20 Kasım 2017 Pazartesi

Osman Kavala ile Peru'da

Google Earth’ten Piura, Peru diye bak. Maps olmaz, dağları üç boyutlu görmek için Earth lazım. Beş yıl önce son baktığımda çözünürlük çok düşüktü, bir şey anlaşılmıyordu. Şimdi teker teker evlerin bahçesindeki çalıları sayabiliyorsun.

Şimdi kuş uçuşu 120 km doğuda Huancabamba’yı bul. 1981 Ağustos ayının ilk haftasında ilk karım Corinna-Barbara, Osman Kavala, üçümüz dağdaki Kızılderili şifacıları görmek için oraya gittik. Tek ulaşım aracı günde bir tane kalkan açık kasa kamyondu. Sabah kalkar dediler, 12’de ancak yola çıktı, 142 km yolu tam on dört saatte aldı. Sabah ikide vardık.

Yol değişmemiş, otuz yedi sene önce neyse o: iki aracın birbirini geçemeyeceği, toz toprak, çamur batak bir patika. Canchaque’den yukarı tam üç bin metre dikey. Harbi dikey: bak oradaki fotoğraflara, görürsün. Tepede  rakım 3200 metre, hava sıfır dereceydi. Aşağısı tropik ülke, üstümüzde yazlık gömlekle şort, kamyon kasasında az kalsın soğuktan geberiyorduk.

Huancabamba’da o zamanlar tek otel, Sultan Palamut’tan kalma kolonlu avlulu bir handı, Plaza de Armas’ta kilisenin çaprazında, yanılmıyorsam  5°14'18.44"G 79°27'2.62"B olabilir, şimdi kapanmış ya da değişmiş, şehirde üç tane çirkin apartman otel açılmış. Sahibinin kızı Doris Guerrero Guerrero öğretmen sendikasındaydı, sonradan Acción Popular partisinden milletvekili seçildi, iki yıl sonra Lima’da buluştuk, bana epey yol gösterdi.

Huancabamba’dan kuzeye beş altı saat yürüyüşle Guarguar köyü. Şimdi görebildiğim kadarıyla ham da olsa araç yolu açılmış. O zaman ancak yayan ya da katırla gidiliyordu. 2000 metre rakımdan 3150’ye yürümek her babayiğidin harcı değil. Ben ciddi ciddi “beni burada bırakın öleyim” dediğimi hatırlıyorum. Osman’la C-B ittiler, kaktılar, yürüttüler.

Ertesi gün bulutlar içinde üç saat daha yürüyüp Laguna Shimbe,  5° 3'3"G 79°27'44"B. Tamamen büyülü bir yer, sanırım doğal konum açısından dünyanın en çarpıcı köşelerinden biri olmalı. “Buraya ilk gelen beyaz adam biziz” duygusu da cabası.

Orada maruz kaydığımız kılıçlı, akıl bükücü müstahzaratlı ayini Aslanlı Yol’da anlatmıştım. Alın, okuyun.

Yıllar sonra, İngiliz basınında en sevdiğim yazar olan Matthew Parris’in Peru seyahatini anlattığı Inca Cola adlı kitabını okudum. Ne görelim? Aynı sene aynı koşullarda aynı köyleri dolaşmamış mı? Guarguar’da değil ona benzer bir başka köyde kalmış. Benim gözlüğümden görünenleri görmüş, benim anlatabildiğimden daha iyi anlatmış. Çok şeker bir kitap, onu da okuyun.

(Not: Resimler benim değil. http://www.zigeiner.de/?p=1194 adresinde buldum. Alman bir çocuk, benzer şeyler anlatıyor.)

38 yorum:

  1. “Buraya ilk gelen beyaz adam biziz”
    Bir Türk, bir Ermeni, bir de kadın Peru'da dağbaşına gitmişler de 'beyaz adam' mı oluşturmuşlar? XD
    Şimdi Sevan Bey "ben orada zaten kinayeli konuştum" falan der ama kendini garp medeniyetinin bir mensubu olarak gördüğünü ele vermiş bence. Yakışır da, yanlış anlama olmasın. Benimkisi küçük bir tespit sadece.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada kastedilen "beyaz" ırki bir sınıflama olmalı daha çok. Dünyanın pek çok yerinde insanlar tipine göre renk adları ile ırki olarak tanımlanır. Amerika'ya, Afrika'ya filan gidenler iyi bilirler. Latin Amerika bütün o ırki karışıklığına rağmen buralardan daha Batılıdır kültür ve medeniyette, ama ne kadar Batılı kafasında olursa olsun yerli miksi ya da Afrika miksi çok olanlara "beyaz" demezler oralarda, yani ırkla alakalı bir mevzu söz konusu olan.

