğum ama semantiğinden şüphe ettiğim.

    árpa=arpa,İranî alıntı olduğunu savunanlar var örnek gösterdikleri proto kelime (arpaçiyaa) afganca ve bazı Pamir dillerinde marjinal ve etimolojisi yok,bir yerde ön Türkçe ár =artmak,sayıca çok olmak kökünden türediğini okudum,ama diğer dillerden paralellik bulamadım.

    siNir=sinir,toharca sñor'dan alıntı olabilir diyorlar ama ses değişimi düzenli değil,öyle olsa sıñur veya suñur olurdu ve ön Türkçe ñ sesi korunmaz ve çoğu Türkî dilde suyur olurdu.siN=ses çıkarmak,çınlama,tonlama kökü eski çağlarda sinirlerin yaylı çalgı kullanımında kullanılması ve tınlama sesi çıkarması yüzünden mantıklı geldi,ama diğer dillerden paralel bulamadım.

    Eçkü=keçi,iranî aža(keçi) alıntı olduğu söyleniyor ama ses uyumsuzluğundan tam olarak emin değiller,bende bir kök bulamadım.

    YanıtlaSil
  6. Her yazı ayrı cevher.
    Bu blog iyice okula döndü.
    Herhangi bir yazıda en az 5 ayrı branşta bilgi/görgü ufuk açıyor. Kelimeler nakış işler gibi özenle süzülerek akıyor.
    Zweig gibi: az, öz, net ve son cümlede hep çarpıyor genelde..

    YanıtlaSil
  7. Sevan bey iyi günler

    Şu kelimelerin etimolojisini istemeyi unuttum.İlk sözcükler muhtemel proto halleri

    süG,savaş

    kunduR,kunduz

    keñik,geyik

    YanıtlaSil
  8. "Üniversite"si olmadığı için bilim üretemeyen Türkiye, bir ideolojisi olmadığı için bir "toplum" da üretememektedir.

    Jakoben Fransa'dan Cumhuriyetçilik, Faşist İtalya'dan Ceza Kanunu, Sovyet Rusya'dan Sosyalizm, Çarlık Rusyası'ndan Türkçülük ve Turancılık, Suudi Arabistan, Humeyni İranı ve Mısır'dan İslamcılık, Safevi İranı'ndan da Alevilik ithal eden bir ülke neden kendine ait bir ideoloji üretemez?

    Çünkü kendi aralarında uyumsuz olan bu gibi unsurların biraraya gelmesiyle bir sentez, dolayısıyla bir ideoloji ortaya çıkamaz.

    Dolayısıyla da bir "toplum" değil, ancak merkezi bir otorite tarafından zorla birarada tutulabilen topluluklar/cemaatler ortaya çıkabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Turancılık oynayanlar komik geliyor! Acaba Turancılar Büyük Aryan-İran Ülkesini mi kuracaklar ve neden araştırma yapmadan başkalarına ait kavramları aptalca bir şekilde, içselleştirerek bunların hayalini anlamsızca hedef ve hayal edinmek, Ben,ben olmadıktan sonra ne yapayım bir başkasını ve ondan türeyen değerleri. Kızdığım nokta, hayali ve yapay şeylerinde en azından dört ayakları üstüne düşecekleri bir yerleri olması gerekli değil midir ! Yani nasıl bir cehalettir bu! Teşekkürler.

      Sil
  9. "Birisi İğdir adını görünce “herhalde Oğuz boylarından İğdir olmalı” diye akıl yürütüyor, normal bir şey. Birileri bunu alıp süsleyip püslüyor, atalarımız İğdir boylarından kalkıp küheylan gibi buralara gelmiş, ah ne zorluklar çekmiş diye hayal ediyor. Birileri topu buradan alıp, “hımm demek ki Elmalu boyunun Hacıdede aşireti aslen Iğdır federasyonuna bağlıymış, demek ki Adana ve Tokat’taki Hacıdedeler de öyle olmalı” deyip kendince bir senteze varıyor. Canı sıkılan bir emekli memur bey bütün bu referans kırıntılarını toplayıp Türkiye’deki İğdir yerleşimleri haritası çıkarıyor"

    hocam bu kısım bana sizi çağrıştırdı.garip bir meta hal var sankim

    YanıtlaSil
  10. Sevan Bey,
    Tamamen farklı bir konu:
    Bertolucci' yi biliyorsunuz, yakın zamanda vefat etti.“Paris’te Son Tango” filminde Marlon Brando’yla bir olup Maria Schneider’a oynadıkları oyun...Detayını anlatmayana gerek yok biliyorsunuzdur.Ben de sizin gibi yaratıcılara inanmayan biriyim ama ahlaklı olmak bambaşka bir durum.Yani yönetmen kendi yorumuyla bunu sanat için yaptığını söylemişti.
    Buna maruz kalan kadın bir daha toparlanamamış, buna değer miydi sizce? Bir insanın hayatını sanat yapıyorum diye bitirmek.Ya da bunu yaşayan kendi kızı olsaydı anlayışla karşılar mıydı insan?
    Bu konuda değişik bir bakış açısı bekliyorum sizden, benim göremediğim bir husus..
    Saygılar.

