İzmit’in Armaş köyündeki Çarkhapan Surp Asdvadzadzin (“Şer-savar Hz. Meryem”) manastırıyla
ilgili ilk kesin kayıt 1661’de Köprülü Mehmet Paşa devrine ait, ancak 1611
tarihli Lehistanlı Simeon vekayinamesinde isim verilmeden anılan köy ve
manastırın da burası olması muhtemel görünüyor. Köyün Ermeni nüfusu 17. yy ilk
yıllarında Doğu illerinden Marmara bölgesine yönelen büyük Ermeni göçünün, ya
da İzmit ve Adapazarı cemaatleri gibi, 15. yy’da Memluk egemenliğindeki
Adana-Maraş yöresinden gelen göçlerin ürünü olabilir.
19. yy’ın başlarında
harap olan manastır, Ermenilerin “sadık millet” unvanını kazandığı II. Mahmut devrinde
(1825’ten sonra) imar görmüş ve kısa zamanda Batı Anadolu’daki en önemli Ermeni
kültür kurumu niteliğini kazanmıştır. Manastır kütüphanesinin şimdi kayıp olan elyazması eserler
koleksiyonu ünlüdür. 1864’te matbaa açılır ve izleyen elli yılda bir dizi önemli dergi ve kitap yayınlar.
1872’de (Robert Kolej’den 9, Galatasaray’dan 4 yıl sonra) manastır bünyesinde
kurulan sivil lise bir süre sonra kapanır; ancak 1889’da açılan ruhban okulu,
modern anlamda “eğitimli” ruhban sınıfı yetiştime alanında 25 yıl boyunca öncü
rol oynar.
1872-1888’de Armaş’ta yönetici
olduktan sonra İstanbul patriği seçilen Der Khoren Aşıkyan’ın hayali, kurumu “Osmanlı
Ermenilerinin Venedik’ine” dönüştürmektir. Venedik’te Katolik Ermenilerin 18.
yy’dan beri sürdürdükleri yoğun yayın ve eğitim faaliyeti göz önüne
alındığında, kastedilen şey şüphesiz günümüzde “yerli ve milli” deyimiyle
anlatılan bir bakış açısı olmalıdır. Osmanlı Tanzimat’ının ideolojik
hedefleriyle uyumludur.
Armaş adının “İran’daki
bir kasaba veya manastırdan geldiği” rivayetinin çeşitli kaynaklarda tekrarlandığını
görüyoruz. Öyle bir kasaba veya manastır bulamadım. Ermenistan’ın Ararat
ilindeki Armaş kasabası İzmit Armaş’a atfen adlandırılmış. Kuzey Irak’ta Erbil
yakınındaki Keldani-Hıristiyan köyü Armaş’ın geçmişi hakkında bilgi bulamadım.
Armaş Manastırının
tarihine ilişkin bir kitap yazan İzmit Piskoposu Der Partoğomeos “Gabudig”
(1787-1809), 17. yüzyılda yerli Türklerin köye Armağan Şah adını verdiklerini yazıyor. Ki tahminimce doğru
etimoloji budur. [P. Muradyan & A. Muşeğyan, Armaşi Dprevankı, Yerevan 1998.]
1921’deki ikinci Ermeni
tehciri kayıtlarında köy adı Ermeşe
olarak geçiyor. Eski yazıda elifin üzerindeki meddi kaldırıp arkaya bir he
ekleyerek yapılan bilinçli veya yarı-bilinçli bir çarpıtmadır; Anadolu’daki
gayrimüslim köylerinin hemen hepsinde o yıllarda buna benzer deformasyonlar
tipiktir. 1928 Dahiliye Vekaleti listesinde resmen Akmeşe olmuş.
