Sunday, January 10, 2021

Jinekoloji Kürtçe mi?

Jin Kürtçe “kadın”, jinekoloji de “kadın bilimi”. Basit, değil mi?

Kelimeyi icat eden Batılılar Kürtçeyi nereden öğrenmiş diye aklımıza takılıyor. Sözcüğün Batı dillerinde ilk kaydı ne zamanmış diye bakıyoruz. Fransızca imiş. 1823’te Modern Fransızcada Tıp, Cerrahi ve Veterinerlik Sanatı Terimleri Sözlüğü (Dict. des termes de méd., chir., art vétér... dans Fr. mod.) adlı sözlükte belirmiş. İngilizcede hayli gecikmeyle 1849’da yine bir teknik ve bilimsel kelimeler sözlüğünde kaydı geçmiş. Her iki dilde tıbbi pratikte yaygınlık kazanması 1870’ler görünüyor. İlk jinekoloji polikliniği 1873. İlk jinekolog/jinekolojist 1872. Amerikan Jinekoloji Derneği’nin ilk toplantısı 1876. İlk jinekoloji profesörü 1879. İlk Jinekoloji Elkitabı 1883.

Türkçeye tahmin ediyorum nisaiye adıyla en geç 1880’lerde uğramıştır. Fransızca literatürle tedrisat gören Tıbbiye Mektebi talebeleri gynécologie terimiyle de ister istemez haşır neşir olmuş olmalı. 1891 tarihli Tıngır ve Sinapyan Lugatinde gynécologie yok gerçi, ancak gynécocratie (“taife-i nisanın umur-i hükümete müdahale etmesi usulü”) yer almış. Türkçe bir metinde jinekoloji sözcüğüne ilk 8 Teşrinisani 1933’te Türk Jinekoloji Cemiyeti’nin kuruluşu münasebetiyle rastladım. Jinekoloji mi diyeceğiz, nisaiye mi diyeceğiz diye tartışmışlardır mutlaka. Jinekoloji seçildiğine göre sözcük bir süreden beri mesleki çevrelerde kullanılıyor olmalı.

*

Frenkçe tıbbi terimlerin Eski Yunancadan türetilmesi usulü ne zaman başlar? İlk belirtileri ta 11. yy’da Salerno Tıp Okulu’nun kuruluşuyla başlamış olmalı. Antik Çağ tabipleri Arapçadan çevrildi gerçi, ama Arap tıbbında da teknik terimlerin birçoğu Yunancadan aktarmadır. Arapçayı aşıp direkt Yunanca kaynaklara gitme çabaları 13. yy’da hız kazanır. Ancak Yunancanın tıp dilinde norm haline gelmesi 15. yy’ın ikinci yarısında Avrupa üniversitelerinde Yunanca öğrenimin kurumlaşması ve Yunanca klasik metinlerin art arda düzgün edisyonlarının yayınlanmasından sonradır sanırım. Var orada güzel bir doktora tezi konusu, biri yazsa da okusak.

Sonuç olarak jinekolojinin – diğer tüm tıbbi ihtisas adları gibi – Yunancadan türetildiği açık. Eski yunanca gynê γυνή “kadın”, kökü gynaik- o yüzden herhangi bir çekim ya da yapım eki alırsa gynaik- halini alır. Antik Çağ tabiplerinden Galenos erkek memesinin bir hormonal bozukluğu olan gynaikomastizm’e değinmiş. Antik Atina’da kadın milletinin ahlaki kurallara uymasından sorumlu gynaikonomos kurumu varmış, uygunsuz yerlerde görülmek, namahremle samimi olmak, örtüsüz saçla sokağa çıkmak gibi durumlara bakarmış. 1684’te Püriten hocalardan biri kadınlarla erkeklerin utanma arlanma olmadan beraber dansettiği gynaecandrical dancing’den dehşetle söz etmiş. Radikal bir düzen düşmanı olan şair Shelley 1822’de kadınlarla erkeklerin entelektüel faaliyetlerde birlikte yer alacağı gynaecocoenic bir toplum hayali kurmuş. 1888’de bir İngiliz dergisi Fransa’da hüküm süren gynaecolatry’den insanlığa hayır gelmeyeceğini öngörmüş.