    YanıtlaSil
  11. Sürmeli, bazı eski tarihi haritalarda Surmalu ismiyle geçer. Zaten Surpmari, Türkçede ses benzerliğiyle ya Sürmeli ya Sırmalı olabilirdi. Iğdır'ın da aslı muhtemelen Ermenicedir veya Ermeniceleşmiş bir isimdir, Urartuca Erebuni'nin Erivan~Yerevan olması gibi.

    YanıtlaSil
  12. İdirmava'nın resmi adı Söğütlü'dür. Oradaki belediyenin adı da Söğütlü Belediyesi'dir.

    YanıtlaSil
  13. Siz peki ermeniler olarak,kendinizi nereye ait hissediyorsunuz?29 bin km 'lik ermenistana mı? Yoksa 780 bin km 'lik türkiyeye mi? doğrusunu söylemek gerekirse, bunamamışsanız ve akli melekeleriniz yerindeyse, "erivan" ile "istanbul" kıyaslanamaz olmalı...





    YanıtlaSil
  14. degerli unknown...ermenilere olan takintinizi anliyorum , aynen "ait" oldugunuz kabile olarak , nerelere ve heryerlere takintilariniz gibi....birazda ,neden niye sorusuna takilin ...biz ermeniler bunama sahfasini zorda olsa atlattigimiz icin,nereye degil neden ve nicine ait olma hissine cevap olarak , insanlik sevgi ve gelismeye takildik....darisi basiniza

    YanıtlaSil
  15. Bu bilim ve akıl çağın da, ekşi sözlükte bu toprakların gençlerine "arap dinine inandığı halde ülkücüyüm diyen insan" isimli başlıklar açıp en yakın kuzenleri ve ata soyları aynı oldukları Arap toplumuna sabahtan akşama kadar küfürler ettiriliyor, Türkleşen Semitik Anadolu nun trajesidir bu, Kölelerin köle ettikleridir Anadolu milleti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yukarıdaki tartışan arkadaşlar gibi siz de genetik konusunda fazla bilgi sahibi değilsiniz belli ki. Türkler genetik olarak Kürtler ile Yunanlar arasındadır, aşağıya ekleyeceğim bağlantıdaki şemaya bakınız, ırkî yakınlık ile coğrafî yakınlık paralel gidiyor, gerçekten de biz Türkler ya da Anadolulular Kürtler ile Yunanlar arasındayız, biri doğumuzda diğeri batımızda, arada Anadolu'da/Anatolia'da da biz, yani Anadolu'nun öz yerlisiyiz.

      https://www.nature.com/articles/srep29890/figures/1#search-menu

      Sil
    2. Arap-Fars-Türk kültürleri yüzyıllardır o kadar iç içe geçmiş ki artık Araplık-Farslık-Türklük veya Arap-Fars-Türk dini gibi şeylerden sözetmek saçmalık ötesi bir şey olur. Bizi gören de bir Kureyşli, bir Sasani veya bir Kınık sanacak!

      Kaldı ki daha o zamanlarda başlamışız birbirimize karışmaya.

      İmam Zeynelabidin'in babası bir Kureyşli (Hz. Hüseyin), annesi bir Sasani (Yezdgerd kızı Şehrbanuveyh) imiş. Oğlu (Zeyd) ve torunu (Yahya) eski Sasani topraklarında Emevilere kıyam ederken şehit olmuşlar.

      Kureyş (Abbasi) ve Kınık (Selçuklu) soyu hilafet ve saltanatı aralarında paylaşırlarken birbirlerinden de kız alıp vermişler (Tuğrul Bey ve Muktedi-Biemrillah).

      Biraz "Müslümanca" bir dil oldu ama bunları anlatırken daha "bilimsel" ve objektif bir dil kullansanız da pek bir şey farketmez.

      Sil
  16. http://www.turkishhan.org/emirserafeddin.htm

    https://nisanyansozluk.com/?k=Ejder

    Merhaba,

    Ben bunu epey araştırdıktan sonra buldum. Iğdir ismi Selçukluların Sürmeli emiri Şerefeddin Ejder'den geliyor. Hatta o civarda güzel bir han(kervansaray) yaptırmış halen ayaktadıt.   Egida ismi de oradan gelmiş. Modern Ispanyolca'da Egida, Ehida telaffuz edilir ve buradaki h, hırıltılı Hhdir. İspanyolcada J, G (ve yakın zamanlara değin X harfleri) hırıltılı h sesi verirler. 14. yy Kastelan Ispanyolcasında G harfi j, X harfi de ş seslerini verirmiş(Yahudi Ispanyolcası Ladino bundan izler taşıyor)

    Yöre halkı(Ermeniler, Kürtler) zamanla Ejder'i muhtemelen Egder, Êğdêr şeklinde telaffuz etmişler, sonradan Iğdir'e dönüşmüş. Mesela Hakkari Gever(Yüksekova)deki Esendere sınır kapısından geçince İran Azerileri Gever'e Cever derler. Iğdır Kürtlerinin bir kısmı, Safeviler döneminde Şii olmuş, bunlar da zamanla Azerileşmiştir. Yukarıdaki alıntıladığım ilk linke göz atın.

    Idirnovo, standart Moskova Rusçasındada telaffuzu Idirnavo olur, kuzey Rusçada Idirnovo olur, güney Rusçada Idirnava okunur. Yöre halkı Idirnava telaffuzunu Idirmava'ya çevirmiştir.

    YanıtlaSil