      Sil
    2. Demin aynaya baktım. Var biraz esmerlik ama beyaz sayılırım, şüphe yok. Osman'la Corinna-Barbara benden beter.

      Sil
    3. Sevan Bey, tineri çekip çekip Atatürk ile ilgili yazılar yazıyorsun malûm, uygun bir tiner sonrası Atatürk zenci idi yazıp da eğlendirsen biz Kemalistleri

      Sil
    4. Sevan ve Osman beyler ırken beyazdır, Amerika, Afrika gibi yerlerde beyaz olarak sınıflanacaklarına şüphe yok. Avrupa'da da renk terminolojisinin kullanıldığı hallerde beyaz olarak tanımlanacaklardır. Tabii beyaz geniş bir kategori, bu yüzden bölgelere göre de detaylandırılıyor tipe ya da bilinen köklere bakarak.

      Sil
    5. Ha ha ha Kemalistlerin eglenmeye ihtiyaclari varsa belki artik o tinet dediginiz seyden icseler ? Ailemde kemalist cok ama sizin gibi yavan degiller....

      Sil
    6. Bu bilgi düzeyine sahip, kullandığı dil becerisi bu seviyede kişinin ailesinden Kemalist çıkmaz; trol çıkar

      Sil
  2. Sen Peru'ya gittin, dünyayı gezdin, biz Atatürkçüler mağarada oturup, domuzdan tırsıyoruz değil mi? Everest'e Klimanjaro'ya tırmanan Nasuh Mahruki yerinde olsan, egondan geçilmez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mental bir mağarada yaşadığınız muhakkak. Seyahat etmemekle de alakası var, evet. Yeterince üçüncü dünya ülkesi görmüş olsanız diktatör külterinin ne kadar sıradan bir azgelişmişlik fenomeni olduğunun farkına varırdınız.

      Sil
    2. Sevan Bey diktatörlük konusunu takıntı yapmadan hakaret olarak addetmeden ele almak gerekir bence.
      Diktatörlüğün her toplum için her zaman illa ki uzak durulması gereken bir kavram olduğundan fazla mı emin sanki herkes?

      Sil
    3. Nitekim o lafın hedefi diktatörler değil, diktatör kültleri. Diktatörler umumiyetle zeki ve cerbezeli tipler olur. Kültlerin müntesipleri toplumun en ahmak kesiminden çıkar.

      Sil
    4. "Nitekim o lafın hedefi diktatörler değil, diktatör kültleri. Diktatörler umumiyetle zeki ve cerbezeli tipler olur. Kültlerin müntesipleri toplumun en ahmak kesiminden çıkar."
      Altın harfler ile yazılmalı

      Sil
    5. Su adsiz bey acaba neden adsiz kalmayi tercih ediyor ? Yani alenen adini soyadini vererek demokratik tartisma yapmaya cesaretimi yok ? Tiner icip icip demis ben sahsen tinerin ne oldugunu bimezken bizim adsiz, biraz da ipsiz sapsiz, icince ne tesir yapacagini bile biliyorki akla gelen ilk soru kendisi icip icip Sevan beye saldiriyor gibi sanki.....

      Sil
    6. Türkçeye bu kadar emek vermiş Sevan Bey'in sayfasında bu kadar iğrenç bir gramer ile yazan Nilgün gibiler kalmadığı zaman...

      Sil
    7. Amme Hizmeti
      Şu adsız bey acaba neden adsız kalmayı tercih ediyor ? Yani, alenen adını soyadını vererek demokratik tartışma yapmaya cesareti mi yok ? Tiner içip içip demiş, ben şahsen tinerin ne olduğunu bilmezken bizim adsız, biraz da ipsiz sapsız, içince ne tesir yapacağını bile biliyor ki; akla gelen ilk soru kendisi içip içip Sevan Bey'e saldırıyor gibi sanki.....

      Notlar:
      i) adsız bey?
      Cinsiyet tahmini başarılı. Abdala (burayı deliye olarak okuyalım) malûm oluyor belli
      ii) 'akla gelen ilk soru'
      Soru yok tahmin var.
      iii) Demokraside kimliği açık etmek zorunluluğu olduğunu nereden çıkarttı şu bizim(!)Nilgün? Demokrasi teorileri açısından ,şayet tahsili müsait ise (gramerinden tahmin etmek zor değil ama...), açıklasa da öğrensem.