Γυνή sözcüğünün Homeros çağındaki orijinal değerinin /gunä/ olduğunu biliyoruz. MÖ 4. yy Atina’sında inceltilip /günê/ şeklinde telaffuz edilmiş. Milatı izleyen dönemde /gini/ şeklini almış. Güncel Yunancada /yineka/ “kadın”. Yazılışı aynen antik Yunancadaki gibi γυναικα.

Demek ki neymiş? Telaffuz kayarmış.

Latincede ve onu izleyen Batı dillerinde ince ünlüden önceki /g/ sesi /c/ye dönüşür. Modern Fransızcada onunla da kalmaz /j/ olur. Almanca gibi Latin etkisine nispeten kapalı dillerde bu dönüşümler olmaz. Bu yüzden “kadın” anlamına gelen Yunanca sözcükten aparılmış Fransızca terimler /jine/, Ortaçağ Fransızcasının telaffuzunu koruyan İngilizceler /cine/, Almancalar /gine/ ve hatta /güne/ olarak söylenir. Fransızların /jinekoloji/ dediği nesneye İngilizler /cinıkalıci/, Almanlar /günekologiy/ der.

O halde neymiş? Jinekoloji Türkçeye İngilizceden yahut Almancadan değil Fransızcadan aktarılmışmış. Bu da normalmiş çünkü 1880’lerde olsun 1930’larda olsun, hatta 1960’larda olsun Türk kültür elitlerinin ‘referans dili’ Fransızcaymış.

*

Peki Kürtçe jin? Onlar da Fransızcaya mı özenmiş?

Akraba dillerden Farsçaya bakıyoruz. Farsça zen “kadın”. Eski Farsça ve Pehlevi dilinde zan. Ancak bu dillerde z ve j ile jandarmanın j’si yazıda ayırt edilmediği için telaffuzu zan mı jan mı kestiremiyoruz. Zerdüşt kutsal metinlerinin dili olan Avesta’da cumhuriyetin c’siyle caini- “kadın”; gıni- de kadın. Avesta diline çok yakın bir dil olan Eski Hintçede câni- “kadın”, gınâ- “tanrıça”. Kürtçeye yakın bir İrani dil olan Zazacada ceni veya cıni “kadın”.

Öyleyse neymiş? Tıpkı Latin dillerindeki gibi Hint-İran dillerinde de bir g/c/j problemi varmış.

İrani dillerle ilgisiz bir dil olan Ermeniceye bakıyoruz. Eski Ermenice kin կին “kadın”, çoğul hali tamamen kuraldışı kanayk կանայք, bize Yunanca gynê ile gynaikê’yi hatırlatmaması imkansız. Güncel Batı Ermenicesinde aynı sözcükler gin ve gınik olarak söyleniyor.

Eski Slavca jena “kadın”. Bugünkü Rusça, Bulgarca, Sırpça, Çekçe vs. aşağı yukarı hep aynı. Bin yıldır ölü bir Baltık dili olan Eski Prusçasını da biliyormuşuz: genna “kadın”.

Eski Anglosaksonca cwen, okunuşu /kwen/ “kadın”. Halen ingilizcede bildiğimiz queen, “kraliçe”. Ama unutmayın, İngiliz argolarında queen hala “karı, kadın” anlamında kullanılır. Eski Yüksek Almancada quena, Orta Yüksek Almancada quene “kadın, zevce” demek imiş. Modern Almancadan düşmüş.

Eski İrlandaca ben “kadın”, çekimli hali ban. Mitolojik dişi köpekler olan banshee’leri belki bilirsiniz, oradan.

Bu sonuncusu ne alaka diyeceksiniz. Demeyin. Çünkü elimizde şöyle bir tablo var.


İlk satırda kelime başındaki seslerin Hintavrupa Anadili adı verilen teorik dildeki varsayılan aslını, sonraki satırlarda bu seslerin çeşitli tarihi dillerdeki yansımalarını görüyoruz. Hepsi onlarca, hatta yüzlerce kelimede kurallı olarak karşımıza çıkan eşdeğerlikler. Kafadan atılmamışlar. Neredeyse 200 senelik canhıraş bir emekle ortaya çıkarılmış, test edilmiş, tartışılmış ve kabul edilmişler.

