Friday, November 29, 2019

Perişan ve eziyetçi kadınlar

Sude için Türk Dil Kurumu’nun İsimler Sözlüğü “1. Sürülmüş, 2. Boyanmış, sürmeli” tanımlarını vermiş. Prof. Dr. Cem Dilçin’in TDK’ya oranla biraz daha derli toplu, ama son tahlilde yine çok amatör olan sözlüğü “sürülmüş, ezilmiş” diye yorumlamış. Belli ki Farsça sözlüğe bakmışlar, bir mana çıkaramamışlar.
Biz de bakıyoruz. Burhan-ı Katı “ezilmiş, sıvanmış”, Lehce-i Osmani “sürtülmüş, sürülmüş”, Steingass “rubbed, worn, triturated, melted, effaced”. Fersude var bildiğimiz, “cılkı çıkmış, eskimiş, perişan” anlamında. “Sürmeli” diye bir anlam hiçbir yerde görülmüyor, onu belli ki ‘olsa olsa’ metoduyla TDK uydurmuş. Olur mu böyle kadın ismi?
Nitekim yok. İnternette bulduğumuz nâmhâ-e farsî sitelerinde böyle bir isim çıkmıyor. Antika Farsça isimlerin asıl diyarı Hindistan ile Pakistan’dır, Maneka Gandhi ile Uzeyir Hüseyin’in Muslim & Parsi Names’i de eksiksize yakın bir derleme. Orada da yok. Türkiye’ye özgü bir isim olsa gerek. Tahminen nispeten yeni olmalı. 2009 nüfusu 485 kişi, yerleşik köklü isimler genellikle bu kadar az olmaz.
Peki nereden çıkmış?
Birinci olasılık, Asûde “dingin, sakin”, Farsça. Asude, Asüde, Asuda ve Aysuda cinsinden nüfusu 1522. Mümkün.
İkinci olasılık Sûdâbe, eski kraliçelerden, Keykâvus’un eşi, Siyavuş’un annesi. Kötü kadındır, seks delisidir, Rüstem tarafından kılıçla ikiye kesilerek cezasını bulmuştur. Gene de 37 kişi var Türkiye’de bu adı taşıyan, üstelik bir kısmı Sudave olmuş. Ama yok, bu zayıf olasılık.
Üçüncü ve en güçlü olasılık Sûdiye, 3939 kişi, Arapça “kara kız” anlamında. Tıpkı Dürre-Dürriye, Bedre-Bedriye, Hamide-Hamdiye, Hasibe-Hasbiye, Kübra-Kibriye gibi varyasyon yapılmış olmalı.
Peki Sûdeluyun’a ne dersiniz? İnanmayacaksınız ama Türkiye’de bu adı taşıyan 23 kadın var. سودالعيون yani “gözlerin karası”. TDK sözlüğünde ara ki bulasın.
*
Cevriye. Türk Dil Kurumu’na göre “eziyet, sıkıntıyla ilgili olan”, Prof. Dr. Cem Dilçin’in sözlüğüne göre “eziyet eden, sıkan, üzen” imiş. Var tabii öyle kadınlar, hepimize denk gelmiştir, ama hakikaten aklınız alır mı, en öküzünden de olsa ana babanın evlatlarına bu anlamda bir isim vereceğini?
Nitekim Türkçe isimlerin değişim kalıplarına dair en ufak bilgisi olan biri derhal bilir, ismin aslı Cevheriye’dir, ya da Cevahiriye. Farsçadan Arapçalaşmış cevher, çoğulu cevahir: “kıymetli taş, mücevher”. Elmas, zümrüt, yeşim, inci, öyle şeyler. 

8 comments:

  1. Hocam isimlerin kullanım istatistiklerini nereden çıkartıyorsunuz?

    ReplyDelete
  2. "sevde"'ye ne dersiniz? esmer, kara anlamında. arapça yazımı sude ileaynı mı acaba?
    Bir de Index Anatolicus gibi bir Index Nomina yapıp isimlerin coğrafi dağılımını görmek çılgınca olmaz mı?

    ReplyDelete
  3. Hocam istanbulda komsumuz olan bir teyzenin adi yosma idi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Benim bir arkadaşımın teyzesinin ismi de Yosma. Demek eskiden normal kadın ismiymiş.

      Delete
  4. Nüfus kayıtlarına Haskal diye geçmiş ve doğum yeri Kafkasya görünen bir kadın atam var, Adige ve Abhaz kültürleri büyük ölçüde sözlü aktarılan kültürler olduğundan ne doğrudan bu ismi ne de çağrıştırabildiği yakın bir ismi bulamadım, haliyle aslı nedir diye merak içindeyim, var mıdır hiç bu isme sahip başka kadınlar?

    ReplyDelete
  5. Cüveyriye? degil miydi o peygamber eslerinin adları sik kullaniyor gibi

    ReplyDelete
  6. Beyhan mesela, kadın ismi olarak yaygın. Çok Beyhan var(Baskın Oran'ın eşinin ismi de).
    Halbuki Beyhan'ın Arapça manası kötü.

    ReplyDelete
  7. Sevan Hocam hakikaten Beyhan ismi nereden geliyor? Benim de kafama takılmıştı zamanında, derdo isimli yorumcuyu okuyunca yine meraklandım. :)

    ReplyDelete