      Yine de merhamet:
      Nilgün'ün fen bilgisi öğretmenlerine hakaret edilmesin diye, tiner ingilizce thin kökünden gelen bir kelimedir yağ bazlı boyaları incelemekte kullanılır. Uyuşturucu etkisi vardır.

      Ödev: Yağ bazlı su bazlı kelimeleri öğren ve yaz, not vereceğim.

      Sil
  3. Aslanlı yolda okumuştum. Kavala ne aşamada herkesten ayrılıp soyuldu hatırlamıyorum. Bir on yıl var ki ben de Andlardaydım. Daha çok sınırın Ecuador tarafında. Artık her yere araba gidiyor tabi. Quito'da bir kaç gün geçirip aklimatize oluyorsun. Zaten kızılderililerin de deviz kenarından yallah deyip gelen gringolar için bazı şifaları var. Mattew Parris'in kitabını okuyacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ^Aklimate^, olmalı Türkçesi.

      Sil
  4. Sevan Bey yazı ile alakasız ama bir yorumunuzda Celal Şengör Hoca ile sanırım liseden tanıştığınızı ve polemikler yaşadığınızı söylemiş veya ima etmiştiniz. Ben de Celal Şengör Hoca'ya sizinle ilgili düşüncesini sormuştum ve hiçbir şey bilmediğini söylemişti.
    Kuzum anladığım kadarıyla pek sevişmiyorsunuz. Sizi şöyle bir kapıştıramayacak mıyız yahu?
    Ama Celal Hoca sizin hem boy hem en iki katınız, aman dikkat

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lisedeyken zeki biri, ama çok ciddiye alınan biri değildi diye kalmış aklımda. Olumsuz bir anımız yok.

      Her halükârda Robert'in en akılsızı memleket ortalamasının yüz gömlek üstündedir.

      Sil
    2. Zeki birisini ciddiye almayacak bir okul nasıl ortalamanın yüz gömlek(!!!) üstünde oluyor yahu.
      Yine kafanla aran iyi değil belli, patlat bi Atatürk yazısı daha

      Sil
    3. Sanırım memleket ortalamasına mensup olduğunuzu kanıtlamak ihtiyacı duymuşsunuz. Başarmışsınız.

      Sil
    4. Yaşlı bir adama tavsiye:
      Cevap veremediğiniz zamanki kısırlıklarınız nitelikli bilgi verirkenki kadar ilgi çekici değil, dikkat edin derim!!!

      Sil
    5. Su adsiz ya da artik ati olmayan mankurttan nasil arinacagizki tartismanin seviyesi yukselsin.

      Sil
    6. Senin gibi leşlerin olduğu bir yerde olmaz o yüksek seviyeli tartışma. Bak, Sevan Bey yukarıda diktatörler ve bunların müntesipleri hakkında yorum yapmış. Sevan Bey diktatör değil Allah için, haksızlık yapmayalım adama hatta karşı fikre yer verme konusunda fazla demokratik bile sayılabilir (Demokrasi kelimesini bilmediğin anlaşılıyor; ögren!!), ama sen oradaki müntesipe (anlamını yazmayacağım uğraş bi zahmet) karşılık geliyorsun belli

      Sil
  5. Vallahi Sevan Bey, Aslanlı Yol kitabından şu sıralar en çok konuşulan bölüm Osman Kavala'nın Türkiye'ye dönüşte savaş uçağı satmasıyla ilgili komik anekdot. Perde arkasında işlerin aslında ne kadar çetrefilli olduğunu gösteren güzel bir örnek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir toplum ahlak ve izan duygusunu tamamen yitirmişse, vesile vermeniz ya da vermemeniz fark etmez. Mutlaka bir yol bulur içindeki pisliği kusar.

      Sil
    2. işte bu uçak meselesine hilal kaplan gibi zevat leş kargası gibi üşüştü. İnsanı geçmişiyle vurmaya çalışıyorlar. değer yargıları o kadar kokuşmuş, ahlak anlayışları o kadar zikzaklı ki en ufak bir çelişkiye mal bulmuş mağribi gibi atlıyorlar kendi iğrenç pozisyonlarını justify etmek için.