Demek ki HA dilinde gw şeklinde yazılan dudaksıllaştırılmış ötümlü orta damak sesi (labialized voiced velar plosive), ki halen Hint dillerinde mevcut bir ses, g dedikten sonra dudağı büzüyorsun, Hint ve eski iran dillerinde g veya c, Eski Ermenicede k, Eski Yunancada başka seçeneklerin yanısıra g, Eski İrlandacada b şeklini alıyormuş. Jinekoloji sonucunu verinceye dek HA gw > Yun g > OLat c > Fr j aşamalarından geçmiş. Fransızlar değil Ruslar icat etse Jenskoloji, Ermeniler önce davransa Gınikoloji olacakmış. Olmamış.

Tabii Kürtçe ve Türkçeden başka dille alışverişiniz olmamışsa bunları tahayyül etmek zor. Madem Türkçe değil demek ki Kürtçedir diye akıl yürütmek daha kolay.

35 comments:

  1. "lise mufraditina ekletecegimiz deep learning tabanli 'diller tarihi ve turk dili' dersi icin nisanyan'in yazilarindaki icerikten bol bol faydalanmaliyim."
    -Devlet Bahceli (kisisel notlar, Ocak 2021).

    ReplyDelete
  2. Kürtçe Kalem = penus ile penis arasında bir ilişki var mı ? :)

    ReplyDelete
  3. Britanya ingilizcesinde gaynakoloji diye tellaffuz ediliyor cinekokoji diye değil.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Oxford English Dictionary'ye danışmanı öneririm.

      Delete
  4. Hocam öyle bir laf etmişsiniz ki mesele muhtemelen zazalar kürt mü değil mi meselesine dönecek.
    Neyse jinekoloji gibi birebir örtüşmese de benzer bir durum sanki dermatolojide de var. Zira kurmanci de deri çerm. Zazaki de çerme. Derma ile ortak kökten geldiği açık.

    ReplyDelete
    Replies
    1. "Ortak kökten gelmek" ile "Kürtçe olmak" birbiriyle ilgisiz iki ayrı kavram. Öbür türlü Sezar da Kürt çıkar, amcaoğlunun malları da benim olur.

      Delete
    2. Zazalar Kürttür ve bende Zaza Kürdüyüm sizi kınıyorum bu konudaki fikriniz bilimsel camiada tamamen karşılık bulmamış zımni bir görüştür.Hemşinlileri Ermeni saymaya mahir olanlar Kürtleri ayrıştırmakta da mahirler bu günden sonra sizi ve paylaşımlarınızi takip etmeyi bırakıyorum ulusuna zarar veren ve hakikat değeri taşımayan fikirleri reddediyorum çevremde etrafımda Ermenileri hep savunmuş ve sevmişimdir Ermeni ulusu için de hayal kirikligisiniz Kürt Ermeni kardeşliğine zarar veriyorsunuz sizcen ricam bir daha Zaza Kürtleri hakkında varsayimlarinizi kendinize birakmanizdir hayırlı günler dilerim

      Delete
    3. Unknown'a yanıt

      Zaza adı çok geç dönemde ortaya çıkmıştır, Zaza diye bilinen halk kendine, kendi dilinde "Kırd", dillerine de "Kırdki" ya da "Kırmançki" der. Bu adlar anlayacağınız gibi "Kürt" ve "Kürtçe" demektir. Yani, "Zazalar Kürt mü?" demek, "Kırdlar Kurd mu?" demektir ki anlamsız bir sorudur. Zazalar tabii ki Kürttür.

      Zaza adı, ilk olarak 1400'lü yıllarda Arapça ve Türkçe metinlerde geçer (Evliya Çelebi'de) ve geçiş biçimi "Zazan-i Ekrad"dır, yani "Zazan Kürtleri". Burada geçen "Zazan" adı zamanla "Zaza"ya dönmüş görünüyor. Zazan adının aslı da "zozan"dır, yani "yayla", özetle Zaza denen halk "Yayla Kürtleri" adıyla anılan Kürtlerdir. Zozan adının kökeni de "sewzan"dır, yani "yeşiller 2. yeşillikler, yayla". Eski Kırdki (Zazaca) sewz (yeşil) ile Farsça sebz (yeşil > sebzî "yeşillik, sebze") kökteş sözlerdir. Zazacada /-ew-/, /-aw-/ gibi heceler yuvarlanarak /-o-/'laşır, bu durum Türk dillerinde de diğer dillerde de görülen bir durumdur.