      Sil
    3. Sormak, ezberleri sorgulamak ne zamandan beri kabahat oldu, yazdığım yorumda Sevan Bey'in nitelediği türden bir şey olduğunu sanmıyorum, ama işte özgür düşünme, ezber bozma iddiasındaki insanlar işlerine gelmeyince hemen ad homineme başvuruyor maalesef. Çelişki ufak mı değil mi tartışılır, ancak çelişkiyi mizahi üslupla yazan Sevan Bey'in kendisi zaten. Demek ki çelişki pek de ufak değilmiş.

      Sil
  6. Egeli ve iyi bir aile kizi olarak sizin ipsiz sapsiz yorumlarinizi okumak zorunda kaldigim, nefret ve hasetliginizi acikca yazamayip ille de kemalist zart zurt bahanelerle ortalarda isimsiz ve atsiz cirit atarken, kala kala benim ailemde kim var kim yok ona mi dusdunuz ? Kemalist olmak beyim hic bir zaman kultur ya da demokratik degerler icin referans olmadi. Kemalistler ki ailede cok var, giyinmeyi konusmayi iyi bilirler... hangi sarap hangi kadehde icilir yahut hangi kemer hangi pantalona takilir. Velakin is vatan konularina girince sade bir sekilde, acimasiz irkci, gayrimuslim dusmani ama kendilerini laik zanneden, ve ilkel sartlarda nazilere ilham olmus bir milliyetcilikleri vardir. Bunlari yazarken hala ailenizden kemalist cikmaz lafiniza guluyorum zira dikkat edin bir gun belki torunlariniz size benim yazdiklarimi soyliyecekdir.... Su atanizin Adana nutkunu hala sindirememis dunyaya her bakdiginda bati kultur ve medeniyetiyle aranizdaki cukuru bir turlu kapatamayip hani kedi uzanamadigi cigere mundar dermis hesabi kalkip karsiniza cikan sizden kat kat yuksek bilgisi olan ermeni bir vatandasimiza saldirmakla, iktidasizliginiz ortaya seriyorsunuz. Ne oldu atsiz efendi simdiki iktidar sizi pacavra gibi yerlere atti...... bir sorun kendinize o meshur cumhuriyetiniz o yuzeydeki laikliginiz nasil boomerang gibi suratiniza donup agzinizi burnunuzu parcaladi.......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atsız'ı duymuş olman garip, şaşırttın beni. (Tam öğrenmiş ol Atsız adamın soyadı)
      Atsız'ın siyasî fikirlerinin saçma sapan olduğu muhakkak ama tarihçiliği konusunda hiçbir şey bilmediğine o kadar eminim ki...

      Sil
    2. Ege'den iyi olmayan aileler de çıktığı o kadar ortada ki...

      Sil
  7. Abdal degil aptal. Once biraz dil bilgisi ve yazmayi ogrenmek. Sonra isi cinsiyete vardirmak hemen renginizi belli etti. Acep salafistli yoksa wahabimi derken bunun uzerine birazda kema sosu koyunca comardan muhtara kadar variriz. Gerici, geri kafali, ne dedigini tam dogru olarak yazamiyan,caresiz kalinca cinsiyete yada siddete kadar dili uzatan bir kisi. Peki bu adamin bu blogdaki isi nedir ? Merak desek ogrenme kabiliyeti yokki merak etsin. Sadece ve sacece asagilik kompleksinden ileri gelen bir merak. Yani yapici degil, bilakis icinden icinden zavalliligini ortaya seren can yaka cinsten bir merak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. salafi ve wahabi (wahhabi) kelimelerini kullanmakla ingilizce bildiğine ikna ettin beni, brava!! ( bu da İtalyancana atıf olsun, ah be İtalyanlar yine bunun cinsiyetine gönderme yaptırdınız bana)

      Sil
  8. Benim icin sorun dil ve hitap. Onun disina cikildigi zaman kapi kapanmalidir. Demokrasi nezaket ve saygi ile tartismadir. Demokrasi nezaket kurallarina cikipde tiner yok thin mi ictiniz diye yazmak degildir. Beni kizdiran budur. Demokrasi size kisiye sen demek hakkini vermez.

    YanıtlaSil
  9. Egede gayriuslimler korfeze dokulup bir kismi surulup cogu olduruldukden sonra dogrudur kalanlarin hepsi malesef iyi degil. Ama bizimkiler mubadelede geldikleri icin sizin kirli zihniyetinizden arinmis oluyorlar. Heleki su zavalli ulkmede acaba kac kisi soyunu bilir ?