      Sevan Bey'in çoğunlukla Türklere, zaman zaman da Kürtlere (kısaca Ermeni olmayan herkese) karşı yukarıdan bir bakışı var. Türkleri ve Türkçeyi de pek bilmediği (derinlemesine bilmiyor evet) ve önemsemediği için tepeden bakıyor, bu yüksekten bakış da pek çok şeyi görmesini engelliyor.

      Delete
  5. Zaten Fransızlar köken olarak Kürttürler.Germenler Gurmanci konuşan Kürtlerin atasıdır.Şaka Şaka bir an Kendimi Kürt tarih tezi kürsüsünde hissettim.

    ReplyDelete
  6. Rusçası Гинекология-Ginekalogiya

    ReplyDelete
  7. Sevan Bey, aylardır kafamı kurcalayan bir konuda sonunda size danışacak cesareti buldum yazıyorum. Yazı ile alakalı değil kusura bakmayın, ve ellerinize sağlık yine çok güzel olmuş. Sorum şu, yaklaşık 2 yıl önce Bahaeddin Ögel'in Türk mitolojisi kitabında okumuştum, Teoman bildiğimiz Duman'dır diye. Adlar sözlüğünüzde de öyle yazıyor. Ben Çince okumayı bilmem kaynaklarda öyle geçiyor diye doğru kabul ettim, tenkit edemem.Bir de aynı dönemde Sanskritçede Duman'ın aynı bizdeki gibi DHUMAN şeklinde olduğunu görünce çok şaşırdım. sizin sözlükten ve başkalarından da baktım duman Türkçe kökenli görünüyor. Sanskritçenin daha kadim olduğunu düşünürsek(sanskritçe de bilmiyorum DHUMAN ne kadar eski onu da bilemem) Dhuman bize tuman veya duman olarak geçmiş olabilir diye düşündüm. Siz bu konuda ne dersiniz işin aslı nedir, sadece tesadüf müdür? uzun tuttum kusura bakmayın ancak bu kadar kısaltabildim. şimdiden sağ olun emeğinize sağlık

    ReplyDelete
    Replies
    1. Şu "daha kadim" saçmalığından vazgeçmenizi öneririm. Genelde Kürt Milliyetçilerinde ve Arapçılarda (İslamcı) bu "daha kadim" iddiası oluyor. Daha kadim ne demek? Söz gelimi 6000 yıl önce Sanskrit dili (ya da Proto Hint-Avrupaca) varken Türklerin dili yok muydu? Dilsiz mi geziyorlardı? Bu ne saçma sapan bir görüştür? Bu saçma fikirleri size kim öğretiyor? Ya da kendiniz mi uyduruyorsunuz?

      Yeryüzündeki tüm diller aynı yaştadır sayın dil uzmanları, değişen şey "yazılı olma" tarihidir. Dillerin "yazı dili olma" tarihleri değişir, yoksa "dil olarak ortaya çıkma" tarihleri aynıdır, gülünç şeyler yazıp da kendinize güldürmeyin.

      Delete
  8. Sanskrit sözcük dhuman değil धूम dhū́ma olacak. Yunanca thymos ve Latince fumus eşdeğeri bir HAv primitif sözcük. Başka dilden alıntı ihtimali yok.

    Türkçe tuman'ın etimolojisi belirsizdir. Alıntı olabilir mi? Pek sanmam . Türkçe hiçbir aşamada Hintçeden temel vokabüler birimlerini ithal edecek nitelikte bir kültür alışverişinde bulunmadı. Aksine güçlü deliller gösterilmedikçe tesadüf deyip geçeceğiz.

    Teoman ile Duman ilgisi ise tamamen hayal mahsulüdür. Hakanın unvanı Çince tóu màn 頭曼 "başbuğ, reis". Teo-man diye Latinceleştirilmesi 1757'de Joseph de Guignes'in marifetidir.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Biliyorum düzeltmeyi sevmiyorsunuz Sevan bey, fakat İngilizce telaffuzu gaynıkolocist şeklinde.

      Ayrıca Hindceden(Gücerat ve Tamil lisanlarından) Türkçeye "Kul, Köle" gibi sözcükler geçmiştir.

      https://www.etymonline.com/word/coolie#etymonline_v_19043

      Delete
    2. İlaveten, Çince Tóu Màn, asıl isimden bozulmuş yakıştırmadır. Teoman isminin aslının, Türkçe Tümen olduğu söylenir.

      Delete
    3. size de teşekkür ederim hocam, sanırım bu konuya biraz daha yoğunlaşmam gerek. Sevan Bey sizden de sanskritçe ve hintçe için sözlük önerisi alabilir miyim acaba, online da olur basılı da.

      Delete
    4. Gynaeology için Oxford ED gaini-, caini- ve cini- olmak üzere üç seçenek vermiş. Amerika'da benim bildiğim caini- tercih edilir, ama yanılıyor da olabilirim.

      Kul, köle gibi sözcükler Türkçeye Hint dillerinden geçmemiştir. Gucerat dili ve Tamilce etimolojisi hakkında fikrim yok, ama 17. yy Hintçesinde coolie gibi bir sözcüğün Türkçeden alıntı olması ihtimalini çok yüksek görürüm.

      Tou Man adının asıl isimden bozulmuş yakıştırma olduğu fikrine nasıl kapıldığınızı bilemeyeceğim. "Aslının Tümen olduğu söylenir" tam manasıyla bir Türkçü cıvıklığını andırıyor.

      Delete
    5. Peki NARDUGAN, Türkçe değilse hangi lisanda?

      Delete
    6. Derdo D'HAIRDAULT'a yanıt

      Kul da Köle de Türkçedir, yanlış biliyorsunuz. Kul sözünün kökü Proto Türkçedeki *ku- (bağlamak) köküdür, buradan edilgen adlar yapan /-l/ ekiyle > "kul" (bağlı, özgür olmayan 2. bende) demektir ki Farsça bende (köle) de zaten "bağlı" demektir (benden "bağlamak" kökünden). Bu Proto Türkçe kökten birçok türeme vardır, "kur" (kemer), kurşak > "kuşak" vb.

      Köle de bir diğer "bağlamak 2. tutturmak" kökü olan Proto Türkçe *kö- kökünden gelir. Bu kökten > "köl" (denize açılmayan, çevresi bağlı olan su), "kök" (bağ, root), köl- (bağlanmak, görül-, sevil- gibi) > kölge (cisme bağlı olan karartı), köle (bağlı, bende, kul) demektir.

      Delete
    7. Tuman ile Nartugan'a da değinelim. Tuman'ın kökü tu- (kapatmak, örtmek)'tir > tuman (dağ başı vb. yerlerde olan yoğun ve örtücü sis) demektir. Bugün yanlış kullanıyoruz, örneğin sigaranın dumanı olmaz "tütün"ü olur, aslında "tütün" (duman), duman (dağ başlarındaki yoğun sis) demektir. Proto Turkic tu- kökünden > tug (örtü 2. bayrak) > tugak (küçük örtü, duvak) sözleri örnek verilebilir.

      Nartugan yaygınca kullanılan bir ad değildir, yalnızca Tatareli (Tataristan) Tatarcasının hak ağızlarında bilinir, bileşimi nar (Moğolca "güneş") ile Tatarca tugan (doğan)'dır.

      Delete
  9. Arsak PalabiyikyanJanuary 11, 2021 at 6:06 PM

    Zannediyorum ki kadinin Ermenicesi " gin " dir ve cogulu da yazi dilinde " ganayk " olarak kullanilmistir. Muhur anlamina gelen " gnik " ise " gin " yerine, daha cok Bakhal Bodos versiyonu olarak konusma dilinde kullanilir. Degil mi ?

    ReplyDelete
  10. Hocam benim ikinci sorum ulaşmadı sanırım. Tümen, tütmek, tütsü, tütün tuman vb kökleri ortak sanırsam. Tüt- tuman geçişi kurallı mıdır? *tutman diye bir kullanım var mıdır acaba? bir de tümen alakalı mı acaba, büyük ihtimal değil ama?

    ReplyDelete
    Replies
    1. sözlük sayfasındaki dun+(g)an açıklamasına bakın hocayı boş yere yormayın

      Delete
  11. Hocam Kürtcedeki ergatif sistemin oluşması hangi döneme ve hangi dil ile alakalı çünkü iran dillerinde ergatif sistem yok. Tesekur ederim

    ReplyDelete
  12. Güzel bir yazı olmuş hocam.