    YanıtlaSil
  10. Bu arada malum tabletle yazdigim icin bazi tus hatalari oluyor yani bu tabletler ulke icadi olmayinca klavyeler tabiiki correctionlari kullanim diline gore ayarliyor ve benim kullanim dilim fransizca olunca bazi hatalar oluyor. Hosgorun eger bir gun buyuk turkler bilgisayar uretebilirlerse bu hatayi duzeltsinler.....

    YanıtlaSil
  11. Ne aptal yere geldi konu yahu!!
    Evet, bir Türk dünyaya bedel...
    Hangi milletler büyüktür, sen kafa yor buna.
    Ama seni rahatlatacak şeyleri söyleyeyim hadi, sıkıldım senin zırvalamalarından.
    Türkler bilime katkı açısından başarılı bir millet değil; Avrupa dışında kim adam gibi başarılı ki?
    Türklerin insanlığa 1.sınıf katkıları askerlik ile ilgilidir. Ve bu konuda da her dönemi sayamayız. Özelikle 14.yy sonları veya 15.yy başlarından itibaren başarılı sayılmaz.
    Atatürk niye büyüktür sorusunun cevabı, dünyanın en uygar ve gelişmiş devlet ve toplumunu inşa ettiği için değil; eldeki probleme getirebildiği çözüm sebebiyledir. Dönemin şartları itibariyle sonradan terkettiği aşırılıkları oldu. Türk tarih tezi zırva idi tamamen, Güneş Dil Teorisi terkedildi. Bugünkü jeoloji bilgimizle biliyoruz ki Mu diye bir kıta da yok. Darwin'in de söylediğinin çoğu yanlış ama modern biyolojinin temelini attığı muhakkak. Newton geliştirdiği mekanik teorilerinden daha önemli sayar Tevrat'a göre dünyanın yaşı ile ilgili yaptığı hesabı. Newton'ı her uygar dünya saygın bir şekilde anar. (Sevan Nisanyan gibi osuruktan demez, deyince eleştirilir de, alaya alınır da). Belli, Sevan Bey'in hoşuna gider umuduyla gayrimüslim konusuna girmişsin. Emin ol ben de isterdim daha eğitimli gayrimüslimlerin ülkede kalmasını. Çok daha gelişmiş bir ülke olacağımız muhakkaktı.(Şirince'ye birkaç kez gittim, bir Sevan Nişanyan'ın neler yaptığını gördüm) Ama beceremedi birlikte yaşamayı, müslümanı da gayrimüslümü de. 1915 ise gündeme getirmek istediğin cani değilim şükür, acı çekmiş hayatlardan memnum olacak kadar. Mübadele ise, bu konuda muhtemelen hiçbir şey bilmiyorsun. Ben o dönemleri babaannemlerden dinledim, sonrasında da az sayılmayacak kadar okudum. Babaannem ömrünün sonuna kadar memnun değildi gelmekten Anadolu'ya. Ve bütün bunlara ek olarak elbette hataları vardı Paşamın da; belki daha iyisi yapılabilecekken bu kadarını becerdi, belki gerçekten daha iyisini yapmak mümkün değildi, bilmiyorum. Buyur sen yap,elini tutan yok. Hoş,elindeki tabletin ayarlarını yapamayan birinden beklediğim şeye bak, 10 şişe tinere bedelsin Nilgün.
    Ve bir daha seninle muhattap olmamış kişiye bulaşma. Burası Sevan Bey'in sayfası, ve kendisi görüldüğü kadarıyla karşı da olsa bu fikirlere ,karşı olduğu muhakkak, yer veriyor sayfasında. Sen bir blog oluştur ve gör, kimler geliyor?
    Daha doğru soru, gelen oluyor mu?

    YanıtlaSil
  12. Ha ha ha ben ailemin mubadeleden geldigini yazdim ama memnundular demedim.
    Iki « bir Sevan Nisanyanin yaptigi » diye yazarken yani bu bile neler yapabilmis gibi anlasiliyor..... dilin esnekligi degil bu, kompeks ve kiskanclik.
    Sevan beyin blogu ama sosyal medya vre hepimiz Sevan bey izin verdigi surece dusuncemizi yazabiliriz ve yazanlarin fikirlerinide tenkit edebiliriz.
    Neyse vakit aldi ama bizim adsiz nihayet SIZ diye yazmaya basladi. Bu da bir gelisme bence.
    Saygilar

    YanıtlaSil