    ReplyDelete
  13. Kelime yunanca demek icin kendinizi neden bu kadar paraladiginizi anlamadim. ( ufak bir kürt düsmanligi seziyorum) Yunanlarin kökeni neresi onu acikla madem cok biliyorsun. Pedakoloji dermatoloji pedikür genetik bunlar hep kürtce ile ortak kelimlerden geliyor. Latince ile kürtce birbirlerine uzak diller degillerdir farsca ile kürtce ne ise latince de odur. Ha bu arada kürtceden kasit kurmanci zazaki gorani ve soranidir. Hepsinin toplamina biz kürtce diyoruz

    ReplyDelete
    Replies
    1. ya sabır
      git makalenin son paragrafını oku

      Delete
  14. Bilmeyen de "jinekoloji" Kürtçe diyen var sanacak... Birkaç ergenin sosyal medyada yaptığı paylaşımı ciddiye alıp, aksini burada ispatlayıp mesaj vermeye çalışmak da çok doğru olmasa gerek.

    ReplyDelete
    Replies
    1. var hatta bakın bir üstünüzdeki unknown

      Delete
  15. Çok ilgili değil belki konuyla ama bizim köy Rumcasında eril failler evleniyorum derken kadın=γυναίκα isminden türetilmiş "γυναικίζω" fiilini kullanırlar(dı). Kalmadi haşimdi oyle erkekler.

    ReplyDelete
  16. Jineolojiyle karıştırmış olabilir misiniz? Wikipedia'ya göre " Jineoloji (Kürtçe: jineolojî‎), kadın bilimi olarak da anılan, Abdullah Öcalan'ın teorize ettiği feminizm ve cinsiyet eşitliğini içeren doktrin." imiş: https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Jineoloji

    ReplyDelete
  17. Hocam ben şöyle düşünüyorum bilmem bana katılır mısınız. Milli bilinç için dil dışında geçmiş de önemlidir. bu yüzden aklı başında kürdler dışında cahil Kürd gençlerinin türk tarih tezlerini aratmayan saçma sapan teorilere inanması hatta bunu kanıtlamak için kendilerini paralaması , youtubede videolar yapması beni rahatsız etmiyor. Hatta beni sevindiriyor. Bunun Kürd bilincini diri tutmak gibi faydası da var. Pek ala hakikatleri seçkin aydın kişiler bilsin ama çoğunluk hititler atamızdır desin. Sokratesin hocası kurdistandan gitmiş yunannistana desin. Norveççe ve kÜrtce arasında 500 kelime ortak demek ki iskandinavyalilar kürttür desin. Dünyaya medeniyeti Kurdler götürmüştür desin. Hakikat dısi teoriler vazifesini yaptıktan sonra Bir gün elbet vazgeçilir. Bir türke ve kürde milli bilinc aşılamak için gercekler söylenmez. Türk çocuğuna atalarımızin tarihte gittiği yere barbarlık dışında bir şey götürdüğü nadiren görülmüştür denmedi. Ayni şekilde Bir kürd çocuğuna da "neredeyse tüm eski kaynaklar sizi dağlı barbarlar ve yol kesici harami olarak anlatır atalarımızın yegane yaptığı uğraş hayvancilik ve tereyağı ticaretidir en tanınan ve isim yapmış meşhurumuz bugün İslamcıların Yahudi propagandası ve Hristiyan düşmanlığı için kullandığı Selahaddin Eyyubidir. Kürd milliyetçilerinin çoğunun İslamdan nefret ettiği düşünülürse almayayım derler.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Belki haklısın. Ama bu saçma sapan teorileri savunanların çoğu zaman cahil gençler değil yaşını başını almış, hangi tezgahlarda ipliği olduğu pek anlaşılamayan akıl hocaları olması beni huzursuz ediyor.

      Delete
    2. Bahsedilen yanlis anlatinin Turkiye'nin dustugu halin nedenlerinden birisi oldugunu yillarca soyleyen siz degil miydiniz? Bunun icin bedel odemediniz mi? Bu tip hamasi edebiyat Turklere zarar verirken Kurtlerin basini goge mi erdirecek? Yoksa cogunluga zarar, azinlik yapsa da olur mu?

      Delete